<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"><channel><title><![CDATA[Lexpera Blog]]></title><description><![CDATA[Lexpera]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/</link><image><url>https://blog.lexpera.com.tr:443/favicon.png</url><title>Lexpera Blog</title><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/</link></image><generator>Ghost 2.22</generator><lastBuildDate>Mon, 10 Aug 2026 14:55:28 GMT</lastBuildDate><atom:link href="https://blog.lexpera.com.tr:443/rss/" rel="self" type="application/rss+xml"/><ttl>60</ttl><item><title><![CDATA[Lexpera’da Geçen Hafta (1-7 Ağustos 2026)]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 243. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>Yeliz Yücel, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/is-ve-sosyal-guvenlik-hukukunda-gocmen-isciler-9786255823571">İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunda Göçmen İşçiler</a></p>
<p>Kitapta, göçün iş ve sosyal güvenlik hukuku alanında doğurduğu sorunlar ortaya konulmuş ve bu sorunlara</p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/lexperada-gecen-hafta-1-7-agustos-2026/</link><guid isPermaLink="false">6a79e11f4f78f901bf44431a</guid><dc:creator><![CDATA[Göktürk Öcal]]></dc:creator><pubDate>Mon, 10 Aug 2026 14:55:23 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/08/Lexpera_Update-1.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/08/Lexpera_Update-1.jpg" alt="Lexpera’da Geçen Hafta (1-7 Ağustos 2026)"><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 243. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>Yeliz Yücel, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/is-ve-sosyal-guvenlik-hukukunda-gocmen-isciler-9786255823571">İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunda Göçmen İşçiler</a></p>
<p>Kitapta, göçün iş ve sosyal güvenlik hukuku alanında doğurduğu sorunlar ortaya konulmuş ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri sunulmuş, söz konusu sorunların çözümü için bir model ortaya koyabilmek ve karşılaştırmalı bir bakış açısı sunabilmek için yoğun şekilde göç alan bir ülke olan Almanya kapsama dahil edilerek bu çerçevede Alman hukuku da incelenmiştir.</p>
<p>Özge Çelebi, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/vesayet-altina-alinan-kucugun-katilim-hakki-9786255823588">Vesayet Altına Alınan Küçüğün Katılım Hakkı</a></p>
<p>Çalışmada, dar anlamda vesayet kavramı açıklanmış, vasi atanma süreci ve vasinin sahip olması gereken özellikler incelenmiş, katılım hakkı ve vesayet uygulaması arasında bağlantı kurularak vesayet altındaki küçüğün katılım hakkı, somut bazı örnekler üzerinden ele alınmıştır.</p>
<p>Zeynep Kurtoğlu Yenipınar, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/antlasmalarin-yorumlanmasi-baglaminda-uluslararasi-yatirim-hukuku-ve-hukukun-parcalanmasi-1">Antlaşmaların Yorumlanması Bağlamında Uluslararası Yatırım Hukuku ve Hukukun Parçalanması</a></p>
<p>Eserde, yatırım antlaşmalarının tarihsel gelişimi ve teorik temelinin yanı sıra yatırım tahkimi kararları da incelenerek yatırım hukukunun çevre, insan hakları ve sürdürülebilir kalkınma ile kesişim noktaları ortaya konulmuş; uluslararası yatırım hukukundaki reform tartışmalarına katkıda bulunularak alanın geleceğine ilişkin önemli sorulara ışık tutulmuştur.</p>
<p>Ezgi Korkmaz Delipınar, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/anonim-sirket-pay-rehninde-alacaklinin-korunmasi-9786258615500">Anonim Şirket Pay Rehninde Alacaklının Korunması</a></p>
<p>Kitapta, pay rehninin kuruluşu, kapsamı, hüküm ve sonuçlarının yanı sıra sermaye artırımı ve azaltımı, birleşme, bölünme, tür değişikliği ve proje finansmanı gibi süreçlerin rehne etkisi, doktrin görüşleri ve yargı kararları ışığında irdelenmiş; özellikle taşınmaz rehni için öngörülen koruyucu hükümlerin pay rehnine kıyasen uygulanabilirliği üzerinde durulmuştur.</p>
<p>Furkan Çirkin, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/aristoteles-ve-carl-schmitt-in-kuramlarinda-siyasal-anayasa-9786255823663">Aristoteles ve Carl Schmitt’in Kuramlarında Siyasal Anayasa</a></p>
<p>Çalışmanın birinci bölümünde Antik Yunan’da ve Aristoteles felsefesinde anayasa ve siyasal kavramlarının kökenlerine değinilmiş, ikinci bölümünde Carl Schmitt felsefesinde siyasal kavramı hakkında bilgi verilmiş, üçüncü ve son bölümünde ise siyasal kavramı perspektifinden Carl Schmitt’in anayasa teorisine yer verilmiştir.</p>
<p>Gözde Engin Günay, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/turk-borclar-kanunu-nda-alim-veya-satim-komisyonculugu-sozlesmesi-9786255823724">Türk Borçlar Kanunu’nda Alım veya Satım Komisyonculuğu Sözleşmesi</a></p>
<p>Eserde, komisyon sözleşmesinin tanımı, hukuki niteliği, unsurları ve benzer sözleşmelerle olan karşılaştırması yapılmış; taraflar arasında doğan hak ve borçlar açısından bir cari hesap sözleşmesinin yapılıp yapılamayacağı, komisyoncuya ödenecek olan ücretin Bitcoin ile yapılmasının mümkün olup olamayacağı konuları irdelenmiş; irade sakatlığı halleri söz konusu olduğunda, komisyon sözleşmesinin ne şekilde sona erebileceği hususu da tartışılmıştır.</p>
<p>Berk Cem Tatar, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/karsilastirmali-anayasa-hukukunda-ve-turk-hukukunda-milletlerarasi-antlasmalarin-normlar">Karşılaştırmalı Anayasa Hukukunda ve Türk Hukukunda Milletlerarası Antlaşmaların Normlar Hiyerarşisindeki Yeri</a></p>
<p>Kitapta, 1876 tarihli Kanuni Esasi, 1921, 1924, 1961 ve 1982 Anayasaları ve 60’tan fazla devletin anayasası ile onlarca devletin yüksek mahkemesi tarafından verilmiş kararlar incelenmiş; hiyerarşide eşit konumda olmalarına rağmen konu veya hükmü ihdas eden kurum nedeniyle diğerlerinden öncelikli olarak esas alınan hükümler konusu da “durumsal üstünlük” adı verilen teori ile aydınlatılmaya çalışılmıştır.</p>
<p>Alperen Barut, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/anonim-sirketlerde-es-zamanli-sermaye-azaltimi-ve-artirimi-yapilmasi-9786255823793">Anonim Şirketlerde Eş Zamanlı Sermaye Azaltımı ve Artırımı Yapılması</a></p>
<p>Çalışmada, eş zamanlı sermaye azaltımı ve artırımı işleminin uygulama alanları ve bu uygulama alanları kapsamında gerekli olan şartlar tespit edilmiş; anonim şirketin, eş zamanlı sermaye azaltımı ve artırımı işlemini hangi alanlarda uygulayabileceği ve uygulama alanları kapsamında gerekli olan şartların neler olduğu değerlendirilmiş; eş zamanlı sermaye azaltımı ve artırımı yapmak isteyen bir anonim şirketin hangi aşamaları takip edeceğine değinilmiştir.</p>
<p>Ozan Ali Yıldız, Burak Sak, Zeynep Özen (Ed.), <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/ogrencilerinden-prof-dr-burak-ozen-e-saygi-armagani-9786255878915">Öğrencilerinden Prof. Dr. Burak Özen’e Saygı Armağanı</a></p>
<p>Eserde yer alan makalelerden bazıları, Taşınmazlara İlişkin Sözleşmesel Önalım Hakkının Devri ve Mirasçıya Geçmesi, Kişilik Hakkı Çerçevesinde Unutulma Hakkı, Sosyal Medya Etkileyicileri ve Reklam, Kiracı Aleyhine Düzenleme Yasağı, Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak İşlenmesinden Doğan Hukuki Sorumluluk, Özerklik Perspektifinden Hasta Direktiflerinin Bağlayıcılığı Üzerine Düşünceler başlıklarını taşımaktadır.</p>
<p>Sercan Reçber, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/iklim-degisikligi-ve-uluslararasi-hukuk-9786255823441">İklim Değişikliği ve Uluslararası Hukuk</a></p>
<p>Kitapta, iklim değişikliği ile mücadele edilmesinde insan hakları hukuku ve mülteci hukukunu da kapsayacak şekilde uluslararası hukukun işlevi hakkında bilgi verilmiş; iklim değişikliği ile mücadele edilmesi hususunda uluslararası hukukun ne gibi etkileri olabileceği üzerine hukuki değerlendirmelerde bulunulmuştur.</p>
<p>Şükrü Yıldız, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/hukuki-mutalaalar-6-9786255823700">Hukuki Mütalaalar-6</a></p>
<p>Çalışmada, 9 adet hukuki mütalaaya yer verilmiş olup bunlardan 3’ü, Örtülü Kazanç Aktarımı-Sermaye Piyasası Kurulunun Dava Açma Yetkisi-Kanunların Zaman Bakımından Uygulanması, Haksız Rekabet-Sözleşmeyi İhlale veya Sona Erdirmeye Yönlendirme-Dürüst Davranma Kuralı-İfa Yardımcısının Fiilinden Doğan Sorumluluk, Marka Hakkına Tecavüz-Gerçek Hak Sahipliği-Kötüniyetli Tescil-Markasal Kullanım-Tanınmış Marka-Hükümsüzlük Davası şeklindedir.</p>
<h3 id="tihat">İçtihat</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:</p>
<table>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 20%"> <b>MAHKEME</b> </td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 30%">
    <b>KARAR SAYISI</b></td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Hukuk)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1047</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Ceza)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1623</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Danıştay</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
2288</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge Adliye Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
882</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge İdare Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1096</td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>TOPLAM</b></td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>6936</b></td></tr>
</table>
<br>
<p>Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’na ait karar özellikle dikkati çekmektedir:</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/danistay/vddk-e-2024-212-k-2025-953-t-12-11-2025">Danıştay VDDK., E. 2024/212 K. 2025/953 T. 12.11.2025</a></p>
<p>Davacı adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca, gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmaksızın komisyon karşılığında fatura düzenlediğinden bahisle re’sen tarh edilen 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergileri, vergilerin 3 katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ile ihracat istisnası kapsamında haksız olarak katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle söz konusu verginin geri alınması amacıyla re’sen tarh edilen 2017 yılının Ocak dönemine ait katma değer vergisi ve verginin 3 katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.</p>
<p>(...) Vergi Mahkemesi; davacı şirketin faal bir firma olduğu, defter ve belgelerini incelemeye ibraz ettiği, beyannamelerini verdiği, uyuşmazlık konusu dönemde mükellefin faaliyette olmadığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, faturaları komisyon karşılığında düzenlediğine ilişkin yeterli saptamanın olmadığı, sadece alım ve satım yaptığı bazı firmalar hakkında olumsuz tespitler bulunduğundan hareketle davacının düzenlediği tüm faturaların sahte olduğunu kabul etme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle cezalı tarhiyatları kaldırmıştır.</p>
<p>Davalının istinaf istemini inceleyen (...) Bölge İdare Mahkemesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.</p>
<p>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dairesi; davacı şirketin ihraç teslimlerine konu faturalara ilişkin alım yaptığı şirketler arasındaki bağlantılar ve yetkilileri arasındaki ilişkiler dikkate alındığında, davacı şirketin gerçek anlamda ticari faaliyette bulunmayıp komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediği, davacı adına gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmaksızın komisyon karşılığında fatura düzenlediğinden bahisle re’sen tarh edilen 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergileri ile vergilerin 3 katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.</p>
<p>(...) Bölge İdare Mahkemesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.</p>
<p>Bunun üzerine Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu; davacı adına, ihracat istisnası kapsamında haksız olarak katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle söz konusu verginin geri alınması amacıyla re’sen tarh edilen 2017 yılının Ocak dönemine ait katma değer vergisi ile verginin 3 katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın ve gerekçeye yer verilmeksizin davanın sonuçlandırılmasında yargılama usulü kurallarına uygunluk bulunmadığı, belirtilen cezalı tarhiyat hakkında değerlendirme yapılarak karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulmasına oyçokluğu ile hükmetmiştir.</p>
<h3 id="mevzuat">Mevzuat</h3>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/kamulastirma-kanunu-2942/47"><strong>Kamulaştırma Kanunu</strong></a></p>
<p>Anayasa Mahkemesi’nin <a href="https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/anayasa-mahkemesinin-13-5-2026-tarihli-ve-e-2026-24-k-2026-106-sayili-karari-33333/46">E. 2026/24, K. 2026/106 sayılı ve 13.05.2026 tarihli kararı</a> uyarınca, icra takiplerinde idarenin, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/icra-ve-iflas-kanunu-2004">İcra ve İflâs Kanunu</a>’nun 36. maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasını talep etmesi halinde idarenin teminat gösterme zorunluluğu olmadığına ilişkin ek madde hükümleri, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları yönünden iptal edildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/kamulastirma-kanunu-2942/46/46/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/yerel-iklim-degisikligi-eylem-planlari-ile-il-iklim-degisikligi-koordinasyon-kurullari-hakkinda-1"><strong>Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefi, ulusal katkı beyanı ve ilgili planlama araçları dikkate alınarak, iklim değişikliğine uyum sağlanması ve sera gazı emisyonlarının azaltımı amacıyla il ölçeğinde hazırlanacak yerel iklim değişikliği eylem planlarına ilişkin ilkeler, idari ve teknik usul ve esaslar ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurullarının çalışma usul ve esaslarının belirlendiği yönetmelik yürürlüğe girdi.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/mimarlik-ve-muhendislik-projelerinin-dijital-olarak-hazirlanmasi-hakkinda-yonetmelik-1"><strong>Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Dijital Olarak Hazırlanması Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/imar-kanunu-3194">İmar Kanunu</a>’na tabi olarak yapı ruhsatı almak için ilgili idarelere yapılacak müracaatlarda teslim edilmesi gereken mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesaplarının dijital ortamda hazırlanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği yönetmelik, 01.09.2027 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/mimarlik-ve-muhendislik-projelerinin-elektronik-ortamda-teslimi-ve-yonetilmesi-hakkinda-yonetmelik-1"><strong>Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Elektronik Ortamda Teslimi ve Yönetilmesi Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/imar-kanunu-3194">İmar Kanunu</a> kapsamında düzenlenecek mimarlık ve mühendislik proje ve hesaplarının teslim, inceleme, onay ve saklama işlemlerinin kısmen veya tamamen Elektronik Proje Yönetim Sistemi üzerinden yürütülmesine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği yönetmelik, 01.09.2028 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/yuksekogrenim-ozel-barinma-hizmetleri-yonetmeligi-1/3"><strong>Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Kamu tüzel kişilerince açılmış ve kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın öğrenci barınma hizmeti veren yerlere ilişkin geçiş hükümlerinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/yuksekogrenim-ozel-barinma-hizmetleri-yonetmeligi-1/3/3/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/icme-kullanma-suyu-havzalarinin-korunmasina-dair-yonetmelik/4"><strong>İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Yönetmelikte geçen tanımlar, ilkeler, planlama, yerüstü suların kalitesinin korunması, su yüzeyi, mutlak koruma alanı, kısa, orta ve uzun mesafeli koruma alanları, dere, çay ve nehirler için genel esaslar ve koruma alanı, havza koruma planları, yeraltı suları için genel koruma esasları, denetim ve idarî yaptırıma ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/icme-kullanma-suyu-havzalarinin-korunmasina-dair-yonetmelik/4/4/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/tarim-arazilerinin-korunmasi-ve-kullanilmasi-hakkinda-yonetmelik-1/2"><strong>Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önceki başvuruların değerlendirilmesine ilişkin geçiş hükümleri düzenlendi. Yönetmelik eklerinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/tarim-arazilerinin-korunmasi-ve-kullanilmasi-hakkinda-yonetmelik-1/2/2/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/turkiye-ilac-ve-tibbi-cihaz-kurumu-ulusal-kontrol-laboratuvarinin-gorev-yetki-ve-sorumluluklari-ile-1/2"><strong>Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu Ulusal Kontrol Laboratuvarının Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Genel gereklilikler ve kılavuzlara ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/turkiye-ilac-ve-tibbi-cihaz-kurumu-ulusal-kontrol-laboratuvarinin-gorev-yetki-ve-sorumluluklari-ile-1/2/2/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/firmalarin-yurt-disi-kaynakli-dovizlerinin-turk-lirasina-donusumunun-desteklenmesi-hakkinda-teblig-1/7"><strong>Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ</strong></a></p>
<p>Tebliğde geçen tanımlar, yurt dışı kaynaklı dövizlerin Merkez Bankası’na satılmasında döviz dönüşüm desteği sağlanması ve döviz alımı yapmama taahhüdünün yerine getirilmemesine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Gerçeğe aykırı beyan ve usulsüz kullanım, destek ödemesi işlemleri ile ilgili inceleme yapılması ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslar hakkında hükümler düzenlendi. Bazı değişiklikler, 01.10.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/firmalarin-yurt-disi-kaynakli-dovizlerinin-turk-lirasina-donusumunun-desteklenmesi-hakkinda-teblig-1/7/7/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/emlak-vergisi-kanunu-genel-tebligi-seri-no-90-1"><strong>Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 90)</strong></a></p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/emlak-vergisi-kanunu-1319-2">Emlak Vergisi Kanunu</a> hükümleri uyarınca, emlak vergisine esas olmak üzere 2027 yılında uygulanacak olan bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri tespit edildi.</p>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Lexpera’da Geçen Hafta (25-31 Temmuz 2026)]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 242. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="tihat">İçtihat</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:</p>
<table>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 20%"> <b>MAHKEME</b> </td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 30%">
    <b>KARAR SAYISI</b></td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Hukuk)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
419</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Ceza)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1261</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Danıştay</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
3129</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge Adliye Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1011</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge İdare Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1208</td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>TOPLAM</b></td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>7028</b></td></tr>
</table>
<br>
<p>Yüklenen kararlar arasında</p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/lexperada-gecen-hafta-25-31-temmuz-2026/</link><guid isPermaLink="false">6a70ad4d4f78f901bf4442f6</guid><dc:creator><![CDATA[Göktürk Öcal]]></dc:creator><pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:33:34 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/08/Lexpera_Update.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/08/Lexpera_Update.jpg" alt="Lexpera’da Geçen Hafta (25-31 Temmuz 2026)"><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 242. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="tihat">İçtihat</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:</p>
<table>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 20%"> <b>MAHKEME</b> </td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 30%">
    <b>KARAR SAYISI</b></td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Hukuk)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
419</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Ceza)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1261</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Danıştay</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
3129</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge Adliye Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1011</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge İdare Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1208</td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>TOPLAM</b></td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>7028</b></td></tr>
</table>
<br>
<p>Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na ait karar özellikle dikkati çekmektedir:</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/e-2025-428-k-2026-199-t-1-4-2026">Yargıtay HGK., E. 2025/428 K. 2026/199 T. 01.04.2026</a></p>
<p>Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; borçlu şirketin kuruluştaki ticaret sicilinde kayıtlı olan ve ticari faaliyetini sürdürdüğü adreste haciz işlemi yapıldığını, haciz mahallinde davalı üçüncü kişi (...) Ltd. Şti. yetkilisi (...)’in istihkak iddiasında bulunduğunu, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/icra-ve-iflas-kanunu-2004/55">İcra ve İflâs Kanunu</a>’nun 99. maddesi uyarınca istihkak davası açmak üzere taraflarına 7 günlük süre verildiğini, borçlu şirket ile istihkak iddiasında bulunan davalı şirket arasında organik ve fiili bağ bulunduğunu, (...) Ltd. Şti. aleyhine başlatılan takipte bu şirkette yapılan hacizde borçlu şirkete ait evrak tespit edildiğini, aynı istihkak iddiasına ilişkin olarak takibin devamına karar verildiğini, dava konusu icra takibine dayanak senedin düzenlendiğini, borcun doğumundan sonra borçlu şirketin kurucusu ve ortağı tarafından muvazaalı olarak hisse devri işlemlerinin yapıldığını, borçlu şirketin kuruluştaki resmi ticaret sicil adresinde davalı üçüncü şirket ile aynı iş kolunda, aynı ortaklar üzerinden muvazaalı olarak faaliyetini sürdürdüğünü, imza sirküleri ve vekâletnameden (...)’in borçlu şirketin eski çalışanı olduğunun anlaşıldığını, taraflara ait SGK kayıtlarından borçlu şirketin birçok çalışanının davalı üçüncü kişi şirkette çalışmaya devam ettiğinin anlaşıldığını, borcun doğumundan sonra borçlu şirket adına kayıtlı araçların önce (...)’ye devredildiğini ve sonra da davalı üçüncü kişi şirket adına tescil edildiğini ileri sürerek davalı üçüncü kişi şirketin istihkak iddiasının reddine ve istihkak iddiasına konu taşınırlar yönünden takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.</p>
<p>Davalı üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde; takip konusu senedin müvekkili şirketin adresinde haciz yapmak amacıyla muvazaalı olarak düzenlendiğini, senette yazılı olan ve borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilen adreste haciz yapılmadığını, haciz yapılan adresin müvekkili şirketin ticaret sicilinde kayıtlı ve faaliyetini sürdürdüğü adresi olup borçluyla ilgisinin bulunmadığını, haczedilen malların müvekkili şirket adına faturalı olduğunu ve bedellerinin banka aracılığıyla ödendiğini, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında herhangi bir bağ bulunmadığını, (...)’ın borçlu şirketteki pay devrinin muvazaalı olmadığını, yapılan haciz sırasında bulunan borçlu şirketin belgelerinin güncel olmadığını, bu belgelerin müvekkili şirketle birlikte hareket ettiğini göstermeyeceğini, borçlu şirketin (...) A.Ş.’den kredi karşılığında rehinli olarak aldığı araçların bedelini ödeyemeyince bu araçların geri alınarak (...) firması aracılığıyla satışa çıkarıldığını, müvekkili şirketin bu araçların bir kısmını satın aldığını ve bedelini banka aracılığıyla ödediğini belirterek davanın reddini savunmuş ve davacı alacaklının öncelikle dosya borcunun %15’inden az olmamak üzere, aksi kanaatte ise hacizli malların değerinin %15’inden az olmamak üzere müvekkili şirkete tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.</p>
<p>İlk derece mahkemesi; ilgili bilirkişi raporu ve ek raporda, haciz tutanağında yazılı ticari malların davalı üçüncü kişi şirkete ait olduğunun belirtildiği, tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarıyla da bu durumun sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve haciz esnasında istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi şirketin istihkak iddiasının kabulü ile hacizli mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına, tazminat talebinin reddine karar vermiştir.</p>
<p>Davacı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine (...) Bölge Adliye Mahkemesi; haciz işleminin üçüncü kişinin ticaret sicil adresinde ve şirket yetkilisi huzurunda yapıldığı, haciz sırasında borçluya ve adına düzenlenmiş evraka rastlanmadığı, buna göre mülkiyet karinesinin davalı üçüncü kişi lehine olduğu, ticari defter, kayıt ve faturalar üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarının da bu karineyi desteklediği, davacı alacaklının mülkiyet karinesinin aksini ispat edemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.</p>
<p>Davacı alacaklı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine ilgili Yargıtay Dairesi; borçlu ile üçüncü kişinin birlikte hareket ettiği ve muvazaalı işlemler yaptığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.</p>
<p>İlk derece mahkemesi; bilirkişi raporlarına göre bozma kararında yazılı hususların iki şirket arasında muvazaalı işlemlerin yapıldığına ve iki şirketin birlikte hareket ettiğine ilişkin yeterli olmadığı gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.</p>
<p>Direnme kararına karşı da davacı alacaklı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; davada ön sorunun bulunmadığına oyçokluğu ile karar vererek işin esasının incelenmesine geçmiş, yaptığı hukuki değerlendirme sonucunda dava konusu haczin ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmayıp davalı üçüncü kişi şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinde yapılmış olması, üçüncü kişi şirketin borçlu şirketten ve borcun doğumundan önce kurulmuş olması, pay devirlerinin kötüniyetli olduğunun davacı alacaklı tarafından ispatlanamaması, borçlu şirketin bir kısım çalışanının benzer veya aynı konuda faaliyet yürüten davacı üçüncü kişi şirkette çalışmasının da ticari hayatın akışına uygun olması, bilirkişi raporunda haczedilen malların üçüncü kişi şirkete ait olduğunun belirtilmesi, haczedilen akaryakıt pompa yazar kasalarının üçüncü kişi şirketin kuruluşundan beri bulunması karşısında alacaklı tarafından mal kaçırma amacı ve şirketler arasındaki özdeşliğin ispatlanamadığı, davalı şirketler arasında organik bağ bulunmadığı, buna bağlı olarak mülkiyet karinesinin aksi davacı alacaklı tarafından ispatlanmadığı gerekçesiyle direnme kararının onanmasına oyçokluğu ile hükmetmiştir.</p>
<h3 id="mevzuat">Mevzuat</h3>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-medeni-kanunu-4721/38"><strong>Türk Medenî Kanunu</strong></a></p>
<p>Vasinin görevleri kapsamında taşınırların ve taşınmazların satılmasına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Değişiklikler, 31.10.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/turk-medeni-kanunu-4721/37/37/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-borclar-kanunu-6098/10"><strong>Türk Borçlar Kanunu</strong></a></p>
<p>Ölüm ve bedensel zararın belirlenmesine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/turk-borclar-kanunu-6098/10/10/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/38"><strong>Hukuk Muhakemeleri Kanunu</strong></a></p>
<p>“Belirsiz alacak davası” başlıklı 107. madde hükümleri yürürlükten kaldırıldı. Kısmi dava, tarafların duruşmaya daveti, ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla veya başka yerde duruşma icrası, davaların birleştirilmesi, kanun yolları ve temyiz edilemeyen kararlara ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/37/37/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/icra-ve-iflas-kanunu-2004/55"><strong>İcra ve İflâs Kanunu</strong></a></p>
<p>Taşınır satışında arttırma hazırlık tedbirlerine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/icra-ve-iflas-kanunu-2004/55/55/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-ceza-kanunu-5237/52"><strong>Türk Ceza Kanunu</strong></a></p>
<p>Nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/turk-ceza-kanunu-5237/52/52/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/70"><strong>Ceza Muhakemesi Kanunu</strong></a></p>
<p>Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kaçağın tanımı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın itiraz yetkisine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/67/67/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/idari-yargilama-usulu-kanunu-2577/46"><strong>İdari Yargılama Usulü Kanunu</strong></a></p>
<p>İstinaf ve temyize ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/idari-yargilama-usulu-kanunu-2577/46/46/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/bolge-idare-mahkemeleri-idare-mahkemeleri-ve-vergi-mahkemelerinin-kurulusu-ve-gorevleri-hakkinda/15"><strong>Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun</strong></a></p>
<p>Tek hâkimle çözümlenecek davalara ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/bolge-idare-mahkemeleri-idare-mahkemeleri-ve-vergi-mahkemelerinin-kurulusu-ve-gorevleri-hakkinda/15/15/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/kanuni-faiz-ve-temerrut-faizine-iliskin-kanun-3095/7"><strong>Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun</strong></a></p>
<p>Kanunî faizin belirlenmesine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/kanuni-faiz-ve-temerrut-faizine-iliskin-kanun-3095/7/7/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/sayistay-kanunu-6085/19"><strong>Sayıştay Kanunu</strong></a></p>
<p>Başsavcı ve savcıların nitelikleri ve atanmalarına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/sayistay-kanunu-6085/19/19/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/noterlik-kanunu-1512/29"><strong>Noterlik Kanunu</strong></a></p>
<p>Evrak ve defterlerin gizliliğine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/noterlik-kanunu-1512/27/27/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hakimler-ve-savcilar-kanunu-2802/81"><strong>Hâkimler ve Savcılar Kanunu</strong></a></p>
<p>Hâkim ve savcı yardımcılığı süresi ve eğitimi, hâkim ve savcı yardımcısının görev ve yetkileri ile uyarma cezasına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/hakimler-ve-savcilar-kanunu-2802/81/81/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/devlet-memurlari-kanunu-657/277"><strong>Devlet Memurları Kanunu</strong></a></p>
<p>Derece yükselmesinin usul ve şartlarında değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/devlet-memurlari-kanunu-657/277/277/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/karayollari-trafik-kanunu-2918/89"><strong>Karayolları Trafik Kanunu</strong></a></p>
<p>Aday sürücülüğe ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/karayollari-trafik-kanunu-2918/89/89/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-sivil-havacilik-kanunu-2920/20"><strong>Türk Sivil Havacılık Kanunu</strong></a></p>
<p>Kurtarma, yardım, önleme talimatlarına uyma, inme mecburiyeti ve kabahat oluşturan davranışlara ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/turk-sivil-havacilik-kanunu-2920/20/20/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/elektronik-haberlesme-kanunu-5809/19"><strong>Elektronik Haberleşme Kanunu</strong></a></p>
<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın görev ve yetkileri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun görev, yetki ve idarî yaptırımları, işletmecilerin hak ve yükümlülükleri, internet alan adları ve tebligata ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Siber Güvenlik Başkanlığı’nın yetkisi ve idarî yaptırımlarına ilişkin hükümler düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/elektronik-haberlesme-kanunu-5809/19/19/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/elektrik-piyasasi-kanunu-6446/33"><strong>Elektrik Piyasası Kanunu</strong></a></p>
<p>Genel aydınlatmaya ilişkin geçici madde hükümlerinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/elektrik-piyasasi-kanunu-6446/33/33/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/siber-guvenlik-kanunu-7545/2"><strong>Siber Güvenlik Kanunu</strong></a></p>
<p>Siber Güvenlik Başkanlığı’nın yetkileri, cezalar ve idari para cezalarına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Geçiş hükümleri ihdas edildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/siber-guvenlik-kanunu-7545/2/2/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/adli-tip-kurumu-kanunu-2659/17"><strong>Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun</strong></a></p>
<p>Atama ve görev süresine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/adli-tip-kurumu-kanunu-2659/17/17/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/posta-hizmetleri-kanunu-6475/12"><strong>Posta Hizmetleri Kanunu</strong></a></p>
<p>İdari hizmet sözleşmesi ile personel istihdamına ilişkin ek madde hükümleri ve geçiş hükümleri düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/posta-hizmetleri-kanunu-6475/12/12/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/milli-egitim-bakanligi-okul-oncesi-egitim-ve-ilkogretim-kurumlari-yonetmeligi/13"><strong>Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Ders yılı süresi ve haftalık ders programı, rehberlik hizmetleri, sosyal etkinlikler ve okul-çevre ilişkileri, kayıt zamanı, kayıt yaşı, nakil, devamsızlığın izlenmesi, ölçme ve değerlendirme, öğretmenler kurulu, öğretmenlerin mesleki çalışmaları, okul müdürünün görev, yetki ve sorumluluğu, öğrencilerden beklenen davranışlar, öğrencilere uygulanacak yaptırımlar, öğrenci sağlığı ve okul güvenliği, derslik donatımı, eğitim araç ve gerecine ilişkin hükümler başta olmak üzere birçok hükümde kapsamlı değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/milli-egitim-bakanligi-okul-oncesi-egitim-ve-ilkogretim-kurumlari-yonetmeligi/13/13/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/ucretli-karayollarinda-yabanci-plakali-araclara-ait-gecis-ucretleri-ve-idari-para-cezalari-ile-1"><strong>Ücretli Karayollarında Yabancı Plakalı Araçlara Ait Geçiş Ücretleri ve İdari Para Cezaları ile Cezaların Tahsiline İlişkin Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Ücretli karayollarında yabancı plakalı araçlara ait geçiş ücretleri ve idari para cezaları ile cezaların tahsiline ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlendi. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/ucretli-karayollarinda-yabanci-plakali-araclara-ait-gecis-ucretleri-ve-idari-para-cezalarinin">Ücretli Karayollarında Yabancı Plakalı Araçlara Ait Geçiş Ücretleri ve İdari Para Cezalarının Tahsiline İlişkin Yönetmelik</a> yürürlükten kaldırıldı.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/maden-yonetmeligi-2/3"><strong>Maden Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Madenlerin gruplandırılması ve rödövans işlemlerine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/maden-yonetmeligi-2/3/3/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/belediye-ve-bagli-kuruluslari-ile-mahalli-idare-birlikleri-norm-kadro-ilke-ve-standartlarina-dair/18"><strong>Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri tasnif cetvelleri, Müfettiş ve mali hizmetler uzmanına ilişkin hükümler ile yönetmelik eklerinde değişikliğe gidildi. Norm fazlası müdür kadrolarına ilişkin ek madde hükümleri düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/belediye-ve-bagli-kuruluslari-ile-mahalli-idare-birlikleri-norm-kadro-ilke-ve-standartlarina-dair/18/18/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/emniyet-teskilati-disiplin-kurullarin-calisma-esas-ve-yontemlerine-iliskin-yonetmelik"><strong>Emniyet Teşkilâtı Disiplin Kurulların Çalışma Esas ve Yöntemlerine İlişkin Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Emniyet Teşkilâtında disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere oluşturulan disiplin kurullarının toplanma, görüşme ve karar verme esas ve yöntemleri ile yetkili disiplin kurullarının oluşturulamaması durumunda uygulanacak kurallar ve bu konulara ilişkin diğer hususların düzenlendiği yönetmelik yürürlükten kaldırıldı.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/vergi-usul-kanunu-genel-tebligi-sira-no-531/4"><strong>Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 531)</strong></a></p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/petrol-piyasasi-kanunu-5015">Petrol Piyasası Kanunu</a> ile <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/sivilastirilmis-petrol-gazlari-lpg-piyasasi-kanunu-ve-elektrik-piyasasi-kanununda-degisiklik">Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun</a> kapsamında lisansa tabi faaliyetlerde bulunanlara ilişkin teminat uygulamasına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/vergi-usul-kanunu-genel-tebligi-sira-no-531/4/4/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/kiymetli-maden-standartlari-ve-rafinerileri-hakkinda-teblig-2023-1/4"><strong>Kıymetli Maden Standartları ve Rafinerileri Hakkında Tebliğ</strong></a></p>
<p>Borsada işlem görecek kıymetli madenlere ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Kıymetli maden takip sistemine ilişkin geçiş hükümleri ihdas edildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/kiymetli-maden-standartlari-ve-rafinerileri-hakkinda-teblig-2023-1/4/4/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/istiraklerdeki-ve-is-ortakliklarindaki-yatirimlara-iliskin-turkiye-muhasebe-standardi-tms-28-3/8"><strong>İştiraklerdeki ve İş Ortaklıklarındaki Yatırımlara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 28) Hakkında Tebliğ</strong></a></p>
<p>Özkaynak yönteminin uygulanmasına ilişkin istisna hükümlerinde değişikliğe gidildi. Değişiklikler, 01.01.2027 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/istiraklerdeki-ve-is-ortakliklarindaki-yatirimlara-iliskin-turkiye-muhasebe-standardi-tms-28-3/8/8/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/bakanlar-kurulu-kararlari/genel-butceye-dahil-daireler-katma-butceli-idareler-doner-sermayeli-kuruluslar-belediyeler-ozel/79"><strong>Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar</strong></a></p>
<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda istihdam edilmek üzere alınacak aile sosyal destek personeli ünvanlı sözleşmeli personele ilişkin sınav şartlarında değişikliğe gidildi. Geçiş hükümleri düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/genel-butceye-dahil-daireler-katma-butceli-idareler-doner-sermayeli-kuruluslar-belediyeler-ozel/79/79/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Lexpera’da Geçen Hafta (18-24 Temmuz 2026)]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 241. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>Ziya Akıncı, Nevzat Birişik (Ed.), <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/tarim-gida-uyusmazliklari-ve-tahkim-9786255878168">Tarım, Gıda Uyuşmazlıkları ve Tahkim</a></p>
<p>Kitapta, tarım ve gıda sektörünün dinamikleri ve bu çerçevedeki hukuki düzenlemeler ele alınmış; sektördeki</p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/lexperada-gecen-hafta-18-24-temmuz-2026/</link><guid isPermaLink="false">6a676e95da1be501af41a087</guid><dc:creator><![CDATA[Göktürk Öcal]]></dc:creator><pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:13:55 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/Lexpera_Update-3.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/Lexpera_Update-3.jpg" alt="Lexpera’da Geçen Hafta (18-24 Temmuz 2026)"><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 241. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>Ziya Akıncı, Nevzat Birişik (Ed.), <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/tarim-gida-uyusmazliklari-ve-tahkim-9786255878168">Tarım, Gıda Uyuşmazlıkları ve Tahkim</a></p>
<p>Kitapta, tarım ve gıda sektörünün dinamikleri ve bu çerçevedeki hukuki düzenlemeler ele alınmış; sektördeki ulusal ve uluslararası ihtilaf çözüm yolları ile İstanbul Tahkim Merkezi’nin (ISTAC) bu sektörde doğan uyuşmazlıkların çözümünde sunduğu avantajlar kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir.</p>
<p>Sibel Özel, Hatice Selin Pürselim (Ed.), <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/milletlerarasi-miras-hukuku-uygulamada-en-cok-karsilasilan-sorunlar-ve-cozum-onerileri-9786258506105">Milletlerarası Miras Hukuku: Uygulamada En Çok Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri</a></p>
<p>Çalışmada yer alan makalelerden bazıları, Mirasa Uygulanacak Hukukun Tayininde İradenin Rolü, Yabancı Gerçek Kişilerin Türkiye’de Miras Yoluyla Taşınmaz Edinimi ve Suriye Vatandaşlarına İlişkin Durum, Mirasın Reddi: Uygulanacak Hukuk, Münhasır Yetki ve Tanıma Davası Tartışmaları, Evlat Edinme İlişkisinin Mirasa Dair Sonuçlarına Uygulanacak Hukuk başlıklarını taşımaktadır.</p>
<p>Mehmet Emin Büyük, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/uluslararasi-adalet-divani-kararlarinin-uluslararasi-hukukun-gelisimine-etkisi-9786255823359">Uluslararası Adalet Divanı Kararlarının Uluslararası Hukukun Gelişimine Etkisi</a></p>
<p>Eserde, Uluslararası Adalet Divanı ve selefinin uluslararası hukukun gelişimine olan etkileri, uluslararası hukukun kaynaklarını esas alan bir yöntemle incelenmiş; teorik ve normatif zeminde teamül hukuku kuralları, hukukun genel ilkeleri ve kurallar arasındaki hiyerarşi meselesi tespit edilmiş; Divan’ın uluslararası hukuka etkisinin görünümleri üzerinde de durulmuştur.</p>
<p>Hüseyin Furkan Orakçı, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/turk-ceza-hukukunda-takdiri-indirim-nedenleri-9786255823335">Türk Ceza Hukukunda Takdiri İndirim Nedenleri</a></p>
<p>Çalışmada, Türk ceza hukukunda takdiri indirim nedenlerine ilişkin teorik çerçeve ortaya konulmuş, cezanın amacına ulaşılmasındaki işlevi değerlendirilmiş, müessesenin tarihsel gelişimi incelenmiş, <a href="https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/7406-turk-ceza-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-31848">Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun</a> kapsamında yapılan değişikliklerin etkisi tartışılmış, doktrin ve mahkeme kararları ışığında müessesenin tatbikinin denetimi gibi hususlar irdelenmiştir.</p>
<p>Tuğçe Akdemir, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/turk-vergi-hukukunda-vergi-ziyai-ve-yaptirimlari-9786255823489">Türk Vergi Hukukunda Vergi Ziyaı ve Yaptırımları</a></p>
