Lexpera Blog

İnternet Ortamındaki Paylaşımların Haksız Rekabetteki Rolü ve Hukuki Sonuçları

Özet

Aldatıcı veya dürüstlük kurallarına aykırı uygulamalar nedeni ile hukuk düzeni tarafından korunan rekabet ortamının bozulma durumu, olarak nitelendirebileceğimiz haksız rekabet kurumu, TTK tarafından açıkça bir tanımı yapılmış olmayıp; hangi davranışların haksız rekabete konu olacağı, haksız rekabet hükümlerinin amacı ve diğer hükümler TTK m.54-63 maddeleri arasında düzenlenmiştir. TTK 54.maddesi 1.fıkrası[1] haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacını belirtmiş olup, işbu madde gerekçesinde de rekabet hükümlerinin sadece rakipler arası ilişkilere değil; müşteriler, tedarik edenler, alıcılar, kredi alanlar için de uygulanacağı belirtilmiştir.[2] TTK 54.maddesi 2.fıkrası ile genel olarak ne tür davranışların haksız rekabete konu olacağı; 55.maddesinde dürüstlük kuralına aykırı davranışlar örnek kabilinden sayılmış; ilerleyen maddelerinde hukuki sorumluluk, cezai sorumluluk ve zamanaşımı müessesi üzerinde durulmuştur.

Söz konusu çalışmada genel olarak haksız rekabet eyleminin şartları, internet ortamında gerçekleştirilen eylemlerin ne ölçüde haksız rekabete konu olacağı, yöneltilebilecek hukuki talepler, taleplerin muhatabı ve zamanaşımı süresi üzerinde durularak çalışma tamamlanacaktır.

Abstract

The unfair competition institution, which we can describe as the deterioration of the competitive environment protected by the legal order due to deceptive or against the rules of honesty, has not been clearly defined by the TTL; which acts will be the subject of unfair competition, the purpose of unfair competition provisions and other provisions are regulated in articles 54-63 of TTL. Paragraph 1 of Article 54 of the TTL stated the purpose of the provisions on unfair competition, and in the justification of this article, competition provisions are not only related to relations between competitors; It is stated that it will also be applied to customers, suppliers, buyers and borrowers. What kinds of behaviors will be subject to unfair competition in general with paragraph 2 of Article 54 of the TTL; In Article 55, acts contrary to the rule of honesty are considered as examples; In the following articles, legal liability, criminal liability and statute of limitations are emphasized.

In this study, the study will be completed by focusing on the conditions of unfair competition, the extent of unfair competition on the internet, the legal demands that can be made, the addressee of the requests and the statute of limitations.

1. Giriş: Genel Olarak Haksız Rekabetin Şartları

Gerçekleştirilen davranış ya da uygulamanın haksız rekabet olarak kabul edilebilmesi için; söz konusu eylemin kusurlu olması, eylem sonucunda bir yarar elde edilmiş olması ya da bir zararın meydana gelmesi şart değildir. Zira TTK 54. Maddesi 2.fıkrası ile: “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.’’ diyerek haksız rekabet teşkil eden davranışın şartlarını belirtmiştir. TTK’nın söz konusu hükmü uyarınca bir uygulamanın ya da davranışın haksız rekabet niteliği taşıyabilmesi için birtakım şartların bulunması gerekmekte olup bu şartlar arasında eylemin kusurlu olması, zararın bulunması, kazanç elde etme amacı ile eylemin gerçekleştirilmesi, eylemin sadece rakipler arasında gerçekleştirilen eylem olması gibi şartlar aranmamıştır. Bu konu hakkında bkz.[3] O halde TTK m.54 uyarınca bir eylem haksız rekabettir diyebilmek için:

A. Ticari Nitelikte Eylem-Uygulamanın Bulunması: Ticari hayatı etkileyen-etkileyebilecek nitelik arz eden eylemler bu kapsamda haksız rekabet fiili olarak değerlendirilebilecektir. Bu başlık altında ele aldığımız eylem ve uygulamaların haksız rekabete konu olması için eylemin TTK m.3 ve m.19 gereği ticari iş sayılması gerekmeyip eylemi gerçekleştirenin tacir ve esnaf olması da gerekmemektedir[4]. Uygulama, ticari hayatı etkileyebilecek türden ise eylemin TTK hükümleri uyarınca ticari iş olarak kabul edilmemesi haksız rekabet nitelendirmesine engel teşkil etmeyecektir.