<p>Kitapta, vergi ziyaının oluşum koşulları, kabahatin hukuki niteliği, idari yaptırımların dayanakları ve uygulanma süreçleri ile birlikte ceza sorumluluğunu etkileyen özel durumlar ayrıntılı biçimde incelenmiş; ayrıca farklı vergi türleri çerçevesinde vergi ziyaının nasıl ortaya çıktığı ve buna karşılık hangi yaptırımların uygulandığı sistematik bir yaklaşımla analiz edilmiştir.</p>
<p>Hamide Bağçeci, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/devlet-ve-hukumet-sistemleri-9786255823236">Devlet ve Hükümet Sistemleri</a></p>
<p>Eserde, anayasa hukukunun temel kavramlarından biri olan devlet ve hükümet ayrımı, kuramsal yaklaşımlar, tarihsel arka plan ve anayasal çerçeve içinde ele alınmış; üniter, federal ve bölgesel devlet gibi anayasal düzenleniş biçimleri ile siyasal düşünce sistemleri temelinde şekillenen yaklaşımlar irdelenmiş; kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü ve siyasal meşruiyet ilkeleri çerçevesinde yapılandırılan hükümet sistemlerine de yer verilmiştir.</p>
<p>Elif Akıncı, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/urun-sorumluluk-sigortasinda-teminatin-kapsami-turk-alman-ingiliz-ve-amerikan-hukuk-sistemleri">Ürün Sorumluluk Sigortasında Teminatın Kapsamı: Türk, Alman, İngiliz ve Amerikan Hukuk Sistemleri Karşılaştırmalı Olarak</a></p>
<p>Kitapta, ürün sorumluluk sigortası teminatının kapsamı, Türk hukuku ve uygulaması başta olmak üzere Alman, İngiliz ve Amerikan hukuk sistemleri çerçevesinde detaylı bir biçimde incelenmiş; 2024/2853 sayılı Yeni Avrupa Birliği Ürün Sorumluluk Direktifi ve <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/urun-guvenligi-ve-teknik-duzenlemeler-kanunu-7223">Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu</a> ışığında güncel bir değerlendirmede bulunulmuştur.</p>
<p>Bilge Utkan Mersin, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/kambiyo-senetlerinin-zayi-olmasi-ve-iptali-9786255823472">Kambiyo Senetlerinin Zayi Olması ve İptali</a></p>
<p>Çalışmada, bir kıymetli evrak türü olan kambiyo senetlerinin zayi olması halinde iptal edilmesine ilişkin usul ve esaslar incelenmiş; bu sürecin sonucunda verilmesi olası ödeme yasağı, iptal ve iade kararlarının koşul, etki ve sonuçları Türk hukuku bağlamında tartışılmış; doktrin görüşü ve yargı kararları çerçevesinde kambiyo senetlerinin iptaline ilişkin hükümler, teori ve uygulamada ortaya çıkan sorunlar mercek altına alınmıştır.</p>
<p>Buğra Kesici, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/anonim-ortaklik-genel-kurul-kararlarinin-hukumsuzlugu-9786255823366">Anonim Ortaklık Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü</a></p>
<p>Eserde, genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü rejimi genel olarak açıklanmış, genel kurul kararlarının yokluğu hakkında bilgi verilmiş, genel kurul kararlarının butlanı ve iptaline değinilmiş, iptal davası ile ilgili esaslar, ortak hükümler ve mahkeme kararının etkisi üzerinde durulmuştur.</p>
<p>Ebru Demirci, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/halka-acik-olmayan-anonim-sirketlerde-hamiline-yazili-payin-devri-9786255823519">Halka Açık Olmayan Anonim Şirketlerde Hamiline Yazılı Payın Devri</a></p>
<p>Kitapta, hamiline yazılı payların anonim şirketteki yeri incelenerek Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) bildirimleri ile meydana gelen yeni düzenin pay senedinin temel dinamiklerini ne yönde etkilediği ortaya konulmuş; iradi pay devri konusu açıklanarak hamiline yazılı pay senedinin devri bakımından MKK bildiriminin hukuki sonuçları ekseninde yeni düzenin muhtemel sorunları ele alınmış ve çözüm önerileri sunulmuştur.</p>
<p>Hilal Tuğba Al Fayyad, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/tasiyanin-mutlak-sorumsuzluk-sebepleri-9786255823298">Taşıyanın Mutlak Sorumsuzluk Sebepleri</a></p>
<p>Çalışmada, Alman hukuku gerek 2013 deniz ticareti reformu öncesi gerek sonrasındaki dönem bakımından Türk hukukuyla karşılaştırmalı bir incelemeye tabi tutulmuş; taşıyanın mutlak sorumsuzluk sebeplerinin hakkaniyet ve güncelliği sorgulanmış ve <em>de lege ferenda</em> bakımından değerlendirmelerde bulunulmuştur.</p>
<p>Geçen hafta Blog’a yüklenen makaleye aşağıda yer verilmiştir:</p>
<p>Hakan Pekcanıtez, <a href="https://blog.lexpera.com.tr/hukuk-muhakemeleri-kanununun-erozyon-sureci-iii/">Hukuk Muhakemeleri Kanununun Erozyon Süreci III</a></p>
<h3 id="tihat">İçtihat</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:</p>
<table>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 20%"> <b>MAHKEME</b> </td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 30%">
    <b>KARAR SAYISI</b></td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Hukuk)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
2539</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Ceza)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1386</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Danıştay</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
8066</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>TOPLAM</b></td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>11991</b></td></tr>
</table>
<br>
<p>Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na ait karar özellikle dikkati çekmektedir:</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/danistay/iddk-e-2025-2275-k-2026-20-t-7-1-2026">Danıştay İDDK., E. 2025/2275 K. 2026/20 T. 07.01.2026</a></p>
<p>Dava konusu; Çanakkale (...) Limanı işletmecisi olan davacı şirket tarafından, Çanakkale Boğazı’ndan transit geçen gemilere alkollü içki, tütün ve tütün mamulleri satışı yapabilmeleri için izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/gumruksuz-satis-magazalari-yonetmeligi-1">Gümrüksüz Satış Mağazaları Yönetmeliği</a>’nin 4. maddesinin 4. fıkrası, 5. maddesinin 1. fıkrası, <a href="https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/gumruksuz-satis-magazalari-yonetmeliginde-degisiklik-yapilmasina-dair-yonetmelik-30332-1">Gümrüksüz Satış Mağazaları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</a>’le değişik 2. ve 4. fıkrası, 7. maddesi ve yine aynı yönetmelikle değişik 9. fıkrasının iptali istemine ilişkindir.</p>
<p>İlgili Danıştay Dairesi tarafından; Gümrüksüz Satış Mağazaları Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “gemilere satış mağazası açılmasına izin verilebilir.” ibaresinin ve 7. maddesinin, değişik 9. fıkrasının gemilere satış mağazası açılacak Türk boğazları ile limanların ilgili kısmı üzerinde hak sahibi olan özel hukuk tüzel kişileri yönünden eksik düzenleme içermeleri nedeniyle iptaline; davacı şirket tarafından Çanakkale Boğazı’ndan transit geçen gemilere alkollü içki, tütün ve tütün mamulleri satışı yapabilmeleri için izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline; dava konusu yönetmeliğin 4. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “gemilere satış mağazası açılmasına izin verilebilir.” ibaresi dışında kalan kısımları ile 5. maddesinin 1. fıkrasının, değişik 2. fıkrasının ve 4. fıkrasının iptali istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.</p>
<p>Davacı tarafından, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/gumruk-kanunu-4458/30">Gümrük Kanunu</a> ile <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/bakanlar-kurulu-kararlari/4458-sayili-gumruk-kanununun-bazi-maddelerinin-uygulanmasi-hakkinda-karar-2009-15481">Gümrük Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar</a>’da mağaza sayısını kısıtlayıcı bir kural yer almadığı gibi idareye mağaza sayısını kısıtlama konusunda yetki verilmediği, tek işleticinin süresinin sınırsız olarak uzatılabileceği ve bu durumun hakkaniyete aykırı olduğu, kendilerinin liman işletmesi ihalesini aldıkları tarihte dava konusu yönetmelik düzenlemelerinin bulunmadığı, aleyhlerine düzenlemeler içeren yönetmelik maddelerinin tekelleşmenin önünü açtığı ileri sürülmüştür.</p>
<p>Davalı idare tarafından, davacının başvurusunun C tipi antrepo açma başvurusu olduğu ve uygulanacak yönetmeliğin <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/gumruk-yonetmeligi-2">Gümrük Yönetmeliği</a> olduğu, antrepo açma başvurusu sonuçlandıktan sonra Gümrük Kanunu’nun 176. ve Gümrük Yönetmeliği’nin 476. maddeleri uyarınca işlemlerin yürütülmesi gerektiği ileri sürülmüş; Danıştay Dairesi tarafından verilen davanın kısmen reddi yolundaki kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir.</p>
<p>Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu; ilgili mevzuat ışığında yaptığı kapsamlı hukuki değerlendirme sonucunda, davacının, imzaladığı yap-işlet-devret sözleşmesinde lehine bir hüküm olduğundan ve salt liman işletmecisi olduğundan bahisle hak sahibi olduğuna ilişkin ya da limanda bulunan mağaza yeri üzerinde işletici/ alt işletici/ kiracı/ alt kiracı sıfatlarını taşıdığı yolunda bir iddia ileri sürmediği ve dosyada buna ilişkin bir bilgi ve belgenin de mevcut olmadığı dikkate alındığında, davacının başvurusunun reddine ilişkin bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Daire kararının redde ilişkin kısmının onanmasına ve iptale ilişkin kısmının bozulmasına oybirliği ile hükmetmiştir.</p>
<h3 id="mevzuat">Mevzuat</h3>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/sigortacilik-destek-hizmetleri-hakkinda-yonetmelik/2"><strong>Sigortacılık Destek Hizmetleri Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Yönetmelikte geçen tanımlar, hizmet alımına ilişkin genel esaslar, destek hizmeti sağlayıcılarında aranan şartlar ve çalışma esaslarına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Hasar yönetim hizmeti ve asistans hizmeti sağlayıcılarına ilişkin çalışma usul ve esasları, hasar araştırmacılarına ilişkin çalışma usul ve esasları ile mevcut sağlayıcılar ve hasar araştırmacılarına ilişkin hükümler düzenlendi. Yönetmelik hükümlerini, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/sigortacilik-destek-hizmetleri-hakkinda-yonetmelik/2/2/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/isyerlerinde-isin-durdurulmasina-dair-yonetmelik/3"><strong>İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Yönetmelikte geçen tanımlar ile yönetmeliğin 1 numaralı ekinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/isyerlerinde-isin-durdurulmasina-dair-yonetmelik/3/3/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/maden-isyerlerinde-is-sagligi-ve-guvenligi-yonetmeligi/6"><strong>Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Yönetmelikte geçen tanımlar ile yönetmeliğin 3 numaralı ekinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/maden-isyerlerinde-is-sagligi-ve-guvenligi-yonetmeligi/6/6/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/ruzgar-ve-gunes-enerjisine-dayali-elektrik-uretim-tesislerinin-imar-ve-ruhsat-islemlerine-iliskin-1"><strong>Rüzgâr ve Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesislerinin İmar ve Ruhsat İşlemlerine İlişkin Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Ön lisans veya üretim lisansı bulunan rüzgâr veya güneş enerji santrallerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülen imar planı onayı ve parselasyon planı onayı, yapı ruhsatı düzenlenmesi, yapı kullanma izin belgesi verilmesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi işlemlerinde uygulanacak usul ve esasların belirlendiği yönetmelik yürürlüğe girdi.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/hayvansal-gidalar-icin-ozel-hijyen-kurallari-yonetmeligi/9"><strong>Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Kesimhaneler için gerekliliklere ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Değişiklikler, 01.01.2027 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/hayvansal-gidalar-icin-ozel-hijyen-kurallari-yonetmeligi/9/9/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/hayvan-hastaliklarinda-tazminat-yonetmeligi-2013-28579-0/11"><strong>Hayvan Hastalıklarında Tazminat Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Tazminat verilecek hastalıklara ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/hayvan-hastaliklarinda-tazminat-yonetmeligi-2013-28579-0/11/11/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/turk-muhendis-ve-mimar-odalari-birligi-tmmob-ana-yonetmeligi/6"><strong>Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ana Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Aday göstermeye ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/turk-muhendis-ve-mimar-odalari-birligi-tmmob-ana-yonetmeligi/6/6/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/cevresel-etki-degerlendirmesi-yeterlik-belgesi-tebligi-1/2"><strong>Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği</strong></a></p>
<p>ÇED yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler ve önceki yeterlik belgeleri düzenlemelerine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/cevresel-etki-degerlendirmesi-yeterlik-belgesi-tebligi-1/2/2/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Hukuk Muhakemeleri Kanununun Erozyon Süreci III]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><h3 id="giri">Giriş</h3>
<p>Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilen ve 12. Yargı Paketi olarak bilinen, Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Adalet Komisyonunda kabul edilen belirsiz alacak davasının kaldırılması, kısmi davaya ilişkin 147 nci maddeye dördüncü fıkra eklenmesi ve duruşma aralıklarının üç ayı geçmeyecek şekilde</p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/hukuk-muhakemeleri-kanununun-erozyon-sureci-iii/</link><guid isPermaLink="false">6a5f47201715cd01ae8f8a9f</guid><category><![CDATA[Hukuk Muhakemeleri Kanunu]]></category><category><![CDATA[kanun taslağı]]></category><category><![CDATA[12. yargı paketi]]></category><category><![CDATA[ön inceleme]]></category><category><![CDATA[davaların birleştirilmesi]]></category><category><![CDATA[temyiz sınırı]]></category><category><![CDATA[belirsiz alacak davası]]></category><category><![CDATA[kısmi dava]]></category><dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez]]></dc:creator><pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:43:23 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/733087.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><h3 id="giri">Giriş</h3>
<img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/733087.png" alt="Hukuk Muhakemeleri Kanununun Erozyon Süreci III"><p>Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilen ve 12. Yargı Paketi olarak bilinen, Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Adalet Komisyonunda kabul edilen belirsiz alacak davasının kaldırılması, kısmi davaya ilişkin 147 nci maddeye dördüncü fıkra eklenmesi ve duruşma aralıklarının üç ayı geçmeyecek şekilde yapılan değişiklikleri <a href="https://blog.lexpera.com.tr/hukuk-muhakemeleri-kanununun-erozyon-sureci-ii/">daha önce</a> değerlendirmiştik<sup class="footnote-ref"><a href="#fn1" id="fnref1">[1]</a></sup>. Bu yazımızda 6100 sayılı <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>nun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-149">149 ncu maddesi</a>ne dördüncü fıkranın eklenmesi; <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-166">166 ncı madde</a>nin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin değiştirilmesi; <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-168">168 nci madde</a>nin değiştirilmesi ve <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-362">362 nci madde</a>ye bir fıkra eklenmesi ile <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-371">371 nci madde</a>ye yine fıkra eklenmesi ne ilişkin değişiklikleri değerlendireceğiz. Son olarak bu yeni hükümlerin zaman itibariye uygulanmasının belirlemeye çalışacağız.</p>
<p>Bu yazının tamamlandığı sırada, incelediğimiz Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek bir maddesi dışında kabul edilmişse de henüz Resmi Gazetede yayımlanmamış ve dolayısıyla yürürlüğe girmemiştir.</p>
<h3 id="1nncelemedurumasnnsesvegrntyoluylayaplabilmesi">1. Ön İnceleme Duruşmasının Ses ve Görüntü Yoluyla Yapılabilmesi</h3>
<p>Bilindiği gibi <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>nun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-149">149 ncu maddesi</a>nde <a href="https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/hukuk-muhakemeleri-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-31199-7251-1">7251 sayılı Kanun</a>la yapılan değişiklikle, ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla tarafların bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usûl işlemleri yapılabilmesine, önceki düzenlemeden daha geniş biçimde izin verilmişti. Son yapılan değişikliğe göre, tarafların anlaşması olmasa da, hâkim taraflardan birisinin talebi üzerine duruşmaların ses ve görüntü aktarılması yolu ile gerçekleşmesine izin verebilmektedir (<a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-149">HMK m.149/1</a>). Yine hâkim talep üzerine veya kendiliğinden, tanığın, bilirkişinin veya uzmanın ses ve görüntü nakli yoluyla bulunduğu yerden dinlenilmesine karar verebilir (<a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-149">HMK m.149/2</a>). Hâkim tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde de ses ve görüntü yoluyla dinlenmelerine resen karar verebilir (<a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-149">HMK m.149</a>).</p>
<p>Son kanun teklifi ile bu maddeye eklenen dördüncü fıkraya göre;</p>
<p>“(4) <em>Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında, 154 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde belirtilen ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma hâlleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmaz.</em>”</p>
<p>Bu düzenlemenin gerekçesine göre:</p>
<p>“ <em>Düzenlemeyle, ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında,</em> <strong><em>ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma hâlleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı</em></strong> <em>belirtilmektedir. 6100 sayılı Kanunun 154 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında duruşma tutanağında mutlaka yer alması gereken hususlar düzenlenmiş olup, fıkranın (ç) bendinde ikrarın, yeminin edasının, davanın geri alınmasına muvafakatin, davadan feragatin, davayı kabule ilişkin beyanlar ile sulh müzakereleri ve sonucunun taraflarca imza edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.</em> <strong><em>İmza alınmasını gerektiren söz konusu zorunluluklar hariç olmak üzere</em></strong> <em>taraf vekillerinin ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmalara katılabilecekleri açıkça düzenlenmektedir. Böylelikle fiziksel engeller veya coğrafi uzaklık nedeniyle</em> <strong><em>mahkemeye erişimde zorluk yaşayan kişilerin yargılamaya etkin katılımı sağlanarak, adil yargılanma hakkı kapsamında</em></strong> <em>yer alan mahkemeye erişim hakkı güçlendirilmektedir”.</em></p>
<p>Bu maddenin asıl amacı, ön inceleme duruşmasının, tarafların bulunduğu yerden ses ve görüntü yoluyla katılabilmesi sağlanarak yapılabilmesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-140">140. maddesi</a>nin üçüncü fıkrası ile <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/bolge-adliye-ve-adli-yargi-ilk-derece-mahkemeleri-ile-cumhuriyet-bassavciliklari-idari-ve-yazi">Adli Yargı Yönetmeliği</a>nin <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/bolge-adliye-ve-adli-yargi-ilk-derece-mahkemeleri-ile-cumhuriyet-bassavciliklari-idari-ve-yazi/madde-201">201 nci maddesi</a>ne göre, tarafların ön inceleme tutanağını elle imzalamaları zorunluğunun, belli işlemler ayrık olmak üzere kaldırılarak, ön inceleme duruşmasının ses ve görüntü nakli yolu ile yapılması sağlanmak istenmiştir. Uygulamada ön inceleme tutanağının duruşmasında hazır bulunan taraflarca imzalaması aranmaktadır. Yeni getirilen düzenleme ile sulh, ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma halleri için elle atılan imza zorunluğu kabul edilerek, bu haller dışında ön inceleme duruşmasının ses ve görüntü nakli yoluyla yapılabilmesi mümkün hale getirilmiştir.</p>
<p>Gerekçede de belirtildiğine göre, böylelikle fiziksel engeller ya da coğrafi nedenlerle mahkemeye erişimde zorluk yaşayan kişilerin yargılamaya katılması sağlanmak istenmiştir. Yine gerekçeye göre bu şekilde etkin katılımın sağlanması ve adil yargılanma hakkının korunması gerçekleştirilmek amaçlanmıştır.</p>
<p>Öncelikle belirtmeliyim ki bu yöndeki düzenleme, uygulamada ön inceleme duruşmasının amacına uygun yapılamamasının bir sonucudur. Bunun pek çok sebebi olmakla birlikte, dosya sayısının fazla oluşu, duruşmaların mümkün olduğu kadar kısa sürede bitirilmek istenmesi, tarafların ve hâkimin ön inceleme duruşmasına her zaman dosya hakkında bilgi sahibi olmadan çıkması, ön inceleme duruşmasını tamamlanması gereken bir formalite olmaktan öte götürmemiştir. Hatta <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>nun yürürlüğe girdiği yıllarda ön inceleme yapılmadan tahkikatın yürütülmesi girişimleri içtihatlar yoluyla önlendikten sonra, genellikle önceden hazırlanmış olan ön inceleme tutanaklarının kopyalanıp yapıştırılarak, ön inceleme duruşması adeta geçiştirilmiştir. Ön inceleme aşamasında gerçekleştirilmesi gereken, tarafların sulha teşvik edilmesi lâf olsun diye bir soru ile geçiştirildikten sonra, yine tarafların anlaştıkları ya da anlaşamadıkları hususlar belirlenmeden, duruşma beş on dakika içinde tamamlanmaktadır. Elbette bu şekilde gerçekleştirilen ön inceleme duruşması tahkikatın bundan sonraki aşamasına hiçbir olumlu katkı sağlamamaktadır. Bu durum ise ön incelemenin gereksiz olduğu biçiminde anlaşılarak, tarafların bizzat duruşmaya katılmasına da gerek olmadığı sonucuna ulaşmaya neden olmuştur. Böyle olunca zaten bir yarar sağlamayan ön inceleme duruşmasına tarafların veya vekillerinin bizzat katılmasının gerekli olmadığı düşünülmüş olabilir. Halbuki ön inceleme duruşması, dava şartlarının ve varsa ilk itirazların incelenmesi bakımından da son derece önemlidir. Bu yapılmadığı için yıllar sonra görevsizlik veya yetkisizlik kararları verilebilmektedir. Yine dava takip yetkisi, vekâlet ehliyeti, dava ehliyeti gibi ön inceleme aşamasında incelenerek karar bağlanması gereken dava şartları incelenmeden tahkikata geçilebilmektedir. Hatta dava şartlarının hâkim tarafından her zaman incelenebileceği gerekçe gösterilerek, ön inceleme aşamasında inceleme yapılamamaktadır.</p>
<p>Ön inceleme aşamasında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun belirlenmesi, sunulan deliller ile incelenmesi bakımından da son derece önemlidir. Bu konuda da bir belirleme yapılmadığından, uyuşmazlığın çözümü ile ilgisi olmayan deliller tahkikat aşamasında incelenebilmekte ve gereksiz tartışmalar yüzünde zaman kaybı yaşanmaktadır. Basit bir örnek vermek gerekirse, davalının dava takip yetkisinin olmadığı usule uygun biçimde ileri sürüldüğü halde, bunun daha sonra inceleneceğine karar verilebilmektedir. Hal böyle iken ön inceleme duruşmalarının ses ve görüntü nakli yolu ile gerçekleştirilmesi asıl sorunların çözümüne nasıl bir katkı sağlayabilecektir? Bu yeni getirilen düzenleme adeta ön inceleme duruşmasının uygulamada gereği gibi yapılamaması kabullenilerek, bu duruma çözüm bulunamamasının sonucudur. Böylelikle ön inceleme duruşmalarının amacına uygun olmayan biçimde geçiştirilmesine katkı sağlanmış olacaktır. Bu aşamanın, taraflar ve vekillerinin yüz yüze tartışarak değerlendirilmesi ile çözümü yerine, sadece tarafların söylediklerinin duruşma tutanağına geçirilerek tamamlanması ve şablon biçiminde hazır olan duruşma tutanağının yapıştırılması sonucunu doğuracaktır. Bu uygulama devam ettiği sürece, yani ön inceleme duruşması amacına uygun biçimde gerçekleştirilemezse, bunun sonucu olarak ön inceleme duruşmasının aslında gereksiz olduğu sonucuna varılarak kaldırılması gündeme gelebilecek ve muhtemelen gelecek bir yargı paketinde ya da paketlerinden birisinde kaldırılması yoluna gidilebilecektir.</p>
<p>Bu maddede yapılan değişiklikle ses ve görüntü nakli yoluyla gerçekleştirilen ön inceleme duruşmasında ikrar söz konusu olur, davadan feragat edilir, dava kabul edilir ya da taraflar sulh olursa, duruşma sonunda tutulan tutanağın taraf ya da taraflarca elle imzalanması gerekecektir. Peki ses ve görüntü nakli yolu ile yapılan ön inceleme duruşmasına karar veren hâkim, o duruşmada elle atılması gereken işlemlerin yapılacağını önceden bilecek midir? Hâkimin önceden bunu bilmesi mümkün olmadığı halde, ses ve görüntü nakli yolu ile duruşmanın yapılmasına karar vermesi mümkün olacaktır. Eğer taraflar sulh olursa, tutanağı elle imzalamaları gerekecek ve bunun için bir zaman kaybedilecektir. Ancak bu ihtimalin uygulamada çok az olduğu öngörülerek bu imzaların sonradan tamamlanmasının daha pratik olacağı söylenebilir. Çünkü tarafların sulh olmaları konusunda da uygulamada bir çaba sarf edilmemekte, sadece tutanağa geçirilmek için bu aşama, şeklen yerine getirilmiş gibi gösterilmektedir.</p>
<p>Bu maddenin gerekçesinde yer verilen, tarafların bulundukları yerden duruşmaya katılması gerçekten yargılamaya etkin katılımı ve adil yargılanma hakkının bir gereği midir? Eğer bu açıdan bakılırsa, mahkemelerin yetkisine ilişkin düzenlemelerin ve genel kurala göre davanın davalının bulunduğu yerde açılmasının bu düşünceyle nasıl bağdaştığının da sorgulanması gerekir. Yine tarafın bulunduğu yerden duruşmaya katılmak zorunda oluşu, adil yargılanma hakkı ile nasıl ilgilendirilebilmektedir?</p>
<p>Kanunlarımızda yer alan hükümlerin amacına uygun biçimde uygulanamaması üzerine, bu konudaki sorunların giderilerek doğru uygulamanın sağlanması yerine, bu maddelerin mevcut kanundan çıkarılarak yargının hızlanacağını ve yargıdaki gecikmelerin giderileceğini düşünülmek kabul edilebilir bir çözüm değildir. Bugüne kadar yapılan girişimler, bu tür çabalar hiç bir olumlu sonuç vermemiştir. Bu konuda o kadar başarısız girişimler olmasına rağmen halen bu yönde ısrar edilmesi anlaşılabilir değildir.</p>
<p>Zaman zaman kanunlarından, uygulamalarından yararlandığımız, hatta tercüme edilerek kanunlarımıza aldığımız, Almanya, İsviçre ve Avusturya hukukunda da ön inceleme karşılığı hazırlık duruşmaları mevcuttur (Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. <strong><em>Dırenisa,</em></strong> <em>E., <a href="https://www.onikilevha.com.tr/yayin/2060/medeni-yargilamada-oen-inceleme-asamasi">Medenî Yargılamada Ön İnceleme Aşaması</a>, İstanbul 2021, s. 65 vd.</em>). Bu ülkelerde duruşmaların gereği gibi uygulanması sağlanırken, ses ve görüntü yolu ile yapılması ve bu şekilde etkin katılımın ve adil yargılamanın gerçekleşmesi gibi bir düşünce ortaya atılmamıştır. Yapılması gereken, mevcut kanun hükümlerinin amacına uygun biçimde uygulanmasını sağlamak ve bunun önündeki engelleri, bilgi eksikliğinin ortadan kaldırmaktır. Bunun yerine en kolay olanı, o maddeyi kaldırmak olabilecektir. Bu adeta acemi tamircinin söktüğü parçaları yeniden monte ederken, bazı parçaların yerlerini doğru tespit edememesi üzerine, bu parçaları gereksiz görerek monte etmekten kaçınmasına ve bu parçaların gereksiz olduğunu söylemesine benzemektedir.</p>
<h3 id="2davalarnbirletirilmesinelikinkararnkesinlemesindensonrabalaycolmas">2. Davaların Birleştirilmesine İlişkin Kararın Kesinleşmesinden Sonra Bağlayıcı Olması</h3>
<p><strong>MADDE 24-</strong> 6100 sayılı Kanunun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-166">166 ncı maddesi</a>nin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>
<p>“ <em>İlk davanın açıldığı mahkeme birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.</em>”</p>
<p>Bu değişikliğin Gerekçesine göre:</p>
<p>“<em>Anayasa Mahkemesinin 17/6/2025 tarihli ve E: 2024/237, K: 2025/137 sayılı <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-2024-237-k-2025-137-t-17-6-2025">kararıyla</a>, maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.” ibaresi iptal edilmiş ve iptal kararı 25/9/2025 tarihli ve 33028 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.</em></p>
<p><em>Anayasa Mahkemesi; aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki mahkemeler arasında verilen birleştirme kararının ilk davanın açıldığı mahkemeyi bağlamasına ilişkin kuralı</em></p>
<p><em>kanuni hâkim ilkesine aykırı bularak iptal etmiştir.</em></p>
<p><em>Yapılan düzenlemeyle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesini de karşılayacak bir biçimde ikinci davanın açıldığı mahkemece verilen birleştirme kararının ancak kesinleşmesiyle birlikte ilk davanın açıldığı mahkemeyi bağlayacağı hüküm altına alınmaktadır. Teklifle, Kanunun 168 inci maddesinde yapılması öngörülen değişiklikle bu maddede yapılan değişiklikle uyumlu olacak şekilde aynı yargı çevresinde bulunan aynı düzey ve sıfattaki mahkemeler arasında verilen birleştirme kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıkça düzenlenmektedir. Her iki değişiklik birlikte değerlendirildiğinde bu konuda verilen kararlara karşı esas hükümle birlikte istinaf kanun yoluna başvurulma zorunluluğu olmaksızın birleştirme kararına karşı müstakilen istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir”.</em></p>
<p>Bilindiği gibi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-166">166. maddesi</a>nde davaların birleştirilmesi düzenlenmiştir. 166. maddenin ilk fıkrasının son cümlesine göre;</p>
<p>“<em>Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar”</em> biçimindedir.</p>
<p>Bu hükme karşı Anayasa Mahkemesine başvurulmuş ve Anayasa Mahkemesi birleştirme kararının hâkimi bağlayıcı olmasını Anayasaya aykırı <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-2024-237-k-2025-137-t-17-6-2025">bulmuştur</a>. Anayasa Mahkemesi birleştirme kararının bağlayıcı olmasının, bu konuda keyfi karar verilmesi halinde bir denetimin öngörülmemiş olması, hukuka aykırı biçimde birleştirme kararı verilebileceği, birleştirme kararı ile bağlı olan mahkemenin bu konuda davaların ayrılmasına karar verebilirse de bu mahkemenin kendisine birleştirilme kararı ile gönderilen davaya bakmak zorunda bırakılmasının kanuni hâkim güvencesine aykırı olduğu gerekçesi ile vermiştir. Maddede yapılan değişiklik, Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda olmuştur. Bu değişiklikten sonra birleştirme kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek ve bu karar kanun yolu denetiminden geçtikten sonra birleştirilen mahkemeyi bağlayacaktır.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi kararların uymak hâkimler için bir zorunluluktur. Keza kanun koyucu da Anayasa Mahkemesinin anayasaya aykırı bularak iptal ettiği hükümlere uygun düzenleme yapmalıdır. Bu açıdan yapılan düzenlemenin yasama organı bakımından bir zorunluluk olduğu bir gerçektir.</p>
<p>Hukukumuzda davaların birleştirilmesi gibi usulî nitelikteki nihai kararlara karşı özel bir hukuki çare ya da kanun yolu öngörülmediğinden, birleştirme kararına karşı kanun yoluna başvurusu imkânı uygulamada davaların gecikmesine sebep olabilecektir. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen hükümde hâkimin birleştirme kararı ile bağlı olacağının kabulü de bu düşüncenin sonucudur. Yeni düzenlemeden sonra başvurulacak istinaf incelemesinin yaklaşık bir yıl kadar sürmesi düşünürse, bu düzenlemenin anayasaya aykırılığı ortadan kaldırırken, başka bir soruna sebep olduğu açıktır. Bu konuda olması gereken, bu tür ara kararı ya da usulî nitelikteki nihai kararlara karşı daha kısa sürede çözümlenebilecek hukuki çarelerin tartışılarak kabul edilmesi olabilir.</p>
<h3 id="3birletirmekararnakarsadecestinafyolunabavurulabilir">3. Birleştirme Kararına Karşı sadece İstinaf Yoluna Başvurulabilir</h3>
<p><strong>MADDE 25-</strong> 6100 sayılı Kanunun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-168">168 inci madde</a>si aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>
<p>“<em>MADDE 168- (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilir.</em></p>
<p><em>(2) İlk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez</em>.”</p>
<p>Maddenin Gerekçesi şu şekildedir:</p>
<p><strong>“</strong> <em>Maddeyle 6100 sayılı Kanunun 168 inci maddesinde değişiklik yapmak suretiyle Teklifle Kanunun 166 ncı maddesinde yapılması öngörülen değişikliğe uyum sağlanması amaçlanmaktadır.</em></p>
<p><em>Düzenlemeyle, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki mahkemeler arasında verilen birleştirme kararına karşı esas hükmün verilmesi beklenmeksizin müstakilen istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıkça hüküm altına alınmaktadır. Yapılan bu değişiklikle birlikte, maddenin mevcut diğer hükümleri bakımından bir değişiklik öngörülmemektedir”.</em></p>
<p>Bu madde <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-166">166 ncı madde</a>nin birinci fıkrasında yapılan değişikliğin tamamlayıcısı olarak kabul edilmiş ve böylelikle birleştirme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. Mevcut hükümde birleştirme veya ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna ancak esas hükümle birlikte başvurulabilmesi kabul edilmişken, maddede yapılan değişiklikle, esas hükme gerek olmaksızın birleştirme kararları hakkında istinaf yoluna başvurulabileceği kabul edilmiştir.</p>
<p>Maddenin ikinci fıkrasında, ilk derece mahkemelerinin ayırma kararına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemelerinin ayırma kararına karşı temyiz yoluna esas hükümle birlikte başvurulabileceği tekrarlanmış ve ayrıca bu kararların esastan incelenmesinde tek başına kararın kaldırılması ya da bozma sebebi teşkil etmediği tekrarlanmıştır.</p>
<p>Bu madde için de mahkemelerin ara kararları ile usuli nitelikteki nihai kararlarına karşı istinaf ya da temyiz yerine daha kısa sürede sonuçlanabilecek ve usul ekonomisine de daha uygun hukuki çarelerin düşünülmesi gerektiği görüşündeyim. Bu konuda Alman hukukundaki gibi istinaf aşamasında çok daha kısa sürede sonuçlanabilecek “acele istinaf” gibi bir hukuki çare düşünülebilir (Bu konuda görevsizlik kararı hakkında bu yönde öneri hakkında bkz. Özekes, <a href="https://www.onikilevha.com.tr/yayin/3331/pekcanitez-usul-medeni-usul-hukuku-5-cilt">Pekcanıtez Usul</a>, III, s.2157; Aslan, A.Ç., <a href="https://www.onikilevha.com.tr/yayin/2478/medeni-usul-hukukunda-goerev">Medenî Usûl Hukukunda Görev</a>, 2022, İstanbul, s. 697 vd.).</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-168">168 nci madde</a>ye eklenen ikinci fıkra ile ilk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna tek başına gidilemeyecektir. Benzer şekilde bölge adliye mahkemelerinin verdiği ayırma kararlarına karşı da ancak esas hükümle birlikte temyiz yoluna başvurulabilecektir. Ancak her iki halde de bu konudaki aykırılık tek başına istinaf aşamasında kararın kaldırılması ya da temyiz aşaması sonunda bozma kararı verilmesine sebep olmaz. Bu başvuru sonunda esas hakkında karar kaldırılır ya da bozulursa, bu durumda ayırma kararının aykırılığı dikkate alınarak bu sebeple de hüküm kaldırılır ya da bozulabilir.</p>
<p>Bu fıkra hükmü, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>nun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-168">168 nci maddesi</a>nde, davaların birleştirilmesi ve ayrılmasına ilişkin kararlar için ortak düzenlenmişti. Yeni düzenleme ile birleştirme kararlarına karşı bağımsız biçimde kanun yoluna başvurulabilirken, ayırma kararları için <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-168">168 nci madde</a>deki gibi, esas hükümle birlikte kanun yoluna başvuru kabul edilmiş ve bu hususun tek başına hükmün kaldırılması ya da bozulması sebebi sayılmayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle ayırma kararları için mevcut durum önceki düzenlemeden farklı olmayıp, mevcut düzenleme korunmuştur.</p>
<h3 id="4stinafmahkemesininlkderecemahkemesikararnkaldrarakyenidenverdiikararakartemyizsnr">4. İstinaf Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi Kararını Kaldırarak Yeniden Verdiği Karara Karşı Temyiz Sınırı</h3>
<p><strong>MADDE 26</strong>- 6100 sayılı Kanunun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-362">362 nci madde</a>sine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>
<p>“<em>(3) Bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen karar, miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen parasal sınırın üzerinde olması halinde temyiz edilebilir. Bu kararın, miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen parasal sınırı geçmemesi halinde temyiz yoluna başvurulamaz.</em>”</p>
<p>Maddenin Gerekçesine göre:</p>
<p><strong>“</strong><em>Anayasa Mahkemesinin 26/2/2026 tarihli ve E: 2026/49, K: 2026/48 sayılı kararıyla, maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali” yönünden iptaline karar verilmiştir. Karar, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte yürürlüğe girmiştir.</em></p>
<p><em>Anayasa Mahkemesi söz konusu kuralı; istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve işin esası hakkında yeni bir karar verilmesi hâlinde istinaf mahkemesinin ilk elden verdiği bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamamasını hükmün denetlenmesini talep etme hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirdiği gerekçesiyle hak arama hürriyetine aykırı bulmuştur.</em></p>
<p><em>Maddeye eklenen fıkrayla, istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararların, miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasındaki parasal sınırın üzerinde olması halinde bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği açıkça düzenlenmektedir. Söz konusu hükümle, istinaf mahkemelerince kaldırma kararı sonrası yeniden verilen kararlar bakımından taraflara hükmün denetlenmesini talep etme hakkı getirilmektedir. Ayrıca, söz konusu karar miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasındaki parasal sınırı geçmemesi halinde temyiz yoluna başvurulamayacaktır. Böylelikle, bölge adliye mahkemelerinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul etmesi nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak yeniden esas hakkında verdiği kararlara karşı ilk derece mahkemeleri için geçerli olan kesinlik sınırı dikkate alınmak suretiyle temyiz kanun yoluna başvurulabileceği açıkça düzenlenerek, adil yargılanma hakkının daha etkin bir şekilde hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır.</em></p>
<p>Hukuk Muhakemeleri Kanunun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-362">362 nci madde</a>si temyiz edilebilen istinaf mahkemesi kararları hakkındadır. Bu madde de istinaf mahkemelerinin hangi kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. Bu maddenin üçüncü fıkrasına eklenen fıkra ile istinaf mahkemelerinin ilk derece mahkemesinin verildiği kararı kaldırarak yeniden vermiş olduğu kararın temyizine ilişkin düzenleme yapılmıştır.</p>
<p>Eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ettiği yönünde yapılmış olan yeni bir düzenlemedir. Bu düzenleme ile istinaf aşamasında ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde, temyiz kanun yoluna başvurabilmek için kesinlik sınırı, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-341">341. madde</a>nin ikinci fıkrasına göre belirlenecektir. Bu fıkraya göre, temyiz sınırında, ilk derece mahkemesinin kararlarına karşı başvuru aşamasındaki temyiz sınırı uygulanacaktır. Başka bir ifade ile bu karar ilk derece mahkemesi tarafından verilmiş olsaydı miktar veya değer bakımından hangi tutar esas alınacaksa, buna göre kesinlik sınırı belirlenecektir. Yine manevi tazminat davaların verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulabilecektir. Bu iki düzenlemeye göre, ilk derece mahkemeleri bakımında geçerli olan istinaf sınırı, istinaf mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak kendisinin vermiş olduğu karara karşı temyiz yoluna başvuru içinde uygulanacaktır.</p>
<h3 id="5lkderecemahkemelerininvermiolduugrevsizlikyadayetkisizlikkararlartemyizaamasndabozmasebebisaylmayacaktrbumaddeteklifitrkiyebykmilletmeclisindekabuledilmemitir">5. İlk Derece Mahkemelerinin Vermiş Olduğu Görevsizlik ya da Yetkisizlik Kararları Temyiz Aşamasında Bozma Sebebi Sayılmayacaktır (Bu Madde Teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisinde Kabul Edilmemiştir!)</h3>
<p><strong>MADDE 27-</strong> 6100 sayılı Kanunun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-371">371 inci madde</a>sine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>
<p>“(<em>2) Bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilemez.”</em></p>
<p>Maddenin Gerekçesine göre;</p>
<p>“ <em>Düzenlemeyle, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle Yargıtay’ın bozma kararı veremeyeceği açıkça hüküm altına alınmaktadır. İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlar görev ve yetki de dâhil olmak üzere bölge adliye mahkemelerince incelenmektedir. Bu konuda bir aykırılık varsa bölge adliye mahkemeleri istinaf incelemesi aşamasında bu aykırılığı giderebilmektedir. İstinaf aşamasından sonra temyiz incelemesinde görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle bozma kararı verilmesi davaların uzamasına neden olmaktadır. Düzenleme, davaların uzamasının önüne geçilerek yargılamaların makul sürede sonuçlanmasına katkı sağlayacaktır. Böylelikle, makul sürede yargılanma hakkının daha etkin bir şekilde hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır. Belirtmek gerekir ki, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar bakımından görev veya yetki nedeniyle bozma kararı verilebilecektir”.</em></p>
<p>Bu madde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilmemekle birlikte, Kanun Teklifi esas alınarak değerlendirilecektir.</p>
<p>Bu maddenin asıl gerekçesi, Yargıtay’ın temyiz incelemesi aşamasında halâ görev ve yetki sebebiyle bozma kararı vermek zorunda kalmasıdır. Bunun en önemli sebebi ise, ön inceleme aşamasında görev ve yetki konusunun titizlikle ve dikkatlice incelenmeden kabul veya reddedilmesidir. İkincisi ise, özel mahkemelerin görevi hakkında uygulamada uzun yıllar tereddüt yaşanmasıdır. Bilindiği gibi yeni kurulan özel mahkemeler fikri haklar, aile ve deniz ihtisas mahkemelerinde görülecek davalar hakkında mevcut davalar bakımından tüm tereddütleri ortadan kaldıracak, zaman itibariyle uygulama maddesi konulmadığından, yıllarca bu davaların hangi mahkemede görüleceği hakkında tereddütler yaşanmıştır.</p>
<p>Kamu düzenine aykırılık olarak kabul edilen görev ve kamu düzeni amacıyla kabul edilmiş olan kesin yetki kurallarına aykırılık, artık temyiz incelemesinde dikkate alınmayacak, adeta görmezden gelinecektir. Böylelikle temyiz aşamasında verilen kararların, görev ya da yetki sebebiyle bozulması halinde yargılamanın uzaması ve makul süre içinde tamamlanamaması önlenmiş olacaktır. Görev ve yetki konusundaki bu duyarlılık, görev ve yetki kuralarına aykırılığın uygulamada temyiz aşamasında çok sık görülmesinin de sonucudur. Benzer şekilde dava şartı olan yargı yoluna aykırılık, dava takip yetkisi, vekâlet ehliyeti taraf ya da dava ehliyeti ya da hukuki yararın bulunmaması derdestlik gibi sebeplerle temyiz aşamasında verilen bozma kararları davaların uzamasına neden olabilmektedir. Bu dava şartları için de kamu düzenine aykırılık kabul edildiği halde görev ve yetki için temyiz aşamasında istisna getirilmektedir. Bu değişikliğin sebebi yıllarca tamamlanamayan dosyaların temyiz aşamasına gelindiğinde sırf görev ya da yetki kuralına aykırılık sebebiyle bozulması sebebiyle duyulan tepkiden kaynaklanmaktadır. Bundan sonra uygulamada bu sebeple artık temyiz aşamasında bu sebeple bozma kararı verilemeyecektir.</p>
<p>Bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği görevsizlik ya da yetkisizlik kararları ise temyiz edilebilecektir. Örneğin bölge adliye mahkemesinin tahkim sonunda verilen hakem kararının iptali üzerine verdiği görevsizlik ya da yetkisizlik kararı temyiz edilebilecektir.</p>
<p>İlk derece mahkemelerinin vermiş olduğu yetkisizlik ya da görevsizlik kararı temyiz incelemesi aşamasında esastan bozulursa, bu durumda Yargıtay görev ya da yetki yönünden de bozma kararı verebilecektir. Yani temyiz aşamasında sadece görev ya da yetki kuralına aykırılık sebebiyle bozma kararı verilemeyeceği kabul edilmiştir.</p>
<h3 id="6yenikabuledilenhkmlerinzamantibariyleuygulanmas">6. Yeni Kabul Edilen Hükümlerin Zaman İtibariyle Uygulanması</h3>
<p>Hukuk Muhakemeleri Kanununun bazı maddelerini kaldıran, değiştirilen ya da yeni eklenen hükümlerinin zaman itibariyle yürürlüğü konusunda sadece belirsiz alacak davası hakkında özel hüküm bulunmaktadır. Geçici 1. maddenin gerekçesine göre</p>
<p>“….<em>yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından 107 nci madde hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği açıkça hüküm altına alınarak, hak kayıplarının önüne geçilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır”</em> denilmiştir.</p>
<p>Bu düzenlemeye göre, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan belirsiz alacak davaları kesin verilinceye kadar görülmeye devam edilecektir. Acaba <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-107">107. madde</a>nin kaldırılmasından sonra, belirsiz alacak davasının açılması mümkün olmayacak mıdır? Bu konuda kısmi davaya üçüncü fıkranın ilavesinden sonra, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararın olmayacağı söylenebilir. Zira davacı, belirsiz alacak davasının kısmi dava olarak açabilecek ve zamanaşımı bakımından da belirsiz alacak davasındaki imkândan yararlanabilecektir. Ancak belirsiz alacak davası açılmasında davacının halâ hukuken korunan bir yararının olduğu söylenebilir. Örneğin tahkikatın sonunda hâkim davacıya talep sonucunu arttırabileceğini hatırlatacak ve kendisine kesin bir süre verecektir. Kısmi davada ise böyle bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu konuda sorulması gereken bir soru da; belirsiz alacak davasının kaldırılmasından sonra davacı belirsiz alacak davası açarsa, bu dava red mi edilecek, yoksa kısmi dava olarak mı anlaşılacaktır?</p>
<p>Belirsiz alacak davası açılmasının sonuçları ve niteliği, kısmi dava ile karıştırılmadan sadece belirsiz alacak davası kaldırılmış olsaydı, uygulamada belirsiz alacak davasının açılmaya devam edileceği konusunda hiç tereddüt bulunmayacaktı. Zira bu konuda belirsiz alacak davasına ilişkin bir hüküm olmasa da alacağını belirleyemeyen davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olacak ve bu davalar görülmek zorunda kalacaktı. Hukuk Muhakemeleri Kanunundan önce bu davanın uygulamada açılmamasının sebebi, bu dava türünün bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. İdari yargıda ise tam yargı davaları içindeki yer alan tazminat talepleri bakımından belirsiz alacak davası açılabilmiş ve bu konudaki içtihadı birleştirme kararından sonra bir düzenleme yapılması da gerekmemiştir.</p>
<p>Belirsiz alacak davasından kaçışın ve bu davanın kaldırılmasının tek sebebi, alacağın gerçekten belirsiz olup olmadığını belirlemenin uygulamada zor ve karmaşık olmasıyla açıklanabilir. Ancak Yargıtay kararları ile bu davalar yanlış açılsa bile, hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi yerine, davacıya süre verilerek talep sonucunu değiştirmesine izin verilmekte ve bu olumsuzluk giderilebilmekteydi. Bu dava türünün kaldırılması yönündeki başlangıçta ileri sürülen görüşlerin de haklı bir sebebi kalmamıştı.</p>
<p>Hukuk Muhakemeleri Kanunundan önce bilinmeyen ve pek çok kişinin bu nedenle hak kaybına uğramasına neden olan bu dava türü, Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenmesinden onbeş yıl sonra tüm kazanım ve olumlu sonuçları dikkate alınmadan kaldırılmıştır. Getirilen yeni düzenleme, uygulama ve medenî usûl hukuku doktrini bakımından önemli bir eksiklik olacaktır. Ayrıca belirsiz alacak davasının kısmi dava ile karıştırılarak hazırlanan son düzenlemesi, sadece belirsiz alacak davasına değil, diğer dava türlerinden eda ve kısmi davaya da ciddi bir şekilde zarar vermiştir. Örneğin eda davasının açan davacı talep sonucunun arttırmak için sadece bir kez ıslah yoluna başvurabilirken, aynı davacı kısmi dava açarsa, talep sonucunu önce yeni düzenleme gereği ve ardından gerekirse ıslah yolu ile ikinci kez arttırabilecektir. Bu konuda haklı bir sebep için kanun koyucunun düzenlemesi böyle denilecektir.</p>
<p>Yeni hibrit kısmi davanın da uygulamada pek çok soruna neden olacağını göreceğiz. Sadece yeni kısmi dava bakımından iddianın genişletilmesi yasağı uygulanmayacak olması, aynı yasağın eda davasında aranmasını haklı sebebi ne olacaktır? İddianın genişletilmesi ya da değiştirilmesi yasağı dayanılan vakıalar hakkında da geçerli olacak mıdır? Açılan dava, gerçekte kısmi davamı yoksa belirsiz alacak davası olarak mı açıldığının hiçbir önemi olmayacaktır. Peki davalı bakımından silahların eşitliği gereği savunmanın genişletilmesi ya da değiştirilmesi yasağı uygulanmayacak mıdır?</p>
<p>Geçici maddenin “c” bendi gereğince, özel bir hüküm sevk edilmeyen diğer maddeler, Kanunun “<strong><em>yayımı tarihinde</em></strong>” yürürlüğe girecektir.</p>
<p>Zaman itibariyle uygulama hakkındaki <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>nun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-448">448 nci madde</a>sine göre, yeni hükümler tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla hemen uygulanacağından diğer maddelerin uygulanması şöyle olacaktır:</p>
<ul>
<li>Kanunun yayımı tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarına devam edilecek ve kaldırılan hükümden etkilenmeyecektir.</li>
<li>Duruşma aralıklarının üç aydan daha uzun olmaması ile ilgili hüküm, Kanunun yayımı tarihinden sonra belirlenecek duruşma aralıkları için geçerli olacaktır.</li>
<li>Hukuki konularda bilirkişiye başvurulması halinde bunun hâkim bakımından disiplin konusu olması da kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanabilecektir.</li>
<li>Yeni düzenlemeye göre kısmi dava açılmasının sonuçları da kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılacak kısmi davalar bakımından geçerli olacaktır.</li>
<li>Ön duruşmaların ses ve görüntü aktarılması yolu yapılması, bu Kanunun yürürlüğünden sonra talep edilebilecek ve hâkim bu yönde karar verebilecektir.</li>
<li>Birleştirilme kararları hakkındaki hüküm, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra verilecek kararlar bakımından geçerli olacaktır.</li>
<li>Ayrılmasına karar verilen dosyalar hakkında istinaf yoluna ve bölge adliye mahkemelerinin ayırma kararları hakkında da istinaf yoluna ancak hükümle birlikte temyize gidilebilecektir. Bu konuda hukuka aykırı karar verilmiş olsa bile tek başına bölge adliye mahkemesinde kararın kaldırılması ya da temyiz incelemesi sonunda bozma sebebi sayılmayacaktır.</li>
<li>Bölge adliye mahkemelerinin yaptığı inceleme sonunda esas hakkında vereceği yeni hükme karşı temyize başvurulurken, ilk derecedeki istinaf başvurusunda kabul edilmiş olan temyiz sınırı esas alınacaktır.</li>
</ul>
<h3 id="sonu">Sonuç</h3>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a> son değişiklikle birlikte yirminci kez değişmiş oldu. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bu yani onbeş yıl içinde yirmi kez değişti. Bu dokuz ayda bir Kanun değişikliği yapıldığını göstermektedir. Bunun yanında kanun hükmünde kararnamelerle de dört kez değişiklik yapıldı ve bunlardan 15.08.2016 tarihli kararname ile 15.08.2017 tarihli kararnameler, 6758 ve 7078 sayılı Kanunlarla aynen ya da değiştirilerek kabul edilmiştir.</p>
<p>Uygulamada karşılaşılan gecikmelerin, yaşanan olumsuzlukların, hukuka aykırılıkların giderilmesi için en kolay çarelerden birisinin kanun hükümlerini değiştirmek olduğu bu sayılardan görülebilmektedir. Bundan sonra da bu değişikliklerin devam edeceği muhtemeldir. Ancak bu değişiklikler gerçekten amaca uygun olsaydı, bu kadar sık kanun değişikliğine gerek olur muydu? Bu zamana kadar uygulamada karşılaşılan tüm sorunların Hukuk Muhakemeleri Kanunundan kaynaklandığı kabul edilmiştir. Bu kadar sık yapılan değişiklikler ise, Kanunun kendi içindeki ahengi bozması yanında, uygulamanın yeni hükümleri uygulamakta zorluk çekmesine de neden olmaktadır. Çoğu zaman bir reform olarak sunulan bu değişiklikler ile amaçlanan hedeflere ulaşılmamaktadır.</p>
<p>Bugüne kadar yapılan değişiklikler ile sağlanan sonuçların gözden geçirerek yapılacak kanun değişiklikleri titizlikle değerlendirilmelidir. Örneğin <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>nda duruşma aralıklarının ne kadar olacağı konusunda hüküm bulunmamaktadır. Duruşma aralıklarının üç ayı geçmeyecek biçimde ertelenmesi yönündeki yeni hüküm sayesinde yargının hızlanması sağlanacak mıdır? Uygulamada kısa süre önce açılan kira bedelinin tespiti ya da tahliye davalarında İstanbul’da on-oniki ay sonrasına duruşma günü konulurken, bunun sebebi kanunda hüküm bulunmaması değildir. Bunun sebeplerinden birisi dava sayısının fazla oluşudur. Bu giderilmeden kanuna konulan hüküm ne kadar yararlı olabilecektir? Karşılaşılan sorunların gerçek sebepleri belirlenerek, varsa eksiklikler tamamlanarak varılan sonuçların, kanun değiştirmekten çok daha yararlı sonuçlar getireceği yönündeki düşüncemi bir kez daha tekrarlamak istiyorum.</p>
<hr>
<p><strong>Dipnotlar</strong></p>
<hr class="footnotes-sep">
<section class="footnotes">
<ol class="footnotes-list">
<li id="fn1" class="footnote-item"><p>Bu değerlendirme için bkz. Pekcanıtez, <a href="https://blog.lexpera.com.tr/hukuk-muhakemeleri-kanununun-erozyon-sureci-ii/">Hukuk Muhakemeleri Kanununun Erozyon Süreci II</a>, Lexpera <a href="#fnref1" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
</ol>
</section>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Lexpera’da Geçen Hafta (11-17 Temmuz 2026)]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 240. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>Ayşe Dicle Ergin, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/uluslararasi-terorizmin-finansmaninin-onlenmesi-amaciyla-malvarliklarinin-dondurulmasi-yaptirimi">Uluslararası Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Amacıyla Malvarlıklarının Dondurulması Yaptırımı</a></p>
<p>Kitapta, BM Güvenlik Konseyi’nin listeleme kararlarının insan haklarıyla ne ölçüde bağdaştığı ve</p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/lexperada-gecen-hafta-11-17-temmuz-2026/</link><guid isPermaLink="false">6a5e34f11715cd01ae8f8a7a</guid><dc:creator><![CDATA[Göktürk Öcal]]></dc:creator><pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:29:06 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/Lexpera_Update-2.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/Lexpera_Update-2.jpg" alt="Lexpera’da Geçen Hafta (11-17 Temmuz 2026)"><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 240. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>Ayşe Dicle Ergin, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/uluslararasi-terorizmin-finansmaninin-onlenmesi-amaciyla-malvarliklarinin-dondurulmasi-yaptirimi">Uluslararası Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Amacıyla Malvarlıklarının Dondurulması Yaptırımı</a></p>
<p>Kitapta, BM Güvenlik Konseyi’nin listeleme kararlarının insan haklarıyla ne ölçüde bağdaştığı ve bu yaptırımların uygulanması sırasında ortaya çıkan hukuki sorunların ardındaki yapısal sebeplerin neler olduğu sorularına odaklanılmış; bu sorular çerçevesinde hem BM düzeyinde oluşturulan sistem hem de ulusal uygulama ele alınmıştır.</p>
<p>Gülnihal Karasoy, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/tuketici-hukukunda-sozlesme-ozgurlugunun-sinirlandirilmasi-9786258615296">Tüketici Hukukunda Sözleşme Özgürlüğünün Sınırlandırılması</a></p>
<p>Eserde, sözleşme özgürlüğü ve sınırlandırılması hem genel bir kural olarak hem de sözleşme özgürlüğünün sınırlandırılması amacıyla konulmuş özel hükümler çerçevesinde irdelenmiş; <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanun-6502/16">Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun</a> kapsamında tüketici sözleşmesi kavramı ele alınmış ve tüketici sözleşmeleri bakımından sözleşme özgürlüğünün sınırlandırılması incelenmiştir.</p>
<p>Hulüsi Alphan Dinçkol, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/imar-planina-karsi-acilacak-iptal-davasinda-davaci-9786255823168">İmar Planına Karşı Açılacak İptal Davasında Davacı</a></p>
<p>Çalışmanın birinci bölümünde imar planının imar hukukundaki yeri ve türleri hakkında bilgi verilmiş, ikinci bölümünde iptal davası bakımından ehliyet kavramı açıklanmış, üçüncü ve son bölümünde ise imar planlarına karşı açılan iptal davalarında davacının ehliyeti üzerinde durulmuştur.</p>
<p>Mine Kasapoğlu Turhan, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/idari-usul-hukukunda-dinlenilme-hakki-9786255823212">İdari Usul Hukukunda Dinlenilme Hakkı</a></p>
<p>Kitapta, idari usulde dinlenilme hakkı hem Türk idari usul hukuku boyutuyla hem de karşılaştırmalı hukuk boyutuyla ayrıntılı olarak incelenmiş; farklı ülke örnekleri de dikkate alınarak Türkiye’de dinlenilme hakkının etkin bir biçimde düzenlenmesi ve uygulanması için öneriler sunulmuştur.</p>
<p>Seda Ağır, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/yapay-zeka-ve-muhasebe-denetimi-gelecekteki-rolu-9786255823182">Yapay Zekâ ve Muhasebe Denetimi: Gelecekteki Rolü</a></p>
<p>Eserde, muhasebe denetimi profesyonellerinin ve akademik dünyanın, yapay zekânın sunduğu potansiyeli en iyi şekilde nasıl değerlendirebileceğine ilişkin bir perspektif sunulmuş; bu kapsamda, yapay zekâ ve muhasebe denetimi kavramları arasındaki ilişki ortaya konulmuş ve bu ilişkinin gelecekteki yansımaları tartışılmıştır.</p>
<p>Yargı Bilgiç, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/2872-sayili-cevre-kanunu-kapsaminda-urunlerin-cevreye-verdigi-zararlardan-hukuki-sorumluluk-1">2872 Sayılı Çevre Kanunu Kapsamında Ürünlerin Çevreye Verdiği Zararlardan Hukuki Sorumluluk</a></p>
<p>Çalışmada, çevre hukukunun önemli kavramları, ürünlerden doğan çevre zararlarından kaynaklanan sorumluluğun hukuki niteliği, sorumluluğun şartları, meydana gelebilecek zarar kalemleri, kimlerin zarardan sorumlu olduğu, kimlerin hak talebinde bulunabileceği ve açılabilecek davaların neler olduğu gibi hususlara yer verilmiştir.</p>
<p>Neslihan Can Yavuz, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/kabahatlerin-sorumluluk-rejimi-baglaminda-duzenleyici-ve-denetleyici-kurumlarin-idari-yaptirim-1">Kabahatlerin Sorumluluk Rejimi Bağlamında Düzenleyici ve Denetleyici Kurumların İdari Yaptırım Uygulamaları</a></p>
<p>Kitapta, ceza hukukunun maddi ve usuli güvenceleri ile idari yaptırım rejimi arasındaki ilişki analiz edilmiş; Rekabet Kurumu, RTÜK, SPK, BDDK ve KVKK gibi kurumların içtihadı ve ilgili sektör mevzuatına dayanarak yapılan çözümlemeler ışığında hem hukuki çerçevenin netleştirilmesi hem de uygulamada karşılaşılan sorunların görünür kılınması hedeflenmiştir.</p>
<p>Başak Baysal, Aslıhan Erbaş Açıkel, Gizem Arslan, M. Ece Uyanık, Kaan Can Yıldırım (Ed.), <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/iklim-hukuku-9786258506556">İklim Hukuku</a></p>
<p>Eser, 07.06.2024 tarihinde Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde gerçekleştirilen İklim Hukuku Konferansı’nda sunulan tebliğlerin yayına hazırlanması ile ortaya çıkmış olup iklim krizinin, hukukun farklı alanlarında yarattığı dönüşümü disiplinler arası bir bakış açısıyla ortaya koymak amaçlanmıştır.</p>
<p>Abdurrahman Burak Karahan, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/turk-hukuku-nda-nemo-tenetur-ilkesi-9786255823205">Türk Hukuku’nda Nemo Tenetur İlkesi</a></p>
<p>Çalışmanın birinci bölümünde teorik ve tarihsel arka planıyla <em>nemo tenetur</em> ilkesi açıklanmış, ikinci bölümünde <em>nemo tenetur</em> ilkesinin kapsam ve sınırları ile ilkeye aykırılık teşkil eden durumlara değinilmiş, üçüncü ve son bölümünde ise <em>nemo tenetur</em> ilkesi bağlamında Türk hukukunda özel durum ve düzenlemeler mercek altına alınmıştır.</p>
<p>Elif Can Çalıcı, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/anayasayla-iliskilenmek-kent-ve-cevre-davalarinda-arendt-in-politik-yurttasi-9786258506136">Anayasayla İlişkilenmek: Kent ve Çevre Davalarında Arendt’in Politik Yurttaşı</a></p>
<p>Kitabın birinci bölümünde kent ve çevre davalarında politik yurttaş üzerinde durulmuş, ikinci bölümünde agonistik cumhuriyetçilik ve yurttaşlık hakkında bilgi verilmiş, üçüncü ve son bölümünde ise Arendt’in görüşleri çerçevesinde yurttaş-anayasa ilişkisi ortaya konulmuştur.</p>
<p>Geçen hafta Blog’a yüklenen makaleye aşağıda yer verilmiştir:</p>
<p>H. Burak Gemalmaz, <a href="https://blog.lexpera.com.tr/kolluk-suca-tesvik-edebilir-mi/">Kolluk Suça Teşvik Edebilir Mi? AYM, Kolluğun Provokasyonu ve Tuzak Kurması Sonucu Elde Edilen Delillerin Geçerliliğine İlişkin Genel Rejimi Belirledi</a></p>
<h3 id="tihat">İçtihat</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:</p>
<table>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 20%"> <b>MAHKEME</b> </td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 30%">
    <b>KARAR SAYISI</b></td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Hukuk)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
528</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Ceza)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
621</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Danıştay</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
2694</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge Adliye Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1332</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge İdare Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1</td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>TOPLAM</b></td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>5176</b></td></tr>
</table>
<br>
<p>Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz Yargıtay Hukuk ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na ait kararlar özellikle dikkati çekmektedir:</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/hukuk-genel-kurulu-e-2026-245-k-2026-287-t-29-4-2026">Yargıtay HGK., E. 2026/245 K. 2026/287 T. 29.04.2026</a></p>
<p>Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesi, her iki davanın kabulüne karar vermiştir.</p>
<p>Kararın istinaf edilmesi üzerine (...) Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.</p>
<p>Söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine ilgili Yargıtay Dairesi kararı bozmuş; bunun üzerine ilk derece mahkemesi ise direnme kararı vermiştir.</p>
<p>Direnme kararının da temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından, işin esasının incelenmesinden önce direnme kararının usulüne uygun olup olmadığı hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.</p>
<p>İlk derece mahkemesi tarafından erkek eş yararına 25.000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, (...) Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın esastan reddedildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine Özel Daire tarafından, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle davacı-karşı davalının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hükmün bozulduğu, bunun üzerine ilk derece mahkemesince önceki hükümde direnilerek erkek eş yararına 50.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, dolayısıyla bozulan ilk karar ile direnme kararı arasında tazminatların miktarı bakımından farklılık oluştuğuna dikkat çekilmiş; bu durumda Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte usulüne uygun bir direnme kararının mevcut olmadığı gerekçesiyle direnme kararının usulden bozulmasına oybirliği ile hükmedilmiştir.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/ceza-genel-kurulu-e-2025-298-k-2026-196-t-1-4-2026">Yargıtay CGK., E. 2025/298 K. 2026/196 T. 01.04.2026</a></p>
<p>(...) Çocuk Mahkemesi tarafından, nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuğun, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-ceza-kanunu-5237">Türk Ceza Kanunu</a>’nun (TCK) 142/2-h, 143, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.</p>
<p>Hükmün, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Dairesi, isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı gözetilmeksizin suça sürüklenen çocuğun istinabe suretiyle savunmasının alınması isabetsizliğinden kararı bozmuştur.</p>
<p>Bozma ilamına uyan (...) Çocuk Mahkemesi, suça sürüklenen çocuğun müsnet suçtan TCK’nın 142/2-h, 145, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.</p>
<p>Bu hükmün de suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın devredildiği Yargıtay Dairesi; tutanak içeriğine göre güvenlik kamerası görüntülerinde suç saatinin 21.41 olduğunun belirtilmesi ve inceleme dışı sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinde eylemi saat 21.00 sıralarında gerçekleştirdiklerine ilişkin beyanda bulunması dikkate alınarak suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden, kazanılmış hakkın korunması kaydıyla kararın bozulmasına hükmetmiştir.</p>
<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı; hükmün sadece suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından temyiz edilmiş olup suçun vasıflandırılması ile ilgili bir uyuşmazlık ve aleyhe temyizde bulunulmaması karşısında, başkaca bir hukuka aykırılık içermeyen hükmün, eylemin gece vakti işlendiğinden bahisle eleştirilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği yönünde itiraz yoluna başvurmuştur.</p>
<p>İncelemeyi yapan Yargıtay Dairesi itiraz nedenlerini yerinde görmemiştir.</p>
<p>Bunun üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu; uyuşmazlığın, aleyhe temyiz bulunmayan davada, koşulları oluştuğu halde TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmiş olması hususunun, başka bozma nedeni bulunmaması durumunda eleştiri konusu mu, yoksa cezayı aleyhe değiştirme yasağı gözetilerek bozma nedeni mi yapılması gerektiğinin belirlenmesine ilişkin olduğunu tespit etmiştir.</p>
<p>Yapılan kapsamlı hukuki değerlendirme sonucunda; hırsızlık suçu bakımından doğrudan ve müstakil bir suç tanımı yapmayan TCK’nın 143. maddesinin, hırsızlık suçunun gece vakti işlenmiş olmasının hem 141. maddede düzenlenen basit hırsızlık hem de 142. maddede sayılan nitelikli hırsızlık suçları bakımından cezayı artıran bir müşterek nitelikli hal olduğunda şüphe bulunmamasına nazaran, aynı suç ve suç vasfı kapsamında değerlendirilip aleyhe temyizde bulunulmayan olayda başkaca bir hukuka aykırılık içermeyen hükmün eleştirilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne oyçokluğu ile hükmedilmiştir.</p>
<h3 id="mevzuat">Mevzuat</h3>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/idari-yargilama-usulu-kanunu-2577/45"><strong>İdari Yargılama Usulü Kanunu</strong></a></p>
<p>Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının sonuçlarına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/idari-yargilama-usulu-kanunu-2577/45/45/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/71"><strong>Ceza Muhakemesi Kanunu</strong></a></p>
<p>Anayasa Mahkemesi’nin <a href="https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/anayasa-mahkemesinin-26-3-2026-tarihli-ve-e-2025-18-k-2026-66-sayili-karari-33311/71">E. 2025/18, K. 2026/66 sayılı ve 26.03.2026</a> tarihli kararı uyarınca, sanığın dosyada var olan son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi halinde müdafie yapılan bildirimlerin yeterli kabul edileceğine ilişkin hüküm iptal edildi. Değişiklik, 16.04.2027 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/71/71/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/noterlik-kanunu-1512/28"><strong>Noterlik Kanunu</strong></a></p>
<p>Anayasa Mahkemesi’nin <a href="https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/anayasa-mahkemesinin-26-3-2026-tarihli-ve-e-2025-18-k-2026-66-sayili-karari-33311/71">E. 2025/18, K. 2026/66 sayılı ve 26.03.2026</a> tarihli kararı uyarınca, noterlerin tatil gün ve saatlerinde çalışmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceğine ilişkin hüküm iptal edildi. Değişiklik, 16.04.2027 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/noterlik-kanunu-1512/28/28/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/kamulastirma-kanunu-2942/46"><strong>Kamulaştırma Kanunu</strong></a></p>
<p>Mülga <a href="https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/istimlak-kanunu-9402-6830">İstimlâk Kanunu</a>’nun yürürlüğe girdiği 08.10.1956 tarihine kadar, kamulaştırma işlemlerine dayanmaksızın kamulaştırma kanunlarının amacına uygun olarak fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olan taşınmazlara ilişkin geçiş hükümleri ihdas edildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/kamulastirma-kanunu-2942/45/45/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/kamu-finansmani-ve-borc-yonetiminin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-4749/51"><strong>Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun</strong></a></p>
<p>Hibe hükümlerinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/kamu-finansmani-ve-borc-yonetiminin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-4749/51/51/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/harcirah-kanunu-6245/56"><strong>Harcırah Kanunu</strong></a></p>
<p>Askeri birliklerde harekatta harcıraha ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/harcirah-kanunu-6245/56/56/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-silahli-kuvvetleri-ic-hizmet-kanunu-211/53"><strong>Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu</strong></a></p>
<p>Vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri de askerî bina olarak belirlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/turk-silahli-kuvvetleri-ic-hizmet-kanunu-211/53/53/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-silahli-kuvvetleri-personel-kanunu-926/167"><strong>Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu</strong></a></p>
<p>Çeşitli nedenlerle silahlı kuvvetlerden ayrılacak subaylar hakkında yapılacak işlemlere ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/turk-silahli-kuvvetleri-personel-kanunu-926/167/167/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/uzman-erbas-kanunu-3269/35"><strong>Uzman Erbaş Kanunu</strong></a></p>
<p>Göreve alınma, astsubaylığa geçirilme, yönetmelik ve sicile ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/uzman-erbas-kanunu-3269/35/35/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/sozlesmeli-erbas-ve-er-kanunu-6191/23"><strong>Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu</strong></a></p>
<p>Kamuda istihdam ve uzman erbaşlığa geçirilmeye ilişkin ek madde hükümlerinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/sozlesmeli-erbas-ve-er-kanunu-6191/23/23/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/tababet-ve-su-abati-san-atlarinin-tarz-i-icrasina-dair-kanun-1219-1/46"><strong>Tabâbet ve Şu’abatı San’atlarının Tarz-ı İcrâsına Dâir Kânun</strong></a></p>
<p>Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına tıp ya da diş hekimliği fakültelerinde okutularak subaylığa nasbedilen hekim ve diş hekimlerine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/tababet-ve-su-abati-san-atlarinin-tarz-i-icrasina-dair-kanun-1219-1/46/46/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/yatirimci-tazmin-merkezi-yonetmeligi/6"><strong>Yatırımcı Tazmin Merkezi Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) malvarlığının kullanım esasları, zamanaşımına uğrayan emanet ve alacakların YTM’ye emaneten devredilmesi, zamanaşımına uğrayan varlıkların iadesi ve faaliyetleri durdurulmuş olan yatırım kuruluşları açısından zamanaşımı süresinin tespitine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Zamanaşımına uğrayan varlıkların iadesine ilişkin geçiş hükümleri ihdas edildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/yatirimci-tazmin-merkezi-yonetmeligi/6/6/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/kamu-kurum-ve-kuruluslarinca-acilacak-cocuk-bakimevleri-hakkinda-yonetmelik-87-12197/4"><strong>Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Kuruluş, açılma şartları, çocukların gruplandırılması, kayıt için istenecek belgeler, ücret, bakımevinin çalışma saatleri, il ve ilçe merkezlerinde bakımevi açılması, denetim ve yürütmeye ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/kamu-kurum-ve-kuruluslarinca-acilacak-cocuk-bakimevleri-hakkinda-yonetmelik-87-12197/4/4/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/hurdaya-ayrilan-turk-bayrakli-gemilerin-yerlerine-yeni-gemi-insa-edilmesinin-tesvikine-dair/5"><strong>Hurdaya Ayrılan Türk Bayraklı Gemilerin Yerlerine Yeni Gemi İnşa Edilmesinin Teşvikine Dair Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Yüklenici yeniden tanımlandı. Genel kurallarda ve yeni inşa edilecek gemiye ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/hurdaya-ayrilan-turk-bayrakli-gemilerin-yerlerine-yeni-gemi-insa-edilmesinin-tesvikine-dair/5/5/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/kazi-destek-yapilari-hakkinda-yonetmelik-1/2"><strong>Kazı Destek Yapıları Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Yönetmelik eki olan kazı destek yapıları tasarım ve uygulama esaslarında değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/kazi-destek-yapilari-hakkinda-yonetmelik-1/2/2/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/cumhurbaskani-kararlari/icisleri-bakanligi-tarafindan-4734-sayili-kamu-ihale-kanununun-3-uncu-maddesinin-b-bendi-kapsaminda-4/5"><strong>İçişleri Bakanlığı Tarafından Kamu İhale Kanunu’nun 3. Maddesinin (b) Bendi Kapsamında Yapılacak Alımlara İlişkin Usul ve Esaslar</strong></a></p>
<p>Usul ve esaslarda yer alan tanımlar, alıma katılabilmek için gerekli belgeler ve yeterlik kuralları, alıma katılamayacak olanlar, uygulanacak ihale usulleri, doğrudan temin ve çerçeve anlaşmaya ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Genel sipariş sözleşmeleri/anlaşmaları ile başlanmış olan ihale ve alımlara ilişkin hükümler düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/icisleri-bakanligi-tarafindan-4734-sayili-kamu-ihale-kanununun-3-uncu-maddesinin-b-bendi-kapsaminda-4/5/5/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/bakanlar-kurulu-kararlari/devlet-memurlarina-odenecek-zam-ve-tazminatlara-iliskin-karar-2006-10344/18"><strong>Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar</strong></a></p>
<p>Kararın, özel hizmet tazminatına ilişkin II sayılı cetvelinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/devlet-memurlarina-odenecek-zam-ve-tazminatlara-iliskin-karar-2006-10344/18/18/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/genelgeler/turkiye-finansal-raporlama-standardi-17-kapsaminda-sertifikasyon-surecine-iliskin-genelge-2026-2/2"><strong>Türkiye Finansal Raporlama Standardı 17 Kapsamında Sertifikasyon Sürecine İlişkin Genelge</strong></a></p>
<p>Genelgede geçen tanımlar, sertifika alacak kişilerde aranan nitelikler, sınav ve sertifikasyona ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/turkiye-finansal-raporlama-standardi-17-kapsaminda-sertifikasyon-surecine-iliskin-genelge-2026-2/2/2/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Kolluk Suça Teşvik Edebilir Mi? AYM, Kolluğun Provokasyonu ve Tuzak Kurması Sonucu Elde Edilen Delillerin Geçerliliğine İlişkin Genel Rejimi Belirledi]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><p>Bilindiği üzere, kışkırtıcı ajan (ajan provokatör) eliyle elde edilen delillere dayanan mahkumiyet hükmünün hukuka uygunluğu ile kışkırtıcı ajanın eylemlerinin cezalandırılabilirliği meselesi, 1970’lerden bu yana Türkiye’de ara ara tartışılan bir mesele. 90’ların sonlarında organize suçlulukla mücadele amacıyla gizli soruşturmacı müessesesinin ihdasıyla birlikte tekrar gündeme geldi ve çok sayıda</p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/kolluk-suca-tesvik-edebilir-mi/</link><guid isPermaLink="false">6a5568491715cd01ae8f8a16</guid><category><![CDATA[Ajan Provokatör]]></category><category><![CDATA[Kışkırtıcı Ajan]]></category><category><![CDATA[Gizli Soruşturmacı]]></category><category><![CDATA[uyuşturucu ticareti]]></category><category><![CDATA[rüşvet]]></category><category><![CDATA[kaçakçılık suçları]]></category><dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. H. Burak Gemalmaz]]></dc:creator><pubDate>Mon, 13 Jul 2026 23:36:01 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/82772998_s.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/82772998_s.jpg" alt="Kolluk Suça Teşvik Edebilir Mi? AYM, Kolluğun Provokasyonu ve Tuzak Kurması Sonucu Elde Edilen Delillerin Geçerliliğine İlişkin Genel Rejimi Belirledi"><p>Bilindiği üzere, kışkırtıcı ajan (ajan provokatör) eliyle elde edilen delillere dayanan mahkumiyet hükmünün hukuka uygunluğu ile kışkırtıcı ajanın eylemlerinin cezalandırılabilirliği meselesi, 1970’lerden bu yana Türkiye’de ara ara tartışılan bir mesele. 90’ların sonlarında organize suçlulukla mücadele amacıyla gizli soruşturmacı müessesesinin ihdasıyla birlikte tekrar gündeme geldi ve çok sayıda akademik çalışma ile yargı kararına konu oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi tarafından verilen konuya ilişkin kararlarda, gizli soruşturmacının (CMK md. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/madde-139">139</a>) veya gizli soruşturma yapan görevlinin (CMK md. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/madde-160">160</a>-<a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/madde-161">161</a>), suçun işlenmesinde aktif rol oynadığı ve faili suça teşvik ettiği (kışkırttığı) veya tuzak kurduğu hallerde mahkumiyet hükmü verilemeyeceği, aksinin hakkaniyete uygun yargılama hakkının ihlali niteliğinde olduğu genel bir ilke olarak benimsendi.</p>
<p>Bununla birlikte, gizli soruşturmacı ve gizli soruşturma yapan görevlinin tabi olduğu insan hakları rejiminin genel esasları içtihadi birikimde sistematik olarak ortaya konmamış, gizli soruşturmacı ve gizli soruşturma yapan görevlinin elde ettiği veya ürettiği delillerin adil yargılanma hakkına uygunluk standartları derç edilmemişti. Mesele AİHM’in 2000’li yılların başında belirlediği ilkeler üzerinden vaka bazlı ele alınmaktaydı. Nihayet Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 6 Temmuz 2026 tarih ve 33302 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararıyla gizli soruşturmacı ve gizli soruşturma yapan görevlinin tabi olduğu rejimin genel esaslarını AİHM’in 2010’lu yıllarda çizdiği genel esasları takip ederek sistematize etti ve bu yolla elde edilen delillerin adil yargılanma hakkına uygunluk standartlarını belirledi (<em><a href="https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/anayasa-mahkemesinin-16-12-2025-tarihli-ve-2021-50710-basvuru-numarali-karari-33302">T. D. Başvurusu</a></em>, Genel Kurul, No:2021/50710, 16/12/2025). Karar özellikle <strong>fuhşa aracılık, uyuşturucu ticareti, rüşvet, kaçakçılık</strong> gibi kolluğun müşteri/alıcı rolüne girerek yaptığı operasyonların sınırlarının ilk kez ayrıntılı biçimde çizmiş olması sebebiyle uygulama için de büyük önem arz ediyor.</p>
<p>Buna göre sanığın/failin kışkırtma ve tuzak kurma hakkındaki şikayeti soyut kalmıyorsa, belirli düzeyde somutlaştırılmışsa, bu şikayet yargılamayı yürüten mahkeme tarafından <strong>i-) maddi ve ii-) usuli güvenceler testleri</strong> açısından incelenmelidir. Şimdi AYM’nin söz konusu testler bağlamında belirlediği standartlara yakından bakalım:</p>
<h3 id="amadditest">A-) Maddi Test</h3>
<p>Organize/örgütlü suçtaki artış veya terörizmle mücadele, devletin suçla mücadelede geleneksel tedbirlerin ötesine geçen uygun tedbirleri almasını gerektirebilir. Bununla birlikte, adil yargılanma hakkı her durumda uygulanabilirliğini sürdürmekte olup en basitinden en karmaşığına her türlü ceza kovuşturmasında dikkate alınmalı. Demokratik bir toplumda adil yargılanma hakkı çok önemli olduğundan, suçun önlenmesi için elverişli tedbirlere feda edilemez. Dolayısıyla özellikle soruşturma aşamasında kolluk usulüne uygun şekilde gizli görevde çalışabilir; ancak, faili suç işlemeye tahrik ve teşvik edemez.</p>
<p>Dolayısıyla gizli soruşturmacı ya da gizli soruşturma yapan görevli, <strong>aktif (etken) değil, ancak pasif (edilgen), yani suç faaliyetlerini takip etmekten ibaret</strong> nitelikte eylemlerde bulunabilir. Ajanın faaliyeti suçun işlenmesine imkan sağlama boyutuna varırsa, özellikle delil sunulmasını ve kovuşturma başlatılmasını mümkün kılmak amacıyla failin normalde işlemeyeceği bir eylemi yapmaya yönlendirirse, üzerinde baskı kurarsa veya eylemi işlemeyeceği bir şekilde işlemesine yol açarsa, bu, provokasyon/teşvik veya tuzak kurma faaliyeti addedilir.<sup class="footnote-ref"><a href="#fn1" id="fnref1">[1]</a></sup> Peki ajanın eylemlerin aktif mi pasif mi olduğu neye göre tespit edilecektir?</p>
<p>Bu noktada belirleyici olan unsurlar, gizli operasyonun altında yatan nedenler ve ilgili görevlinin davranışları ile failin/sanığın suç faaliyetlerine karıştığı veya suç işlemeye eğilimli olduğuna dair objektif bir şüphenin bulunup bulunmadığıdır. Örneğin, soruşturma mercileri tarafından pasif tutum terk edilerek başvurucuyla iletişime geçilmesi, başvurucu ilk başta teklifi reddettiği halde teklifte ısrar edilmesi, uyuşturucu suçları özelinde fiyatın ortalamanın üzerinde yükseltilmesi, uyuşturucu suçları özelinde yoksunluk belirtilerinden bahsedilerek başvurucunun merhametine başvurulması gibi baskı içeren davranışlar ajanlar bakımından dikkate alınan davranışlardır. Fail/sanık bakımından ise sabıka kaydı (tek başına belirleyici değil), suç teşkil eden eylemden kaçınma imkanı olup olmadığı (ve varsa bu imkanı kullanıp kullanmadığı), suç teşkil eden eylemi ihbar edip etmediği dikkate alınabilir.<sup class="footnote-ref"><a href="#fn2" id="fnref2">[2]</a></sup></p>
<p>Gizli soruşturma yapan kişinin pasiflik sorumluluğu, sadece kendisinin eylemlerini değil, talimatı doğrultusunda hareket eden “suç ortağı” ya da “güvenilir kişi” gibi sivil kişileri de kapsar. Bazı hallerde sanık/şüpheli, gizli görevde çalışan kolluk görevlileriyle doğrudan temas hâlinde olmamakla birlikte, doğrudan suç işlemeye teşvik edilen bir suç ortağı tarafından suça dâhil edilebilir. Böyle hallerde de sanık/şüpheli, tuzağa düşürülmüş sayılır. AYM bu bağlamda doğrudan suç işlemeye teşvik edilen kişinin suça katılmak için diğer kişilerle iletişime geçme ihtimalinin kolluk görevlileri tarafından öngörülebilir olup olmadığı, bu kişinin faaliyetlerinin kolluk görevlilerinin davranışları tarafından da belirlenip belirlenmediği ve ilgili kişilerin yerel mahkemeler tarafından suç ortağı olarak kabul edilip edilmediğini dikkate almaktadır.<sup class="footnote-ref"><a href="#fn3" id="fnref3">[3]</a></sup></p>
<p>Elbette, kolluk (ve savcılık), yukarıdaki çerçevenin somut bir vakada uygulanmasında, gerçekleştirilen davranışların kışkırtma veya tuzak kurma olmadığını ispatlamakla mükelleftir. Yargılamayı yürüten derece mahkemeleri, bu ispat külfetinin yerine getirilmemesi halinde, sanık hakkında gizli soruşturma yürüten görevli tarafından tutulan tutanakları veya getirilen başkaca delilleri hükme esas alamaz.</p>
<h3 id="busuligvencelertesti">B-) Usuli Güvenceler Testi</h3>
<p>Maddi testin uygulanması sonucu sanığın suç işlemeye kışkırtıldığı veya tuzağa düşürüldüğü tespit edilirse veya bu konuda net bir sonuca ulaşılamayıp tereddütte kalınırsa, usuli güvencelerin temin edilip edilmediği incelenir. Zira AYM’ye (ve AİHM’e) göre kışkırtma veya tuzak kurma, soruşturma yürüten kişilerin gizli soruşturma görevlerini yerine getirmeleri konusunda resmi olarak görevlendirilmeleri ve yapılan uygulamanın denetlenmesi yoluyla engellenebilir. Burada ilk yükümlülük savcılığa düşmektedir. Bu bağlamda soruşturma tedbirlerine izin verilmesi ve bunların uygun şekilde denetlenmesi ile kışkırtma/tuzak savunmasının dinlenmesi için açık, öngörülebilir, çelişmeli, kapsamlı ve konuya ilişkin nihai neticeyi temin etme kapasitesini haiz yargısal bir usul mevcut olmalıdır.</p>
<p>Bu bağlamda özellikle, kışkırtma veya tuzak kurulduğu iddiasının ileri sürüldüğü durumlarda mahkemelerce gerekli adımlar atılmalı, kışkırtmanın tespit edildiği veya savcılığın kışkırtma olmadığını kanıtlayamadığı durumlarda Anayasa’ya uygun çıkarımlar yapılmalı ve kışkırtma veya tuzakla elde edilen deliller hükme esas alınmamalı, hatta dosyadan çıkartılmalıdır. Kısacası, kışkırtma ve tuzak kurma yoluyla suçun işlendiğinin tespit edildiği veya buna yönelik ilk görünüşte kanıtın aksinin savcılık (ve kolluk) tarafından ispatlanamadığı hallerde, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ceza-muhakemesi-kanunu-5271">Ceza Muhakemesi Kanunu</a>nun ilgili müesseselerine (örneğin md.<a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/madde-206">206</a> (2) (a) ve md. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/madde-217">217</a> (2)- hukuka aykırı delil vb.<sup class="footnote-ref"><a href="#fn4" id="fnref4">[4]</a></sup>) göre beraat hükmü verilmelidir. Aksi, hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edilmesine yol açar. Nihayet muhakemeyi yürüten mahkemeler, bu konudaki iddiaları ve savunmaları ayrıntılı şekilde ele almalı ve gerekçeli bir şekilde değerlendirmelidir.</p>
<p>Türk hukuk sistemi özelinde kışkırtma/tuzak bağlamındaki usuli güvenceleri somutlaştırmak gerekirse, soruşturmanın savcının önceden verdiği talimatla mı yürütüldüğü, yoksa kolluğun soruşturmayı başlatıp delilleri topladıktan sonra mı savcının talimatını aldığı, gizli soruşturmacı söz konusu ise başta kolluğun gizli soruşturmacı olarak atandığına dair hakim kararı olmak üzere CMK m. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/madde-139">139</a>’daki koşullara riayet edilip edilmediği, nihayet muhakemeyi yürüten kolluğun hangi statüyle hareket ettiğine ve yukarıdaki maddelerde izah edilen hususlara riayet edilip edilmediğine dair tartışma yürütmesi (kısacası mahkemelerin sanığın “kışkırtılma” savunmasını etkili bir şekilde inceleme) gerekliliğine dikkat çekilebilir.</p>
<h3 id="ctestlerinsomutvakadauygulanmas">C-) Testlerin Somut Vakada Uygulanması</h3>