B. Eylem-Uygulamanın Aldatıcı veya Dürüstlük Kuralına Aykırı Nitelikte olması: TTK 54.maddesiyle aldatıcı nitelikteki eylemlerin haksız rekabet teşkil edeceğini açıkça belirtmiş olup aldatıcı nitelikte olmayan ancak TMK m.2'ye aykırı nitelikte eylemlerin de haksız rekabet teşkil edeceğini belirtmiştir. Bu kapsamda konuya ilişkin Yargıtay tarafından verilen bir kararda da görüleceği üzere kişilerin var olan eleştiri hakkının ötesine geçerek gereksiz yere incitici, ticari hayatı etkileyen, rakipler arasında ya da tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkiyi etkileyen MK m.2 dürüstlük kuralına aykırı eylemler haksız rekabet teşkil edecektir.[5] Bu karar ışığında var olan hakkın kötüye kullanılmış olması da dürüstlük kuralına aykırı olacak ve eylem haksız rekabete konu teşkil edecektir.

C. Eylem-Uygulama Rakipler Arasındaki veya Tedarik Edenlerle Müşteriler Arasındaki İlişkileri Etkilemelidir: Çalışmanın başında da değinildiği gibi TTK’nın gerekçesinde, haksız rekabet hükümlerinin uygulama alanı bulabilmesi için tarafların rakip olması şart olmamakla birlikte tarafların tacir olması da zorunlu değildir[6]. Tüketicinin, müşterinin, tedarik edenin, alıcının eylemleri de yukarıdaki şartları taşıyorsa haksız rekabet olarak nitelendirilebilecektir. Zira ‘’Taraflar rakip olmasa da aynı iş kolunda çalışmasalar da, haksız rekabet yine de mevcut olabilir.’’[7]

2. İnternet Ortamındaki Paylaşımlar Ne ölçüde Haksız Rekabete Konu Olacaktır?

Yukarıda kısaca üzerinde durulduğu üzere gerçekleştirilen eylemin haksız rekabet olarak nitelendirilmesi için her şeyden önce eylemin ticari bir davranış olması gerekir. Yani gerçekleştirilen eylem ticari-iktisadi hayatı etkiler nitelikte ise diğer şartların da varlığı halinde eylem haksız rekabet olarak değerlendirilebilecektir. ‘’TK 54/2’ de bahsedilen ticari davranış ve uygulamalar, TK 3 ve TK 19 anlamında ticari davranış ve uygulamalar değildir. Haksız rekabet hukukunun konusunu rekabet ortamını, piyasayı, kısaca ticari hayatı etkileyen veya etkileme ihtimali bulunan davranış ve uygulamalar oluşturur.’’[8] Bu atıf uyarınca da internet ortamında gerçekleştirilen eylem TK 3 ve TK 19 bakımından ticari bir davranış-uygulama olmasa da bu eylem ticari hayatı etkiliyor veya etkileyebilecek nitelikteyse tarafların tacir veya esnaf olması, eylemin kar amacı ile gerçekleştirilmiş olması ya da taraflar arasında herhangi bir rakip ilişkisinin bulunması gerekmeksizin eylem ya da uygulama haksız rekabet olarak nitelendirilebilecektir.

İnternet ortamında gerçekleştirilen eylemin yukarıda bahsedildiği anlamda ticari bir davranış olması eylemi haksız rekabet olarak nitelendirmek için yeterli olmayıp eylemin aynı zamanda aldatıcı nitelikte olması veya dürüstlük kuralına aykırı olması gerekir. TTK m.54/2 ‘’Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.’’ Hükmü ile aldatıcı nitelikte olan eylemler doğrudan haksız rekabet olarak kabul edilecek olup aldatıcı nitelikte olmayan-internet ortamındaki paylaşımların da dürüstlük kuralına (TMK m.2) aykırı olması gerekir.

Son olarak internet ortamında icra edilen eylemin kanunun ifadesiyle rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkiliyor nitelikte de olması gerekir. Çalışmanın giriş kısmında da belirtildiği üzere TTK m.54 gerekçesinde tüm katılanlar ifadesiyle ekonomi, tüketici, kamu kastedilerek rekabet kurallarının sadece aralarında rekabet ilişkisi bulunanlara özgülenmesinin önüne geçilmiş olup internet ortamında gerçekleştirilen eylemin tarafları arasında rekabet ilişkisi bulunmuyor olması eylemin haksız rekabet olarak nitelendirilmesine engel olmayacaktır.