<p>Somut olayda fuhşa aracılık etme suçunun sübutu yönünden kolluk görevlilerince ulaşılan bilgi ve beyanlar “önemli ağırlıkta” delil olarak kullanıldığı ve başvurucu kışkırtıldığı/tuzak kurulduğu yönündeki savunmasını soyut biçimde değil, somutlaştırarak yargılamanın her aşamasında dile getirdiği için testlerin uygulanma eşiği karşılandığı değerlendirilmiştir.</p>
<p>AYM maddi test yönünden kolluğun suçu sadece gözlemlemekle yetinmeyip tetiklediğini, önce başvurucunun arkadaşı olan diğer sanığı (suç ortağı) arayarak fuhuş amacıyla talepte bulunduklarını, para verdiklerini, ardından ilk talepleriyle yetinmeyerek yeni mağdurların çağrılmasını istediklerini ve böylelikle suçun kapsamını ve cezanın miktarını genişlettiklerini tespit etmiştir (kolluğun suçun işlenmesindeki aktif rolü).</p>
<p>Usuli güvenceler testi yönünden ise operasyonun Cumhuriyet Savcısının önceden verdiği bir talimatla yürütülmediğini, kolluğun ancak CMK md. 139 uyarınca hakim kararı ile gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilecek iken böyle bir karar alınmadığını, kolluğun hangi hukuki statüyle hareket ettiğinin (gizli soruşturmacı mı – CMK <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/madde-139">139</a>, gizli soruşturma yapan görevli mi - CMK <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/madde-160">160</a> vd.) ve ajan provokatör gibi davranıp davranmadığının mahkemelerce (özellikle istinafça) hiç tartışılmadığını tespit etmiş ve böylelikle başvurucunun “kışkırtıldığı/tuzak kurulduğu” savunmasının derece mahkemelerince etkili şekilde incelenmeyerek hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır.<sup class="footnote-ref"><a href="#fn5" id="fnref5">[5]</a></sup></p>
<h3 id="dyargtayaymveahmuyumerisinde">D-) Yargıtay, AYM ve AİHM Uyum İçerisinde</h3>
<p>AYM’nin bu kararıyla gizli soruşturmacı ve gizli soruşturma yapan görevlinin tabi olduğu rejimin genel esaslarını, AİHM’i takip ederek “Maddi Test” ve “Usuli Güvenceler Testi” olarak 2 aşamalı bir inceleme modelinde sistematize ettiği ve gizli soruşturma yoluyla elde edilen delillerin adil yargılanma hakkına uygunluk standartlarının genel çerçevesini çizdiğini söylenebilir. Bu yönüyle AYM kararı bir ilk niteliğinde ise de, yazının girişinde vurgulandığı üzere, aslında Yargıtay da bu yaklaşımı paylaşmakta. AİHM kararlarına da atıf yapan Yargıtay, vaka bazlı olmakla birlikte çok sayıda kararında görevli ajanın suçun işlenmesinde “aktif” ya da “pasif” rolde olduğunu sorgulayarak kışkırtıcı ajanlığın mevcut olup olmadığını değerlendirmekte ve kışkırtıcı ajanlığın mevcut olduğu kanaatine ulaştığında sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesini hukuka aykırı bulmaktadır. Bu değerlendirmesinde Yargıtay, kolluğun, AİHM ve AYM kararlarında geçen “delil üretmek ve soruşturma başlatmak için kişiyi başka türlü işlemeyeceği bir suçu işlemeye sevk etme yönünde davranışlar sergileyip sergilemediği” ölçütüne de yer verebilmektedir (örneğin bkz. Yargıtay <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/10-ceza-dairesi-e-2021-15492-k-2023-2074-t-13-3-2023">10.CD, E.2021/15492, K.2023/2074, T.13/03/2023</a>; Yargıtay <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/10-ceza-dairesi-e-2021-16507-k-2023-4120-t-9-5-2023">10.CD, E.2021/16507, K.2023/4120, T.09/5/2023</a>). Benzer şekilde Yargıtay, yine AİHM kararlarına atıfla, kolluğun şüphelilerin ceza sorumluluğunu arttıracak şekilde davranışta bulunmalarını da hukuk devleti ilkesine ve <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/uluslararasi-antlasmalar/insan-haklarini-ve-ana-hurriyetleri-korumaya-dair-sozlesme-1/madde-6">AİHS md. 6</a>’ya aykırı görmektedir (Yargıtay <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/ceza-genel-kurulu-e-2014-848-k-2015-136-t-28-4-2015">CGK, E.2014/848, K.2015/136, T.28/04/2015</a>). Nihayet Yargıtay’ın, AYM’nin burada özetlenen kararındaki olaya çok benzer konulu bir kararında, AYM ile aynı yönde karar verdiğini görüyoruz: Yargıtay, ihbar üzerine savcıya haber vermeden kendiliğinden harekete geçen kolluğun, sanıklarla temas kurması ve fuhuş anlaşmasını ayarlaması şeklindeki eylemini, suça kışkırtma olarak yorumlamıştır (Yargıtay <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/4-ceza-dairesi-e-2021-23381-k-2024-4528-t-4-4-2024">4.CD., E.2021/23381, K.2024/4528, T.04/04/2024</a>).<sup class="footnote-ref"><a href="#fn6" id="fnref6">[6]</a></sup></p>
<p>Yargı mercilerinin konuya ilişkin uyumlu içtihadının, AYM’nin çizdiği çerçeve ve Yargıtay içtihadı doğrultusunda tespit edilecek kışkırtıcı ajanlık faaliyetiyle elde edilen delillerle mahkumiyet hükmü kurulamayacağı standardını derç ettiğini söylemek mümkündür. Kolluğun önce herhangi bir talimat almaksızın delil topladığı ve akabinde geriye dönük savcı talimatı/arama emri vs. düzenleme pratiğine yönelik iddialarının giderek arttığı şu günlerde, yargı mercilerinin derç ettiği bu standart, insan haklarının korunmasında önemli bir aşamayı temsil etmektedir.</p>
<hr>
<p><strong>Dipnotlar</strong></p>
<hr class="footnotes-sep">
<section class="footnotes">
<ol class="footnotes-list">
<li id="fn1" class="footnote-item"><p>AİHM kararlarında failin suça teşvik edilmesi veya provoke edilmesi ve tuzak kurma kavramları birbirlerinin yerine kullanılabilmektedir. Bkz. Guide on Article 6 of the European Convention on Human Rights Right to a fair trial (criminal limb), Updated on 28 February 2026, para.259, fn.7 (<a href="https://ks.echr.coe.int/documents/d/echr-ks/guide_art_6_criminal_eng">https://ks.echr.coe.int/documents/d/echr-ks/guide_art_6_criminal_eng</a>) (son erişim: 12/07/2026). <a href="#fnref1" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn2" class="footnote-item"><p>AYM, maddi test başlığı altındaki açıklamalarında fail/sanık bakımından dikkate alınan unsurları ayrıntılı şekilde ele almamaktadır. <a href="#fnref2" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn3" class="footnote-item"><p>AİHM için <em>Akbay and Others v. Germany</em>, Apps. Nos.40495/15 and 2 others, Judgment of 15 October 2020, para.117. <a href="#fnref3" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn4" class="footnote-item"><p>AYM ve AİHM bu noktada herhangi bir hukuk düzenine indirgemeden genel düzlemde delilin dışlanması/dosyadan çıkartılması vb. müesseseleri de vurgulamaktadır. Ancak delilin dışlanması/dosyadan çıkartılması şeklindeki müessese, zamanında çokça tartışılmakla birlikte, Türk ceza hukuku pratiğinde mevcut olmadığından ve dosyadan bir delilin çıkartılması kabul görmediğinden ana metinde sadece kışkırtma/tuzak kurma sonucu elde edilen delilin hukuka aykırı niteliği ve buna dayanak olan CMK hükümleri zikredilmiştir. Önemli olan, bir müessesenin, kışkırtma veya tuzakla elde edilen delillerin hükme esas alınmasını engellemesidir. <a href="#fnref4" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn5" class="footnote-item"><p>Karara iki üye muhalif kalmıştır. Ancak muhalif üyelerin muhalefeti, AYM’nin gizli soruşturmacı ve gizli soruşturma yapan görevlinin tabi olduğu insan hakları rejiminin genel esaslarına dair AYM’nin çizdiği çerçeveye yönelik olmayıp bu çerçevenin somut olaya tatbikine yöneliktir. Özellikle 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun polise verdiği görev ve yetkileri dikkate alan muhalif üyeler, başvurucunun suç işleme iradesinin polis tarafından oluşturulduğunu ya da serbestçe karar alma iradesinin ortadan kaldırdığını ispatlayamadığı, olaya göre polis tarafından kendisi ile zaten doğrudan iletişim kurulmadığından başvurucunun iradesinin sakatlanmadığı değerlendirmesini yapmışlardır. Muhalif üyeler ayrıca, AYM çoğunluğunun görüşünün polisin 2559 sayılı Kanun kapsamındaki görevlerini yapmasını imkansız kılacağı eleştirisini de gündeme getirmişlerdir. <a href="#fnref5" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn6" class="footnote-item"><p>Yargıtay’ın kışkırtıcı ajan hakkındaki çok sayıda yakın tarihli kararının AİHM standartlarıyla karşılaştırmalı incelenmesi için bkz. Ozan Selek, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Çerçevesinde Kışkırtıcı Ajanlık Ölçütleri ve Yargıtay’ın Meseleye Yaklaşımı, <strong>Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi</strong>, Cilt: 27, Sayı: 2, 2025, sf: 1519-1563. <a href="#fnref6" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
</ol>
</section>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Lexpera’da Geçen Hafta (4-10 Temmuz 2026)]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 239. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>Baki İlkay Engin, Zeynep Rana Demir (Ed.), <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/modern-dunyada-cocuk-haklari-9786255878892">Modern Dünyada Çocuk Hakları</a></p>
<p>Kitapta, Rona Serozan Karşılaştırmalı Hukuk Araştırmaları Vakfı tarafından Dünya Çocuk Hakları günü olan</p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/lexperada-gecen-hafta-4-10-temmuz-2026/</link><guid isPermaLink="false">6a54ef581715cd01ae8f89ec</guid><dc:creator><![CDATA[Göktürk Öcal]]></dc:creator><pubDate>Mon, 13 Jul 2026 15:59:06 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/Lexpera_Update-1.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/Lexpera_Update-1.jpg" alt="Lexpera’da Geçen Hafta (4-10 Temmuz 2026)"><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 239. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>Baki İlkay Engin, Zeynep Rana Demir (Ed.), <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/modern-dunyada-cocuk-haklari-9786255878892">Modern Dünyada Çocuk Hakları</a></p>
<p>Kitapta, Rona Serozan Karşılaştırmalı Hukuk Araştırmaları Vakfı tarafından Dünya Çocuk Hakları günü olan 20 Kasım 2024’te, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde düzenlenen konferansta sunulan ve çocuk haklarına ilişkin bilimsel esaslara uygun şekilde kaleme alınan tebliğlere yer verilmiştir.</p>
<p>Batuhan Demirtaş, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/turk-ticaret-hukuku-cercevesinde-merkeziyetsiz-otonom-organizasyonlar-dao-lar-9786255878878">Türk Ticaret Hukuku Çerçevesinde Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar (DAO’lar)</a></p>
<p>Çalışmada, blokzincir teknolojisinin sunduğu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri olarak merkeziyetsiz otonom organizasyonların teknolojik temelleri açıklanmış; bu yapının Türk ticaret hukuku bakımından nasıl değerlendirilebileceği tartışılmış; bu organizasyonların hukuki statüsü, tarafların hak ve yükümlülükleri ve yönetim tokenlerinin niteliğine ilişkin bir çerçeve çizilmiştir.</p>
<p>Melisa Yıldız, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/yapay-zeka-ve-biyometrik-verilerin-islenmesi-9786255823137">Yapay Zekâ ve Biyometrik Verilerin İşlenmesi</a></p>
<p>Eserde, yapay zekânın nasıl tanımlanması gerektiği sorunu, yapay zekâ sistemlerinin tarihsel gelişimi ve hukuki statüsüne ilişkin görüşlere değinilmiş; biyometrik verilerin özellikleri ve kişisel veri işleme temelli yapay zekâ sistemleri ele alınmış; kişisel veri işleme temelli yapay zekâ sistemlerinin veri işleme süreçlerinde oluşabilecek sorunlar, mevcut düzenlemelerin bu sorunların çözümünde ihtiyacı karşılayıp karşılamayacağı hususları irdelenmiştir.</p>
<p>Mert Ülgen, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/ceza-muhakemesinde-aleniyet-ilkesi-9786255823021">Ceza Muhakemesinde Aleniyet İlkesi</a></p>
<p>Kitapta, aleniyet ilkesi, bu ilkenin tarihsel gelişimi ve hukuki çerçevesine yer verilmiş; uluslararası sözleşmelerde ve bazı ülkelerde aleniyet ilkesi ile ilgili düzenlemeler üzerinde durulmuş; aleniyet ilkesinin kovuşturma evresinin bazı temel ilkeleriyle ilişkisi ile bu ilkeye getirilen temel istisnalar ele alınmış ve aleniyet ilkesi, ceza muhakemesinin çeşitli kurumları açısından değerlendirilmiştir.</p>
<p>Merve Uygul, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/cocuklarin-kisisel-verilerinin-islenmesinde-acik-riza-9786255823045">Çocukların Kişisel Verilerinin İşlenmesinde Açık Rıza</a></p>
<p>Çalışmada, çocuğun kişisel verilerinin korunması ve işlenmesi hakkında bilgi verilmiş; açık rıza kavramı ve unsurları açıklanarak çocukların kişisel verilerinin işlenmesinde açık rıza alınırken dikkat edilmesi gereken hususlar tartışılmış; <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/kisisel-verilerin-korunmasi-kanunu-6698">Kişisel Verileri Koruma Kanunu</a>’nda çocukların kişisel verilerinin işlenmesine verilecek rızaya ilişkin bir düzenleme bulunmadığından çocuktan alınacak açık rıza <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-medeni-kanunu-4721/37">Türk Medeni Kanunu</a> hükümleri uyarınca değerlendirilmiştir.</p>
<p>Emine Göğüş, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/turk-ve-isvicre-karsilastirmali-hukukunda-kripto-paralarin-anonim-sirket-kurulusunda-sermaye-olarak-1">Türk ve İsviçre Karşılaştırmalı Hukukunda Kripto Paraların Anonim Şirket Kuruluşunda Sermaye Olarak Getirilmesi</a></p>
<p>Eserde, kurucuların şirkete sermaye olarak kripto para getirmeyi tercih etmeleri durumunda bu varlıkların <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-ticaret-kanunu-6102">Türk Ticaret Kanunu</a> (TTK) ve İsviçre Borçlar Kanunu (İsvBK) hükümleri çerçevesinde şirkete getirilip getirilemeyeceği, getirilebilmesi halinde ne şekilde ve nasıl getirileceği soruları cevaplandırılmış; anonim şirketlere ilişkin TTK ve İsvBK hükümleri paralel olduğundan Türk ve İsviçre hukukları karşılaştırılmıştır.</p>
<p>Baran Elçi, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/sirket-ve-menfaat-sahipleri-acisindan-grup-ici-kredi-kullanimi-halka-acik-ve-kapali-sirketler">Şirket ve Menfaat Sahipleri Açısından Grup İçi Kredi Kullanımı (Halka Açık ve Kapalı Şirketler Bağlamında)</a></p>
<p>Kitapta, grup içi kredi sözleşmelerinde menfaat sahiplerinin hukuki başvuru imkânları incelenmiş; bu imkânların hem işlemin hukuka uygun biçimde ifası hem de menfaat sahiplerinin etkin korunması bakımından önemi ortaya konulmuş; kredi sözleşmesine muhatap olan topluluk üyesi şirketlerin, söz konusu süreçleri topluluk ve şirket menfaatleri ekseninde nasıl yönetmeleri gerektiğine ilişkin yol gösterilmiştir.</p>
<p>Gözde İbicioğlu, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/turk-ceza-kanunu-nda-cok-failli-suclar-9786255823007">Türk Ceza Kanunu’nda Çok Failli Suçlar</a></p>
<p>Çalışmada, çok failli suçluluk kavramı, tarihsel gelişimi ve hukuki esası ile faillik-şeriklik ayrımına yer verilmiş; çok failli suçların şartları ve tasnifi üzerinde durulmuş; çok failli suçluluğun tasnifi yapılırken tasnife uygun olacak şekilde özel suç tipleri incelenmiş ve çok failli suçlarda cezalandırmanın nasıl yapılacağına ilişkin teorik tartışmalar analiz edilmiştir.</p>
<p>Tuğçe Bilici Alkılınç, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/olunceye-kadar-bakma-sozlesmesi-9786255878977">Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi</a></p>
<p>Eserin birinci bölümünde <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-borclar-kanunu-6098">Türk Borçlar Kanunu</a>’nun 611. ve 617. maddeleri arasında düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tarihi gelişimi, özellikleri, tanımı ve unsurları mercek altına alınmış; ikinci bölümünde ölünceye kadar bakma sözleşmesinin hükümleri irdelenmiş; üçüncü ve son bölümünde ise ölünceye kadar bakma sözleşmesinin sona ermesi hakkında bilgi verilmiştir.</p>
<p>Abdullah Sacid Örengül, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/the-security-of-energy-supplies-between-turkey-and-the-european-union-the-case-of-renewable-energy">The Security Of Energy Supplies Between Turkey and The European Union: The Case Of Renewable Energy</a></p>
<p>Kitapta, Türkiye örneği üzerinden küresel, bölgesel ve ulusal düzeylerde faaliyet gösteren enerji kurumlarının ve düzenleyici mekanizmaların rolleri eleştirel bir şekilde irdelenmiş; enerji arz güvenliğini artırmaya ve yenilenebilir enerjiye geçişi ilerletmeye dönük mevcut ve gelecekteki katkılar ele alınmıştır.</p>
<p>Geçen hafta Blog’a yüklenen makaleye aşağıda yer verilmiştir:</p>
<p>H. Burak Gemalmaz, <a href="https://blog.lexpera.com.tr/bir-mahkumiyet-gerekcesi-olarak-hayatin-olagan-akisina-aykirilik-ve-anayasa-mahkemesi/">Bir Mahkûmiyet Gerekçesi Olarak “Hayatın Olağan Akışına Aykırılık” ve Anayasa Mahkemesi</a></p>
<h3 id="tihat">İçtihat</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:</p>
<table>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 20%"> <b>MAHKEME</b> </td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 30%">
    <b>KARAR SAYISI</b></td></tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Anayasa Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Ceza)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>TOPLAM</b></td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>2</b></td></tr>
</table>
<br>
<h3 id="mevzuat">Mevzuat</h3>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/noterlik-kanunu-1512/27"><strong>Noterlik Kanunu</strong></a></p>
<p>Anayasa Mahkemesi’nin <a href="https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/anayasa-mahkemesinin-16-4-2026-tarihli-ve-e-2026-86-k-2026-76-sayili-karari-33302/27">E. 2026/86, K. 2026/76 sayılı ve 16.04.2026</a> tarihli kararı uyarınca, noter kâtipleri ve kâtip adayları hakkında verilecek disiplin cezalarına ilişkin hükümler iptal edildi. Değişiklik, 06.04.2027 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/noterlik-kanunu-1512/27/27/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/esenlik-hizmetleri-yonetmeligi-1"><strong>Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Bireylerin sağlıklı yaşam tarzını benimsemelerini teşvik etmeye yönelik koruyucu, geliştirici, destekleyici ve rehabilite edici nitelikteki hizmetler ile yaşam kalitesini artırıcı uygulamaların sunulduğu esenlik merkez ve ünitelerinin açılmasına, bu merkez ve ünitelerin taşıması gereken fiziki ve teknik şartları ile personel standartlarına, sunulan hizmetin kapsamına, faaliyetlerinin yürütülmesine ve denetimine ilişkin usul ve esaslar düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/kisisel-saglik-verileri-hakkinda-yonetmelik/3"><strong>Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Kişisel sağlık verilerinin düzeltilmesine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Kişisel sağlık verilerinin yeniden değerlendirilmesine ilişkin hükümler düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/kisisel-saglik-verileri-hakkinda-yonetmelik/3/3/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/bazi-varliklarin-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-genel-teblig-seri-no-1-5"><strong>Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)</strong></a></p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/kurumlar-vergisi-kanunu-5520">Kurumlar Vergisi Kanunu</a>’na eklenen geçici 19. maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlendi.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/gelir-vergisi-genel-tebligi-seri-no-326-1/2"><strong>Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 326)</strong></a></p>
<p>Yasal düzenleme, istisnanın kapsamı, istisnadan yararlanma şartları ve istisnanın uygulanmasına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/gelir-vergisi-genel-tebligi-seri-no-326-1/2/2/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/gelir-vergisi-genel-tebligi-seri-no-333-2"><strong>Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 333)</strong></a></p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/gelir-vergisi-kanunu-193">Gelir Vergisi Kanunu</a>’nun eklenen mükerrer 20/D maddesine ilişkin usul ve esaslar düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/gelir-vergisi-genel-tebligi-seri-no-334-1"><strong>Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 334)</strong></a></p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/gelir-vergisi-kanunu-193">Gelir Vergisi Kanunu</a>’nun 23. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (20) numaralı bendin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar düzenlendi.</p>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Bir Mahkumiyet Gerekçesi Olarak “Hayatın Olağan Akışına Aykırılık” ve Anayasa Mahkemesi]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><p>Geçenlerde, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD’nin 21 Kasım 2025 tarihinde düzenlediği “Yürürlüğünün 13. Yılında ve Yargıtay Kararları Işığında Türk Ticaret Kanunu Sempozyumu IX”da, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Onursal Başkanı Abdullah Yaman’ın <em>“Hayatın olağan akışı bizim en sevmediğimiz tabir. Türkiye’de hiçbir zaman hayat olağan akmadığı</em></p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/bir-mahkumiyet-gerekcesi-olarak-hayatin-olagan-akisina-aykirilik-ve-anayasa-mahkemesi/</link><guid isPermaLink="false">6a4b995f1715cd01ae8f898c</guid><category><![CDATA[hayatın olağan akışı]]></category><category><![CDATA[mahkumiyet]]></category><category><![CDATA[ceza muhakemesi hukuku]]></category><dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. H. Burak Gemalmaz]]></dc:creator><pubDate>Mon, 06 Jul 2026 14:09:43 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/9938ec4f-ae2b-4a18-9784-da3a45ca737e.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/9938ec4f-ae2b-4a18-9784-da3a45ca737e.png" alt="Bir Mahkumiyet Gerekçesi Olarak “Hayatın Olağan Akışına Aykırılık” ve Anayasa Mahkemesi"><p>Geçenlerde, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD’nin 21 Kasım 2025 tarihinde düzenlediği “Yürürlüğünün 13. Yılında ve Yargıtay Kararları Işığında Türk Ticaret Kanunu Sempozyumu IX”da, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Onursal Başkanı Abdullah Yaman’ın <em>“Hayatın olağan akışı bizim en sevmediğimiz tabir. Türkiye’de hiçbir zaman hayat olağan akmadığı için. (…) biz onu kesinlikle delil kabul etmiyoruz. Ama her dilekçeye de getiriliyor. (…) Bu memlekette hayat hiçbir zaman olağan akmıyor.”</em> şeklinde beyanda bulunduğu <a href="https://www.youtube.com/live/--O-8mhA14c?si=zoz82SB1ydjsqwgJ&amp;t=5126">videosuna</a> denk geldim. Her ne kadar bağlamı ticaret hukuku ise de söz konusu konuşma, “hayatın olağan akışı” ibaresinin ceza muhakemesinde sıklıkla kullanıldığını aklıma getirdi. “Hayatın olağan akışı” ibaresinin ceza muhakemesinde sık kullanılması ise ciddi hak ihlallerine sebep olmakta.</p>
<p>Yaygın nitelendirilmesinin aksine bir delilden çok karine ve hatta argümantasyon aracı olan “hayatın olağan akışına aykırılık”, aslında yargıcın vakıalarla normlar arasında ilişki kurmasında, dosya kapsamındaki “gerçek” delilleri normla ilişkilendirmesinde, sanık hakkındaki isnatları somutlaştırmasında faydalıdır.<sup class="footnote-ref"><a href="#fn1" id="fnref1">[1]</a></sup> Ancak bu araç, gerçek delillerin yokluğunda ya da delil ile eylem/fail arasında geçerli bir düşünsel bağ kurulamadığında, sırf bir zandan hareketle, bu zan ne kadar haklı ve doğru olursa olsun, mahkumiyet hükmü “çıkarımına” el vermez.</p>
<p>Ne yazık ki uygulamada “hayatın olağan akışına aykırılık” ölçütü, ceza yargılamalarında ilk derece ve istinaf mahkemesi hakimlerinin vicdani kanaatlerinin tüm yükünü üzerine boşalttıkları bir sığınağa dönüşmüş durumda. Genellikle mahkumiyeti temellendirebilecek somut delillerin olmadığı yargılamalarda, son çare olarak suç delili olmayan ya da suç teşkil etmeyen vakıalardan hareketle tamamen sezgisel şekilde mahkumiyet hükmü verildiği ve gerekçenin de “zaten hayatın olağan akışı bunu gerektirir” şeklinde kurulduğu kararlara çok sık rastlar olduk. Üstelik hayatın olağan akışı yalnızca somut delil olmayan dosyanın gerekçelendirilmesinde kullanılmakla kalmıyor, sanığın savunmaları da “hayatın olağan akışına göre suçtan kurtulma kastına yöneliktir” denilerek bertaraf ediliyor. Böyle yürütülen bir muhakemede, sanık kendini nasıl savunursa savunsun, aleyhine somut delil olmasa dahi mahkumiyet hükmü bir ön yargı olarak çoktan verilmiş oluyor, şüpheden iddia makamı yararlanıyor.<sup class="footnote-ref"><a href="#fn2" id="fnref2">[2]</a></sup></p>
<h3 id="yargtaynyaklam">Yargıtay’ın Yaklaşımı</h3>
<p>Elbette bu durum, Yargıtay’ın Genel Kurul kararlarında ısrarla vurguladığı hakimin her türlü şüpheden arındırılmış kesin vicdani kanaate ulaşmasına, ispat edilmesi gerekenin şüpheli olan olduğuna, verilen hükmün her türlü delilin tetkiki ve lehe ve aleyhe bütün şartların değerlendirilmesi sonucu verilmesi gerekliliğine, gerçekleşme şekli tam aydınlatılamamış olay ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanamayacağı ilkesine, mahkumiyetin ihtimale değil hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermeyen kesin ve açık ispata dayanması gerekliliğine uygun değil (Yargıtay <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/ceza-genel-kurulu-e-2018-162-k-2024-156-t-3-4-2024">CGK, E.2018/162, K.2024/156, T.03/04/2024</a>; Yargıtay <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/e-2022-231-k-2024-270-t-25-09-2024">CGK, E. 2022/231, K. 2024/270, T. 25/09/2024</a>). Masumiyet karinesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkelerinin somutlaştığı bu öncülden hareketle Yargıtay, kural olarak, salt hayatın olağan akışı kabulünü delil olarak kabul etmemekte ve tek başına bu kabule değer vermemekte.<sup class="footnote-ref"><a href="#fn3" id="fnref3">[3]</a></sup> Örneğin Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin bir kararında, “<em>Sanığın savunmasında, müşteri masasında bulunan paraların müşterilerin ısmarlayacağı yemek bedeli olduğunu savunması ve olay tutanağına göre masada pul, kağıt vs. ele geçirilmemesine göre, tutanak düzenleyiciler ile oyun oynamakta olan R.K., A.C. ve Y.K.’nin tanık olarak dinlenilerek sonucuna göre</em> <strong><em>sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, ‘hayatın olağan akışı’ şeklindeki hukuki olmayan gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulmasının</em></strong><em>”</em> bozmayı gerektiğine hükmettiğine dikkate çekebiliriz (Yargıtay <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/8-ceza-dairesi-e-2017-16996-k-2020-497-t-9-1-2020">8. Ceza Dairesi E. 2017/16996, K. 2020/497, 09/01/2020</a>). Benzer şekilde Yargıtay 10. Ceza Dairesi, yakın tarihli bir kararında <em>“ ‘hayatın olağan akışı’ ile ‘sanıkların eylemi aynı kasıt altında birkaç kez işlemiş oldukları’ şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle zincirleme şekilde sorumlu tutulmalarına, sanık …’nın ise ‘hayatın olağan akışı’ şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle zincirleme şekilde sorumlu tutulmasına karar verilmiş ise de; sanıkların sabit kabul edilen ve edilmeyen fillerinin belirlenmesi ve bu belirleme kapsamında hukuki nitelendirmenin yapılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulması”nı</em> bozma sebebi saymıştır (Yargıtay <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/10-ceza-dairesi-e-2018-500-k-2022-9443-t-21-9-2022">10. CD, E. 2018/500, K. 2022/9443, T.21/09/2022</a>).</p>
<p>Bununla birlikte “hayatın olağan akışı” ölçütü, şüpheden uzak diğer somut delillerin destekleyicisi olarak argümantasyonda kullanılabilmekte, hatta o delillerin değerini kuvvetlendirebilmekte, delillerle fiil/fail arasında düşünsel bağ kurulmasını sağlayabilmekte. Bu yönüyle, sadece suçun tamam olup olmadığı açısından değil, kusurluluğu etkileyen haller açısından da kullanışlı olabilen bir ölçüt görünümündedir.<sup class="footnote-ref"><a href="#fn4" id="fnref4">[4]</a></sup></p>
<h3 id="anayasamahkemesivehayatnolaanak">Anayasa Mahkemesi ve Hayatın Olağan Akışı</h3>
<p>Yargıtay’ın yaklaşımını büyük ölçüde paylaşan AYM, çok sayıda kararında, atfedilen suç ile buna esas alınan delil ve eylemlerin ilişkilendirilmediği, salt “hayatın olağan akışı” kabulüyle verilen mahkumiyet hükümlerini adil yargılanma hakkının çeşitli boyutlarının ihlal sebebi olarak görmekte.</p>
<p>Örneğin <em>Ali Aydoğdu</em> kararına konu olayda ilk derece ve istinaf mahkemeleri sanığın farklı tarihlerde yapılan sınavlarda bambaşka başarı seviyeleri sergilemesini hayatın olağan akışına aykırı bulmuş ve bu kabulden hareketle terör örgütü tarafından sızdırılan sınav sorularının başvurucuya verildiğini ve suçun işlendiğini varsaymıştır. Ancak Anayasa Mahkemesi “<em>soruların kim tarafından, ne şekilde başvurucuya verildiği hususunda somut bir değerlendirmede bulunulmamış, diğer bir deyişle sınavlar arasındaki başarı farkının hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatiyle başvurucunun sınav sorularını önceden elde etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği sonucuna ulaşılması, ancak bu ihtimali desteleyen ve başvurucunun hileli davranışını ortaya koyan bir delil gösterilmemiş olmasını”</em> hukuka aykırı bulmuştur. Söz konusu uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesi bazı yargılamalardaki etkin pişmanlık beyanlarını ve başvurucunun örgüt üyesi olmasını da delil olarak kullanmış olduğu halde AYM <em>“yerel mahkemenin dayandığı delillerin hiçbirinin başvurucunun soruları sınavdan önce kimden ve ne şekilde aldığını, diğer bir ifadeyle olayın nasıl gerçekleştiğini doğrudan ortaya koyamadığını altı çizilmelidir”</em> diyerek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir (<em><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-2022-98863-k-1-t-21-4-2026">Ali Aydoğdu Başvurusu</a></em>, No. 2022/98863, 21/04/2026).</p>
<p>Benzer şekilde <em>Kadir Çıtak</em> kararında resmi belgede sahtecilik suçu ile suçlanan başvurucu, yargılamanın tüm aşamalarında atılı suç bakımından kastının bulunmadığını savunmuş ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri başvurucunun resmi belgeleri üst üste 22 gün hata ile doldurmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna kanaat getirerek mahkumiyete hükmetmiştir. AYM ise başvurucunun atılı suç açısından kastının bulunmadığına dair savunmasının ilgili ve yeterli araştırma ve gerekçe ile değerlendirilmeyip münhasıran yalnızca “hayatın olağan akışı” kabulü doğrultusunda hüküm kurulmuş olmasını gerekçeli karar hakkının ihlali olarak görülmüştür (<em><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-2021-23590-t-20-11-2024">Kadir Çıtak Başvurusu</a></em>, No. 2021/23590, 20/11/2024).</p>
<p>Tersten bakılacak olursa, yani “hayatın olağan akışına aykırılık” somut delilleri desteklemek ve bu delillerle fiil/fail arasında ilişki kurmak amacıyla kullanılırsa, AYM, burada gerekçeli karar hakkı bakımından bir sorun görmemektedir (<em><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/k-2014-11879-t-22-11-2017">Fatma Yavuz Başvurusu</a></em>, No. 2014/11879, 22/11/2017).</p>
<h3 id="hayatnolaanakvesutankurtulmayayneliksavunmakombinasyonu">“Hayatın Olağan Akışı” ve “Suçtan Kurtulmaya Yönelik Savunma” Kombinasyonu</h3>
<p>Uygulamada “hayatın olağan akışı” ölçütünün ceza hakimlerinin sevdiği bir diğer karine olan savunmanın “suçtan kurtulmaya yönelik olduğu” ölçütüyle birlikte kullanıldığına da rastlanmaktadır. Bu hallerde sanık savunmaları “hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu” şeklindeki gerekçeyle savuşturulmakta, özellikle delil toplanması vb. tevsii tahkikat talepleri dosyaya bir yenilik katmayacağı kalıbıyla reddedilmektedir. Üstelik derece mahkemeleri bunu yaparken, somut olaya göre örneğin dijital delillerde (ör. HTS ve/veya kamera kayıtları) sanık aleyhine bir husus bulunmamasını, fiziki ve teknik takipten sanık aleyhine bir sonuç çıkmamasını, sanığın banka hesaplarında atılı suçla uyumlu hareket olmamasını, müşteki veya tanık beyanının dedikodu mahiyetinde olması vb. dosyadaki lehe delilleri de göz ardı edebilmekte, bu hususların sanık savunmaları ile uyumlu olup olmadığını değerlendirmeyebilmektedir.</p>
<p>Başvurucunun bu aralar Türkiye'nin gündemindeki banka hesabını kullandırmak (IBAN kullandırma) suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkum edildiği bir yargılama, “hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu” paket gerekçesine AYM’nin nasıl baktığını göstermesi bakımından zikretmeye değer. Olayda başvurucu, yargılamanın başından sonuna dek müştekiyi tanımadığını, kendisinin de dolandırıldığını, yardım amacıyla kendi hesabına yatan parayı bir üçüncü kişiye verdiğini söylediği ve bu kişinin eşkalini, telefon numarasını, sosyal medya hesabını bildirdiği halde bidayet mahkemesi başvurucunun verdiği bilgileri araştırmamış ve buna dayanan savunmasını da hayatın olağan akışı gereği suçtan kurtulma kastına yönelik bulmuştur. Bu değerlendirme karşısında AYM, “sanık savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, savunmaların suçtan kurtulmaya yönelik olduğu” şeklindeki soyut gerekçe ile yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın mahkumiyet hükmü verilmesinin, sanığın iddia makamı karşısında dezavantajlı duruma düşürülmesi anlamına geldiğine ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir (<em><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-2021-10332-t-18-7-2024">Eşref Bingöl Başvurusu</a></em>, No. 2021/10332, 18/07/2024). Yine bir IBAN kullandırma mahkumiyetine (dolandırıcılık) dair davada başvurucunun banka kartının arkasına şifresini yazdığı ve bu kartı kaybettiği, hesabın kendisi tarafından kullanılmadığı, HTS ve Mobese kayıtlarından bu durumun ortaya çıkacağı savunmasının ilk derece mahkemesi tarafından “<em>sanığın şifresini arkasına yazdığı kartını kaybettiği yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına aykırı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu tip suçlarda sanıkların bu yönde savunma yaptıkları</em>” şeklinde bir gerekçe ile reddedilmesi, AYM tarafından somut gerekçe içermediği için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine aykırı bulunmuştur (<em><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-2021-2754-k-1-t-7-6-2023">Halil Akkaya Başvurusu</a></em>, No. 2021/2754, 07/06/2023).</p>
<h3 id="hayatnolaanakvemasumiyetkarinesiilesutavecezadakanuniliklkesi">Hayatın Olağan Akışı ve Masumiyet Karinesi ile Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi</h3>
<p>Her ne kadar AYM, somut deliller olmaksızın “hayatın olağan akışı” karinesinden hareketle verilen mahkumiyet hükümlerini adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı ile olayın akışına göre silahların eşitliği alt ilkelerinin ihlali olarak görmekteyse de, kanımızca “hayatın olağan akışı” karinesinin asıl problem doğurduğu haklar masumiyet karinesi ile suçta ve cezada kanunilik ilkesidir. Zira “hayatın olağan akışı” bir delil değil muhakeme aracı olup ancak gerçek deliller ile eylem/fail arasında geçerli bir düşünsel bağ kurulmasında kullanılabilir. Hal böyle olunca bu kavramın ele alınması gereken hak bağlamı, delillere ilişkin insan hakları rejimini düzenleyen adil yargılanma hakkı değil, masumiyet karinesi ve suçta ve cezada kanunilik gibi maddi haklardır. “Hayatın olağan akışına aykırılık” karinesine mahkumiyet hükmünde tek başına yer vermekle aslında mahkemeler, ortada somut bireyselleştirilmiş bir delilin olmadığını ikrar etmektedirler. Oysa suçun unsurlarının tamam olabilmesi için hem isnat edilen eylemlerin hem de suçun manevi unsurunun söz konusu eylemlerde bireyselleştirilmiş şekilde ortaya koyulması gerekmektedir (<em>Yasak v. Türkiye</em>, App. 17389/20, GC Judgment of 5 May 2026). Dolayısıyla somut delil olmaksızın, yalnızca hayatın olağan akışına aykırı olacağı kabulünden hareketle sanığın suç işleme kastının ve suçun unsurlarının tamam olduğunun varsayılması, masumiyet karinesine aykırı bir çıkarım olduğu gibi suçta ve cezada kanunilik ilkesini de çiğnemektedir.<sup class="footnote-ref"><a href="#fn5" id="fnref5">[5]</a></sup></p>
<h3 id="sonu">Sonuç</h3>
<p>“Hayatın olağan akışı”, hakimlerin sevdiği sihirli kavramların başında geliyor ve sıklıkla kullanılıyor. Bu ibareye bir argümantasyon aracı olarak vakıalarla normlar arasında ilişki kurulmasında, delillerle normun ilişkilendirilmesinde ve sanık hakkındaki isnatlar bakımından somutlaştırma ve bireyselleştirme yapılırken yer verilmesinde hiçbir sakınca yok. Yargıtay ve AYM’ye göre “hayatın olağan akışı” tek başına delil olamaz, yalnızca diğer somut delillerin bir destekleyicisi yahut somut delillerin değerlendirildiği bir mantık süzgeci olabilir. Buna karşılık uygulamada durumun her zaman böyle olmadığını, “hayatın olağan akışının” gerçek delillerin yokluğunda ya da delil ile eylem/fail arasında geçerli bir düşünsel bağ kurulamadığında dahi mahkumiyet hükmüne aksi ispat edilemeyen bir karine olarak dayanak yapıldığını, bir ispat kısa yolu olarak kullanıldığını biliyoruz. Özellikle istinafta kesinleşen ve Yargıtay incelemesinden geçmeyen veya geçse dahi bu hususa dikkat edilmeyen mahkumiyetler, ciddi hak ihlalleri ve sonuçta muhatap kişilerin hayatında ciddi ve geri alınamaz sonuçlar doğurma riski teşkil etmekte. Bu riskin önüne geçmek veya en azından bu riski azaltmak için, “hayatın olağan akışı” ölçütünün yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda hassasiyetle kullanılmasında fayda bulunmakta.</p>
<hr>
<p><strong>Dipnotlar</strong></p>
<hr class="footnotes-sep">
<section class="footnotes">
<ol class="footnotes-list">
<li id="fn1" class="footnote-item"><p>Av. Can Öztürk, “Hayatın Olağan Akışı Ceza Davalarında Ne Kadar Belirleyici”, <a href="https://www.canozturk.av.tr/yayin/hayatin-olagan-akisi-ceza-davalarinda-ne-kadar-belirleyici">https://www.canozturk.av.tr/yayin/hayatin-olagan-akisi-ceza-davalarinda-ne-kadar-belirleyici</a>, son erişim 05/07/2026. <a href="#fnref1" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn2" class="footnote-item"><p>Bazı derece mahkemesi kararlarında “hayatın olağan akışı” beraat hükmüne dayanak olarak da kullanılmaktadır. Ancak bu yazı, kavramın mahkumiyet hükmünde kullanılmasıyla sınırlıdır. <a href="#fnref2" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn3" class="footnote-item"><p>Aksi yönde Yargıtay kararlarının bulunduğunu da not edelim. Örneğin bkz. <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/13-ceza-dairesi-e-2011-9097-k-2012-7297-t-29-3-2012">(Kapatılan) 13. Ceza Dairesi E. 2011/9097, K. 2012/7297, T. 29/03/2012</a>. <a href="#fnref3" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn4" class="footnote-item"><p>Örneğin Yargıtay <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/12-ceza-dairesi-e-2025-6881-k-2026-2804-t-24-3-2026">12. CD, E. 2025/6881, K.2026/2804, T.24/03/2026</a>. <a href="#fnref4" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn5" class="footnote-item"><p>Suçta ve cezada kanunilik ilkesi (<a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/uluslararasi-antlasmalar/insan-haklarini-ve-ana-hurriyetleri-korumaya-dair-sozlesme-1/madde-7">AİHS md. 7</a>), yerel mahkemelerin kararlarında suçun özünü ilgilendiren hususlara ilişkin olarak iç hukuk uyarınca anlamlı açıklamalar yapmasını, kısacası ilgili ve yeterli gerekçe vermesini gerektirmektedir (<em>Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye</em>, App. No. 15669/20, Grand Chamber Judgment of 26 September 2023). Dolayısıyla gerekçeli karar hakkı, bu somut bağlamda suçta ve cezada kanunilik ilkesinin bir unsuru olup incelemenin adil yargılanma hakkı kapsamında yürütülmesini zorunlu kılmamaktadır. <a href="#fnref5" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
</ol>
</section>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Lexpera’da Geçen Hafta (27 Haziran-3 Temmuz 2026)]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 238. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>Ömer Faruk Çelik, Nejat Aday (Ed.), <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/prof-dr-h-cumhur-ozakman-a-armagan-9786255878786">Prof. Dr. H. Cumhur Özakman’a Armağan</a></p>
<p>Prof. Dr. Cumhur Özakman’a armağan olarak hazırlanmış olan kitapta yer</p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/lexperada-gecen-hafta-27-haziran-3-temmuz-2026/</link><guid isPermaLink="false">6a4b6e121715cd01ae8f8964</guid><dc:creator><![CDATA[Göktürk Öcal]]></dc:creator><pubDate>Mon, 06 Jul 2026 13:25:57 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/Lexpera_Update.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/Lexpera_Update.jpg" alt="Lexpera’da Geçen Hafta (27 Haziran-3 Temmuz 2026)"><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 238. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>Ömer Faruk Çelik, Nejat Aday (Ed.), <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/prof-dr-h-cumhur-ozakman-a-armagan-9786255878786">Prof. Dr. H. Cumhur Özakman’a Armağan</a></p>
<p>Prof. Dr. Cumhur Özakman’a armağan olarak hazırlanmış olan kitapta yer alan makalelerden bazıları, İdari Yargı Kararlarında “Faktoring”, Sürekli Borç İlişkilerinde Sürenin Belirliliği Ölçütü, Kentsel Dönüşüm Uygulamalarında Arsa Payı Kavramı, Noterde Taşınmaz Satışı, Tüketim Ödüncü Sözleşmesinde Ödünç Alanın İade ve Faiz Ödeme Borçları başlıklarını haizdir.</p>
<p>Emre Kılıç, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/idari-faaliyetlerin-yurutulmesinde-kisisel-verilerin-islenmesi-9786255878700">İdari Faaliyetlerin Yürütülmesinde Kişisel Verilerin İşlenmesi</a></p>
<p>Avrupa Birliği GDPR düzenlemesi ile <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/kisisel-verilerin-korunmasi-kanunu-6698">Kişisel Verilerin Korunması Kanunu</a> başta olmak üzere çeşitli ulusal ve uluslararası mevzuat örnekleri üzerinden, kamu yönetiminde kişisel veri işleme süreçlerinin hukuki, etik ve pratik boyutlarının incelendiği çalışmada, farklı hukuk sistemlerindeki deneyimlerden yararlanmak suretiyle etkin politika önerileri geliştirilmesi hedeflenmiştir.</p>
<p>Melike Alkaya Erdoğan, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/deepfake-teknolojisinin-hukuka-aykiri-kullanimindan-dogan-hukuki-ve-cezai-sorumluluk-9786255878779">Deepfake Teknolojisinin Hukuka Aykırı Kullanımından Doğan Hukuki ve Cezai Sorumluluk</a></p>
<p>Eserde, deepfake teknolojisinin kullanımı ile doğrudan etkilenen kişilik hakkı ve deepfake teknolojisi kavramları incelenmiş; yabancı ülkelerin hukuki düzenlemeleri ve ardından Türkiye’deki mevcut yasal durum irdelenmiş; deepfake teknolojisinin kullanımına ilişkin yasal düzenleme önerilerinde bulunulmuştur.</p>
<p>Ömrüm Dilek Ersoy, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/turk-vergi-sisteminde-vergi-incelemesinin-hukuki-niteligi-ve-sonuclari-9786255878724">Türk Vergi Sisteminde Vergi İncelemesinin Hukuki Niteliği ve Sonuçları</a></p>
<p>Kitabın birinci bölümünde vergi incelemesinin kavramsal çerçevesi çizilerek hukuki niteliği ve sınırları ortaya konulmuş; ikinci bölümünde vergi incelemesinde yetki, kapsam, incelemenin başlaması ve devamı süreci ile mükellef haklarına değinilmiş; üçüncü ve son bölümünde ise vergi incelemesinin sonuçları ve hukuki etkileri ile olması gereken hukuk bakımından vergi incelemeleri hakkında bilgi verilmiştir.</p>
<p>Emre Ekinci, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/turk-ceza-kanunu-kapsaminda-verileri-yok-etmeme-sucu-9786255878816">Türk Ceza Kanunu Kapsamında Verileri Yok Etmeme Suçu</a></p>
<p>Çalışmada, kişisel verinin ne anlama geldiği ulusal ve uluslararası düzenlemeler ve gelişmeler ile açıklanmış; verileri yok etmeme suçunun maddi, manevi ve hukuka aykırılık unsurları incelenerek bu suç ile ilintili bir kavram olan unutulma hakkına değinilmiş; verileri yok etmeme suçu kusurluluk, teşebbüs, içtima, iştirak gibi başlıklar altında da değerlendirilmiştir.</p>
<p>Meryem Özgür, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/uluslararasi-hukukta-baris-hakki-ve-jus-ad-bellum-elestirel-bir-bakis-9786255878762">Uluslararası Hukukta Barış Hakkı ve Jus ad Bellum: Eleştirel Bir Bakış</a></p>
<p>Eserde, günümüzde hâkim olan barış anlayışının savaşlara, çatışmalara, askeri saldırılara ve ağır insan hakları ihlallerine çözüm getirmede yetersiz olduğu vurgulanarak mevcut uluslararası düzen eleştirilmiş; yeni sömürgeciliğin ve emperyalist tasallutun barışçıl bir uluslararası düzenin önündeki başlıca engeller olarak araçları ve unsurları ortaya konulmuştur.</p>
<p>Mehmed Enes Güneş, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/turk-ceza-hukukunda-saglik-meslegi-mensubu-olarak-psikologlarin-sucu-bildirmeme-sucu-9786255878755">Türk Ceza Hukukunda Sağlık Mesleği Mensubu Olarak Psikologların Suçu Bildirmeme Suçu</a></p>
<p>Kitapta, psikologların yürürlükteki düzenlemeler çerçevesinde sağlık mesleği mensubu olup olmadıkları tartışılmış; kanuni düzenleme ihtiyacı sağlık hakkı ve mesleki gereklilikler ile ilişkilendirilmiş; psikologların sır saklama yükümlülükleri ve kapsamı, mevzuat ile yargı kararları çerçevesinde incelenmiş; sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçu (TCK m. 280), psikolog ve klinik psikologlar yönünden ele alınmıştır.</p>
<p>Beyzanur Acıdemir, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/iskence-ve-kotu-muamele-yasagi-baglaminda-devletin-etkili-sorusturma-yukumlulugu-9786255878731">İşkence ve Kötü Muamele Yasağı Bağlamında Devletin Etkili Soruşturma Yükümlülüğü</a></p>
<p>Çalışmada, insan hakları bilincinin yükseldiği bir çağda dahi varlığını sürdüren ihlallere karşı devletlerin en kritik sorumluluklardan biri olan etkili soruşturma yükümlülüğü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, İstanbul Protokolü, uluslararası ve ulusal hukuk müktesebatı çerçevesinde ele alınmış; uygulamadaki eksikler somut yargı kararları ile ortaya konulmuştur.</p>
<p>Mustafa Can Dağlı, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/bilisim-hukuku-kapsaminda-hizmet-seviyesi-sozlesmesi-9786258615425">Bilişim Hukuku Kapsamında Hizmet Seviyesi Sözleşmesi</a></p>
<p>Eserde, hizmet seviyesi sözleşmesi Türk hukuku ekseninde irdelenerek sözleşmenin tanımı, unsurları, tarafları, kurulması, şekli ve hukuki niteliği ele alınmış; hizmet sağlayıcısı ile kullanıcının borçları, sözleşmenin ihlali halinde doğabilecek hukuki sonuçlar, sözleşmede kararlaştırılan yaptırımlar ve sözleşmenin sona erme halleri analiz edilmiştir.</p>
<p>Uğur Çolak, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/patent-hukukunda-istemlerin-yorumlanmasi-ve-koruma-kapsaminin-belirlenmesi-9786255878854">Patent Hukukunda İstemlerin Yorumlanması ve Koruma Kapsamının Belirlenmesi</a></p>
<p>Avrupa Patent Sözleşmesi’nin 69. maddesi ve <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/sinai-mulkiyet-kanunu-6769-1">Sınai Mülkiyet Kanunu</a>’nun 89. maddesine göre, patent başvurusu veya patentin sağladığı korumanın kapsamının istemlere göre belirleneceği hükmü çerçevesinde hazırlanan kitapta, istemlerin tarifname ışığında nasıl yorumlanacağı ve koruma kapsamının nasıl belirlenebileceği üzerinde durulmuştur.</p>
<p>Rıdvan Değirmenci, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/hukuk-felsefesinde-kolelik-kokenleri-mesrulastirilmasi-kaldirilmasi-9786255878748">Hukuk Felsefesinde Kölelik: Kökenleri, Meşrulaştırılması, Kaldırılması</a></p>
<p>Çalışmada, köleliğin kaldırılmasına kadar süren tartışmalar incelenmiş; özellikle Fransız Devrimi öncesi ve sürecinde kölelerin statüsü sorunu, Alman düşüncesinde köleliğe ilişkin yaklaşımlar ve İngiliz düşüncesinde kölelerin statüsü ile köleliğin kaldırılmasına ilişkin argümantasyonlar mercek altına alınmıştır.</p>
<p>Melike Eslem Ekinci, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/insan-haklari-baglaminda-hukuk-ve-sinema-perspektifinde-yasam-hakki-ve-olum-cezasi-9786255878694">Hukuk ve Sinema Perspektifinde Yaşam Hakkı ve Ölüm Cezası</a></p>
<p>Eserde, ölüm cezasının tarihsel gelişimi, farklı ülkelerdeki uygulamaları ve çeşitli hukuki yaklaşımlar ele alınmış; sinemanın ölüm cezasına etkisi on film üzerinden yapılan içerik analizleriyle değerlendirilmiş; bu filmler aracılığıyla, yaşam hakkı ile ölüm cezası arasındaki çizginin ne kadar keskin olduğu, hukuk ve sanatın nasıl etkileşime girdiği gösterilmiştir.</p>
<p>Yusuf Tekin, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/anonim-sirket-genel-kurul-kararlarina-karsi-iptal-davasi-hakki-ve-bu-hakkin-kotuye-kullanilmasi">Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarına Karşı İptal Davası Hakkı ve Bu Hakkın Kötüye Kullanılması</a></p>
<p>Kitapta, genel kurul kararlarının oluşumu, hukuki işlem teorisi çerçevesinde ele alınmış; hukuki işlem olduğu sıklıkla dile getirilen genel kurul kararlarının, genel hükümlere göre kurucu unsurları ve geçerlilik şartları incelenmiş; genel kurul kararlarına karşı pay sahiplerinin başvurabileceği iptal davasının türü, usul hukukuna ve maddi hukuka ilişkin şartları tespit edilmiştir.</p>
<p>Geçen hafta Blog’a yüklenen makaleye aşağıda yer verilmiştir:</p>
<p>Hakan Pekcanıtez, <a href="https://blog.lexpera.com.tr/hukuk-muhakemeleri-kanununun-erozyon-sureci-ii/">Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Erozyon Süreci II</a></p>
<h3 id="tihat">İçtihat</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:</p>
<table>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 20%"> <b>MAHKEME</b> </td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 30%">
    <b>KARAR SAYISI</b></td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Hukuk)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
947</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Ceza)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
738</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Danıştay</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
40</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge Adliye Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
6237</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge İdare Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
2</td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>TOPLAM</b></td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>7964</b></td></tr>
</table>
<br>
<p>Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’na ait karar özellikle dikkati çekmektedir:</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/e-2021-8-k-2026-1-t-8-5-2026">Yargıtay İBBGK., E. 2021/8 K. 2026/1 T. 08.05.2026</a></p>
<p>Hukuk davalarında dava dilekçesinde talep edilmeyen bir alacak kaleminin, talebin veya istemin ıslah ile talep edilip edilemeyeceği konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve çeşitli hukuk dairelerinin kararları arasında farklılık bulunduğu belirtilerek ortaya çıkan görüş aykırılığının içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesi talebinde bulunulmuş; içtihadı birleştirmenin konusu, hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya dahil edilip edilemeyeceği olarak belirlenmiştir.</p>
<p>İçtihatların birleştirilmesi talebinin ön değerlendirmesi aşamasında, kararları arasında içtihat aykırılığı bulunan Hukuk Genel Kurulu ile Özel Dairelerin görüşlerine başvurulmuştur.</p>
<p>Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nda yapılan görüşmeler sırasında; içtihadı birleştirme konusunun ön sorun olarak belirlenmesi hususu oyçokluğu ile reddedilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.</p>
<p>Yasal düzenleme, kavram ve kurumlar ile öğretideki görüşler ışığında yapılan kapsamlı hukuki değerlendirme sonucunda, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/37">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>’nda dava dilekçesiyle çizilen sınırların, ön inceleme tutanağıyla sabitlenen uyuşmazlık ve bu çerçevede tamamlanan tahkikat sınırlarının kısmen ıslah yoluyla davaya yeni bir talebin eklenmesiyle aşılmasının, kanunun, davacının ve davalının yargılama sırasındaki haklarını en iyi şekilde ve eşit koşullarda teminat altına almaya çalışan dengeleyici sistemine aykırı olacağı, nitekim bu kurumların meşru amacına ve sınırlarına uygun hareket edilmesinin işlevsel olduğu, kanunun varlığı kadar uygulamasının da hukuki belirlilik taşıması gerektiği gerekçesiyle, hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya dahil edilemeyeceğine oyçokluğu ile hükmedilmiştir.</p>
<h3 id="mevzuat">Mevzuat</h3>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/gelir-vergisi-kanunu-193/120"><strong>Gelir Vergisi Kanunu</strong></a></p>
<p>Hasılat esaslı kazanç tespitine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerine ilişkin geçiş hükümleri düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/gelir-vergisi-kanunu-193/120/120/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/katma-deger-vergisi-kanunu-3065/98"><strong>Katma Değer Vergisi Kanunu</strong></a></p>
<p>Sosyal ve askeri amaçlı istisnalarla diğer istisnalara ilişkin hükümler ile 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerler hakkındaki geçiş hükümlerinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/katma-deger-vergisi-kanunu-3065/97/97/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/vergi-usul-kanunu-213/104"><strong>Vergi Usul Kanunu</strong></a></p>
<p>Elektronik ortamda tebliğ ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yetkisine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Daha önce elektronik tebligat sistemine dahil olanlar hakkında geçiş hükümleri ihdas edildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/vergi-usul-kanunu-213/104/104/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/karayollari-trafik-kanunu-2918/89"><strong>Karayolları Trafik Kanunu</strong></a></p>
<p>Araçların satış, devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki ve sorumluluğa ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/karayollari-trafik-kanunu-2918/88/88/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/orman-kanunu-6831/57"><strong>Orman Kanunu</strong></a></p>
<p>Engelli ve yaşlı bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezleri ile ilgili her türlü yer ve binanın, devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde izin verilebilecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/orman-kanunu-6831/57/57/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/belediye-gelirleri-kanunu-2464/36"><strong>Belediye Gelirleri Kanunu</strong></a></p>
<p>Eğlence faaliyetlerine ilişkin vergi istisnası ve muafiyetine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/belediye-gelirleri-kanunu-2464/36/36/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/petrol-piyasasi-kanunu-5015/20"><strong>Petrol Piyasası Kanunu</strong></a></p>
<p>İdarî yaptırımlara ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/petrol-piyasasi-kanunu-5015/20/20/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/devlet-ihale-kanunu-2886/18"><strong>Devlet İhale Kanunu</strong></a></p>
<p>Yerel yönetimlerin taşınmazlarının satışına ilişkin ek madde hükümleri getirildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/devlet-ihale-kanunu-2886/18/18/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/basin-ilan-kurumu-teskiline-dair-kanun-195/11"><strong>Basın-İlân Kurumu Teşkiline Dair Kanun</strong></a></p>
<p>İnternet haber sitelerinin vasıf ve ödevleri ile müeyyidelere ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/basin-ilan-kurumu-teskiline-dair-kanun-195/11/11/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/karayollari-trafik-yonetmeligi/53"><strong>Karayolları Trafik Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Görüntü cihazı ve sürücü görüş alanı tanımlanarak yönetmelik kapsamına alındı. Araçlara ait teknik şartlar, araçların karayoluna uygunluğu ve ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazlarına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/karayollari-trafik-yonetmeligi/53/53/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/ticari-reklam-ve-haksiz-ticari-uygulamalar-yonetmeligi/10"><strong>Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Karşılaştırmalı reklamlar, indirimli satış reklamları, çevre hakkında beyanlar içeren reklamlar, görseller ile yazılı ve sesli ifadelerin sunuluşu, finansal hizmetler hakkında reklamlar ve tüketici şikâyetlerine ilişkin hükümler başta olmak üzere birçok hükümde değişikliğe gidildi. Sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan reklamlar ve hedefli reklamcılık hakkında hükümler düzenlendi. Değişiklikler, 01.08.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/ticari-reklam-ve-haksiz-ticari-uygulamalar-yonetmeligi/10/10/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/planli-alanlar-imar-yonetmeligi-4/24"><strong>Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Yönetmelikte geçen tanımlar, genel ilkeler, katlar alanı hesabına dahil edilmeyen kullanımlar, asansörler, yapı ruhsatı, yapı ruhsatı gerektirmeyen inşai faaliyetler ve mevcut yapı ruhsatı başvurularına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Ofis/büro kullanım amaçlı bağımsız bölümlerde tadilata ilişkin geçiş hükümleri düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/planli-alanlar-imar-yonetmeligi-4/24/24/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/yenilenmis-urunler-hakkinda-yonetmelik"><strong>Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen kullanılmış malların yenilenmiş olarak tekrar satışa sunulmasına ilişkin uygulama usul ve esasları yeniden düzenlendi. Yönetmelik, 01.08.2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Aynı tarihte, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/yenilenmis-urunlerin-satisi-hakkinda-yonetmelik/5">Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelik</a> yürürlükten kalkacak.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/elektronik-kimlik-bilgisini-haiz-cihazlarin-kayit-altina-alinmasina-dair-yonetmelik/5"><strong>Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Yönetmeliğin kapsamı, yönetmelikte geçen tanımlar, IMEI numarası siyah listede yer alan cihazlar, yolcu beraberinde getirilen cihazlara ait IMEI numaralarının kayıt altına alınması, son sinyal almasından itibaren kesintisiz bir yıl süreyle elektronik haberleşme hizmeti almayan cihazlar ve işletmecilerin yükümlülüklerine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/elektronik-kimlik-bilgisini-haiz-cihazlarin-kayit-altina-alinmasina-dair-yonetmelik/5/5/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/milli-egitim-bakanligi-ortaogretim-kurumlari-yonetmeligi-2013-28758-3/25"><strong>Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okullar ve diploma düzenlenmesine ilişkin hükümler ile yönetmelik eklerinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/milli-egitim-bakanligi-ortaogretim-kurumlari-yonetmeligi-2013-28758-3/25/25/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/kamu-kurum-ve-kuruluslarinca-2828-sayili-sosyal-hizmetler-kanununa-gore-acilacak-kres-ve-gunduz-1"><strong>Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Sosyal Hizmetler Kanunu’na Göre Açılacak Kreş ve Gündüz Bakımevleri Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/sosyal-hizmetler-kanunu-2828">Sosyal Hizmetler Kanunu</a>’na göre açılacak kreş ve gündüz bakımevlerinin açılış işlemleri, izinleri, hizmet, işleyiş ve personeline ilişkin standart ve esasları, denetimleri, kapatılmaları ile ücretlerine ilişkin usul ve esaslar düzenlendi. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/devlet-memurlari-kanunu-657">Devlet Memurları Kanunu</a>’nun 191. maddesi kapsamındaki çocuk bakımevleri, yönetmeliğin kapsamı dışında tutuldu.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/tibbi-cihaz-satis-reklam-ve-tanitim-yonetmeligi/9"><strong>Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Yükümlülüklere ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/tibbi-cihaz-satis-reklam-ve-tanitim-yonetmeligi/9/9/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/saglik-bilgi-yonetim-sistemleri-hakkinda-yonetmelik-1/2"><strong>Sağlık Bilgi Yönetim Sistemleri Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Yönetmelikte geçen tanımlar, sisteme kayıt, aktif liste, sistemden silinme ve sağlık bilgi yönetim sistemleri hizmeti alım süreçlerine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/saglik-bilgi-yonetim-sistemleri-hakkinda-yonetmelik-1/2/2/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/ozel-tibbi-amacli-gidalar-ruhsatlandirma-yonetmeligi-1/3"><strong>Özel Tıbbi Amaçlı Gıdalar Ruhsatlandırma Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Bebeklerin ve küçük çocukların beslenme gereksinimlerini karşılamak için geliştirilmiş özel tıbbi amaçlı gıdalarda pestisitlere ilişkin gereklilikler ve halihazırda izinli ürünlerin durumuna ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Bilimsel komisyonlar hakkında ek madde hükümleri getirildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/ozel-tibbi-amacli-gidalar-ruhsatlandirma-yonetmeligi-1/3/3/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/geleneksel-bitkisel-tibbi-urunler-ruhsatlandirma-yonetmeligi-1/3"><strong>Geleneksel Bitkisel Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Yönetmeliğin kapsamı ve dayanağı, yönetmelikte geçen tanımlar, ruhsat başvurusu, başvuru şekli, ruhsat başvurusunda bulunacak kişiler, ruhsat başvurusunda sunulması gereken bilgi ve belgeler, kısaltılmış başvuru, uzman raporları, ruhsatın geçerlilik süresi, iptali ve devri, Avrupa Birliği mevzuatına uyum ve ara ürün izin belgeli ürünlere ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/geleneksel-bitkisel-tibbi-urunler-ruhsatlandirma-yonetmeligi-1/3/3/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/aromaterapotik-urunler-hakkinda-yonetmelik-1"><strong>Aromaterapötik Ürünler Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>İnsan sağlığını koruyucu, tedavi edici veya tedaviyi destekleyici etkisi olan ve sağlığın iyi halinin sürdürülmesine katkı sağlayan aromaterapötik ürünlerin kaliteli, etkili ve güvenli bir şekilde piyasaya sunulmasına ilişkin hükümler içeren yönetmelik yürürlüğe girdi.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/tibbi-bitki-caylari-hakkinda-yonetmelik-1"><strong>Tıbbi Bitki Çayları Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>İnsan sağlığını koruyucu, tedavi edici etkileri olan farmakope kalitesindeki tıbbi bitkiler ve bu tıbbi bitkilerden elde edilen droglardan hazırlanan tek drogla veya birden çok droğun karışımıyla hazırlanan çay preparatlarının kaliteli, etkili ve güvenli bir şekilde piyasaya sunulmasını sağlamaya yönelik yönetmelik düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/kamu-tasinmazlarinin-turizm-yatirimlarina-tahsisi-hakkinda-yonetmelik/17"><strong>Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Kullanım bedeline ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/kamu-tasinmazlarinin-turizm-yatirimlarina-tahsisi-hakkinda-yonetmelik/17/17/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/mali-suclari-arastirma-kurulu-genel-tebligi-sira-no-19/7"><strong>Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 19)</strong></a></p>
<p>Finansal kuruluş yeniden tanımlandı. Bankacılık işlemlerinde, sermaye piyasası ve kripto varlık hizmet sağlayıcılık işlemlerinde uzaktan kimlik tespiti ve uzaktan kimlik tespitinde alınması gereken sıkılaştırılmış tedbirlere ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin uzaktan kimlik tespitine ilişkin hükümler ihdas edildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/mali-suclari-arastirma-kurulu-genel-tebligi-sira-no-19/7/7/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/zorunlu-karsiliklar-hakkinda-teblig-sayi-2013-15/78"><strong>Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ</strong></a></p>
<p>Yabancı para yükümlülükler için zorunlu karşılık oranları yeniden tespit edildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/zorunlu-karsiliklar-hakkinda-teblig-sayi-2013-15/78/78/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/sosyal-guvenlik-kurumu-saglik-uygulama-tebligi/93"><strong>Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği</strong></a></p>
<p>Muayene katılım payları yeniden belirlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/sosyal-guvenlik-kurumu-saglik-uygulama-tebligi/93/93/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/elektronik-kimlik-bilgisini-haiz-cihazlarin-kayit-altina-alinmasina-dair-teblig-2/5"><strong>Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Tebliğ</strong></a></p>
<p>Tebliğin amaç ve kapsamı, başvuru, inceleme, değerlendirme ve değişim amaçlı cihaza ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/elektronik-kimlik-bilgisini-haiz-cihazlarin-kayit-altina-alinmasina-dair-teblig-2/5/5/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/genelgeler/5684-sayili-sigortacilik-kanunu-ek-6-nci-maddesinin-uygulanmasina-iliskin-genelge-2021-1/4"><strong>Sigortacılık Kanunu Ek 6. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Genelge</strong></a></p>
<p>Genelgenin kapsamı, takip işlemleri, tahsil işlemleri ve devir hakkına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Hasar danışmanlık faaliyetlerine ilişkin hükümler düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/5684-sayili-sigortacilik-kanunu-ek-6-nci-maddesinin-uygulanmasina-iliskin-genelge-2021-1/4/4/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Hukuk Muhakemeleri Kanununun Erozyon Süreci II]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><h3 id="giri">Giriş</h3>
<p>Bir süredir konuşulan 12. Yargı Paketinde yer alan bazı hükümler, Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur. Aşağıda bu pakette yer alan ve <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>na ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonunda kabul edilen üç</p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/hukuk-muhakemeleri-kanununun-erozyon-sureci-ii/</link><guid isPermaLink="false">6a43fed71715cd01ae8f885a</guid><category><![CDATA[Hukuk Muhakemeleri Kanunu]]></category><category><![CDATA[kanun taslağı]]></category><category><![CDATA[12. yargı paketi]]></category><category><![CDATA[belirsiz alacak davası]]></category><category><![CDATA[kısmi dava]]></category><category><![CDATA[bilirkişi incelemesi]]></category><dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez]]></dc:creator><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 14:36:46 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/lexpera_blog_karar.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><h3 id="giri">Giriş</h3>
<img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/07/lexpera_blog_karar.jpg" alt="Hukuk Muhakemeleri Kanununun Erozyon Süreci II"><p>Bir süredir konuşulan 12. Yargı Paketinde yer alan bazı hükümler, Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur. Aşağıda bu pakette yer alan ve <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>na ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonunda kabul edilen üç maddeyi değerlendireceğiz. Anılan Kanununa ilişkin değişiklikler hakkında 12. Yargı Paketinde yer alan Genel Gerekçe şöyledir;</p>
<p>“<em>4. Yargı Reformu Strateji Belgesinde belirtilen hedefler doğrultusunda hazırlanan Teklif uyarınca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda yapılan düzenlemeyle yargılamaların hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve makul sürede yargılanma hakkının daha etkin biçimde teminin amacıyla hukuk yargılamalar bakımından yazılı yargılama usulünün uygulandığı duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç aydan daha uzun olmayacağı kabul edilmektedir.</em></p>
<p><em>Belirsiz alacak davasının sağlamış olduğu bir defaya mahsusu olmak üzere alacağın kalan kısmını talep etme hakkı ile zamanaşımının davanın açıldığı tarihten itibaren kesilmesi gibi faydalar kısmi dava kapsamında düzenlenerek, uygulamada tartışmalara ve mağduriyetlere neden olan belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırılmaktadır.”</em></p>
<p>Bu konuda önceki Adalet Bakanı döneminde, Bakanlık tarafından belirsiz alacak davasının kaldırılması yönündeki teklif hakkında görüşüm sorulmuştur. Aşağıda bunun üzerine hazırladığım ve Adalet Bakanlığına sunduğum kısa değerlendirmeme yer vereceğim. Arkasından 12. Yargı Paketinde yer alan düzenlemelerden belirsiz alacak davasının kaldırılması, kısmi davaya ilişkin hükme bir fıkra eklenmesi, duruşma aralarının üç aydan fazla olamayacağı ve hukukî konularda bilirkişilik yapan hâkime disiplin cezası uygulanmasıyla ilgili değişiklikler değerlendirilecektir.</p>
<h3 id="abelirsizalacakdavasnnkaldrlmashakkndakidncelerim">“<strong><em>A. Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması Hakkındaki Düşüncelerim</em></strong><em><sup class="footnote-ref"><a href="#fn1" id="fnref1">[1]</a></sup></em></h3>
<p><strong><em>1. Yargı Paketinin Amacı ve Ruhuna Aykırı Olması</em></strong></p>
<p><em>12. Yargı Paketinin;</em></p>
<ul>
<li><em>Hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmayı,</em></li>
<li><em>Uzun süren davaları makul sürede sonuçlandırmayı ve</em></li>
<li><em>Yargıda gecikmeyi engellemeyi ve usul ekonomisini sağlanmayı</em></li>
</ul>
<p><em>amaçlayan düzenlemeler getirmesi amaçlanmıştır.</em></p>
<p><em>Belirsiz alacak davası da etkin bir hukuki koruma yanında ve uyuşmazlıkların daha basit, daha az masraflı ve daha hızlı giderilmesine hizmet etmektedir. Bütün bunların ötesinde alacağının miktarını veya tutarını belirleyemeyen davacıya bu durumda bir çözüm sunulması zaruridir. Bu çözümü sunan belirsiz alacak davası, ülkemizde yıllarca fark edilmemiş ya da bilinmediği içinde düzenlenememiştir. 2011 yılından bu yana hukukumuzda da hak arama bakımından getirilen bu önemli dava türünü kanunda çıkarmak kabul edilebilir bir çözüm değildir.</em></p>
<p><em><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>’nun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-107">107. maddesi</a>nin gerekçesinde bu davanın kabul edilme nedeni olarak,</em></p>
<ul>
<li><em>Hak arama özgürlüğü,</em></li>
<li><em>Etkin hukukî koruma ve</em></li>
<li><em>Usûl ekonomisi</em></li>
</ul>
<p><em>sayılmıştır<sup class="footnote-ref"><a href="#fn2" id="fnref2">[2]</a></sup>.</em></p>
<p><em>Belirsiz alacak davasının kaldırılması açıkça 12. Yargı Paketi’nin amacına ve usul ilkelerine aykırı olacaktır.</em></p>
<p><strong><em>2. Belirsiz Alacak Davası Aynı Uyuşmazlık İçin Birden Fazla Dava Açılmasını Engellediği İçin Mahkemeler Üzerindeki İş Yükünü Azaltmakta, Çelişkili Kararların Verilmesini Engellemekte ve Yargıya Güveni Sağlamaktadır</em></strong></p>
<p><em>Belirsiz alacak davasının kabulünden önce, alacak miktarının belirsiz olması durumunda alacaklıların başvurduğu en yaygın dava türü kısmî davaydı. Bu ise aynı uyuşmazlık için yargılama sırasında talebin ıslah ile artırılması veya geri kalan kısmın ayrı bir dava veya davalara konu edilmesi sonucunu doğurmaktadır. Davacı, ıslah yoluyla talebi artırdığında, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>’nun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-109">109. maddesi</a>nin 3. fıkrası gereğince, ek bir dava açmasına engel bulunmamaktadır<sup class="footnote-ref"><a href="#fn3" id="fnref3">[3]</a></sup>. Diğer bir ifadeyle, ıslah yoluna başvuran davacı, yine de ek dava veya davalar açabilmektedir.</em></p>
<p><em>Belirsiz alacak davasının kabulünden önce, alacak miktarının belirsiz olması durumunda alacaklıların tespit davası açtıkları da görülmektedir. Tespit hükmü edaya mahkûmiyeti içermediği için tespit davasından sonra eda davası açılması gerekmektedir. Böylelikle aynı uyuşmazlık en az iki kez dava konusu yapılmaktadır.</em></p>
<p><em>Belirsiz alacak davasında ise, uyuşmazlık tek bir dava ile sona ermektedir. Davacının daha sonra ek dava veya davalar açması mümkün değildir. Belirsiz alacak davasının kaldırılması taraflar arasında tek bir dava ile kolay, hızlı ve basit şekilde giderilen uyuşmazlığın daha uzun, daha masraflı ve karmaşık hale gelmesi; bazen de söz konusu uyuşmazlığın ancak birden fazla dava sonucunda giderilmesi söz konusu olacaktır.</em></p>
<p><em>Belirsiz alacak davası ile aynı alacak için birden fazla dava açılmasına ihtiyaç duyulmaması, çelişik kararların ortaya çıkma ihtimalini de ortadan kaldırdığı için, belirsiz alacak davasının kanunda düzenlenmesi, hukukî güvenin sağlanması bakımından da gereklidir. Bu konuda idari yargıda 2000’li yılların başında içtihadı birleştirme kararı ile belirsiz alacak davasının açılması kabul edilmiş ve bugüne kadar tereddütsüz şekilde uygulanagelmiştir. Hal böyle iken adli yargıda mevcut olan hükmün kaldırılmasında hiçbir yarar bulunmamaktadır.</em></p>
<p><strong><em>3. Yargıtay Dairelerinin Sayısının Azaltılmasından Sonra Belirsiz Alacak Davası İle İlgili Uygulamadaki Tartışmalar Önemli Ölçüde Sona Ermiştir</em></strong></p>
<p><em>Belirsiz alacak davası uygulaması en çok iş yargılamasında tartışmalara sebebiyet vermiştir. Yargıtay’da daire sayısı azaltılmadan önce 7., 9. ve 22. Hukuk Daireleri olmak üzere üç dairenin işçi alacaklarına ilişkin kararları temyizen inceleyen daireler olması, farklı uygulamaların ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Özellikle bu dava türünün hukukumuzda yeni olması ve belirsiz alacak davasının koşulları göz ardı edilerek değerlendirme yapılması, belirsiz alacak davasının uygulamasında âdeta bir karmaşa yaratmıştır. Belirsiz alacak davası, istisnaî olarak açılabilen bir dava türü olmasına rağmen, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nden farklı olarak, 7. ve 9. Hukuk Daireleri uygulamalarında işçilik alacakları için belirsiz alacak davasının açılabilmesi olağan bir uygulama hâlini almıştır. Belirsiz alacak davasına ilişkin <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>’nun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-107">107. maddesi</a>nde kabul edilen koşullar da göz ardı edilerek ve ayrıca yeni koşullar yaratılarak işçi alacakları bakımından belirsiz alacak davası asıl dava türü olarak uygulanmıştır.</em></p>
<p><em>Bununla birlikte Yargıtay daire sayılarının azaltılması ile 9. ve 22. Hukuk Dairelerinin, 9. Hukuk Dairesi çatısı altında birleşmesinden sonra uygulama birliğinin sağlanması amacıyla alınan ilke kararları<sup class="footnote-ref"><a href="#fn4" id="fnref4">[4]</a></sup> ve 9. Hukuk Dairesi’nin 22. Hukuk Dairesi’nin önceki uygulamalarını devam ettirmesi, işçilik alacakları bakımından da belirsiz alacak davasının istisnaî bir dava türü olarak kabul edilmesini sağlamış ve uygulamada yaşanan karmaşa da önemli ölçüde giderilmiştir.</em></p>
<p><strong><em>4. Belirli Alacaklar İçin Belirsiz Alacak Davasının Açılması Engellenirse Belirsiz Alacak Davası İle İlgili Tüm Tartışmalar Giderilir</em></strong></p>
<p><em>Belirsiz alacak davası uygulamasında yaşanan en önemli tartışma, belirli alacaklar için belirsiz alacak davası açılmasının sonucunun ne olması gerektiği yönündedir. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurular üzerine verdiği kararlarında, belirli alacaklar için hatalı olarak belirsiz alacak davası şeklinde açılan davaların, hukukî yarar yokluğu nedeniyle usûlden reddine dair verilen kararların <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709">Anayasa</a>’nın <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-36">36. maddesi</a>nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının engellenmesi niteliğinde olduğunu kabul etmektedir<sup class="footnote-ref"><a href="#fn5" id="fnref5">[5]</a></sup>.</em></p>
<p><em>Anayasa Mahkemesi’nin belirsiz alacak davasına ilişkin kararları usûl hukukunun temel ilkelerine ve Kanun’a aykırıdır. Belirsiz alacak davası</em> <strong><em>istisnaî olarak</em></strong> <em>sadece alacağın miktarının belirlenemeyen durumlarda, yargılama sırasında bunu belirlemeyi amaçlayan ve sağlayan bir davadır. Alacağın miktarı belirli ise, davacının bu yönde bir amacı da bulunmadığı için belirsiz alacak davası açmasında hukukî yararı yoktur. Belirsiz alacak davasında da davacının hukukî yararı, diğer davalarda kabul edildiği gibi davanın açıldığı anda var olmalıdır. Bu nedenle mahkeme, belirlenebilen alacak için belirsiz alacak davası açıldığında süre vermeksizin davayı usûlden reddetmelidir. Bugün belirsiz alacak davasının yüzyıllardır uygulandığı İsviçre Alman ve Avusturya hukukunda da koşulları oluşmadan açılan belirsiz alacak davası reddedilmektedir. Hukukumuzda da yıllardır hukuki yarar olmaksızın açılan tespit davaları reddedilmektedir.</em></p>
<p><em>Kanaatimce 12. Yargı Paketi ile <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-65">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>’nun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-107">107. maddesi</a>ne ek fıkra getirilerek belirsiz alacak davasında uygulamada yaşanan sorunlar giderilebilir. Bu fıkra da şu şekilde olabilir:</em></p>
<p><em>“</em><strong><em>(3) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarı yahut değeri tam ve kesin olarak belirliyse, belirsiz alacak davası açılamaz. Aksi takdirde mahkeme, davacıya süre vermeksizin hukukî yarar yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine karar verir.</em></strong><em>”</em></p>
<p><em>Anayasa Mahkemesi’nin kararları doğrultusunda sorunun giderilmesi istenirse şu şekilde bir düzenleme önerilebilir:</em></p>
<p><strong><em>“(3) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarı yahut değeri tam ve kesin olarak belirliyse, belirsiz alacak davası açılamaz. Aksi takdirde mahkeme, ön inceleme aşamasında davacıya talebini belirlemesi için iki haftalık kesin süre verir. Davacı bu sürede talebini belirlemezse mahkeme, hukukî yarar yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine karar verir.”</em></strong></p>
<p><em>12. Yargı Paketi ile bu yönde yapılacak bir düzenleme, hem bu Yargı Paketi’nin amacına ve ruhuna uygun olacaktır hem de belirsiz alacak davası ile ilgili uygulamadaki temel sorunu giderecektir.</em></p>
<p><strong><em>5. Belirsiz Alacak Davasının Kanundan Kaldırılması Uygulamadan Kaldırılması Sonucunu Doğurmayacaktır</em></strong></p>
<p><em>Alman hukukunda belirsiz alacak davasına ilişkin kanunî düzenleme bulunmamaktadır. Ancak 1883 ve 1888 yılında Alman İmparatorluk Mahkemesi’nin verdiği kararlarla belirsiz alacak davası uygulamada kabul edilmiştir. Örneğin Alman İmparatorluk Mahkemesi, 28.6.1888 tarihli kararında, alacaklının talebini rakamsal olarak belirleyemeyeceği durumlarda, alacaklıdan dava dilekçesinde, talebinin miktarını rakamsal olarak göstermesini aramamış; bunun yerine alacaklının talebini hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde bireyselleştirmesini sağlayacak dava konusunu ve dava konusu talebin dayanaklarını dava dilekçesinde gösterilmesini yeterli saymış, talep miktarının hâkim tarafından veya ihtiyaç duyulduğu takdirde bilirkişi tarafından belirlenmesine imkân tanıyacak şekilde düzenlenmesini yeterli kabul etmiştir<sup class="footnote-ref"><a href="#fn6" id="fnref6">[6]</a></sup>. Alman Federal Mahkemesi de İmparatorluk Mahkemesi kararlarına uygun olarak, söz konusu durumlarda alacaklının dava açarken dava dilekçesinde talebinin miktarını rakamsal olarak göstermeden de dava açabileceğini kabul edilmektedir<sup class="footnote-ref"><a href="#fn7" id="fnref7">[7]</a></sup>.</em></p>
<p><em>İsviçre Federal Usûl Kanunu’nun 85. maddesi açıkça belirsiz alacak davasını düzenlemektedir. Hatta</em> <strong><em>İsviçre hukuku, Türk hukukunu takip ederek</em></strong> <strong><em>1.1.2025</em></strong> <em>tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle belirsiz alacak davasında mahkemenin, davacıya talebini belirlemesi için süre vermesi gerektiğini kabul etmiştir. Hukukumuzda</em> <strong><em>2020 yılında 7251 sayılı Kanun’la</em></strong> <em>belirsiz alacak davasında yapılan değişiklikle hâkimin davacıya talebini belirlemesi için süre vermesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu çerçevede</em> <strong><em>Türk hukukunun İsviçre hukukunun önünde olduğu, adeta gelişmeleri daha etken kabul ettiği söylenebilir</em></strong><em>.</em></p>
<p><em>Tüm bunlar mevcutken, belirsiz alacak davasının kaldırılması, hukukta ilerleme olarak değil; gerileme olarak tarihe geçecektir. İkinci olarak, bir dava türünün Kanun’da açıkça düzenlenmemiş olması bu dava türünün uygulamada görülmeyeceği anlamına gelmez. Nitekim 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda dava çeşitleri düzenlenmemişti. Yargıtay önceki usûl kanunumuz olan HUMK’da dava çeşitleri düzenlenmemiş olsa da gerek uygulamada gerekse doktrinde tereddütsüz şekilde kabul edildiğini kararlarında açıkça vurgulamıştır<sup class="footnote-ref"><a href="#fn8" id="fnref8">[8]</a></sup>. Yine Yargıtay, kararlarında, kanunda dava çeşitleri açıkça düzenlenmemiş olsa da bazı davaların hangi dava çeşidine girdiğine de işaret etmiştir<sup class="footnote-ref"><a href="#fn9" id="fnref9">[9]</a></sup>. Yargıtay’ın HUMK’un uygulandığı dönemde mahkemeden istenen hukukî korumaya göre dava çeşitlerinin eda davası, tespit davası ve inşaî dava şeklinde üçe ayrıldığını açıkça belirttiği kararları da bulunmaktadır<sup class="footnote-ref"><a href="#fn10" id="fnref10">[10]</a></sup>.</em></p>
<p><em>Görüldüğü üzere, bir dava türünün uygulamada görülmesi için kanunlarda açıkça düzenlenmesine ihtiyaç yoktur. Belirsiz alacak davasının Kanun’dan kaldırılması, uygulamadan kaldırılması sonucunu doğurmayacaktır. Belirsiz alacak davasının Kanun’da açıkça düzenlenmediği dönemde dahi Yargıtay ve Danıştay belirsiz alacak davasına ilişkin kararlar vermekteydi. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde uygulamada ise, tenkis davaları belirsiz alacak davasının bir türü olarak karşımıza çıkmaktaydı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararı aynen şu şekildedir: “Saklı payın hesaplanması, malların, miras bırakanın ölüm tarihindeki değerinin tespiti ile mümkündür. Malların ölüm tarihindeki değeri bilinmedikçe dava dilekçesinde bu konuda gösterilen rakam, bir tahminden başka bir şeye dayanmaz. Bundan dolayı mahkemenin bu rakamı esas alarak değil, tespit edilen gerçek değeri esas alarak saklı pay isteğini karara bağlamış olması, istekten fazlaya karar verme sayılmaz (HUMK. m. 74). Gerçek değer mahkemece, usulünce tesbit ettirildikten sonra dava harcının buna göre alınması yasa gereğidir.”<sup class="footnote-ref"><a href="#fn11" id="fnref11">[11]</a></sup>. Tenkis davasında davacının dava açtığı anda tenkise tabi kazandırmaları belirleyebilmesindeki zorluğu göz önünde bulunduran Yargıtay’ın, belirsiz alacak davasına imkân tanıdığı görülmektedir. Hatta hâkimin bu durumda, davacının gösterdiği geçici değerle bağlı olmaksızın karar verebileceği Yargıtay kararında açıkça ifade edilmektedir.</em></p>
<p><em>Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 1983 yılında verdiği karar da aynen şu şekildedir: “<em>Yukarıda açıklanan nedenlerle içtihadın, kamu görevlilerine ilişkin mevzuattan doğan uyuşmazlıklarda, İdari Yargılama Usulü Kanununun 3/d maddesinde yer alan ‘tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın dava dilekçesinde gösterileceği’ yolundaki hükmün, ancak bunun mümkün olduğu, yani zarar miktarının hesaplanabileceği durumlar için uygulama alanı bulunduğu, kamu görevlilerini ilgilendiren mevzuat dolayısıyla zararın tespit edilememesi nedeniyle uyuşmazlık konusu miktarın dilekçede gösterilmemiş olmasının iptal ve tam yargı davalarının birlikte açılmasını engellemeyeceği, dolayısıyla zarar miktarının tespitinin mümkün olmadığı hallerde dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu miktar gösterilmeden tam yargı davası açılabileceği görüşüne dayanan Beşinci ve İkinci Mürettep Daire kararları doğrultusunda birleştirilmesine 29.12.1983 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.</em>” <sup class="footnote-ref"><a href="#fn12" id="fnref12">[12]</a></sup> Buna göre, alacak miktarının davanın açıldığı anda belirlenemediği durumlarda, davacının talebini dava dilekçesinde rakamsal olarak belirlemeden de dava açabilmesi gerektiği kabul edilmiştir.</em></p>
<p><em>Görüldüğü üzere, belirsiz alacak davasının Kanun’dan kaldırılması, uygulamadan kaldırılması sonucunu doğurmayacaktır. Hukukumuzda belirsiz alacak davası açıkça düzenlenmeden önce dahi bu davanın uygulamada kabul edildiği görülmektedir. Bu aşamadan belirsiz alacak davasının Kanun’dan kaldırılması koşulları ve sonuçları konusunda çok fazla karmaşanın çıkmasına ve içtihat farklılıklarına sebebiyet verecektir. Bu nedenle belirsiz alacak davasının kaldırılması hiçbir fayda sağlamayacağı gibi bu zamana kadarki tüm kazanımları ortadan kaldıracak ve hukukumuza çok zarar verecektir.</em></p>
<h3 id="bksmdavaalmashalindealacantamambakmndanzamanamkesilmesiynndedzenlemeyaplmasnndouracasorunlar"><strong><em>B. Kısmî Dava Açılması Halinde Alacağın Tamamı Bakımından Zamanaşımı Kesilmesi Yönünde Düzenleme Yapılmasının Doğuracağı Sorunlar</em></strong></h3>
<p><strong><em>1. Kısmî Davanın Özüne Aykırı Olması (Hibrit Bir Dava Türünün Ortaya Çıkması)</em></strong></p>
<p><em>Kısmî dava ile davacı, mahkemeden sadece dava konusu yaptığı kısmın hüküm altına alınmasını istemektedir. Bu nedenle kısmî dava bakımından dava açılmasına bağlanan sonuçlar, sadece alacağın dava konusu yapılan kısmı bakımından doğar. Hâkim de taleple bağlılık ilkesi gereğince, sadece dava konusu yapılan kısım hakkında tahkikatı yürütüp hüküm verebilir. Bu nedenle kısmî davada derdestlik sadece dava konusu yapılan miktar bakımından doğmaktadır.</em></p>
<p><em>Kısmî dava açılması hâlinde alacağın tamamı bakımından zamanaşımının kesildiği kabul etmek hukuken ve mantıken mümkün değildir. Bu zamana kadar gerek hukukumuzda gerekse mukayeseli hukukunda kısmî dava açılmasıyla dava konusu yapılmayan kısım bakımından da zamanaşımının kesilmesinin kanunen kabul edilmesi gerektiğini, hukuken ve mantıken açıklayacak bir görüş bulunmamaktadır.</em></p>
<p><em>Hem doktrinde hem de uygulamada kısmî davanın hiçbir sorunu yoktur. Alacağın bir kısmının dava konusu yapılması hâlinde tamamı bakımından zamanaşımının kesildiğini kabul etmek konusu, şartları ve sonuçları tamamen farklı olan kısmî dava ile belirsiz alacak davasını birbirine karıştırarak</em> <strong><em>hibrit bir dava türü</em></strong> <em>ortaya çıkarmak sonucunu doğurur. Ortaya çıkacak bu hibrit dava türünün getireceği sorunları şimdiden öngörmek mümkün değildir.</em></p>
<p><strong><em>2. Tüm Uyuşmazlıkların Kısmî Dava Şeklinde Görülmesi (Aynı Uyuşmazlığın Birden Fazla Davaya Konu Edilmesi)</em></strong></p>