İnternet ortamında gerçekleştirilen eylemlerin hangi şartları taşıdığı halde haksız rekabete konu olacağını belirttikten sonra, internetin haksız kullanım hallerini örnekleyelim.

Her şeyden önce; e-posta, istenmeyen e-posta, alan adları, ilişim (link), web sayfası paylaşımları, Adwords, internet ortamında gerçekleştirilen reklamlar, reklam bantları, haksız rekabete konu olabilecek örneklerdir.[9] Bir başkasının logosunu-markasını taşıyan alan adının kullanılması, kişinin ürünleri kötüleyen gerçeğe aykırı e-postaların tüketicilere gönderilmesi, web sitesinde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunularak yapılan reklamlar, başkasına ait web sitesinin içeriği ve tasarımının kopyalanarak kullanımı haksız rekabete konu olabilecek örneklerdendir.

Yukarıda sayılan örnekleri Yargıtay tarafından verilmiş kararlarla açıklayacak olursak:

1- TTK 55.maddesinde örnek kabilinden dürüstlük kuralına aykırı davranış ve uygulama halleri sayılmıştır. Konumuz kapsamında TTK m.55/1-a hükmünün internet ortamında gönderilen e-posta yoluyla icra edilmesini örnek bir Yargıtay kararı doğrultusunda ele alalım:

Yargıtay 11.HD. E.2008/9072 K.2010/591 T.21.02.2010 Dava, davacı şirketin ürünlerine, markasına, şirkete ve çalışanlarına yönelik olarak davalı tarafça internet ortamında yazılan yazı, gönderilen maillerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığıyla ilgilidir. Söz konusu davada ilk derece mahkemesi; “davalı tarafın tacir olmaması, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna’’ gibi nedenlerden dolayı davayı reddetmiş, haksız rekabetin bulunmadığını belirtmiştir.

Nitekim karar davacı vekilince temyiz edilmiş olup yapılan incelemede; bir ticari işletmeye, şirkete yönelik olarak yapılan eylemlerin haksız rekabet oluşturması için bu eylemleri yapanların tacir olmaları veya haksız rekabete maruz kalan şahıs, şirket veya işletme ile aynı konularda iştigal etmeleri gerekmemektedir. Haksız eylemin özel bir türü olan haksız rekabeti oluşturan eylemin kim tarafından, hangi şekilde, hangi yolla meydana getirilmiş olduğunun bu eylemin sübutu açısından bir önemi bulunmayıp, yapılan eylemin haksız olarak bir ticari işletmeye, ticari faaliyete zarar verip vermediği, güven içinde devam etmesi, işlemesi gerekli ticari rekabet ortamını bozup bozmadığı hususu üzerinde durulmalıdır. Bu durumda, somut olaya gelindiğinde davalının davacının ticari faaliyetine zarar verici nitelikteki eylemlerinin tespiti halinde tacir olmaması bu durumun haksız rekabet sayılmasını engellemeyeceğinden mahkemece tarafların dayandıkları delillerin toplanması’’[10]

2- Yargıtay tarafından verilmiş başka bir örnek kararda, meşru bir bağlantısı olmama şartıyla başkasına ait markanın alan adı olarak kullanımı haksız rekabete konu teşkil edecektir;

Yargıtay 11.HD. E.2016/6743 K.2018/1054 T.14.02.2018 "Ticari etki yaratacak şekilde başkasına ait markanın alan adı olarak kullanımı, bu alan adı ile ilgili meşru bir hakkın bulunduğunun da kanıtlanamamasına göre, tanıtıcı işaret olarak internet ortamında ticari etki yaratacak bir şekilde kullanılması ve iltibas tehlikesi ve yol açması muhtemel bu durumun davacının marka hakkına tecavüz tehlikesi oluşturduğunun kabulü gerekir. Davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine ilişkin taleplerine gelince, 6102 sayılı TTK’nin 55. Vd. maddeleri uyarınca da tecavüz tehlikesinin varlığı halinde de haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesi mümkündür. Dava konusu alan adı halihazırda davalı adına kayıtlı olup, haksız rekabete ilişkin muhtemel tecavüz tehlikesinin varlığı da devam ettiğine" [11]