<p><em>Alacağının bir kısmının dava konusu yapılması durumunda, geri kalan kısmının da zamanaşımının kesildiğini kabul etmek, tam eda davası açılmasını ortadan kaldırır ve tüm uyuşmazlıkların kısmî davaya konu edilmesine sebebiyet verecektir. Bu da aynı hukukî uyuşmazlığın birçok defa dava konusu yapılmasına sebebiyet verecektir ki, bu da 12. Yargı Paketi’nin amacına ve ruhuna aykırı olacaktır. Örneğin 10.000.000 Türk lirası alacak için 1.000 Türk lirası kısmî dava açıldığında geri kalan kısmın zamanaşımına uğraması mümkün olmayacağı için aynı yargılama ıslah ile geri kalan kısmın dava konusu yapılması söz konusu olmayacaktır. Zira davacı, her hâlükârda kısmî davanın kesinleşmesini ve kesin hükmün kesin delil etkisinden yararlanarak ek dava açmak isteyecektir. Davacı, kısmî davadan sonra birden fazla kısmî dava da açabilir. Tüm bunlar kısmî davaya ilişkin düzenlemenin hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmayı, uzun süren davaları daha çabuk sonuçlandırmayı ve yargıda gecikmeyi engellemeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi’ne uygun düzenleme olmadığını göstermektedir.</em></p>
<p><em>Uluslararası hukukta dava türlerinin niteliklerine aykırı düzenleme yapmak, Türk mahkemelerinin vereceği kararların yabancı ilkelerde tenfizinde de sorun oluşturabilecektir. Zira yabancı hukukta hiçbir şekilde kabul görmeyen kısmi davanın sonuçlarının kanun hükmüyle kabul edilmesi hiçbir yarar sağlamayacağı gibi karmaşaya da neden olacaktır.</em></p>
<p><strong><em>3. Zamanaşımı Kurumunun İşlevsiz Kalması</em></strong></p>
<p><em>Alacağın bir kısmının dava konusu yapılması durumunda tamamı için zamanaşımının kesildiğini kabul etmek zamanaşımı kurumunu işlevsiz kılar. Medenî usûl hukuku, özel hukuka hizmet eden bir hukuk dalıdır. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>’nda yapılacak bir düzenleme ile <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-borclar-kanunu-6098">Türk Borçlar Kanunu</a>’nda düzenlenen zamanaşımı kurumu işlevsiz bırakılmamalıdır.</em></p>
<p><em>Zamanaşımın dava yoluyla kesilmesi için alacağın dava konusu yapılması gerekir. Kısmî davada alacağın bir kısmı dava konusu yapılmakta; diğer kısmı dava konusu yapılmamaktadır. Dava konusu yapılmayan kısım için zamanaşımı kesilmez. Böyle bir kabul önce maddi hukuka sonra da usul hukukuna aykırı olur.</em></p>
<p><strong><em>4. Diğer Özel Sorunlar</em></strong></p>
<p><em>Alacağın bir kısmının dava konusu yapılması hâlinde tamamı bakımından zamanaşımının kesildiğini kabul etmek bazı özel sorunları da doğuracaktır. Örneğin:</em></p>
<p><strong><em>a.</em></strong> <strong><em>Temerrüt bakımından</em></strong> <em>da tartışmalar doğacaktır. Yani, alacağın bir kısmının dava konusu yapılması hâlinde davalının dava konusu yapılmayan kısım bakımından temerrüde düşüp düşmediği sorunu doğacaktır.</em></p>
<p><strong><em>b.</em></strong> <em>Alacağın bir kısmının</em> <strong><em>icra takibine</em></strong> <em>konu edilmesi hâlinde takip konusu yapılmayan kısmı bakımından da zamanaşımın kesilip kesilmediği, takip konusu yapılmayan kısım bakımından da temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği sorunu ortaya çıkacaktır.</em></p>
<p><strong><em>c.</em></strong> <strong><em>İflâs masasına</em></strong> <em>alacağın kısmen bildirilmesi hâlinde de aynı tartışmalar ortaya çıkacaktır.</em></p>
<p><em>Şu an uygulamada ve doktrinde bu konularda bir tereddüt, tartışma veya belirsizlik bulunmamaktadır. Alacağın bir kısmının dava konusu yapılması durumunda tamamı için zamanaşımının kesildiğini kabul etmek, birçok konuda tereddüt ve belirsizlik doğuracak, sorunsuz işleyen uygulamaya yeni tartışmalar getirecektir. Bu da 12. Yargı Paketi ile hukuk yargılamalarının etkinliğini artırma, uzun süren davaları daha çabuk sonuçlandırma ve yargıda gecikmeyi engelleme amaçlarına aykırı olacaktır.</em></p>
<p><strong><em>Sonuç</em></strong></p>
<p><em>Belirsiz alacak davasının kaldırılması 12. Yargı Paketi’nin amacına ve ruhuna aykırı olacaktır. Yargıtay’da daire sayısının azaltılmasından sonra belirsiz alacak davası ile ilgili uygulama yerleşmiş durumdadır.</em></p>
<p><em>Belirsiz alacak davasında uygulamada karşılaşılan tek sorun belirli alacaklar için belirsiz alacak davası açılmasıdır. Bu sorun da 6100 sayılı <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>’nun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-107">107. maddesi</a>ne eklenecek şu yöndeki üçüncü fıkra ile giderilebilir:</em></p>
<p><em>“</em><strong><em>(3) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarı yahut değeri tam ve kesin olarak belirliyse, belirsiz alacak davası açılamaz. Aksi takdirde mahkeme, davacıya süre vermeksizin hukukî yarar yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine karar verir.</em></strong><em>”</em></p>
<p><em>Anayasa Mahkemesi’nin kararları doğrultusunda sorunun giderilmesi istenirse şu şekilde bir düzenleme önerilebilir:</em></p>
<p><strong><em>“(3) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarı yahut değeri tam ve kesin olarak belirliyse, belirsiz alacak davası açılamaz. Aksi takdirde mahkeme, ön inceleme aşamasında davacıya talebini belirlemesi için iki haftalık kesin süre verir. Davacı bu sürede talebini belirlemezse mahkeme, hukukî yarar yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine karar verir.”</em></strong></p>
<p><em>Kısmî dava açılması hâlinde alacağın tamamı bakımından zamanaşımının kesildiği yönündeki bir düzenlemeyi hukuken gerekçelendirmek mümkün değildir. Bu yöndeki bir düzenleme, kısmî dava ile belirsiz alacak davasının karıştırılarak hibrit bir dava türünün ortaya çıkması sonucunu doğurur ki, bu hibrit dava türünün getireceği sorunları şimdiden öngörmek mümkün değildir.</em></p>
<p><em>Kısmî dava açılması hâlinde alacağın tamamı bakımından zamanaşımının kesildiği yönündeki bir düzenleme tüm uyuşmazlıkların kısmî dava şeklinde açılması sonucunu doğurur. Bu da aynı uyuşmazlığın birden fazla kez dava konusu yapılmasını, dolayısıyla 12. Yargı Paketi’nin amacına aykırı olur. Yine bu yöndeki düzenleme, kaynağı maddî hukuk olan zamanaşımı kurumunu işlevsiz kılar.</em></p>
<p><em>Kısmî dava açılması hâlinde alacağın tamamı bakımından zamanaşımının kesildiği yönündeki bir düzenleme temerrütte, kısmî icra takiplerinde ve iflâs masasına alacak kaydı yapılmasında olduğu gibi bu zamana kadar sorunsuz işleyen birçok konuda tereddüt duyulmasına, tartışma veya belirsizlik yaşanmasına sebebiyet verecektir.”</em></p>
<h3 id="ctaslandeerlendirilmesi">C. Taslağın Değerlendirilmesi</h3>
<h4 id="1belirsizalacakdavaskaldrlmtr">1. <strong>Belirsiz Alacak Davası Kaldırılmıştır</strong></h4>
<p>Taslağın 20. maddesine göre, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-107">Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107 nci maddesi</a> yürürlükten kaldırılmıştır.</p>
<p>Maddenin kaldırılma gerekçesi ise aşağıdaki gibidir:</p>
<p><strong><em>MADDE 20-</em></strong> <em>Maddeyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107 nci maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.</em></p>
<p><em>6100 sayılı Kanunla kabul edilen belirsiz alacak davası yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulamada çeşitli tartışmalara neden olmuştur. Özellikle hangi alacaklar için belirsiz alacak davası açılabileceği noktasında tereddüt bulunmaktadır. Bu durum yargılamaların uzamasına neden olabilmektedir. Diğer yandan Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru üzerine verdiği çeşitli ihlal kararlarında belirsiz alacak davası olmadığı halde bu şekilde açılan davaların reddedilmesini, Anayasanın 36 ncı maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetine aykırı bulmuştur. Zira yargılama bu şekilde kesinleştiğinde alacağın zamanaşımına uğraması söz konusu olabilmektedir.</em></p>
<p><em>Alacağın tam ve kesin olarak belirlenemediği durumlara özgü olarak açılan belirsiz alacak davası, özellikle alacağın tamamı bakımından zamanaşımını kesmektedir. Bu husus, belirsiz alacak davası açan tarafın en önemli hukuki yararlarından biridir. Teklifle, Kanunun 109 uncu maddesinde yapılması öngörülen değişiklikle, kısmi dava açan tarafa ıslah hakkını kullanmaksızın bir defaya mahsus olmak üzere alacağın kalan kısmını talep etmek hakkı verilmekte ve zamanaşımının davanın açıldığı tarihten itibaren kesileceği hükme bağlanmaktadır. Bu nedenle, belirsiz alacak davasının sağlamış olduğu hukuki yarar, kısmi dava ile sağlanmış olacağından madde yürürlükten kaldırılmaktadır”.</em></p>
<p>Gerekçenin ikinci kısmında belirsiz alacak davası açan alacaklıya bu dava sayesinde tanınan tüm hakların kısmî dava ile sağlandığı ve bu nedenle de belirsiz alacak davasına gerek kalmadığı ifade edilmektedir. Ancak belirsiz alacak davasının; dava açıldığı tarihte alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hallerde açılabileceği kabul edilmiştir. Bu hükmün kabulünden bugüne kadar geçen on beş yıl içinde ortaya çıkan tereddütler önemli ölçüde giderilmiştir. Bütün sorun alacaklının alacağının belirlenebilir olup olmamasıdır. Bu tartışmalar içtihat yolu ve doktrindeki tartışmalarla giderileceğinden, davanın kaldırılması hiçbir haklı sebebe dayanmamaktadır.</p>
<p>Bilindiği gibi menfi tespit davasının açan davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı konusunda da hukukumuzda pek çok tartışma bulunmaktadır. Bu sebeple menfi tespit davasının kaldırılması yönünde bir öneri olmamış, zaman içinde içtihatlar yolu ile bu tartışmaların önemli kısmı giderilmiştir. Ayrıca bir davanın tartışmalarını başka davalara zarar vermeden yapmak mümkün olamaz mı?</p>
<p>Genel gerekçede, uygulamada tartışmalara ve mağduriyetlere neden olması sebebiyle belirsiz alacak davasının kaldırıldığından söz edilmektedir. Hemen belirtelim ki bu sağlanmaya çalışılırken, uygulamada çok daha fazla mağduriyet ve gecikmeye sebep olabilecek bir kısmî dava düzenlemesi yapılmıştır. Hukuktaki tartışmalar hukukun gelişimine, doğrunun bulunmasına katkı sağlar. Yapılan değişiklikle çok daha fazla kişinin mağduriyeti ortaya çıkacaktır. Koşulları oluştuğu için belirsiz alacak davası açabilecek olan kişiler bu haktan mahrum kalırken, kısmî dava ile getirilen düzenleme başa önemli sorunlara sebebiyet verecektir. Nitekim kısmî davada talep sonucu ne zamana kadar arttırılacaktır? Bölge Adliye Mahkemesinde veya temyizin bozmasından sonra talep arttırılabilecek midir? Ayrıca ıslah yoluna başvurulabilecek midir? Bu davada hukukî yarar nasıl belirlenecektir? Talep edilmeyen kısım için temerrüt faizi talep edilmiş sayılacak mıdır? Dava konusunun değeri üzerinden daha az avukatlık ücreti ödenmesi yönünde sorunlar çıkabilecektir. Beş, on liralık davayı takip eden avukat, dava sonunda talep sonucu arttırılmazsa, çok düşük bir vekâlet ücreti alabilecektir. Uzun yıllar dava türü olarak bilmediğimiz belirsiz alacak davası “<em>geç bulduğumuz, çabuk kaybettiğimiz bir dava türü</em>” olarak hatırlanacaktır. Ancak hatırlanacak olan bir diğer husus, bu dava türünün kaldırılmasıyla amaçlanan pek çok hususun gerçekleşmeyecek olmasıdır.</p>
<p>Gerekçenin ilk kısmı da uygulamayı ve doktrindeki görüşleri yansıtmamaktadır. Zira belirsiz alacak davası usûlden reddedildiğinde ve bu arada zamanaşımı süresi dolduğunda alacaklı, 6098 sayılı <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-borclar-kanunu-6098">Türk Borçlar Kanunu</a>’nun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-borclar-kanunu-6098/madde-158">158. maddesi</a>ndeki ek süre içinde usûlüne uygun şekilde alacağının tamamı için tam bir eda davası açabilmektedir<sup class="footnote-ref"><a href="#fn13" id="fnref13">[13]</a></sup>. Böylelikle belirsiz alacak davasının usûlden reddedilmesi, alacağın zamanaşımına uğraması sonucunu doğurmamaktadır.</p>
<h4 id="2belirsizalacakdavasileksmidavabirletirilerekhibritbirdavaoluturulmutur">2. <strong>Belirsiz Alacak Davası ile Kısmi Dava Birleştirilerek Hibrit Bir Dava Oluşturulmuştur</strong></h4>
<p>12. Yargı Paketiyle getirilen düzenlemelerden birisi, kısmi dava ile ilgili <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-109">109. madde</a>ye dördüncü fıkranın eklenmesidir. Buna göre,</p>
<p>MADDE 21- 6100 sayılı Kanunun 109 ncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>
<p>“(<strong><em>4) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsusu olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar arttırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.</em></strong> “</p>
<p><strong>Madde Gerekçesine göre;</strong></p>
<p><strong>MADDE 21-</strong> Maddeyle, 6100 sayılı Kanunun 109 uncu maddesine yeni bir fıkra eklenmektedir.</p>
<p><em>“Kısmi dava açılması durumunda zamanaşımı dava edilen kısım yönünden kesilmekte, bakiye alacak yönünden işlemeye devam etmektedir. Bu nedenle, tahkikat aşamasının uzun sürdüğü davalarda kısmi dava açan tarafında geri kalan alacağı, zamanaşımı tehdidiyle karşı karşıya kalabilmektedir. Hatta kısa süreli zamanaşımına tabi alacaklarda bakiye alacak zamanaşımına uğramaktadır. Maddeyle, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda dava açan tarafa, ıslah hakkını kullanmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar alacağın geri kalan kısmını talep etmek hakkı verilmekte ve zamanaşımının artırılan kısım bakımında da davanın başından itibaren kesileceği düzenlenmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yargı/ Türkiye kararında, kısmi davada alacağın talep edilmeyen kısmı için zamanaşımının kesilmemesini ve bu nedenle bilirkişi raporu alınıncaya kadar alacağın talep edilmeyen kısmı bakımından zamanaşımına uğramasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Yine Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru üzerine verdiği Çetin Akboğa kararında, kısmi davada alacağın başlangıçta talep edilmeyen kısmı için zamanaşımına uğramasını adaletin iyi yönetim ilkesiyle bağdaşmadığını belirterek bu şekilde bir uygulamanın Anayasanın 141 inci maddesinde düzenlenen davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğu hükmüne aykırı bulmuştur.</em></p>
<p><em>Ayrıca Teklifle, Kanunun 107 nci maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası kaldırıldığından, bu davanın koruduğu hukuki yarar, yapılan değişiklikle kısmi davada korunmaktadır.</em></p>
<p><em>Düzenlemeyle, hak arama hürriyetinin daha etkin bir şekilde korunması sağlanmış olacaktır”.</em></p>
<p>Bu düzenlemenin medenî usûl hukukunun pek çok ilkesine aykırılık yanında maddi hukuk bakımından da sakıncaları mevcuttur. Öncelikle talebini belirleme konusunda hiçbir sorunu olmayan bir kişi, dilediği gibi kısmi dava açtığında, davanın açılmasıyla birlikte doğacak olan maddî ve usûl hukukuna ilişkin sonuçlar, haklı bir sebep olmaksızın müdahale edilerek değiştirilmiş olacaktır. Bu teklifle talep sonucunu belirleyebilen kişi bu hüküm sayesinde davasını <em>yeni düzenlemeye göre</em> kısmî dava olarak açabilecek ve bunun sonunda kendisine pek çok kolaylık ve haklar sağlanmış olacaktır. Örneğin bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan talep sonucunu tahkikatın sona ermesine kadar hiçbir engelle karşılaşmadan arttırabilecektir. Neden sadece kısmî dava açan kişiye bu imkân sağlanmaktadır? Diğer dava türlerinde neden halâ iddianın değiştirilmesi yasağı sürdürülmektedir? Aynı alacaklı eğer tam bir eda davası açacak olursa, aynı imkâna sahip olarak talep sonucunu neden arttıramayacaktır? Eda davası bakımından böyle bir hak kendisine neden tanınmamaktadır? O zaman davacı neden eda davası açsın? Böyle bir eda davası açacak olursa, karşısına iddianın genişletilmesi yasağı çıkacaktır. Yine zamanaşımının kesilmesi sadece talep edilen alacak tutarı kadar olacak ve yine işleyecek faiz de davanın açılmasından sonra değil, talep sonucunun arttırılmasından sonra hesaplanacaktır. Bu değişikliğin kabulünden sonra uygulamada tam bir eda davası açılmasına şahit olacak mıyız? Kısmî davanın getirdiği avantajları bilen bir kişinin, artık eda davası açması beklenmemelidir. Böylelikle aslında <strong>uygulamada sadece belirsiz alacak davası değil, eda davası da fiilen kaldırılmış olacaktır</strong>.</p>
<p>İkinci olarak kısmî dava açan kişi, hiçbir şekilde alacağının geri kalanını dava etmediği halde henüz talep etmediği kısım için zamanaşımı süresi kesilmiş olacaktır. Ayrıca kısmî dava açan kişinin muhtemelen alacağının henüz talep etmediği kısmı için faiz işlemeye başlayacaktır. Hâlbuki <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-borclar-kanunu-6098">Türk Borçlar Kanunu</a>’na göre zamanaşımının kesilme sebeplerinden birisi dava açılmasıdır. Bu ise talebin usûlüne uygun olarak dava açılması ile sağlanacaktır. Bugüne kadar dava açan kişinin sadece talep ettiği kısım için zamanaşımı kesilmekte ve bu durum <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-borclar-kanunu-6098">Türk Borçlar Kanunu</a>’na da uygun iken; getirilen düzenleme ile maddî hukuka aykırı bir kanunî düzenleme ile bu sonuç sağlanmamış olacaktır. Bu ise iki kanun arasındaki uyumun da kaldırılması anlamına gelmektedir.</p>
<p>Kısmî dava ile ilgili olarak yapılacak değişiklikten sonra milyonlarca alacağı olan kişi, neden dava açarak yüksek bir harç ödemek zorunda kalsın? Yeni getirilen hükümler artık çok düşük bir alacak miktarı talep edilerek ve dolayısıyla çok az bir harç ödenerek dava açabilmeyi mümkün kılmaktadır. Davacı alacağının şimdilik beş-on lirasını talep ederek tahkikatın sonuna kadar yüksek bir harç ödemekten kurtulacaktır. Eda davası ile neden ve hangi haklı sebeple harç bakımından bu büyük fark oluşturulmuştur? Davacı davayı açtıktan sonra tahkikat aşamasında alacağının kalan kısmı için davayı kazanma ihtimâli görmüyorsa, herhangi bir talepte bulunmayarak bu sebeple mahkûm olabileceği yargılama giderlerinden de kurtulacaktır.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemelerin Kanunu</a> yürürlüğe girdiği sırada belirsiz alacak davasının ne olduğu tam olarak bilinmediğinden, bu dava “<strong><em>bir liralık dava</em></strong>” olarak konuşulmakta idi. Belirsiz alacak davasının yürürlüğe girdiği ilk yıllarda sorun oluşturmasının nedeni de dava açan kişilerin belirsiz alacak davasının koşulları oluşmadığı halde, sırf daha az harç ödemek için belirsiz alacak davası açmalarından kaynaklanmıştır. On beş yıl içinde doktrin ve uygulamadaki tartışmalar ve verilen kararlarla bu konuda çok önemi bir yol alındı ve pek çok sorun çözüldü denebilecekken, bu kadar tecrübe ve uygulama bir anda çöpe atılarak bu dava türünden vazgeçildi. Bu dava türleri azaltılarak, birbiriyle karıştırılıp nitelikleri bozularak getirilen çözüm uygulamaya daha fazla sorun getirecek niteliktedir. Böylelikle gerçek anlamda “<strong><em>bir liralık dava</em></strong>” açabilme imkânı bu şekilde uygulamaya kazandırılmış olmaktadır.</p>
<p>Mukayeseli hukukta mevcut olamayan bir dava türü kabul edilerek belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılması çözüm olarak düşünülmüştür Belirsiz alacak davasını yüzyılı aşkın bir süredir uygulayan ülkelerde, bu dava türünü kaldırarak yargılamanın hızlandırılması kimsenin aklına gelmemiştir. Peki bu uygulamada gerçekten yargılamayı hızlandıracak mıdır? Tahkikatın sonuna kadar beş on lira için yürütülen yargılama, tahkikatın sonunda hiçbir engel olmaksızın arttırıldığında, bu kısım için yeniden tahkikat başlayacak ve bu durum hiçbir pratik ve davanın hızlanmasına hizmet etmeyecektir. Bu nedenle belirsiz alacak davası bu tür taleplerin ancak talep sonucunun belirlenmesinin mümkün olmaması ya da imkânsız olması hali için kabul edilmiştir. Şimdiki uygulama hiçbir sınırlama olmaksızın tamamen keyfi biçimde taleplerin ileri sürülmesini ve davanın adeta ciddiyetini ortadan kaldıracak niteliktedir.</p>
<p><em>Özet olarak</em> getirilen düzenleme ile kısmî dava dejenere edilerek değiştirilmiş, eda davasının uygulanmasına fiilen son verilmiş ve belirsiz alacak davası da kaldırılmış olacaktır.</p>
<p>Son olarak gerekçede yer verilen İnsan Hakları Mahkemesi kararları ile Anayasa Mahkemesi kararı belirsiz alacak davasının kaldırılmasının gerekçesi olamaz. Zira belirsiz alacak davası ülkemiz dışında pek çok ülkede düzenlenmiş olup, bu konuda bu davanın kaldırılması düşünülmemiştir. Gerekçede ifade edilen zamanaşımı sorunu zaten uygulama ve doktrindeki görüşlerle uzun bir süre önce çözüldü.</p>
<p>Belirsiz alacak davasının belirlenebilir bir kısmı için dava açılsa da zamanaşımının tüm alacak için kesilmiş sayılmasına ilişkin sonucu hukukumuza belirsiz alacak davası ile girmiştir. Daha önce böyle bir düzenleme ve uygulama bulunmamaktadır. Kısmi davanın ise kendine özgü özellikleri ve sonuçları vardır. Şimdi iki dava birleştirilerek melez ve fakat pek çok yönden sorun doğuracak bir dava türü elde edilmiştir. Bu haliyle gerekçenin son cümlesinde ifade edildiği gibi davaların en az giderle ve mümkün olan süratte sonuçlandırılması mümkün olamayacaktır.</p>
<h4 id="3durumaaralklarnnaydandahafazlaolmamas">3. <strong><em>Duruşma Aralıklarının Üç Aydan Daha Fazla Olmaması</em></strong></h4>
<p>Bu konuda getirilmek istenen düzenleme aşağıdaki gibidir:</p>
<p><em>MADDE 22- 6100 sayılı Kanunun 147 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</em></p>
<p><em>“(3) Duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde, hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.”</em></p>
<p>Bu maddenin gerekçesine göre;</p>
<p><strong><em>MADDE 22-</em></strong> <em>Maddeyle, 6100 sayılı Kanunun 147 nci maddesine yeni bir fıkra eklenmektedir.</em></p>
<p><em>Anayasanın 36 ncı maddesinde adil yargılanma hakkı, temel bir hak olarak belirlenmiştir. Uygulamada bu hakkın etkin bir şekilde kullanılmasının bir unsuru da makul sürede yargılanma hakkının temin edilmesidir. Davaların makul bir sürede sonuçlandırılarak söz konusu temel hakkın daha etkin bir şekilde hayata geçirilmesi için düzenleme yapılmaktadır. Buna göre, hukuk yargılamasında yazılı yargılama usulüne tabi davalarda kural olarak duruşma aralarının üç aydan fazla olamayacağı düzenlenmektedir. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek üç aydan daha uzun bir süre için de duruşma günü belirleyebilecektir. Söz konusu düzenlemenin bir benzeri basit yargılama usulünde de bulunmaktadır.</em></p>
<p><em>Böylelikle, hâkimin dosyadan uzaklaşmadan daha çabuk inceleme yapıp, sağlıklı bir karar vermesi mümkün olabilecektir. Hâkimin, duruşma gününü üç aydan sonraya talik edebilmesi ancak zorunlu haller bakımından kabul edilmiş olup, erteleme gerekçesinin duruşma tutanağından belirtilmesi gereklidir. Gerekçede soyut ve genel açıklamalara değil, somut ve olaya uygun vakıalara yer verilmesi gerekmektedir.</em></p>
<p><em>Düzenlemeyle yargılamaların hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve makul sürede yargılama hakkının daha etkin biçimde temini amaçlanmaktadır.</em></p>
<p>Öncelikle belirtmek gerekir ki bu hüküm basit yargılama usûlüne ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanununun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-320">320 nci maddenin</a> üçüncü fıkrasından esinlenilerek önerilmektedir. Uygulamada bu süreye uyulamadığı maruf ve meşhur bir vakıadır. İşin niteliği gereği basit usûlle çözülebilecek uyuşmazlıkların daha kısa sürede çözümlenebilmesi için getirilen bu düzenleme uygulamada dosya sayısı ve diğer nedenlerle başarılı olmamıştır. Hatta zorunlu hallerde bir aydan daha uzun bir duruşma günü belirlenecek ise, hâkimin bunun gerekçesini gösterme zorunluğu da uygulanmamaktadır. Zaten bir gerekçe göstermek gerekirse, iş yükü, dosya fazlası, hâkim sayısı gibi pek sebep sayılabilir. Bu kadar çok gerekçe varken uygulanması mümkün olmayan bir düzenleme daha kabul edilmiş olacaktır.</p>
<p>Hâkim layihalar teatisi tamamlandıktan ve deliller toplandıktan sonra yapılacak ön inceleme duruşmasının arkasından, kısa süre içinde hatta ard arda yapılacak duruşma ya da duruşmalar sonunda tahkikatı bitirebilir. Bugün duruşma aralarının daha uzun tutulmasının sebebi Hukuk Muhakemeleri Kanununda bu konuda sınırlayıcı bir hüküm bulunmayışı değil, dosya sayısı ve hâkim azlığı gibi diğer nedenlerdendir. Bu durum hem ilk derece mahkemeleri hem de istinaf mahkemeleri için geçerlidir. Hatta bu nedenle istinaf mahkemeleri ilk derece mahkemesinin kararını kaldırdıktan sonra kendisi tahkikat yapmak yerine dosyayı yeniden ilk derece mahkemesine gönderebilmekte ve bu sayede davalar daha da uzamaktadır. Bu yöndeki uygulama ve kanun değişikliğinin sebebi de yeteri kadar istinaf mahkemesi ve istinaf dairesi kurulmadan bölge adliye mahkemelerinin göreve başlatılmış olmasıdır. İstanbul’da istinaf incelemesinin sonuçlanması için bekleme süresi iki yıl geçmektedir. Yakın zamanda İstanbul’da kira bedelinin tespiti için açılan davalarda sekiz dokuz ay sonrasına duruşma günü verilmesi de bilinen bir gerçek olup, bütün bunların nedeni Hukuk Muhakemeleri Kanununda hüküm bulunmaması değil, hâkimlerin iş yükünün fazlalığıdır. Asıl sebep dosya sayısı olmakla birlikte, uygulamada bilinen diğer sebepler de elbette mevcuttur.</p>
<p>Aylar sonra yapılan duruşmalarda da çok fazla bir şey yapılamamakta, birkaç söz söylenip tutanağa geçirildikten sonra, yeni bir duruşma günü belirlenmektedir. Hâlbuki önemli olan duruşma aralıkları değil, duruşmaların gerçekten duruşmanın amacına uygun yapılabilmesidir. Duruşmalarda delillerin tartışılabilmesi, uyuşmazlığın aydınlanması, tarafların dinlenmesi, gerektiğinde isticvabı, bilirkişinin de raporunu duruşmada sunması ve tartışılması, tanıkların gerçekten sorguya çekilerek dinlenmesi, tarafların sözlü açıklama yapmalarına izin verilmesi gerekir. Bunların yapılamasına izin verilmediği için uygulamada duruşmada konuşamayan taraflar, hemen hemen her duruşma öncesi ya da sonrasında “beyan” adı altında dilekçe sunmaktadırlar. Bu beyan dilekçelerinin önemli bir kısmı, daha önce söylenenlerin tekrarı niteliğinde olduğundan, dosyalar gereğinden fazla biçimde kabarık hale gelmekte ve bu sorun genellikle dosya bilirkişiye gönderilerek adeta bir karar taslağı beklenerek çözülmeye çalışılmaktadır.</p>
<p>Kanunlarda getirilen yasaklara rağmen buna uyulmamasına ilişkin bir örnek vermek istiyorum. Bununla amacım kanunî düzenleme yapmanın çoğu zaman çözüm sağlamadığı, bunun yerine gerçek sebeplerin araştırılarak bunlarla ilgili çalışma yapılmasının zorunlu oluşudur. Hukukî konularda bilirkişi incelemesi yapılamayacağı konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanununda üç hüküm varken, buna Bilirkişilik Kanununda da aynı yönde hükümler konulmuş ve uygulamada hukukî konularda bilirkişilik yapılmasının önüne geçilmek istenmiştir. Ancak pek çok yasak mevcut olduğu halde, Bölge Adliye Mahkemelerinin bilirkişilik listelerine bakıldığında, pek çok hukukçunun, başka bir uzmanlığı olmadığı halde bilirkişilik yaptığı görülmektedir. Bunu aşmak için ise hukukçu kişinin alanına “…<strong><em>kaynaklı nitelikli hesaplamalar</em></strong>” eklenerek bilirkişi listesi oluşturulmakta ve bu uygulama herkes tarafından bilinmektedir<sup class="footnote-ref"><a href="#fn14" id="fnref14">[14]</a></sup>. Uygulamada bu çelişkiyi görmek ve yaşamak yargıya güveni azaltmaktadır. O halde bir kez daha kanuna hüküm koymakla uygulamadaki pek çok sorunun çözülemediğini görmemiz ve bundan vazgeçmemiz gerekir.</p>
<p>Bu açıklamalardan sonra acaba duruşma aralarının üç ayı geçmemesi yönündeki hüküm gerçekten duruşma aralıklarının üç ayı geçmeyecek biçimde uygulanmasını sağlayabilecek midir? Duruşma aralıkları altı ay olan mahkemeler, bu hükümden sonra duruşma aralıklarını üç aya indirebilecek midir? Bu soruya hemen cevap vermeden önce bir kez daha kanunlarımızdaki bu tür sınırlamalarla ilgili örneklere bakmamız uygun olur.</p>
<p>Örneğin, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/icra-ve-iflas-kanunu-2004/madde-18">İcra ve İflas Kanununun 18. maddesi</a>nde şikâyet yargılamasında icra mahkemesinin karar vermesi hakkında sınırlama getirilmiştir. Bu maddenin son fıkrasına göre, “<em>Duruşma yapılmayan işlerde icra mahkemesi, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç</em> <strong><em>on gün içinde</em></strong> <em>kararını verir. Duruşmalar ancak zorunluluk halinde ve</em> <strong><em>otuz günü geçmemek üzere ertelenir</em></strong>”. Gerçekten bugün icra mahkemelerinin duruşma yaptığı hâllerde, bu hükme uyulmakta mıdır?</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/icra-ve-iflas-kanunu-2004/madde-366">İcra ve İflâs Kanununun 366. maddesi</a>ne göre; “<em>İstinaf ve temyiz incelemeleri Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa (Hukuk Muhakemeleri Kanunun olarak anlaşılmalıdır) göre yapılır ve</em> <strong><em>onbeş gün içinde karara bağlanır</em></strong><em>”.</em> Acaba bu süre içinde istinaf ya da temyiz incelemesinin yapıldığı görülmüş ve hatta duyulmuş mudur? Bu soruya birkaç istisnaî uygulamayı esas alarak değil, genel uygulamayı esas alarak cevap aramak gerekir.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-317">Hukuk Muhakemeleri Kanununun 317. maddesi</a>nin üçüncü fıkrasına göre basit yargılama usulünün uygulandığı davalarda “<em>Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler</em>.” Uygulamada bu yasak beyan ve beyana cevap dilekçesi ile birden fazla kez ihlâl edilmektedir.</p>
<p>Bu birkaç örnek bize duruşma aralıklarının kısa tutulması konusunda kanuna konulacak hükümlerin başarılı olamayacağını göstermektedir. Kanunlara bu tür sınırlayıcı süreler koymak yerine, mevcut ve uyulması mümkün olmayan süre sınırları kaldırılmalı, bunun yerine makul süre içinde yargılamanın yürütülüp yürütülmediği değerlendirilmelidir.</p>
<h4 id="4hukukkonulardabilirkiincelemesiyapanhkimhakkndadisiplincezasuygulanmas">4. <strong><em>Hukukî Konularda Bilirkişi İncelemesi Yapan Hâkim Hakkında Disiplin Cezası Uygulanması</em></strong></h4>
<p>Hukukî konularda bilirkişilik yapılamayacağı gerek <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>nda gerekse <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/bilirkisilik-kanunu-6754">Bilirkişilik Kanunu</a>nda birden fazla kez yasaklanmıştır. Nitekim bu konuda Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki hukukî konularda bilirkişi incelemesi yapılamayacağına ilişkin ilk madde <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-266">266 ncı madde</a> olup, bu maddeye göre;</p>
<p>“<em>Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.</em> “</p>
<p>Böylelikle ilk olarak hukukî konularda bilirkişilik yapılamayacağı düzenlenmiştir. Ancak aynı maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde;</p>
<p><em>“...Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz”</em>.</p>
<p>Böylelikle aynı maddede iki kez hukukî konularda bilirkişilik yapılamayacağı düzenlenmiştir. Bunun dışında bilirkişinin uzmanlığı ister hukukçu olsun ister olmasın, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-279">279. maddenin</a> dördüncü fıkrasının son cümlesinde bilirkişinin özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamayacağı, hâkim tarafından yapılması gereken hukukî nitelendirme ve değerlendirmelerde de bulunamayacağı belirtilmiştir. Bu hükme göre bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında</p>
<p>“…<em>çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hakim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendireme ve değerlendirmelerde bulunamaz.”</em> Bu fıkrada 6754 sayılı Kanun’la getirilmiştir.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/bilirkisilik-kanunu-6754/madde-3">Bilirkişilik Kanununun 3. maddesi</a>nde, “<em>Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendireme ve değerlendirmelerde bulunamaz.</em></p>
<p>(3) <em>Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konular da bilirkişiye başvurulamaz.”</em> denilerek HMK m. 266’daki düzenleme bir kez daha tekrar edilmiştir.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/bilirkisilik-kanunu-6754/madde-10">Bilirkişilik Kanununun 10. maddesi</a>nin dördüncü fıkrasında ise,</p>
<p>“<em>Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu birinci fıkradaki şartları taşıdığını belgelendirmediği takdirde, bilirkişilik siciline ve listesine kaydedilemez.”</em> denilerek hukukçuların bilirkişilik yapamayacağı ve bilirkişilik siciline kaydedilemeyeceği açıkça düzenlenmiştir.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hakimler-ve-savcilar-kanunu-2802/madde-63">2802 sayılı Kanunun 63. maddesi</a>nin ikinci fıkrasına (e) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bent buna göre teselsül ettirilmiştir.</p>
<p>“f_) Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak.”_</p>
<p>Bu değişikliğin gerekçesine göre;</p>
<p>Bu düzenlemenin sonucu olarak hukukî konularda bilirkişiye başvuran hâkim hakkında disiplin cezası uygulanması kabul edilmiştir. Gerekçeye göre,</p>
<p><em>“hâkimlik mesleğinin temel unsurlarından biri, uyuşmazlıkların hukuki bilgi ve değerlendirmeyle çözümlenmesidir. Yargılama faaliyetinde bilirkişiye başvuru, teknik veya özel bilgiyi gerektiren hallerle sınırlı olup, hukuki değerlendirme ve değerlendirme yetkisi münhasıran hakim ve savcıya aittir”.</em></p>
<p>İki ayrı kanunda birden fazla kez yasaklanmış olan hukukî konularda bilirkişi incelemesi yapılamayacağına ilişkin hükümlerden sonra, bu kez yasaklamaya aykırı davranan hâkim hakkında disiplin cezası uygulanacağına dair yeni getirilen düzenleme, mevcut uygulamayı hiçbir şekilde değiştiremeyecektir. Zira bu yönde bir gerçek irade bulunsaydı, öncelikle bilirkişi listesinde uzmanlık alanı sadece hukuk olan kişilerin isimlerine yer verilmezdi. Bir tarafta birden fazla yasaklayıcı hükümler mevcut iken, diğer tarafta oluşturulan bilirkişilik listesinde hukuk alında bilirkişilik yapacak isimlere yer verilmesi, çelişkisi giderilmeden yeni getirilen disiplin cezasının uygulamasını mümkün kılmayacaktır. Bu konunun çözümü öncelikle hâkimlerin uzmanlaşması ve uzmanlık alanlarına göre görev almasını gerektirmektedir. Üç yıl asliye hukuk mahkemesinde, bir süre iş mahkemesinde, bir süre icra mahkemesinde çalışan hâkim ilk yıllarda hukukî konularda da bilirkişiye başvurma ihtiyacı hissetmektedir. Yine iş yoğunluğu çok olan mahkemelerde gerçek anlamda ve etkin şekilde hâkim yardımcılığı uygulamasına geçilmelidir.</p>
<p>Ülkemizde bilirkişilik kurumu uzun yıllardır çeşitli yönlerden sorunları barındıran ve bir türlü çözülememiş bir kurumdur. Bu sorunun gerçekten çözümü isteniyorsa, öncelikle bu kurumun sebep olduğu sorunların ve nedenlerinin incelenmesi gerekmektedir. Bu Kanundan da açıkça görüldüğü gibi, sorunun nedenleri tam olarak tespit edilmeden ve en önemlisi giderilmeden sadece bir kanun yaparak bu soruna çözüm aranmaya çalışılmıştır. Asıl sorunlar çözülmeden yürürlüğe konulmuş olan Kanun hükümleri, sorunları çözmeye yönelik başarısız kalmaya mahkûm birer nakıs teşebbüs örneğidir.</p>
<p>Bilirkişi sorunu öncelikle uygulamadaki <strong>iş yükünden</strong> kaynaklanmaktadır. Bu iş yükü azaltılmadığı sürece bilirkişilikle ilgili düzenlemeler uygulamaya olumlu bir katkı sağlamayacaktır. İş yükü çok olan hâkimler dosyayı adeta karar vermek üzere bilirkişiye vermekte ve bilirkişilerin cevaplaması gereken sorular da kendilerine sorulmayarak dosya hakkında karar vermeleri beklenmektedir. Bilirkişi de dosya hakkında hâkimin söylemesi gereken kararı vermekte ve raporunun altına lütfen “<em>Takdir yüce mahkemeye ait olmak üzere arz olunur</em>” diyerek karar taslağı oluşturulmaktadır.</p>
<p>6100 sayılı Kanununun <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-279">279. maddesi</a>nin dördüncü fıkrasının değiştirilmesine ilişkin 54. madde, bu maddenin 4. fıkrasının değiştirilmesini haklı kılacak hiçbir yenilik getirmemektedir. Yukarıda da belirttiğim gibi hâkim bilirkişinin uzman olarak cevaplaması gereken hususları belirtirse zaten bilirkişi gereksiz açıklamalar yapmayacaktır. Bu işin özü bilirkişiye incelemesi, değerlendirmesi ve cevaplaması gereken soruların açık ve net biçimde sorulmasıdır. Ancak dosya okunmadan bilirkişiye verildiğinden, bu soruların sorulması mümkün olmamaktadır. Açık söylemek gerekirse bu rahatlığı da iş yüküyle açıklamak kabul edilebilir olmamalıdır.</p>
<p>Son yıllarda hemen hemen her yıl en az bir kere <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a> hükümleri değiştirilmekte ya da yeni hükümler eklenmektedir. Bu kadar sık kanun değiştirilmesinin uygulamaya gerçek bir yararı olmadığı gibi, yeni hükümler tam olarak anlaşılmadan, yerleşik bir uygulama sağlanmadan, yeni hükümler kabul edilerek yarardan çok karmaşaya neden olmaktadır. Bu değişikliklerin hiçbirisi yeteri kadar tartışılmadan hemen kabul edilerek uygulamaya sokulmaktadır. Bu kadar sık kanun yapmak yerine uygulamanın esas sorunlarıyla ilgilenilerek kanun değiştirme dışındaki değişiklikler yapılmalıdır.</p>
<hr>
<p><strong>Dipnotlar</strong></p>
<hr class="footnotes-sep">
<section class="footnotes">
<ol class="footnotes-list">
<li id="fn1" class="footnote-item"><p>Görüşün sunulduğu tarihte 12. Yargı Paketi’ne ilişkin Taslak henüz bilinmemekteydi. Ancak tarafımıza belirsiz alacak davasının kaldırılmasının ve kısmî dava açılmasının alacağın tamamı için zamanaşımını keseceğine ilişkin düzenleme yapılmasının öngörüldüğü ifade edilmiştir. Görüş de bu çerçevede hazırlanmıştır. <a href="#fnref1" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn2" class="footnote-item"><p>Adalet Komisyonu Gerekçesi: “… <em>Hak arama durumunda olan kişi, talepte bulunacağı hukuki ilişkiyi, muhatabını ve bu ilişkiden dolayı talep edeceği miktarı asgari olarak bilmesine ve tespit edebilmesine rağmen, alacağın tamamını tam olarak tespit edemeyebilir. Özellikle, zararın baştan belirlenemediği, ancak bir incelemeden sonra tam olarak tespiti mümkün olan tazminat taleplerinde böyle bir durumla karşılaşılabilmesi söz konusudur. Hukuk sistemimiz içinde, böyle bir durumla karşılaşan kişinin hak araması bakımından birçok güçlük söz konusudur. Öncelikle kendisinden aslında tam olarak bilmediği bir alacak için dava açması istenmekte, ayrıca daha sonra kendi talebinden daha fazla bir miktar alacağının olduğu ortaya çıktığında da bunu davayı genişletme yasağı çerçevesinde ileri sürmesi mümkün olabilmekteydi. Böyle bir durumda, gerçekten bilinmeyen bir alacak için dava açmaya zorlamak gibi, hak aramanın özüyle izah edilemeyecek bir yol ve aslında tarafın kendi ihmâli ya da kusuru olmadığı halde bir yasakla karşılaşması gibi de bir engel söz konusuydu. Oysa, hak arama özgürlüğü, böyle bir kısıtlamayı ve gerçek dışı davranmaya zorlamayı değil, gerçekten hakkı ihlâl edilen veya ihlâl tehlikesi altında olan kişiyi, mümkün olduğunca geniş şekilde korumayı amaçlamalıdır. Son dönemde,</em> <strong><em>gerek mukayeseli hukukta gerekse Türk hukukunda artık salt hukuki korumanın ötesine geçilerek “etkin hukuki koruma”nın gündeme gelmiş olması da bunu gerektirir. Kaldı ki miktar ya da değeri belirsiz bir alacak için dava açılması gerektiğinde birtakım sınırlamalar getirmek, dava içinde yeni taleplere veya o davanın dışında yeni davalara yol açarak, usûl ekonomisine aykırı bir durum da meydana getirecektir. Ayrıca miktarı veya değeri bilinmeyen bir alacak için klasik kısmi davanın da tam bir çözüm üretmediği gerçektir</em></strong>.…” <a href="#fnref2" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn3" class="footnote-item"><p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-109">HMK m. 109/3</a> “(<em>3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.</em>” <a href="#fnref3" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn4" class="footnote-item"><p>Örneğin: “01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanunu'nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanunun 107. maddesinin 1. fıkrasına göre, “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir”. 6100 sayılı Kanunun 107. maddenin 2. fıkrasında, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacının, iddianın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabileceği hüküm altına alınmış, madde gerekçesinde de &quot;karşı tarafın verdiği bilgiler ve sunduğu delillerle ya da delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemleri sonucu (örneğin bilirkişi ya da keşif incelemesi sonucu)&quot; belirlenebilme hali açıklanmıştır. Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hali, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkânsızlığa dayanmalıdır. Davacının alacağının miktar veya değerini belirleyebilmesi için elinde bulunması gerekli bilgi ve belgelere sahip olmaması ve bu belgelere dava açma hazırlığı döneminde ulaşmasının da (gerçekten) mümkün olmaması ve dolayısıyla alacağın miktarının belirlenmesinin karşı tarafın elinde bulunan bilgi ve belgelerin sunulmasıyla mümkün hale geleceği durumlarda alacak belirsiz kabul edilmelidir. Alacağın miktarının belirlenebilmesinin hâkimin takdirine bağlı olduğu durumlarda hukuki imkânsızlık söz konusu olur. Bu durumda davacı alacaklı, hâkimin takdir yetkisini nasıl kullanacağını bilemeyeceği için davanın açıldığı tarihte alacağının miktarını belirleyebilecek durumda değildir. Sırf taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunması, talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması anlamına gelmez. Önemli olan objektif olarak talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olmasıdır. Alacağın hangi hallerde belirsiz, hangi hallerde belirli veya belirlenebilir olduğu hususunda kesin bir sınıflandırma yapılması mümkün olmayıp, her bir davaya konu alacak bakımından somut olayın özelliklerinin nazara alınarak sonuca gidilmesi gereklidir. İş yargılamasında sıklıkla davaların yığılması söz konusu olmakla alacağın belirsiz olma kriterleri her bir talep için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Diğer yandan, aynı dava dilekçesinde talep yığılması şeklinde bazı alacaklar için belirsiz alacak davası bazıları için kısmi dava açılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacakları işçi tarafından bilinmekle kural olarak belirsiz alacak davasına konu edilmez. Ancak hesabın unsurları olan sosyal hakların (ayni olarak sağlanan yemek yardımı gibi) miktarının belirlenmesi işveren tarafından sunulacak belgelere veya yargılama ile belirlenecek ise kıdem ve ihbar tazminatı belirsiz alacak davasına konu edilebilir. Madde gerekçesinde &quot;Alacaklının bu tür bir dava açması için, dava açacağı miktar ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı ya da bu objektif olarak imkânsız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukukî yarar aranacaktır, böyle bir durumda hukukî yararın bulunduğundan söz edilemez. Özellikle, kısmî davaya ilişkin yeni hükümler de dikkate alınıp birlikte değerlendirildiğinde, baştan tespiti mümkün olan hâllerde bu yola başvurulması kabul edilemez.&quot; şeklindeki açıklamayla, alacağın belirli veya belirlenebilir nitelikte olması durumunda, belirsiz alacak davası açılarak bu davanın sağladığı imkânlardan yararlanmanın mümkün olmadığına işaret edilmiştir. Şu halde davanın açıldığı tarihte alacağın miktarı yahut değeri belirlenebilir durumda ise, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmelidir. Burada hukuki yarar eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı olmadığı sonucuna varılmıştır. 7251 sayılı Kanun ile 107. maddede yapılan değişiklikler şartları olmadığı halde açılan belirsiz alacak davasında davacıya süre verilerek hukuki yarar eksikliğini tamamlama imkânı tanımamaktadır. Dairemizce sözü edilen düzenleme, şartları mevcut olan belirsiz alacak davasında yapılan yargılama ile alacağın belirli hale gelmesi durumunda hâkimin geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi için alacaklıya süre vermesi gerektiği yönünde değerlendirilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden aynı Dairenin görev alanındaki bölgelerden gelen dosyalarda birleşme öncesi uygulamalarına güven duyularak açılan davalarda aynı Dairenin önceki uygulamalarına devam edilecektir. Hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri ve sürpriz karar verme yasağı gereği birleşme tarihinden önce yukarıda belirtilen esasları dikkate alan ilk kararın Yargıtay Kararları Dergisi veya başkaca yolla yayını tarihinden sonra açılan davalarda belirtilen ilkeler uygulanacaktır. Başka bir anlatımla açıklanan kararın yayınından önce açılan davalarda her iki Daire görev alanına giren bölgelerde verilen kararlar bakımından Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin önceki uygulamalarına devam edilecektir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça kıdem tazminatı, fazla çalışma, fazla çalışma alacağının %5 fazlası, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacakları talep edilerek belirsiz alacak davası açılmıştır. Davanın açıldığı tarihte kıdem tazminatı miktarı belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davasına konu edilmez. Ancak yukarıda açıklandığı üzere Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden Dairenin görüşüne güvenilerek belirsiz alacak şeklinde açılan bu davada belirtilen husus bozma nedeni yapılmamıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 14/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.” <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/e-2016-26476-k-2020-7547-t-14-9-2020">9. HD, 14.09.2020, 26476/7547</a>. <a href="#fnref4" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn5" class="footnote-item"><p>AYM, Başvuru No: <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-2019-12190-k-1-t-22-2-2022">2019/12190</a>, 22.02.2022 (RG, 20.04.2022, S. 31815). <a href="#fnref5" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn6" class="footnote-item"><p>RGZ 21, s. 386-387. Aynı şekilde: RGZ 10, s. 356. <a href="#fnref6" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn7" class="footnote-item"><p>BGHZ 4, 141; BGH, NJW 1967, s. 1421; BGH, NJW 1969, s. 1427-1928; BGH, VersR 1992, s. 374. <a href="#fnref7" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn8" class="footnote-item"><p>“Tesbit davaları bir hukuki ilişkinin (münasebetin) var olup olmadığının tesbitine ilişkin davalardır. Bazı özel kanun hükümlerinde tesbit davaları öngörülmüş olmasına rağmen, <em>HUMK.'nunda tesbit davası açıkça düzenlenmiş değildir. Ancak, gerek doktrinde ve gerekse uygulamada bu dava türünün geçerli olduğu konusunda tam bir görüş birliği vardır.</em> Ne var ki, her tesbit davası bir eda davasının öncüsü bulunduğundan mahkemelerin görevlerine ilişkin kuralların tesbit davaları için de uygulanması zorunludur. (Prof. Dr. Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Dördüncü Baskı 1979 - Cilt 1. Sayfa 215). Daha açık bir deyimle, eda davası hangi mahkemede açılabilecekse tesbit davasının da o mahkemede görülmesi gerekir. Şüphe yok ki, eda davasının açılabileceği hallerde tesbit davasının görülmesine hukuki yarar açısından olanak bulunmamaktadır. Genelde tesbit davaları, muhtemel bir eda davasını düşünerek o davanın temelini ya da dava şartını oluşturacak bir hukuki ilişkinin önceden tesbitini amaçlar. Böylece belki de gerekli olmayacak bir eda davasının başta ekonomik, çeşitli yükümlülüklerinden ilgililer kendilerini korumuş olurlar.” 4. HD, 25.01.1988, 8252/719. Aynı yönde bkz. 4. HD, 4.2.2002, 385/1835; <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hukuk-dairesi-e-2008-13994-k-2010-10253-t-14-10-2010">11. HD, 14.10.2010, 13994/10253</a>; <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/21-hukuk-dairesi-e-2009-12666-k-2010-9599-t-08-10-2010">21. HD, 08.10.2010, 12666/9599</a>. ”…<em>hukukumuzda aynı vakaya dayanılarak birden fazla taleple dava açılması olanaklıdır. Uygulama ve doktrinde terditli dava olarak nitelendirilen bu dava türünde</em> iddia edilen taleplerin biri veya birkaçının reddedilmiş olması bütün kademeli talepler reddedilmedikçe dava bütünüyle reddedilmiş sayılmayacağından kademeli isteğin hüküm altına alınmamış olması halinde karşı taraf lehine avukatlık ücreti takdirini gerektirmez.” 14. HD, 29.9.2005, 4393/8492. “<em>Davacının alacağının yalnızca bir bölümü için açtığı davaya kısmi dava denir.</em> Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, <em>bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir.</em> Davacının kısmi dava mı, yoksa tam dava mı açtığı, dava dilekçesinden anlaşılır. … <em>Türk Hukuk sisteminde, Alman, İsviçre ve Avusturya hukuk sisteminde olduğu gibi kısmi dava açılması mümkündür.</em>” HGK, 02.04.2003, 4-260/271. <a href="#fnref8" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn9" class="footnote-item"><p>“<em>Tenkis davası</em>, saklı pay sahiplerine, saklı paylarına, miras bırakanın yaptığı tecavüzü gidermek, temliki işlemlerini tasarruf nisabı sınırı içine sokmak imkanı veren ve kişisel hakkın korunmasını amaç <em>tutan yenilik doğurucu ( inşai ihdası ) nitelikte bir dava türüdür</em> ( Prof. Tahir Çağa, Mahfuz Hisseli Mirasçıların Vaziyeti, 1950 bası, sayfa 25 ).” <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/hukuk-genel-kurulu-e-1989-480-k-1989-644-t-06-12-1989">HGK, 6.12.1989, 2-480/644</a>.” “<em>Boşanma davaları</em> kanunda öngörülen belirli sebeplerin varlığı halinde bir hukuki durumun (evliliğin) değiştirilmesini (evlilik birliğinin sona erdirilmesini) ve ayrıca bu sonuçla ilgili yan tedbirlerinde birlikte düzenlenmesini sağlama amacına <em>dayalı yenilik doğuran (inşaa bir dava türüdür.</em>” <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/2-hukuk-dairesi-e-1988-10859-k-1988-12271-t-28-12-1988">2. HD, 28.12.1988, 10859/12271</a>. <a href="#fnref9" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn10" class="footnote-item"><p>“<em>Davalar, mahkemeden istenen hukukî korunmanın çeşidine göre üçe ayrılır; 1)Eda davaları, 2)Tespit davaları, 3)İnşaî davalar. Eda davasında davacı, davalının bir iş yapmaya bir şey vermeye veya bir işi yapmamaya mahkum edilmesini ister.</em> Eda davasının kabulüne ilişkin kararda hem tespit, hem de eda hükmü yer alır. Eda davasının reddine ilişkin hüküm, eda hükmü olmayıp, bir tespit hükmüdür. <em>Tespit davaları, bir hukukî ilişkinin(münasebetin) var olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır.</em> <em>İnşaî davalar ise var olan bir hukukî durumun değiştirilmesi veya kaldırılması veya yeni bir hukukî durumun yaratılması sonucunu doğuran davalardır.</em>” <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/hukuk-genel-kurulu-e-2005-8-22-k-2005-64-t-16-2-2005">HGK, 16.02.2005, 22/64</a>. ”<em>Davalar mahkemeden istenen hukuki korunmaya göre eda, tespit ve inşai olmak üzere üçe ayrılır.</em>” <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/1-hukuk-dairesi-e-2007-19016-k-2008-15317-t-07-10-2008">21. HD, 07.10.2008, 19016/15317</a>. “<em>Mahkemeden istenen hukuki korunmaya göre dava çeşitleri üçe ayrılır. Bunlar; Eda davaları, tespit davaları ve İnşai davalardır</em>.” <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/6-hd-e-2010-1594-k-2010-8273-t-01-07-2010">6. HD, 01.07.2010, 1594/8273</a>. Aynı yönde bkz. <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/6-hd-e-2010-1594-k-2010-8273-t-01-07-2010">6. HD, 01.07.2010, 1594/8273</a>; <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/21-hukuk-dairesi-e-2009-12666-k-2010-9599-t-08-10-2010">21. HD, 08.10.2010, 12666/9599</a> (Kararlar için bkz. Lexpera). <a href="#fnref10" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn11" class="footnote-item"><p>HGK, 26.5.1965, E. 781/2, K. 223. <a href="#fnref11" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn12" class="footnote-item"><p>Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu, <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/danistay/ictihatlari-birlestirme-kurulu-e-1983-1-k-1983-10-t-29-12-1983">29.12.1983, E. 1983/1, K. 1983/10</a>. Aynı şekilde: Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/danistay/idari-dava-daireleri-kurulu-e-1999-996-k-2000-1038-t-27-10-2000">27.10.2000, E. 1999/996, K. 2000/1038</a>. <a href="#fnref12" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn13" class="footnote-item"><p>Örneğin: “Hukuk sistemimiz, davanın usulden reddedilmesi nedeniyle alacağın zamanaşımına uğraması durumunda, davacının mağduriyetini önleyecek bir hukuki çareye de yer vermiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) &quot;Davanın reddinde ek süre&quot; kenar başlıklı 158. maddesine göre &quot;Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.&quot; Yargıtayın (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi ile 9. Hukuk Dairesi, belirsiz alacak davası olarak açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi hâlinde davacının 6098 sayılı Kanun’un 158. maddesinin öngördüğü imkândan yararlanabileceğine karar vermiştir (<a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/22-hukuk-dairesi-e-2018-15434-k-2018-25756-t-29-11-2018">Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi, 29.11.2018 tarihli ve 2018/15434 Esas, 2018/25756 Karar</a>; <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/22-hukuk-dairesi-e-2019-7815-k-2019-19996-t-24-10-2019">24.10.2019 tarihli ve 2019/7815 Esas, 2019/19996 Karar</a>; <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/22-hukuk-dairesi-e-2016-27790-k-2020-825-t-21-1-2020">21.01.2020 tarihli ve 2016/27790 Esas, 2020/825 Karar</a>; <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/9-hukuk-dairesi-e-2021-6019-k-2021-10945-t-28-6-2021">Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 28.06.2021 tarihli ve 2021/6019 Esas, 2021/10945 Karar</a> sayılı kararları). <em>Yargıtayın bu uygulaması doktrinde de kabul görmüş ve belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi hâlinde alacaklının, 6098 sayılı Kanun’un 158. maddesindeki ek süre içinde usulüne uygun şekilde alacağın tamamı için tam eda davası açabileceği ifade edilmiştir (Cemil Simil, “Yargıtay Kararları Işığında Belirsiz Alacak Davası ve Kısmî Dava ile İlgili Sorunlar”, Medenî Usûl ve İcra İflâs Hukukunun Güncel Sorunları II, Lexpera Semineri, İstanbul, 2020, s.111,112). Bu nedenle belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin, davacının mahkemeye erişim hakkını engellediğini kabul etmek de mümkün değildir. Davacının, belirli veya belirlenebilir alacağının tamamı için usulüne uygun şekilde tam eda davası açmasına usuli açıdan bir engel bulunmamaktadır</em>.” <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/9-hukuk-dairesi-e-2025-9596-k-2026-981-t-9-2-2026">9. HD, 09.02.2026, 9596/981</a>. <a href="#fnref13" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
<li id="fn14" class="footnote-item"><p>Örneğin: İcra ve iflâs hukukundan kaynaklı hesaplamalar, ticaret mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar, borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar, aile ve miras mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar; avukatlık vekâlet ücreti alacağından kaynaklı nitelikli hesaplamalar; tüketici mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar; iş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar; bankacılık mevzuatından kaynaklı nitelikle hesaplamalar, deniz taşımacılığı; hava taşımacılığı örnek olarak sayılabilir. <a href="#fnref14" class="footnote-backref">↩︎</a></p>
</li>
</ol>
</section>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Lexpera’da Geçen Hafta (20-26 Haziran 2026)]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 237. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="tihat">İçtihat</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:</p>
<table>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 20%"> <b>MAHKEME</b> </td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 30%">
    <b>KARAR SAYISI</b></td></tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Anayasa Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
3</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Hukuk)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1205</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Ceza)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
2112</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Danıştay</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
5520</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge Adliye Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1692</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge İdare Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
2</td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>TOPLAM</b></td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>10534</b></td></tr></table>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/lexperada-gecen-hafta-20-26-haziran-2026/</link><guid isPermaLink="false">6a428a341715cd01ae8f87f4</guid><dc:creator><![CDATA[Göktürk Öcal]]></dc:creator><pubDate>Mon, 29 Jun 2026 15:42:43 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/06/Lexpera_Update-5.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/06/Lexpera_Update-5.jpg" alt="Lexpera’da Geçen Hafta (20-26 Haziran 2026)"><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 237. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="tihat">İçtihat</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:</p>
<table>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 20%"> <b>MAHKEME</b> </td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 30%">
    <b>KARAR SAYISI</b></td></tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Anayasa Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
3</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Hukuk)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1205</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Ceza)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
2112</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Danıştay</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
5520</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge Adliye Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1692</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge İdare Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
2</td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>TOPLAM</b></td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>10534</b></td></tr>
</table>
<br>
<p>Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne ait karar özellikle dikkati çekmektedir:</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/bolge-idare-mahkemesi/istanbul-bim2-idd-e-2019-1445-k-2019-1128-t-11-7-2019">İstanbul BİM, 2. İDD, E. 2019/1445 K. 2019/1128 T. 11.07.2019</a></p>
<p>Dava konusu; (...) İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/genel-kolluk-disiplin-hukumleri-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamenin-kabul-edilmesine-dair-kanun">Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Kabul Edilmesine Dair Kanun</a>’un 8/1-d maddesi hükmü uyarınca, uyarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.</p>
<p>(...) İdare Mahkemesi; yapılan denetim esnasında ilgili komiser yardımcısı tarafından düzenlenen raporda, davacının görev yerine gelmediğinin tespit edilmesi üzerine telefonla arandığı, davacıya ulaşılamadığı, yapılan ikinci denetimde davacının görev yerinde bulunduğunun tespit edildiği, davacının görev mahallinde bulunmadığına ilişkin somut, objektif ve hukuken kabul edilebilir bir tespitin bulunmadığı, bu sebeple davacının üzerine atılı eylemin sübuta ermediği gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal etmiştir.</p>
<p>Davalı idare, cezanın ve mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.</p>
<p>Bunun üzerine dava dosyasının tevdi ettiği İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesi; otuz günlük yasal süre geçirildikten sonra istinaf başvurusunda bulunulması nedeniyle istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle kesin olarak reddine oybirliği ile hükmetmiştir.</p>
<h3 id="mevzuat">Mevzuat</h3>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/orman-kanunu-6831/56"><strong>Orman Kanunu</strong></a></p>
<p>Küresel iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında Orman Genel Müdürlüğü’nün görevleri, daha önceden kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazlar ve kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının (B) bendi kapsamındaki uygulamalara ilişkin ek madde hükümleri ihdas edildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/orman-kanunu-6831/56/56/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/kamulastirma-kanunu-2942/45"><strong>Kamulaştırma Kanunu</strong></a></p>
<p>Giderlerin ödenmesine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/kamulastirma-kanunu-2942/44/44/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ispirto-ve-ispirtolu-ickiler-inhisari-kanunu-4250/22"><strong>İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu</strong></a></p>
<p>Alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlara ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Geçiş hükümleri düzenlendi. Fermente alkollü içki markası, distile alkollü içki markası olarak; distile alkollü içki markası, fermente alkollü içki markası olarak kullanılamayacak.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/ispirto-ve-ispirtolu-ickiler-inhisari-kanunu-4250/22/22/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/tutun-ve-alkol-piyasasi-duzenleme-kurumu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-4733/28"><strong>Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun</strong></a></p>
<p>Cezaî hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/tutun-ve-alkol-piyasasi-duzenleme-kurumu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-4733/26/26/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/seker-kanunu-4634/12"><strong>Şeker Kanunu</strong></a></p>
<p>Kanunda yer alan tanımlar, hammadde ve şeker fiyatları ile idarî para cezalarına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/seker-kanunu-4634/12/12/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/kara-avciligi-kanunu-4915/8"><strong>Kara Avcılığı Kanunu</strong></a></p>
<p>Av ve yaban hayvanlarının korunması ve koruma alanlarına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/kara-avciligi-kanunu-4915/8/8/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/toprak-koruma-ve-arazi-kullanimi-kanunu-5403/13"><strong>Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu</strong></a></p>
<p>Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi, tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine aykırılık durumunda uygulanacak cezalar ve yükümlülükler, tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma projelerine uyulmamasına ilişkin cezalar ve yükümlülüklerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/toprak-koruma-ve-arazi-kullanimi-kanunu-5403/13/13/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/veteriner-hizmetleri-bitki-sagligi-gida-ve-yem-kanunu-5996/17"><strong>Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu</strong></a></p>
<p>Hayvan hastalık tazminatı, hayvan sağlığı, hayvan refahı ve zootekni ile ilgili yaptırımlara ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/veteriner-hizmetleri-bitki-sagligi-gida-ve-yem-kanunu-5996/17/17/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/veteriner-hekimligi-mesleginin-icrasina-turk-veteriner-hekimleri-birligi-ile-odalarinin-tesekkul/10"><strong>Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun</strong></a></p>
<p>Haysiyet Divanı tarafından uygulanacak olan disiplin cezaları ve disiplin cezalarının miktarına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/veteriner-hekimligi-mesleginin-icrasina-turk-veteriner-hekimleri-birligi-ile-odalarinin-tesekkul/10/10/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/celtik-ekimi-kanunu-3039-1"><strong>Çeltik Ekimi Kanunu</strong></a></p>
<p>Çeltik tarlalarının il ve ilçe merkezleri ile köy ve mahallelerde bulunma mesafeleri yeniden tespit edildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/celtik-ekimi-kanunu-3039-1/6/6/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/iskan-kanunu-uygulama-yonetmeligi/10"><strong>İskân Kanunu Uygulama Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Devletçe iskân esasları ve işlemlerine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/iskan-kanunu-uygulama-yonetmeligi/10/10/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/motorlu-araclar-ve-romorklari-ile-bunlarin-aksam-sistem-ve-ayri-teknik-unitelerinin-tip-onayi-ve/3"><strong>Motorlu Araçlar ve Römorkları ile Bunların Aksam, Sistem ve Ayrı Teknik Ünitelerinin Tip Onayı ve Piyasa Gözetimi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Elektronik ortamdaki uygunluk belgesi uygulamasına ilişkin ek madde hükümleri düzenlendi. Geçiş hükümlerinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/motorlu-araclar-ve-romorklari-ile-bunlarin-aksam-sistem-ve-ayri-teknik-unitelerinin-tip-onayi-ve/3/3/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/sigorta-bilgi-ve-gozetim-merkezi-yonetmeligi/8"><strong>Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, kapsama dahil sigortalar, yönetim komitesi, yönetim komitesinin görevleri, TRAMER’in amacı ve görevleri, merkez iç işleyişi, merkezin gelirleri, katılım payı ve aşım bedeli, üyelerin bilgi verme yükümlülüğü ve bilgi kayıtlarına erişime ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Yönetmelik hükümlerini Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/sigorta-bilgi-ve-gozetim-merkezi-yonetmeligi/8/8/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/evde-saglik-ve-palyatif-bakim-hizmetlerinin-sunumu-ve-koordinasyonuna-iliskin-yonetmelik-1"><strong>Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Evde sağlık hizmetleri ve palyatif bakım hizmetlerinin çağın gereklerine, günümüz ihtiyaç ve beklentilerine uygun olarak geliştirilmesi maksadıyla, evde sağlık hizmet birimlerinin ve palyatif bakım servislerinin kuruluşu, işleyişi, personel ve hizmet kıstasları, fiziki şartları, her türlü malzeme ve tıbbi teknolojik imkânları bakımından asgari standartlarını belirlemek, bu hizmetlerin birinci basamak, yataklı ve uzaktan sağlık hizmetleriyle koordineli ve entegre biçimde yürütülmesi ile kayıt, kalite ve denetim süreçlerine ait usul ve esasları düzenlemek amacıyla yeni bir yönetmelik düzenlendi. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/evde-saglik-hizmeti-sunumu-hakkinda-yonetmelik-1">Evde Sağlık Hizmeti Sunumu Hakkında Yönetmelik</a> yürürlükten kaldırıldı.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/kuyum-ticareti-hakkinda-yonetmelik/5"><strong>Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Kuyum ticaretinde uyulacak ilke ve kurallara ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/kuyum-ticareti-hakkinda-yonetmelik/5/5/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/elektrik-piyasasi-baglanti-ve-sistem-kullanim-yonetmeligi/16"><strong>Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>İletim varlıkları ve iletim varlıklarının geri ödemesine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/elektrik-piyasasi-baglanti-ve-sistem-kullanim-yonetmeligi/16/16/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/gemi-geri-donusum-tesislerinin-yetkilendirilmesi-hakkinda-yonetmelik-1"><strong>Gemi Geri Dönüşüm Tesislerinin Yetkilendirilmesi Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/uluslararasi-antlasmalar/2009-gemilerin-emniyetli-ve-cevreye-duyarli-geri-donusumu-hakkinda-hong-kong-uluslararasi-sozlesmesi">Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Geri Dönüşümü Hakkında Hong Kong Uluslararası Sözleşmesi</a> kapsamında tesislerin yetkilendirilmesine ve çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar ile gemilerin tesislerde geri dönüştürülmesiyle ilgili ihlallere yönelik yaptırımların belirlendiği yönetmelik yürürlüğe girdi. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/gemi-sokum-yonetmeligi">Gemi Söküm Yönetmeliği</a> yürürlükten kaldırıldı.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/embriyo-uretimine-dair-teblig-2026-8"><strong>Embriyo Üretimine Dair Tebliğ</strong></a></p>
<p>Manda dahil damızlık sığır, koyun, keçi, kedi ve köpeklerden embriyo üretimi ile üretilen embriyoların transferi, depolanması, piyasaya arzı ve izlenebilirliğine ilişkin usul ve esaslar belirlendi.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/helal-uygunluk-belgeli-urunlerin-ithalat-denetimi-tebligi-urun-guvenligi-ve-denetimi-2026-35-1"><strong>Helal Uygunluk Belgeli Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2026/35)</strong></a></p>
<p>İthal edilmek suretiyle iç piyasaya arz edilecek ürünlerdeki helal uygunluk işaretlerinin ve bu ürünler için düzenlenen helal uygunluk belgelerinin haksız ticari uygulama teşkil etmesini engellemek, bu suretle ilgili düzenlemelere uygunluğunu sağlamak ve aldatıcı ticari uygulamalara karşı koruma sağlamak amacıyla düzenlenen tebliğ, 25.09.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/genelgeler/karayollari-motorlu-araclar-zorunlu-mali-sorumluluk-sigortasi-tazminat-taleplerinde-hak-sahiplerinin-1"><strong>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tazminat Taleplerinde Hak Sahiplerinin İletişim Numaralarının Sunulmasına İlişkin Genelge</strong></a></p>
<p>Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (zorunlu trafik) sigortası tazminat taleplerinde hak sahiplerinin doğru ve şeffaf bir şekilde bilgilendirilebilmelerini teminen iletişim numaralarının sunulmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlendi. Genelge, 01.07.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Lexpera’da Geçen Hafta (13-19 Haziran 2026)]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 236. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="tihat">İçtihat</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:</p>
<table>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 20%"> <b>MAHKEME</b> </td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 30%">
    <b>KARAR SAYISI</b></td></tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Anayasa Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
7</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Hukuk)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
2825</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Ceza)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
2302</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Danıştay</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
4</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>TOPLAM</b></td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>5138</b></td></tr>
</table>
<br>
<p>Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz Yargıtay</p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/lexperada-gecen-hafta-13-19-haziran-2026/</link><guid isPermaLink="false">6a3949491715cd01ae8f87a6</guid><dc:creator><![CDATA[Göktürk Öcal]]></dc:creator><pubDate>Mon, 22 Jun 2026 20:06:01 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/06/Lexpera_Update-4.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/06/Lexpera_Update-4.jpg" alt="Lexpera’da Geçen Hafta (13-19 Haziran 2026)"><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 236. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="tihat">İçtihat</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:</p>
<table>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 20%"> <b>MAHKEME</b> </td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 30%">
    <b>KARAR SAYISI</b></td></tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Anayasa Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
7</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Hukuk)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
2825</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Ceza)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
2302</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Danıştay</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
4</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>TOPLAM</b></td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>5138</b></td></tr>
</table>
<br>
<p>Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na ait kararlar özellikle dikkati çekmektedir:</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/hukuk-genel-kurulu-e-2024-332-k-2025-794-t-10-12-2025">Yargıtay HGK., E. 2024/332 K. 2025/794 T. 10.12.2025</a></p>
<p>Davacı vekili; müvekkilinin vefat eden babasından dolayı bağlanan yetim aylığının, evlendiğini Sosyal Güvenlik Kurumu’na (Kurum) bildirmesi üzerine kesildiğini, (...) Aile Mahkemesi’nin kararı ile boşandıktan sonra aynı kişiyle yeniden evlendiğini ve ikinci kez boşandığını, müvekkilinin ilk boşanmadan sonra yaklaşık 9 ay babasından dolayı yetim aylığı aldığını, sosyal güvenlik kontrol denetmenlerince hazırlanan rapor nedeniyle boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığından bahisle yetim aylığının kesildiğini, ikinci kez boşanmasının ardından aylık bağlanması için Kurum’a yaptığı başvurunun önceki denetmen raporuna dayanılarak reddedildiğini, ancak düzenlenen bu raporun gerçeği yansıtmadığını, raporun düzenlendiği tarihlerde müvekkilinin evden kaçan engelli kız çocuğunu aramak için boşandığı eşi ile sık sık bir araya geldiğini, birlikte yaşamanın söz konusu olmadığını ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin yetim aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.</p>
<p>Davalı Kurum vekili; davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının Kurum denetmen raporunda tespit edilmesi üzerine yetim aylığının kesildiğini, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.</p>
<p>İlk derece mahkemesi; davacının eski eşi ile birden fazla evlenip boşandığı, getirtilen kayıtlar ve dinlenen tanık anlatımlarına göre davacının son boşanma tarihinden sonra eski eşiyle birlikte yaşadığına ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı, ayrıca boşanma kararı incelendiğinde tarafların birlikte oturdukları evin satılıp parasının ikiye bölünmesinin kararlaştırıldığı, Kurum denetmeninin yaptığı incelemenin daha önceki bir tarihe ait olduğu, davacının son talebi üzerine gerekirse Kurum’un yeniden inceleme yapması gerektiği, çok öncesine dayalı bir rapora istinaden davacının talebinin reddinin usul ve yasalara uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Kurum işleminin iptaline, davacıya yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar vermiştir.</p>
<p>Kurum vekilinin istinaf başvurusu sonucunda (...) Bölge Adliye Mahkemesi; Kurum tarafından davacının beyanına itibar edilerek yetim aylığı bağlanması gerekirken önceden yapılmış Kurum tahkikatı gerekçe gösterilerek yetim aylığı bağlanmamasının hukuka uygun olduğu ve bu nedenle davalı Kurum’un istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.</p>
<p>Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine ilgili Yargıtay Dairesi; Alo 170 hattına yapılan ihbar neticesinde davalı Kurum tarafından yapılan araştırmalara istinaden rapor düzenlendiği, söz konusu ihbarın ilk boşanma ve yeniden evlenme tarihleri arasında yapıldığı, birlikte yaşama olgusunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmadığı, ilk derece mahkemesi tarafından, davacı ve boşandığı eşinin adreslerinde zabıta marifetiyle araştırma yapılmadığı, boşandıktan sonra birlikte yaşayıp yaşamadıkları hususunun varsa apartman kapıcısı, yöneticisi, komşuları ve mahalle muhtarı/azalarından sorulmadığı ve tanık olarak dinlenilmeleri ile davacı ve eşine ait ihtilaflı döneme ilişkin Medula/Aile Hekimliği kayıtları getirtilerek tedavi belgelerinin değerlendirilmediği, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler kapsamında, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konulmadığı gerekçesiyle oy çokluğuyla kararı bozmuştur.</p>
<p>İlk derece mahkemesi; önceki gerekçe tekrar edilerek kararın değiştirilmesini gerektirir bir neden olmadığı vurgulanmak suretiyle direnme kararı vermiştir.</p>
<p>Direnme kararına karşı da süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yaptığı kapsamlı hukuki değerlendirme sonucunda direnme kararının bozulmasına oyçokluğu ile hükmetmiştir.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/ceza-genel-kurulu-e-2023-70-k-2025-549-t-3-12-2025">Yargıtay CGK., E. 2023/70 K. 2025/549 T. 03.12.2025</a></p>
<p>(...) Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, sanığın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-ceza-kanunu-5237">Türk Ceza Kanunu</a>’nun 188/3-4(a), 62, 52/2-4, 53, 54. maddeleri uyarınca 12 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.</p>
<p>Hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen (...) Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.</p>
<p>Söz konusu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Dairesi; <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709">Anayasa</a>’nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/70">Ceza Muhakemesi Kanunu</a>’nun 34. maddeleri gereğince, hükmün gerekçe bölümünde sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin gösterilmesi, gerçekleşen somut olay ve olgularla bağlantısının gösterilmesinin gerektiği, sanıkların mahkûmiyetlerine konu suçu işlediklerine ilişkin elde edilen delillerin ayrı ayrı tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin her sanık için açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması yerine, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizliğinden kararın bozulmasına hükmetmiştir.</p>
<p>Dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesi tarafından bozmaya uyularak verilen hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Dairesi temyiz isteminin esastan reddine karar vermiştir.</p>
<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz yoluna başvurmuş, ilgili Yargıtay Dairesi ise itiraz nedenlerini yerinde bulmamıştır.</p>
<p>Bunun üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu; sanık ile inceleme dışı sanıklardan uyuşturucu madde ele geçirilen bölgenin, geçmiş tarihli birçok ihbarda uyuşturucu madde satışının yapıldığı yer olarak bilindiği, aynı tutanak içeriği, telefon görüşme kayıtları ve ikrarlarından, sanık ve inceleme dışı sanıkların suç tarihini kapsayan döneme ilişkin olay günü öğle saatlerinden itibaren beraber oldukları ve suç konusu uyuşturucu maddeyi birlikte veya birbirlerinden haberdar şekilde temin ettiklerinin anlaşıldığı, inceleme dışı sanıkların üzerlerinden ve sanığın kullanımdaki araçtan ele geçirilen uyuşturucu maddenin aynı türde olmasının da bu tespiti desteklediği, dolasıyla sanığın, görevlilerce inceleme dışı sanıkların üzerlerinden ele geçirilen otuz paket halinde ve günlük kullanım miktarının oldukça üzerinde olan sentetik uyuşturucu maddelerden de sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, WhatsApp programı üzerinden yaptığı yazışmalara ilişkin bilirkişi raporu da dikkate alındığında sanığın, satıcılar ile uyuşturucu madde almak isteyen kişiler arasında uzun zamana yayılan bir aracılık/başkalarına temin rolü üstlendiği hususunda da kuşku bulunmadığı, sanık ve inceleme dışı sanıkların gerek kendi içinde gerekse birbirleriyle çelişki arz eden aşamalardaki savunmaları da gözetildiğinde sanığın sabit olan eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine oybirliği ile karar vermiştir.</p>
<h3 id="mevzuat">Mevzuat</h3>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/endustri-bolgeleri-kanunu-endustri-bolgeleri-kanunu-ve-organize-sanayi-bolgeleri-kanununda/9"><strong>Endüstri Bölgeleri Kanunu</strong></a></p>
<p>Anayasa Mahkemesi’nin <a href="https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/anayasa-mahkemesinin-26-3-2026-tarihli-ve-e-2025-5-k-2026-68-sayili-karari-33282/9">E. 2025/5, K. 2026/68 sayılı ve 26.03.2026 tarihli kararı</a> uyarınca, yönetici şirket, teşvik tedbirleri ve mülkiyete ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Değişiklikler, 16.03.2027 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/endustri-bolgeleri-kanunu-endustri-bolgeleri-kanunu-ve-organize-sanayi-bolgeleri-kanununda/9/9/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/gumruk-uzlasma-yonetmeligi-1/6"><strong>Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Uzlaşma komisyonlarının yetkisine ilişkin parasal sınırlarda değişikliğe gidildi. Geçiş hükümleri düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/gumruk-uzlasma-yonetmeligi-1/6/6/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/gumruksuz-satis-magazalari-yonetmeligi-1/5"><strong>Gümrüksüz Satış Mağazaları Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Gemilere satış mağazası yeniden tanımlandı. Ön izin başvurusu, başvuruda aranan belgeler, başvurunun değerlendirilmesi, eşya satışı, sarf malzemeleri ve numunelere ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/gumruksuz-satis-magazalari-yonetmeligi-1/5/5/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/sinema-sektorunun-desteklenmesi-hakkinda-yonetmelik-1/9"><strong>Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Destek türleri, destek türlerine ilişkin başvurular, uzun metrajlı sinema film yapım desteği, dizi film desteği ve yaptırımlara ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/sinema-sektorunun-desteklenmesi-hakkinda-yonetmelik-1/9/9/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/sinema-filmlerinin-degerlendirilmesi-ve-siniflandirilmasina-iliskin-usul-ve-esaslar-hakkinda-2/5"><strong>Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Sinema biletlerine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/sinema-filmlerinin-degerlendirilmesi-ve-siniflandirilmasina-iliskin-usul-ve-esaslar-hakkinda-2/5/5/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/nukleer-tesislerde-bagimsiz-gozetim-faaliyetlerine-iliskin-yonetmelik-1/2"><strong>Nükleer Tesislerde Bağımsız Gözetim Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Yönetmeliğin amacı ve kapsamı, yönetmelikte geçen tanımlar, genel ilkeler, kuruluşun sorumlulukları, bağımsız gözetim şirketinin (BGŞ) nitelikleri ve sorumlulukları, uygunluk değerlendirmesi, BGŞ denetimleri, başvuru belgeleri, yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Geçiş hükümleri düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/nukleer-tesislerde-bagimsiz-gozetim-faaliyetlerine-iliskin-yonetmelik-1/2/2/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/kultur-ve-turizm-bakanligi-yayin-yonetmeligi-1"><strong>Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayın Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kuruluş, amaç ve görevleri doğrultusunda yayımlayacağı basılı ve/veya elektronik her türlü yayının seçimi ve yayım usulleri ile Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü ve Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Yayın Projeleri Değerlendirme Kurullarının kurulması, çalışma esasları, görev ve yetkileri yeniden düzenlendi. 11.12.2007 tarihli ve 26727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/kultur-ve-turizm-bakanligi-yayin-yonetmeligi">Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayın Yönetmeliği</a> yürürlükten kaldırıldı.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/katma-deger-vergisi-genel-uygulama-tebligi/59"><strong>Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği</strong></a></p>
<p>Darülaceze ve vergi muafiyeti tanınan vakıflara ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/kamulastirma-kanunu-2942/44">Kamulaştırma Kanunu</a> kapsamında taşınmazların kamulaştırmayı yapan devlet ve kamu tüzel kişilerine devrinde istisna hükümleri ihdas edildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/katma-deger-vergisi-genel-uygulama-tebligi/59/59/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/tahsilat-genel-tebligi-seri-b-sira-no-20-1"><strong>Tahsilat Genel Tebliği (Seri: B Sıra No: 20)</strong></a></p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanun-6183">Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun</a>’un 48. maddesinde düzenlenen tecil ve taksitlendirme müessesesi kapsamında borçluların belirli bir süre içinde yapacakları müracaat üzerine, cari tecil faiz oranından daha düşük oranda faiz alınması suretiyle vergi dairesine olan borçlarının taksitlendirilerek ödenmesine imkân sağlanmasına yönelik usul ve esaslar belirlendi.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/tebligler/turizm-tesislerinin-niteliklerine-iliskin-yonetmeligin-uygulanmasina-dair-teblig-2019-1/8"><strong>Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ</strong></a></p>
<p>Belge ve plakete ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Belgeli tesislerin müzik lisans belgesi alması için ek süreye ilişkin geçiş hükümleri düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/turizm-tesislerinin-niteliklerine-iliskin-yonetmeligin-uygulanmasina-dair-teblig-2019-1/8/8/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/genelgeler/karayollari-motorlu-araclar-zorunlu-mali-sorumluluk-sigortasi-primlerine-iliskin-genelge-2023-31/20"><strong>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Primlerine İlişkin Genelge</strong></a></p>
<p>01.07.2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 2026 yılı haziran ayında araç grubu ve kullanım türüne göre uygulanan azami primler, 2026 yılı temmuz ayı için %2 artırılarak uygulanacak.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/karayollari-motorlu-araclar-zorunlu-mali-sorumluluk-sigortasi-primlerine-iliskin-genelge-2023-31/20/20/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/cumhurbaskani-kararlari/yer-alti-maden-isletmelerinde-meydana-gelen-maliyet-artislarinin-karsilanmasi-amaciyla-destek-2/6"><strong>Yer Altı Maden İşletmelerinde Meydana Gelen Maliyet Artışlarının Karşılanması Amacıyla Destek Verilmesine İlişkin Karar</strong></a></p>