3- Başkasına ait web sitesinin içeriği, tasarımının ve kaynak kodlarının kopyalanarak kullanımı da internet ortamında gerçekleştirilen haksız rekabet eyleminin bir başka boyutunu oluşturmaktadır. Bu kapsamda:

Yargıtay 11.HD. E.2016/7120 K.2018/649 T.25.01.2018 "www…….com internet sitesinin kaynak kodları, tasarımları ve içerikleri itibariyle davacının www…..com internet sitesi ile büyük ölçüde benzerlik gösterdiği, bu benzerliğin haber amaçlı kullanım niteliğini aştığı ve davacıya ait eser niteliğindeki internet sitesinin tasarımı kaynak kodları ve içeriği itibariyle telif hakkı ihlali oluşturduğu, adı geçen davalıların kullanımlarının ise davacının izni olmaksızın gerçekleştiği, davalıların bu şekildeki kullanımlarının davacının eser sahipliğinden kaynaklanan umuma arz ve adın belirtilmesi manevi haklarını da ihlal ettiği, davalıların eyleminin aynı zamanda TTK anlamında haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle, davalılardan...,"[12]

4- Adwords reklam yoluyla gerçekleştirilen haksız rekabet hali örnek kararda da görüleceği üzere, başkasının tanınmış markası-logosundan yararlanmak suretiyle, haksız kullanılan markaya ilişkin Google da arama yapıldığında, haksız kullananın kendi sitesine ait linkin yer almasıyla marka adının haksız kullanım halidir.

Yargıtay 11.HD. E.2011/4710 K.2012/10662 T.15.06.2012 "Davacı vekili, müvekkilinin "enocta" ibareli markanın sahibi olarak iletişim alanında ve e-öğrenme hizmet alanında faaliyet gösterdiğini, www.enocta.com ibareli internet sayfasının müvekkiline ait olduğunu, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanmak için google arama motorunda bu ibare için arama yapıldığında ekrana gelen sayfada google adwords isimli reklamlarda sağ üst köşede sponsor bağlantıda ilk sırada davalıya ait internet adresine link konulduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin markasına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davalının müvekkilinin markasını kullanımının önlenmesini ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

….Davacının enocta markasının davalının web sayfalarına yönlendirme yapan sayfalarda kullanarak bu markadan paraziter şekilde yararlandığı ve bunun da paraziter haksız rekabeti oluşturduğu gerekçesi ile davalının www.infinityteknoloji.com isimli sitesinde tanıtım maksadıyla www.google.com sitesinin Google Adwords reklamları içinde davacı şirketin tescilli markası olan "enocta" kelimesinin kullanılmasının önlenmesine…"[13]

Örnek kararlarda da görüleceği üzere internet ortamında gerçekleştirilen eylemin haksız rekabet olarak nitelendirilmesi için taraflar arasında rekabet ilişkisinin bulunmayışı, tarafların tacir olmaması, kusurun bulunmaması gibi nedenler haksız rekabet nitelendirilmesine engel olmayacak; eylem ticari hayatı dürüstlük kuralına aykırı olarak etkiliyor ise haksız rekabet olarak nitelendirilebilecektir. O halde, TMK m.2 ye aykırı olarak veya TTK 55. maddesiyle örnekleyici olarak sayılan eylemlerden herhangi birisinin internet ortamında yazılan yazı, gönderilen e-mail, kullanılan alan adı, kullanılan fotoğraf-logo, başkasına ait web sitesinin ya da içeriğinin haksız kullanımları sonucu haksız rekabet gündeme gelebilecektir.

3. İnternet Ortamında Gerçekleştirilen Haksız Rekabet Hallerinde Hukuki Talepler

TTK 56. maddesiyle haksız rekabet halinde hukuki sorumluluğu düzenlemektedir. Bu kapsamda haksız fiil halinde; fiilin haksız olup olmadığının tespiti, haksız rekabetin men’i, haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zarar ve zıyaının tazminini, Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebilir.[14]

Gerçekleştirilen haksız rekabet eylemi uyarınca, TBK hükümleri doğrultusunda kusur ve zararın varlığı halinde maddi ve manevi tazminat davaları açılabilecekken; tespit, eski hale iade, haksız rekabetin men’i davalarında kusur ve zararın bulunması gerekmeyip fiilin haksız rekabet teşkil etmesi halinde söz konusu davalar açılabilecektir.