<p>Desteğin hesaplanması ve formüller, destek verilmesi ile ilgili şartlar, destek ödeme işlemleri ve süresine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/yer-alti-maden-isletmelerinde-meydana-gelen-maliyet-artislarinin-karsilanmasi-amaciyla-destek-2/6/6/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Lexpera’da Geçen Hafta (6-12 Haziran 2026)]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 235. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>BATİDER, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/arama?p=jZHRSsMwFIZfJeRSStGiXuyudisrlDHaIIiMcuwOJTRL4CQV59hD%2bQ4%2bmJm6dkhlIxDI%2f5%2f%2fO0nOjpeCT3guHRK4jpAHvExzPnne8YU3ltAcpEcv8Bu%2b2geDXMr33oruBi9RCJRKsm4kODSq5mATox1qJ6jrSSkoi%2f%2fVz978SYPKpW4vDv02%2ba75C%2fkJnqUk4LAxtI3Xa0Jrj4EsE0U4lIUxOVkrtGFciOSwZUk%2bq0Qxylx2L0rW4KTRC9j0l3gA3QJ7RSa8SejYvGv9YlOkRlp5DpVZO3xLdB3dB6yWyrHbKGAWtp8fbHwYT35mJ5ipf3CVktkcUVcXp4Q5zaz2Xw%3d%3d">Cilt 42, Sayı 1, 2026</a></p>
<p>Derginin bu sayısında, Avrupa Birliği’nin 2024/825 Sayılı Direktifi Karşısında Türk Hukukunun Mevcut Durumu, Türk Hukukunda Dijital</p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/lexperada-gecen-hafta-6-12-haziran-2026/</link><guid isPermaLink="false">6a30a2601715cd01ae8f875c</guid><dc:creator><![CDATA[Göktürk Öcal]]></dc:creator><pubDate>Tue, 16 Jun 2026 01:18:48 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/06/Lexpera_Update-3.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/06/Lexpera_Update-3.jpg" alt="Lexpera’da Geçen Hafta (6-12 Haziran 2026)"><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 235. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>BATİDER, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/arama?p=jZHRSsMwFIZfJeRSStGiXuyudisrlDHaIIiMcuwOJTRL4CQV59hD%2bQ4%2bmJm6dkhlIxDI%2f5%2f%2fO0nOjpeCT3guHRK4jpAHvExzPnne8YU3ltAcpEcv8Bu%2b2geDXMr33oruBi9RCJRKsm4kODSq5mATox1qJ6jrSSkoi%2f%2fVz978SYPKpW4vDv02%2ba75C%2fkJnqUk4LAxtI3Xa0Jrj4EsE0U4lIUxOVkrtGFciOSwZUk%2bq0Qxylx2L0rW4KTRC9j0l3gA3QJ7RSa8SejYvGv9YlOkRlp5DpVZO3xLdB3dB6yWyrHbKGAWtp8fbHwYT35mJ5ipf3CVktkcUVcXp4Q5zaz2Xw%3d%3d">Cilt 42, Sayı 1, 2026</a></p>
<p>Derginin bu sayısında, Avrupa Birliği’nin 2024/825 Sayılı Direktifi Karşısında Türk Hukukunun Mevcut Durumu, Türk Hukukunda Dijital Dönüşüm ve Şeffaflık Anlayışının Ticari Sır Kavramının Unsurlarına ve Kapsamına Etkisinin Değerlendirilmesi, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Anonim Şirkette Çoğunluğun Azınlık Haklarını Kullanması, Kooptasyon Marifetiyle (TTK 363/I) Seçilen Yönetim Kurulu Üyesinin Onanmasına Yönelik Kararın İlk Genel Kurulda Görüşülmemesine Bağlanan Hukuki Sonuçlar başlıklı makalelere yer verilmiştir.</p>
<p>Mesut Serdar Çekin, Alper Işık, M. Furkan Akıncı, Ahmet Esad Berktaş, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/veri-hukuku-9786258506983">Veri Hukuku</a></p>
<p>Çalışmanın güncellenmiş baskısında, verinin hukuki niteliğine ilişkin teorik tartışmalar esas alınarak AB’nin dijital egemenlik stratejisini oluşturan Veri Yasası (<em>Data Act</em>) ve Veri Yönetişimi Yasası (<em>Data Governance Act</em>) analiz edilmiş; <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/kisisel-verilerin-korunmasi-kanunu-6698">Kişisel Verilerin Korunması Kanunu</a> ve KVKK’da gerçekleştirilen değişiklikler irdelenmiş; AB Genel Veri Koruma Tüzüğü bağlamında yaşanan tartışmalar, güncel yargı kararları ve veri koruma otoritelerinin yerleşik kararları incelenmiştir.</p>
<p>Cüneyt Yüksel, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/krizlerden-cozumlere-kuresel-adaletin-insasi-uluslararasi-hukuk-ve-turkiye-perspektifi-9786255878663">Krizlerden Çözümlere Küresel Adaletin İnşası: Uluslararası Hukuk ve Türkiye Perspektifi</a></p>
<p>Eserde, sonuçları itibariyle herhangi bir devlet ülkesi ile sınırlandırılması mümkün olmayan ve çözümleri itibariyle uluslararası bir uzlaşıyı gerektiren küresel krizler olarak adlandırılabilecek olan silahlı çatışmalar, siber saldırılar, terörizm, kitlesel göçler, iklim değişikliği gibi sorunlara ve bunlara karşı uluslararası toplumun reaksiyonlarını içeren hukuki düzenlemeler ile içtihadî gelişmelere değinilmiştir.</p>
<p>Efe Dırenisa, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/tahkimde-dava-konusunun-devri-9786258615470">Tahkimde Dava Konusunun Devri</a></p>
<p>Kitapta, dava konusunun devri olarak kabul edilen durumların tahkim yargılamasına etkileri ve bu anlamda <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/37">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>’nun 125. maddesinin tahkimde uygulanabilirliği, seçimlik hakkın tahkim yargılamasında gösterdiği özellik, tahkimde dava konusunu devralan kişinin tahkim sözleşmesiyle bağlı olup olmaması, dava konusunun devri sonrasında yargılama giderlerine mahkûmiyet gibi hususlar ele alınmıştır.</p>
<p>Fatma Sümeyye Düven, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-nda-tahkim-ilk-itirazi-9786255823656">Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda Tahkim İlk İtirazı</a></p>
<p>Çalışmada, tahkim ve tahkim itirazı kavramları, tahkim sözleşmesinin hukuki niteliği, etkileri ve geçerlilik şartları irdelenmiş; tahkim sözleşmesinin hükümsüzlüğü, etkisizliği ve uygulanamazlığı ile bağlantılı meseleler, ayrılabilirlik ve <em>Kompetenz-Kompetenz</em> ilkeleri kapsamında tartışılmış; ayrıca tahkim itirazı üzerine verilen mahkeme kararlarının sonuçları ele alınmıştır.</p>
<p>M. Buğrahan Helvacı, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/milletlerarasi-ticari-tahkimde-temsilcinin-yargilamadan-men-i-9786255878656">Milletlerarası Ticari Tahkimde Temsilcinin Yargılamadan Men’i</a></p>
<p>Kitapta, Anglo-Amerikan hukuk sistemi öncülüğünde gelişen temsilcinin yargılamadan men’i kurumunun hukuki dayanağı ve sınırları, farklı hukuk gelenekleri ile uyumu, milli ve milletlerarası tahkim düzenlemeleri çerçevesinde uygulanabilirliği ve doğurabileceği hukuki sonuçlar kapsamlı bir şekilde incelenmiştir.</p>
<p>Pınar Başak Coşkun, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/sirketler-hukuku-baglaminda-surdurulebilirlik-kavrami-ve-anonim-sirket-yonetim-kurulu-uyelerinin">Şirketler Hukuku Bağlamında Sürdürülebilirlik Kavramı ve Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu</a></p>
<p>Eserde, sürdürülebilirlik ve kurumsal amaç kavramlarının şirketler hukukundaki yansımaları, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin yükümlülük ve sorumlulukları bağlamında ele alınmış; bu doğrultuda öncelikle söz konusu kavramların şirketler hukuku perspektifinden hukuki bir temele oturtulması amaçlanmış, daha sonra ulusal ve uluslararası düzeydeki hukuki çerçevesi çizilmiştir.</p>
<p>Geçen hafta Blog’a yüklenen makaleye aşağıda yer verilmiştir:</p>
<p>Şule Özsoy Boyunsuz, <a href="https://blog.lexpera.com.tr/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-36-hukuk-dairesinin-almis-oldugu-mutlak-butlan-karari-ile-ortaya-cikan-hukuki-durumun-anayasa-hukuku-acisindan-degerlendirmesi/">Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin Almış Olduğu “Mutlak Butlan Kararı” İle Ortaya Çıkan Hukuki Durumun Anayasa Hukuku Açısından Değerlendirmesi</a></p>
<h3 id="tihat">İçtihat</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:</p>
<table>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 20%"> <b>MAHKEME</b> </td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 30%">
    <b>KARAR SAYISI</b></td></tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Anayasa Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
4</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Hukuk)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1706</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Ceza)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1519</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Danıştay</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
891</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge Adliye Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
81</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>TOPLAM</b></td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>4201</b></td></tr>
</table>
<br>
<p>Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz Yargıtay Ceza ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na ait kararlar özellikle dikkati çekmektedir:</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/ceza-genel-kurulu-e-2025-518-k-2026-210-t-8-4-2026">Yargıtay CGK., E. 2025/518 K. 2026/210 T. 08.04.2026</a></p>
<p>(...) Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanığın <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-ceza-kanunu-5237">Türk Ceza Kanunu</a>’nun (TCK) 188/3, 188/4-a, 192/3, 62, 52/2-4, 53, 54/4 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.</p>
<p>Hükmün, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine (...) Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/ceza-muhakemesi-kanunu-5271/70">Ceza Muhakemesi Kanunu</a>’nun (CMK) 280/2. maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına, sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan TCK’nın 188/1, 188/4-a-son, 62, 52/2-4, 53, 54/1-4 ve 63. maddeleri uyarınca 27 yıl hapis ve 75.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.</p>
<p>Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Dairesi; Özbekistan uyruklu sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının, sanığın vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilip duruşmada okunarak ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kimlik bilgileri belirlenmeden, yakalandığında ele geçirilen pasaporttaki bilgiler ve sanığın beyanına göre tespit edilen kimlik bilgilerine dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle CMK’nın 209. maddesine aykırılık nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.</p>
<p>(...) Bölge Adliye Mahkemesi ise bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.</p>
<p>Direnme kararına konu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bozma istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığı’na gelen dosya, CMK’nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daire’ye gönderilmiş; aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay Dairesi tarafından direnme kararı yerinde görülmemiştir.</p>
<p>Bunun üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu; sanığın açık kimlik ve pasaport bilgilerine ilişkin dosyada birbiriyle çelişen kayıtların bulunması, sanığın açık kimlik bilgilerinin tereddüde mahal bırakmayacak şekilde tespit edilebilmesi amacıyla Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün 16.11.2011 tarihli ve 69/2 sayılı “Uluslararası Ceza İstinabe İşlemlerinde Adlî Makamlarımızca Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar” başlıklı genelgesinin dikkate alınması, bu kapsamda nüfus ve sabıka kayıtlarının temin edilmesi, ayrıca sanığın Türkiye’de sabıka kaydının bulunup bulunmadığının araştırılması ve elde edilen belgelerin CMK’nın 209. maddesi uyarınca duruşmada sanığa anlatılması hususları gözetilmeden sadece onaysız pasaport fotokopisindeki bilgilere ve sanığın anne adına ilişkin beyanına dayalı olarak hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle (...) Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün bozulmasına oybirliği ile karar vermiştir.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/hukuk-genel-kurulu-e-2025-226-k-2026-286-t-29-4-2026">Yargıtay HGK., E. 2025/226 K. 2026/286 T. 29.04.2026</a></p>
<p>Taraflar arasındaki ihalenin feshi isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda ilk derece mahkemesi tarafından şikâyetin reddine ilişkin verilen karar şikâyetçi vekili tarafından istinaf edilmiştir.</p>
<p>(...) Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikâyetin kabulüne karar vermiştir.</p>
<p>Bölge Adliye Mahkemesi kararının alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ilgili Yargıtay Dairesi tarafından yapılan inceleme sonunda karar bozulmuş; (...) Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.</p>
<p>Direnme kararının da alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; yaptığı hukuki değerlendirme sonucunda, alacaklı vekilinin temyizi üzerine verilen Yargıtay bozma kararı sonrasında (...) Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu karara uyması ile alacaklı yararına usuli kazanılmış hakkın doğduğu, somut olayda usuli kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak istisnai bir durumun bulunmadığı, bu nedenle önceki kararda direnilmesinin usulen mümkün olmadığı, usuli kazanılmış hak ilkesinin kamu düzeni ile ilgili olup temyiz aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği, hal böyle olunca (...) Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozmaya uyulmakla gerçekleşen usuli kazanılmış hak dikkate alınarak hükmüne uyulan bozma gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken direnme kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararının <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/icra-ve-iflas-kanunu-2004">İcra ve İflâs Kanunu</a>’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/37">Hukuk Muhakemeleri Kanunu</a>’nun (HMK) 371. maddesi gereğince usulden bozulmasına oybirliği ile hükmetmiştir.</p>
<h3 id="mevzuat">Mevzuat</h3>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/gelir-vergisi-kanunu-193"><strong>Gelir Vergisi Kanunu</strong></a></p>
<p>Anayasa Mahkemesi’nin <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-2025-219-k-2026-43-t-12-2-2026">E. 2025/219, K. 2026/43 sayılı ve 12.02.2026 tarihli kararı</a> uyarınca, 31.12.2028 tarihine kadar sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelere ilişkin gelir vergisi hükümlerinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/gelir-vergisi-kanunu-193/118/118/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p>Hizmet erbabına pay senedi verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerde ücret istisnası ile müteferrik istisnalar kapsamındaki ücret istisnasına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnasına ilişkin hükümler düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://blog.lexpera.com.tr:443/lexperada-gecen-hafta-6-12-haziran-2026/(https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/gelir-vergisi-kanunu-193/119/119/1)">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/elektronik-ticaretin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-6563/5"><strong>Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun</strong></a></p>
<p>Anayasa Mahkemesi’nin <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-2024-187-k-2026-42-t-12-2-2026">E. 2024/187, K. 2026/42 sayılı ve 12.02.2026 tarihli kararı</a> uyarınca, aracı hizmet sağlayıcının, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı hususlardan sorumlu olmayacağına ilişkin fıkra hükmü, tüketici sözleşmeleri yönünden iptal edildi. Değişiklik, 02.03.2027 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/elektronik-ticaretin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-6563/5/5/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/elektronik-haberlesme-sektorune-iliskin-tuketici-haklari-yonetmeligi-1/3"><strong>Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Abonelik sözleşmelerinin kuruluşu ve içeriğine ilişkin hükümlerde kapsamlı değişikliğe gidildi. Değişiklikler, 25.06.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/elektronik-haberlesme-sektorune-iliskin-tuketici-haklari-yonetmeligi-1/3/3/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/elektronik-haberlesme-sektorunde-basvuru-sahibinin-kimliginin-dogrulanma-sureci-hakkinda-yonetmelik/3"><strong>Elektronik Haberleşme Sektöründe Başvuru Sahibinin Kimliğinin Doğrulanma Süreci Hakkında Yönetmelik</strong></a></p>
<p>Yönetmelikte yer alan tanım ve kısaltmalar, kimlik doğrulamaya ilişkin genel hususlar, e-devlet kapısından kimlik doğrulama, yapay zekâ veya yetkili ile görüntülü kimlik doğrulama, yüz yüze yapılan işlemlerde kimlik doğrulama, işlem belgesi ve verilerin saklanmasına ilişkin hükümler ile yönetmelik eklerinde değişikliğe gidildi. Göç İdaresi Başkanlığı üzerinden kimlik doğrulama ve Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla e-devlet kapısı üzerinden kimlik doğrulamaya ilişkin hükümler ihdas edildi. Değişiklikler, 25.06.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/elektronik-haberlesme-sektorunde-basvuru-sahibinin-kimliginin-dogrulanma-sureci-hakkinda-yonetmelik/3/3/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/genel-sartlar/karayollari-motorlu-araclar-zorunlu-mali-sorumluluk-sigortasi-genel-sartlari-2/6"><strong>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları</strong></a></p>
<p>Genel şartlarda yer alan tanımlar, kapsama giren teminat türlerine ilişkin hükümler ile genel şartların eklerinde değişikliğe gidildi. Değişiklikler, 01.07.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/karayollari-motorlu-araclar-zorunlu-mali-sorumluluk-sigortasi-genel-sartlari-2/6/6/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin Almış Olduğu “Mutlak Butlan Kararı” İle Ortaya Çıkan Hukuki Durumun Anayasa Hukuku Açısından Değerlendirmesi]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><h3 id="ibamhukukmahkemelerisiyasipartilerinkurultayseimlerinelikinusulszlkleridenetimyetkisivarm">I. B.A.M. /Hukuk Mahkemeleri Siyasi Partilerin Kurultay Seçimlerine İlişkin Usulsüzlükleri Denetim Yetkisi Var Mı?</h3>
<p>Kamu hukukunda kaynağını anayasadan almayan devlet yetkisi kullanılamaz. (<a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-6">AY 6.md</a>) Yetki açıkça verilmelidir. Bu çerçeveden hareketle yukarıdaki soruya yanıt arayalım.</p>
<p>Öncelikle siyasi partilerin hukuki statüsünü tespit etmeliyiz. 1961 Anayasasından bu yana siyasi partiler</p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-36-hukuk-dairesinin-almis-oldugu-mutlak-butlan-karari-ile-ortaya-cikan-hukuki-durumun-anayasa-hukuku-acisindan-degerlendirmesi/</link><guid isPermaLink="false">6a26b3f91715cd01ae8f860e</guid><category><![CDATA[cumhuriyet halk partisi]]></category><category><![CDATA[mutlak butlan]]></category><category><![CDATA[siyasi partiler]]></category><category><![CDATA[Siyasi Partiler Kanunu]]></category><category><![CDATA[kurultay]]></category><category><![CDATA[Medeni Kanun]]></category><category><![CDATA[Dernekler Kanunu]]></category><category><![CDATA[Anayasa Hukuku]]></category><dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz]]></dc:creator><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 14:41:26 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/06/63539684_s221.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><h3 id="ibamhukukmahkemelerisiyasipartilerinkurultayseimlerinelikinusulszlkleridenetimyetkisivarm">I. B.A.M. /Hukuk Mahkemeleri Siyasi Partilerin Kurultay Seçimlerine İlişkin Usulsüzlükleri Denetim Yetkisi Var Mı?</h3>
<img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/06/63539684_s221.png" alt="Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin Almış Olduğu “Mutlak Butlan Kararı” İle Ortaya Çıkan Hukuki Durumun Anayasa Hukuku Açısından Değerlendirmesi"><p>Kamu hukukunda kaynağını anayasadan almayan devlet yetkisi kullanılamaz. (<a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-6">AY 6.md</a>) Yetki açıkça verilmelidir. Bu çerçeveden hareketle yukarıdaki soruya yanıt arayalım.</p>
<p>Öncelikle siyasi partilerin hukuki statüsünü tespit etmeliyiz. 1961 Anayasasından bu yana siyasi partiler dernek statüsünde değildir; <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/siyasi-partiler-kanunu-2820">Siyasi Partiler Kanunu</a> hükümlerine tabidirler. Ancak kimi hallerde derneklere ilişkin kurallar kıyasen uygulanabilir. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/siyasi-partiler-kanunu-2820/madde-29">SPK 29</a>, siyasi partilerin her kademedeki kongreleri için siyasi partiler kanununda hüküm olmayan hallerde Dernekler Kanunun uygulanacağını, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/siyasi-partiler-kanunu-2820/madde-121">121.md</a> de SPK’ya aykırı olmayan durumlarda <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-medeni-kanunu-4721">Medeni Kanun</a> ve <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/dernekler-kanunu-5253">Dernekler Kanunu</a> hükümlerinin uygulanacağını söylemiştir. Dernekler Kanunu <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/dernekler-kanunu-5253/madde-34">34.md</a> kendisinde hüküm bulunmayan hallerde Medeni Kanunun uygulanacağını söylemektedir. Şunu net biçimde tespit etmek gerekir ki <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/siyasi-partiler-kanunu-2820">Siyasi Partiler Kanunu</a> özel kanun olduğundan burada açıkça düzenlenen konularda dernekler kanunu ya da medeni kanun uygulama alanı bulamayacaktır.</p>
<p>Anayasa Hukuku açısından dernekler <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-33">AY 33.maddesi</a> ile siyasi partiler ise <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-68">AY 68.maddesi</a> ile düzenlenen temel hakların koruması altındadırlar. Siyasi partiler, Anayasamıza göre demokratik siyasi hayatın vaz geçilmez aktörleridir. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-2">AY 2.md</a> koruma altına alınan demokratik devlet ilkesinin hayata geçmesi, seçme ve seçilme hakkının uygulama alanı bulması bakımından derneklerden çok daha hayati bir role sahiptirler. Bu bakımdan da Anayasa ile getirilen bir takım özel güvencelere sahiptirler.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/siyasi-partiler-kanunu-2820/madde-21">SPK 21. maddesi</a> uyarınca siyasi partilerin (büyük kongre) kurultay seçimleri ilgili seçim kurulunun gözetim ve denetiminde yapılır. 10. Fıkra: “<strong>Seçimin devamı sırasında yapılan işlemler ile tutanakların düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde seçim sonuçlarına yapılacak itirazlar hakim tarafından aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır</strong>.”, demektedir. Aynı madde gereği de <strong>seçim sonucunu etkileyecek bir usulsüzlük veya kanuna aykırı bir uygulama tespit edildiği takdirde seçim kurulu başkanı olan hakimce seçimlerin yenilenmesine karar verilir. 1 aydan az, 2 aydan fazla olmayan bir sürede seçim yenilenir.</strong> Burada başka bir itiraz yolu kabul edilmiş değildir. Ancak seçim süreçlerine ilişkin olarak tam kanunsuzluk iddiası ile yapılacak itirazlara bakma yetkisi YSK’dadır.</p>
<p>O halde soru şudur: <strong>Kurultay’da işlendiği ileri sürülen oylamaya hile karıştırma suçu neticesi seçimde oluştuğu iddia edilen sakatlıklarını tespit yetkisi kimdedir? Hukuk mahkemelerinde mi, seçim yargısında mı?</strong></p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/siyasi-partiler-kanunu-2820/madde-21">SPK 21</a> hükmü açık biçimde büyük kongre seçimlerindeki usulsüzlükler konusunda ilçe seçim kurulunu yetkilendirmiştir. Bunun sebebi de seçim sonuçlarını kısa sürede kesinleştirme zorunluluğudur. Eğer usulsüzlük neticesi kullanılan oy sayısı seçim sonucunu etkileyecekse verilecek karar da seçimlerin yenilenmesi olacaktır. Hiç şüphesiz oylamalara hile karıştırılması bu kapsamdadır. Seçimi iptal etme konusunda hukuk mahkemelerine verilmiş bir yetki yoktur. Ancak işlendiği ileri sürülen suçlara ilişkin ceza mahkemeleri yetkilidir.</p>
<p>Bu sebeple de siyasi partilerin kurultay seçimlerine ilişkin açık hüküm varken dernek genel kurul kararlarının iptaline ilişkin <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-medeni-kanunu-4721/madde-83">TMK 83. maddesi</a>nin bu konuda uygulanma imkanı yoktur. Nitekim seçim hukukunda butlan/yokluk kavramının karşılığı “tam kanunsuzluk” halleridir. Kişilerin seçme ve seçilme yeterliliği bulunmaması ya da seçimlerin temel düzenine ilişkin kanunun emrettiği zorunlu unsurlar olmadan seçim yapılması hallerinde verilen seçim iptali durumlarının ana gerekçesidir. Süre ile sınırlı olmadan Yüksek Seçim Kurulu tarafından değerlendirilmektedir.</p>
<p>Sonuç olarak hukuk mahkemelerinin, seçim kurullarına ve YSK’ya <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-79">AY 79</a>, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/siyasi-partiler-kanunu-2820/madde-21">SPK 21</a> tarafından açıkça verilen yetkiyi kullanarak seçim iptaline karar vermesi “<strong>görev bir başka yargı kolunda olduğu için” ağır bir yetki gaspıdır.</strong></p>
<h3 id="iiseimkurullarnaverilenyetkininhukukmahkemesincekullanmgrevsizmahkemearyetkigasp">II. Seçim Kurullarına Verilen Yetkinin Hukuk Mahkemesince Kullanımı/Görevsiz Mahkeme/Ağır Yetki Gaspı</h3>
<p>“Bir normun yokluğu, hukuk dünyasında hiç doğmamış olduğunun ifadesidir… Yokluktan farklı olan hukuka aykırılık hâli ise hukuk âleminde var olan normun, hukukun öngördüğü usul ve esaslar çerçevesinde çıkarılmaması anlamını taşımaktadır. Hukuka aykırılık hâli ne kadar ağır ve açık olursa olsun bir normun hukuka aykırı olması, zorunlu koşullarının bulunması suretiyle var olan o normun yokluğu sonucunu doğurmaz.” <strong>AYM (<a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-2018-42-k-2018-48-t-31-5-2018">AYM, E.2018/42, K.2018/48, 31/5/2018</a>)</strong></p>
<p>“… işlemlerinin yok sayılabilmesi ancak yetki ve görev gaspı ya da çok ağır biçim eksikliği durumlarında söz konusu olabilir” (<a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-1992-26-k-1992-48-t-17-9-1992">AYM E.1992/26, K.1992/48, K.T: 17/9/1992</a>).</p>
<p>Seçim yargısı konusunda görevli olmayan bir yargı kolunun vereceği kararlar görevli olamayan yargı kolu tarafından alındığından yetki gaspı anlamına gelecektir. Yoklukla malul olacaktır.</p>
<p>Türkiye’nin birinci partisinin büyük kurultay seçimlerini incelemek ve iptal etmek, dahası dava konusu edilmeyen sonraki olağanüstü ve olağan 3 kongreyi de siyasi hayata ağır etki edecek bir karar almak konusunda Asliye Mahkemelerini görevli kabul edebilir miyiz? Kanunen açık biçimde bir başka yargı koluna yetki veren madde var iken buna imkân olmadığını değerlendirmek gereklidir. Kısaca asıl yokluk “<a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/bolge-adliye-mahkemesi/ankara-bam36-hukuk-dairesi-e-2026-32-k-2026-658-t-21-5-2026">BAM kararının</a>” kendisindedir.</p>
<h3 id="iiiddiaedilenseimusulszlklerimutlakbutlanhkmszlksonucudoururmu">III. İddia Edilen Seçim Usulsüzlükleri “Mutlak Butlan/Hükümsüzlük” Sonucu Doğurur mu?</h3>
<p>Bir an için bu olayda hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu ve <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-medeni-kanunu-4721/madde-83">TMK 83. madde</a>nin uygulama alnı bulacağını kabul etsek de acaba mutlak butlanın koşulları gerçekleşmiş midir?</p>
<p>Öncelikle mutlak butlan özel hukuk ilişkileri için geçerli bir kavramdır. Siyasi parti yetkili organlarına yapılan seçim ise kamusal yönü oldukça ağır basan, orada oy kullanan kişileri de aşan bir şekilde demokratik rejimin işleyişi ile doğrudan ilgili olan bir durumdur.</p>
<p>Mutlak butlanla malul işlemler, <strong>emredici hukuk kurallarına, yasanın amir hükümlerine, hukuken açık yasaklara aykırılık hali sebebiyle</strong> ölü doğmuş işlemlerdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu butlanı şu şekilde açıklamaktadır: “Borçlar Hukukumuzda, <strong>hukuki işlemlerin geçerlilik şartlarından, kamu düzenini ilgilendirecek düzeyde olanların eksikliği halinde, anılan işlemin butlanından söz edilir ki, bu durum işlemin kendiliğinden ve baştan itibaren (geçmişe etkili olarak) geçersiz olmasına, hiç bir hüküm ve sonuç doğuramamasına yol açar.”</strong> (<a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/hukuk-genel-kurulu-e-2011-7-695-k-2011-673-t-02-11-2011">Yargıtay HGK, E.2011/695, K.2011/673, 02.11.2011</a>).</p>
<p>Yargıtay, derneklerin genel kurul kararlarına ilişkin her türlü usulsüzlüğü butlan çerçevesinde değerlendirmemektedir. Butlan oluşturacak durumlar için hukuki işlemin kurucu unsurlarının mevcut olmamasını aramaktadır.</p>
<p>“<strong>Bir irade açıklamasının hukuki işlem sayılabilmesi için olmazsa olmaz koşullardan herhangi biri yoksa o bir hukuki işlem değildir. Ortada hukuki bir işlem yoktur</strong>.” (<a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/8-hukuk-dairesi-e-2017-10212-k-2017-9579-t-22-6-2017">8.Hukuk Dairesi, E.2017/10212, K.2017/9579, 22.06.2017</a>)</p>
<p>Örneğin; Yönetim kurulunun dernek tüzüğünde bir yılda en fazla kırk kişinin üye yapılabileceğine dair karara rağmen, belirtilen sayının üzerinde derneğe üye kaydı yapılması, <strong>seçilmiş ve yetersayıda üyenin katılımı ile yapıldığından yok hükmünde kabul edilememiştir</strong>. Yargıtay, yönetimin kurulunun bu kararının tüzüğe aykırılığı iddiası ile dernek iç denetim yolu ile genel kurul gündemine alınarak denetlenebilir ve iptal edilebilir nitelikte olduğunu belirtmiştir. (<a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/8-hukuk-dairesi-e-2017-10212-k-2017-9579-t-22-6-2017">8.Hukuk Dairesi, E.2017/10212, K.2017/9579, 22.06.2017</a>)</p>
<p>Derneklere ilişkin olarak MK.83 uygulamasına ilişkin verilen butlan kararlarına baktığımızda <strong>“genel kurul toplantı yeter sayısına ulaşılmadan karar alınması hali</strong>” gibi yasanın amir hükümlerine aykırılık hallerinde butlan/yokluk tespiti yapıldığı görülmektedir. (<a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/7-hukuk-dairesi-e-2010-5797-k-2010-7597-t-28-12-2010">Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/5797, K.2010/7597, 28.12.2010</a>)</p>
<p>Bu çerçevede Asliye Mahkemelerinin siyasi partilerin kurultay seçimlerinde yetkili olduğu bir an için kabul edilse bile “seçimlerde oylamaya hile karıştırma” büyük kurultayın toplantı, karar yeter sayısı gibi yasanın amir hükümlerine, yetki, görev, karar yeter sayısı gibi işlemin kurucu unsurlarına yönelik bir aykırılık değildir. <strong>38. Olağan Kurultay’da yapılan genel başkan ve yetkili kurullara ilişkin seçimleri yapmaya yetkisi olan seçilmiş delegelerce, toplantı-karar yeter sayılarına uyularak yapılmış bir seçim söz konusudur.</strong></p>
<p>Seçim usulsüzlükleri ise iradenin gerçekten oluşup oluşmadığına ilişkindir ki bu da sayısal olarak gerekli oyun alınıp alınmadığı ile ilgili bir durumdur. Tek tek oylamaya nerede hile karıştırıldığının, hile karışan oy sayısının sonucu değiştirecek güçte olduğunun gösterilmesi zorunludur. Yapılan bir karar/kural işlem değildir. Seçim bir koşul işlemdir. 38. Kurultay’ın başka bir organa ait yetkiyi kullansaydı ya da yaptığı tüzük maddelerinin içerikleri Anayasanın açık yasaklarına aykırı alsaydı mutlak butlan/hükümsüzlük hallerinden söz edilebilirdi.</p>
<p>Ayrıca <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-medeni-kanunu-4721/madde-83">TMK 83.maddesi</a>nde atıf yapılan mutlak butlan halleri Medeni Kanunda zaten açıkça belirtilmiş olan hallerdir. Neyin mutlak butlan oluşturacağı kanununun emredici hükümleri ile bellidir sonradan mahkemelerce tayin edilmemektedir. Bu bakımdan yapılan yorum medeni hukuka da aykırdır.</p>
<p>En önemlisi de alınan karar ile dava konusu edilmemiş ve yapılması kanuni zorunluluk olan 39. Olağan Kurultay da hükümsüz kabul edilmektedir. Hükümsüzlük kurallarının uygulanabileceği hallerde bile ileriye dönük olarak partinin tüm faaliyetlerini içine alır şekilde yorum yapılması mümkün değildir.</p>
<h3 id="ivavrupansanhaklarszlemesiveanayasamzkapsamndargtlenmezgrlhlali">IV. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasamız Kapsamında Örgütlenme Özgürlüğü İhlali</h3>
<p>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/uluslararasi-antlasmalar/insan-haklarini-ve-ana-hurriyetleri-korumaya-dair-sozlesme-1/madde-6">6.md</a> düzenlenen adil yargılanma hakkı, “medeni hak ve yükümlülükler ile cezai alanda yöneltilen suçlamaları” kapsamaktadır. Siyasi haklar büyük oranda madde kapsamı dışında kalmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), siyasi partilerin iç işleyişleri ve organ seçimlerine ilişkin siyasi gücü ve etkisi yüksek mahkeme kararlarından ve yargılama süreçlerinden kaynaklanan ihlalleri örgütlenme özgürlüğü ve siyasi faaliyette bulunma hakkı çerçevesinde incelenmektedir. O bakımdan burada Anayasamızın <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-36">36.maddesi</a> kapsamında adil yargılanma hakkına ilişkin tespit edilebilecek ihlalleri de siyasi örgütlenme ve faaliyette bulunma hakkı kapsamında ifade edeceğim.</p>
<p>Alınan butlan kararı ile CHP’nin 39. Olağan Kurultay’ında seçilmiş Genel Başkanı, PM, MYK, YDK üyeleri görevden alınmış, Kasım 2023’den önce görevde bulunan Kılıçdaroğlu, PM ve YDK “karar kesinleşinceye kadar” tedbiren göreve iade edilerek karar kesinleşmeden sonuç doğurur hale getirilmiştir. Böylelikle partinin örgütlenme özerkliği, görevden alınan seçilmiş görevlilerin siyasi faaliyette bulunma haklarına müdahalede bulunulmuştur. Bu haklar <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/uluslararasi-antlasmalar/insan-haklarini-ve-ana-hurriyetleri-korumaya-dair-sozlesme-1/madde-11">AİHS 11</a> ve AY <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-67">67</a>, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-68">68</a>. maddelerinde koruma altına alınmışlardır. Anayasamız ayrıca temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasında <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-13">13.md</a> ölçütlerinin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-13">AY 13.md</a> göre; “<strong>Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz</strong>”.</p>
<h4 id="aavrupansanhaklarszlemesineaykrlklar">A. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Aykırılıklar</h4>
<p>AİHM içtihatları, <strong>Sözleşmenin 11. maddesi kapsamında siyasi örgütlenme hakkına yönelik müdahalelerin yasal dayanağının bulunmasını, meşru bir amaç taşımasını ve demokratik toplum düzeninde gerekli olmasını aramaktadır.</strong> Ayrıca siyasi partiler kollektif şekilde ifade özgürlüğü kullanan örgütlenmeler olduklarından zaman zaman <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/uluslararasi-antlasmalar/insan-haklarini-ve-ana-hurriyetleri-korumaya-dair-sozlesme-1/madde-10">10.madde</a> de <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/uluslararasi-antlasmalar/insan-haklarini-ve-ana-hurriyetleri-korumaya-dair-sozlesme-1/madde-11">11.madde</a> ile birlikte değerlendirme konusu olabilmektedir. Yasama seçimlerine katılma açısından da 1 numaralı ek Protokol’ün 3.maddesi seçme ve seçilme hakkı kapsamında gündeme gelebilmektedir. Bu olay partinin iç düzenine yapılan müdahale sebebiyle 11.md, potansiyel olarak da 10.md ve 1.P/3.md ihlal edebilecek düzeydedir. Bu bakımdan diğer iki maddenin de potansiyel mağduriyet yarattığını söyleyebiliriz.</p>
<p>Öncelikle <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/uluslararasi-antlasmalar/insan-haklarini-ve-ana-hurriyetleri-korumaya-dair-sozlesme-1/madde-11">AİHS 11.md</a> kapsamında ihlali değerlendirelim.</p>
<ol>
<li>Müdahalelerin Yasal Dayanağı Var Mı?</li>
</ol>
<p>Esasa ilişkin ve ekli ihtiyati tedbir karar ile yapılan müdahaleler bırakın yasal dayanağı olmayı açık biçimde iç hukukta Anayasanın ve yasalarının emredici hükümlerine aykırıdır.</p>
<p>a. 36. Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/bolge-adliye-mahkemesi/ankara-bam36-hukuk-dairesi-e-2026-32-k-2026-658-t-21-5-2026">kararın</a> sonuçlarından evvel kendisi <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-27">HMK 27.md</a> düzenlenen <strong>“hukuki dinlenilme hakkını</strong>” ihlal etmektedir. <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-27">HMK 27.md/ 2. Fıkra</a> uyarınca bu hak yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve <strong>ispat hakkını</strong> ve mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve <strong>kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini</strong> içerir.</p>
<p>Verilmiş olan Karar, hukukunun temel ilkelerini oluşturan konularda yapılmış olan en ağır hataları içermektedir. Kararın <strong>gerekçesinde hiçbir somut delil yoktur</strong>. Gerekçede yer verilen yargılamalar henüz derdesttir ve esastan verilmiş hiçbir karar olmamasına rağmen iddianameler delil olarak kullanılmıştır. Bu davalarda veya soruşturmalarda yer alan somut bir delile de kararın gerekçesinde yer verilmiş değildir. Kısaca kararda hukuken geçerli gerekçe veya delil yoktur.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-36">AY 36.md</a> ve <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-27">HMK 27</a> gereği <strong>hukuki dinlenilme hakkı, açıklama ve ispat hakkını, silahların eşitliğini, dikkate alınma alt haklarını da kapsamaktadır</strong>. Elimizdeki kararda sadece bir tarafın iddiaları gerçek olarak kabul edilmiş, bu konuda ispat dahi aranmamıştır. Örneğin; 38. Kurultay’da bir kısım delegeye menfaat temin edildiği iddia edilmiş ancak bunların kim oldukları, sayıları belirtilmemiştir. Söz konusu suç isnatlarına ilişkin ceza davaları açılmış ancak sonuçlanmamıştır. Bir kısmına market alışveriş kartı dağıtıldığı, oylarının fotoğrafını vs. çekip yollamalarının istendiği ileri sürülen ceza yargılamalarda hiçbir somut kanıt sunulmamış olduğu, itirafçıların çoğu ifadelerini geri çektiği ve davalar devam ettiği halde sadece ispatlanamayan iddialar delil olarak kullanılmıştır. Gerekçede lehe olan deliller hiç değerlendirilmemiştir.</p>
<p>Konusu suç teşkil eden eylemlere dayanılarak alınan bir yokluk kararı mevcuttur. Oylamaya hile karıştırmak suretiyle <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/siyasi-partiler-kanunu-2820">2820</a> sayılı kanuna aykırılık suçunun oluştuğu iddia edilmiş ancak bu konudaki yargılamaların sonucu beklenmemiştir. <strong>AY <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-18">18</a> ve <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-15">15</a> masumiyet karinesini düzenlemektedir</strong>. Hiç kimse suçsuzluğunu ispatlamak zorunda bırakılamaz. Parti, bu davada delegelerinin masumiyetini ispatlamak zorunda bırakılmış olmaktadır. İspat yükü davayı açanlarda olmasına rağmen bu dikkate alınmamış sadece iddialara dayanarak hüküm kurulmuştur. Delegelerin neredeyse tümü zan altına alınmış, bu kişilerin masumiyet karinesini ortadan kaldırarak Anayasa <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-15">15</a>, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-18">18</a>, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-36">36</a> ile HMK <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-27">27</a> hükümlerine aykırı davranılmıştır.</p>
<p>b. Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi’nin butlan <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/bolge-adliye-mahkemesi/ankara-bam36-hukuk-dairesi-e-2026-32-k-2026-658-t-21-5-2026">kararı</a> Türk Medeni Kanunu’nun derneklerin genel kurul kararlarının iptaline ilişkin <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-medeni-kanunu-4721/madde-83">83</a>. ve butlan kavramı açısından Borçlar Kanunu <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-borclar-kanunu-6098/madde-27">27/1.maddeleri</a>ne dayanmaktadır. Buradaki hukuki problem kanunilik ilkesi açısından gerekli olan öngörülebilirliğin mevcut olmamasıdır. Anayasamızın <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-2">2.maddesi</a>nde Cumhuriyetin nitelikleri arasında belirtilen hukuk devleti prensibinin de bir alt ilkesi olan belirlilik ilkesi açısından oldukça sorunlu bir durum mevcuttur.</p>
<p>Kanunla öngörülmüş olmak, ihlale neden olduğu ileri sürülen <strong>müdahalenin iç hukukta bir dayanağa sahip olmasını ve ayrıca söz konusu kanunun, vatandaşın belirli bir eylemin doğurabileceği sonuçları öngörebilmesine ve davranışlarını buna göre düzenleyebilmesine imkân verecek ölçüde yeterli açıklık ve kesinlikle</strong> kaleme alınmış olmasını gerektirir. (Sunday Times / Birleşik Krallık (no. 1), 26 Nisan 1979 tarihli karar, Seri A no. 30, § 49).</p>
<p>Siyasi Partiler Kanunu <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/siyasi-partiler-kanunu-2820/madde-21">21.md</a> siyasi partilerin seçimlerindeki usulsüzlük iddialarını inceleme ve kesin sonuçlandırma yetkisini seçim kurullarına vermişken ve şimdiye kadar <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-medeni-kanunu-4721/madde-83">TMK 83</a> hükmü hiçbir zaman siyasi partilerin kurultay seçimlerini iptal etmek için uygulanmamışken, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-borclar-kanunu-6098/madde-27">BK 27</a> ise açıkça özel hukuk sözleşmelerine ilişkin bir düzenleme iken burada açık, öngörülebilir bir yasal dayanak olduğu kesinlikle ileri sürülemeyecektir. Kıyasen uygulanan bu hükümlerin siyasi partiler açısından belirlilik ilkesine uygun olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. İç hukukta yeterli bir kanuni dayanak bulunmamaktadır.</p>
<ol start="2">
<li>Müdahalenin Meşru Amacı Var Mı?</li>
</ol>
<p>Bir hukuk mahkemesinin Türkiye’nin en büyük muhalefet partisinin seçim kazanmış ve 4 ayrı Kurultay’da seçilmiş genel başkanını ve yönetimini görevden alıp yerine görev süresi 2023’de sona ermiş eski genel başkanını ve o zaman ki yönetimini getirmesinin hiçbir meşru amacı yoktur. Başkalarının hak ve yükümlülükleri sebebinin meşru amaç olarak ileri sürülebileceği düşünülse de sonrasında yapılan 3 kurultayda yarışı kaybedenler gelip yarışmamışlar, onun yerine tarihte örneği olmayan bir karar aldırmayı seçmişlerdir. Bu karar alınmadan önce iktidar medyasında kararın AKP içinde tartışıldığı, parti içinde karşı olanlar olduğu buna rağmen yazıldığı bilgileri paylaşılmış, Cumhurbaşkanı “çok yakında Türkiye’ye yakışan bir muhalefet” yaratacaklarını söylemiştir. Çok açık bir biçimde siyasallaşmış yargısal süreçlerle muhalefetin dizayn edilmesi ve CHP’nin seçim kazanamaz hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Söz konusu siyasi amaç aynı zamanda <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/uluslararasi-antlasmalar/insan-haklarini-ve-ana-hurriyetleri-korumaya-dair-sozlesme-1/madde-18">AİHS 18.maddesi</a>nin de ihlalini oluşturmaktadır.</p>
<ol start="3">
<li>Müdahale Demokratik Toplum Düzeninde Gerekli Değildir.</li>
</ol>
<p>Hakka yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninde baskın bir sosyal ihtiyacı karşılaması ve korunan hukuki amaçla orantılı bir sınırlama olması gereklidir. Demokratik çoğulcu rejimlerde partilerin iç işleyişlerine devletlerce yapılacak müdahalelerin çok sınırlı düzeyde tutulması gereklidir. Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu, siyasi partilerin iç işleyişi ve karar süreçlerinin, genel olarak devlet müdahalesinden bağımsız olması gerektiğini ifade etmektedir. Siyasi partilerin iç işleyişine ilişkin düzenlemelerin parti tüzüklerine bırakılması beklenmektedir. <strong>Parti içi işleyişinin hukuki düzenlemeye tabi tutulduğu durumlarda ise bu düzenlemeler, parti özerkliği ilkesine saygı gösterecek ve partilerin özgür birer örgütlenme olarak kendi iç işlerini yönetme hakkına gereksiz müdahalede bulunmayacak şekilde dar yorumlanması gerektiği vurgulanmaktadır</strong>. (Guidelines On Political Party Regulation Second Edition, Adopted by the Venice Commission at its 125th online Plenary Session (11-12 December 2020) CDL-AD(2020)032, P.151)</p>
<p>Alınan karar ile partinin görev süresi dolmuş eski yönetimi geri getirilmiş, oyunu menfaat karşılığı kullandığı iddiaları ortaya atılan İstanbul ili delegelerinin katılmadığı iki olağanüstü ve hakkında hiçbir usulsüzlük iddiası ortaya atılmamış ve dava konusu da edilmemiş mahalle, ilçe, il