a-) Tespit Davası: Tespit davası, kanunun lafzından hareketle, gerçekleştirilen eylemin haksız olduğunun tespiti için veya haksız olmadığının tespiti için açılabilecektir. Söz konusu davanın açılması için kusurun bulunmasına ya da zararın meydana gelmiş olması da gerekmemektedir.

b-) Haksız Rekabetin Men’i Davası: Devam etmekte olan haksız eyleme son verilmesi, gerçekleşme ihtimali bulunan eylemin önlenmesi, sona ermiş fakat tekrar etme tehlikesi bulunan eylemin önlenmesi amacıyla haksız rekabetin men’i davası açılabilecektir. Yargıtay tarafından verilmiş örnek bir kararda:

Yargıtay 11.HD. E.2018/4155 K.2019/5829 T.25.09.2019 "“ttbank.com" alan adının halen davalı adına kayıtlı olduğu, alan adı ile ilgili meşru bir hakkın bulunduğunun davalı tarafından kanıtlanamadığı, alan adının tanıtıcı işaret olarak internet ortamında ticari etki yaratacak bir şekilde kullanılması ve iltibas tehlikesine yol açması muhtemel bu durumun davacının marka hakkına tecavüz tehlikesi oluşturduğunun kabulünün gerektiği, ayrıca haksız rekabete ilişkin muhtemel tecavüz tehlikesinin varlığı devam ettiğinden davacının haksız rekabetin önlenmesi yönündeki talebinin reddinin de doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece 02.07.2018 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Mahkemece belirtilen bozma ilamına uyulmasına rağmen, davacının marka hakkına tecavüzün meni talebine yönelik olarak da olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir."[15]

c-) Eski Hale Getirme Davası: Kanunun lafzında belirtildiği üzere bu dava kapsamında, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası talep edilebilecektir.[16]

d-) Tazminat Davası: Yukarıda yer verilen taleplerin ileri sürülmesi için kusurun ya da zararın bulunmasına gerek olmayıp; maddi ve manevi tazminat davalarının açılabilmesi için TBK hükümleri doğrultusunda: Haksız rekabet teşkil eden eylemin bulunması, haksız rekabeti gerçekleştirenin kusuru, fiil ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir.[17]

4. Hukuki Taleplerin Tarafları

A. Davacı

TTK m.56 uyarınca haksız rekabet halinde dava açabilecek kişiler:

  • Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse: tespit davası, eski hale getirme, haksız rekabetin men’i ve zarar ve ziyanın varlığı halinde maddi-manevi tazminat davaları açabilecektir. TTK m.56/1 uyarınca haksız rekabet davalarının açılması bakımından söz konusu kişilerin zarar görmüş olmaları gerekmeyip zarar görme tehlikesinin bulunması yeterliyken; maddi ve manevi tazminat davalarının açılabilmesi için zararın doğmuş olması gerekmektedir.

  • Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler: TTK’nın haksız rekabete ilişkin hükümleri yukarıda da açıklandığı üzere sadece rakipler arası ilişkileri özgülenmiş hükümler değildir, TTK’nın haksız rekabete ilişkin hükümleri bütün katılanları ilgilendirmektedir. Bu kapsamda haksız rekabet fiili dolayısıyla zarar görmüş veya zarar görmese de zarar görme tehlikesi bulunan müşteriler de haksız rekabete ilişkin davaları açabilecektir. TTK m.56/2 müşterilerin açacağı davalara bir sınırlama getirmiş olup: ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler.

  • Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar.[18]

B. Davalı

Haksız rekabet halinde yukarıda sayılan taleplerin muhatabı haksız rekabet teşkil eden fiili icra edenlerdir. TTK 57'de ifade edildiği üzere haksız rekabet fiili çalışan veya işçiler tarafından, işlerini gördükleri sırada işlenmiş olması halinde haksız rekabet fiilinin tespiti, haksız rekabetin men’i ve eski hale getirme talepleri çalıştırana karşı yöneltilebilecekken maddi ve manevi tazminat talepleri ise TBK 66. maddesine göre adam çalıştıranın sorumluluğuna gidilebilecektir. Bu kapsamda TBK 66.da yer alan kurtuluş kanıtı çalıştıran tarafından tespit, men, eski hale iade davalarında ileri sürülemeyecek; maddi-manevi tazminat taleplerinde kurtuluş kanıtına dayanılabilecektir.[19]

Haksız rekabet teşkil eden fiil basın, yayın, iletişim, bilişim sistemleri aracılığıyla işlenmesi halinde yukarıda açıklanan eski hale getirme, tespit ve haksız rekabetin men’i davaları haksız rekabet teşkil eden içeriğin sahibi ve ilan verenlere karşı açılır. Kural böyle olmakla birlikte kanun koyucu tarafından TTK m.58 hükmü ile istisna getirilmiştir. TTK m.58/1 de yer alan istisnai hallerin varlığı halinde kanunda gösterilen sıraya uygun olarak, kusurları olmasa da yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni, program yapımcısı, görüntüyü, sesi, iletiyi, yayın, iletişim ve bilişim aracına koyan veya koyduran kişi ve ilan servisi şefi; bunlar gösterilemiyorsa, işletme veya kuruluş sahibi aleyhine açılabilir.[20] Yine kanunun lafzından hareketle sayılan kişilerden birinin kusurunun varlığı halinde sıraya bakılmaksızın dava kusurlu kişiye yöneltilecektir.

Konumuzla ilgili olarak internet üzerinden gerçekleştirilen haksız rekabet hallerinde, hizmet sağlayıcılarının, haksız rekabetin men’i, tespit ve eski hale iade davalarından sorumlu tutulabilmesi için TTK m.58/4 de sayılan nedenlerden birinin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu nedenlerin bulunmaması halinde hizmet sağlayıcıları aleyhine bu davaların yöneltilmesi mümkün “olmayıp haksız rekabet eyleminin olumsuz sonuçlarının kapsamlı veya vereceği zararın büyük olacağı durumlarda ilgili hizmet sağlayıcısını da dinleyerek, haksız rekabet fiilinin sona erdirilmesini veya önlenmesine ilişkin tedbir kararını hizmet sağlayıcı aleyhine de verebilir veya içeriğin geçici olarak kaldırılması dâhil somut olaya uyan uygulanabilir başka tedbirler alabilir.”[21]

İçerik sağlayıcı sıfatı bulunmayan aracı hizmet sağlayıcılarının hukuki sorumluluğuna ilişkin Yargıtay tarafından verilen örnek bir kararda:

Yargıtay 11.HD. E.2019/618 K.2019/8167 T.16.12.2019…Yargıtay HGK'nın 15.01.2014 tarih 1138/16 Sayılı kararında da açıklandığı üzere, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 5. maddesi ve 6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 9.maddesiyle yer sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların, tazminat sorumluluğu açısından, yayınlanan içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır….

İnternet yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşların tazminat sorumluluğundan bahsedebilmek için, <u<imkan sağladıkları içeriğin hukuka aykırı ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun bilmeleri gerekir. Bunun için de önceden hak sahipleri tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği makul süre içerisinde kaldırmalarını yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşlardan talep etmeleri gerekir. Ayrıca hak sahiplerinin, içeriğinin kaldırılmasını talep ederken, kendilerinin önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduklarını yaklaşık ispata yeterli delillerini de anılan kuruluşlara sunmuş olmaları gerekir.”[22]

5. Zamanaşımı

Haksız rekabet fiilinin varlığı halinde tespit, haksız rekabetin men’i, eski hale iade davaları zamanaşımına tabi olmayıp; tazminat talepleri, haksız rekabet fiili ve failinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 ve fiilin gerçekleştirildiği tarihten itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.[23]


Dipnotlar


  1. TTK m.54 https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6102.pdf ↩︎

  2. https://www.muglabarosu.org.tr/Upload/files/pdf/TTK Madde Gerekçeleri.pdf, s.15 "Rekabet hükümleri yukarıda vurgulanan “hukuka uygun/saf/dürüst” ve “bozulmamış” rekabeti tüm katılanların menfaatine sağlar. Tüm katılanlar ile rekabet hukukunun ünlü üçlüsü kastedilmiştir: Ekonomi, tüketici ve kamu. “Katılanlar” gibi çok geniş bir sözcüğün kullanılması ile rekabet kurallarının rakipler arası ilişkilere özgülenmesinin yolu kapatılmıştır.’’ ↩︎

  3. Hüseyin Ülgen, Mehmet Helvacı, Arslan Kaya, N. Füsun Nomer Ertan, ‘’Ticari İşletme Hukuku’’, 6.bası, İstanbul2019, s.564 vd. ↩︎

  4. Hüseyin Ülgen, Mehmet Helvacı, Arslan Kaya, N. Füsun Nomer Ertan, ‘’Ticari İşletme Hukuku’’, 6.bası, İstanbul2019, s.560 ↩︎

  5. Yargıtay 11.HD. E.2016/12221 K.2018/407 T.18.1.2018 Boşa vakit geçirileceğine birçok sigorta şirketinin acenteler toplantısına katılan ... genel müdür ve acenteleri eğlendiren ..gibi sanatçılar bu şirketlere ortak edilsin, yöneticilik görevi verilsin, en azından 4-5 şirket garanti esprileri yapılmaya başlanmış. Bence de iyi fikir... Hiç olmazsa acenteler de şikayet etmez bu şirketlerden !'' şeklindeki ifadeleri içeren yazılar ile bir asistan şirketi olan davacının ''müşteri memnuniyeti'' başlıklı reklam ilanlarından sonra ve bu ilanlara gönderme yapılarak, piyasada sınırlı sayıda asistan şirketi olması sebebiyle de davacı şirketin kastedildiğinin ve bu anlamda matufiyet unsurunun gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, eleştiri sınırının ötesinde, gereksiz yere incitici mahiyet arz eden işbu yazıların haksız rekabet oluşturduğunun kabulüyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ↩︎

  6. https://www.muglabarosu.org.tr/Upload/files/pdf/TTK Madde Gerekçeleri.pdf s.15 ↩︎

  7. Hüseyin Ülgen, Mehmet Helvacı, Arslan Kaya, N.Füsun Nomer Ertan, ‘’Ticari İşletme Hukuku’’, 6.bası, İstanbul, 2019, s.547 ↩︎

  8. Hüseyin Ülgen, Mehmet Helvacı, Arslan Kaya, N.Füsun Nomer Ertan, ‘’Ticari İşletme Hukuku’’, 6.bası, İstanbul, 2019, s.560 ↩︎

  9. Yrd. Doç. Dr. Neval Okan, “İnternette Haksız Rekabet”, İnönü ÜHFD 2011, C. 2, S. 1, s. 123-138 ↩︎

  10. Yargıtay 11.HD. E.2008/9072 K.2010/591 T.21.02.2010 ↩︎

  11. Yargıtay 11.HD. E.2016/6743, K.2018/1054, T.14.02.2018 ↩︎

  12. Yargıtay 11.HD. E.2016/7120, K.2018/649, T.25.01.2018 ↩︎

  13. Yargıtay 11.HD. E.2011/4710, K.2012/10662, T.15.06.2012 ↩︎

  14. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6102.pdfs.17 ↩︎

  15. Yargıtay 11.HD. E.2018/4155, K.2019/5829, T.25.09.2019 ↩︎

  16. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6102.pdf s.17 ↩︎

  17. Ayrıntılı bilgi için bkz. Hüseyin Ülgen, Mehmet Helvacı, Arslan Kaya, N.Füsun Nomer Ertan, ‘’Ticari İşletme Hukuku’’, 6.bası, İstanbul, 2019, s.607-610 ↩︎

  18. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6102.pdf s.17 ↩︎

  19. Hüseyin Ülgen, Mehmet Helvacı, Arslan Kaya, N. Füsun Nomer Ertan, ‘’Ticari İşletme Hukuku’’, 6.bası, İstanbul, 2019, s.613 ↩︎

  20. İstisnai sayılan haller için bkz. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6102.pdf s.18 ↩︎

  21. 6102 s. TTK m.58 https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6102.pdf ↩︎

  22. Yargıtay 11.HD. E.2019/618, K.2019/8167, T.16.12.2019 ↩︎

  23. Ayrıntılı bilgi için bkz. Hüseyin Ülgen, Mehmet Helvacı, Arslan Kaya, N.Füsun Nomer Ertan, ‘’Ticari İşletme Hukuku’’, 6.bası, İstanbul, 2019, s.618 ↩︎

Lexpera Blog’da yayımlanan yazılar, yazarlarının görüşlerini ifade eder. Lexpera Blog’da bir yazıya yer verilmesi, o yazıda savunulan görüşlerin On İki Levha Yayıncılık tarafından benimsendiği anlamına gelmez. Yazılar, bilgi amaçlı olup, hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliği taşımamaktadır.
Author image
Hakkında Aysun Altundağ
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi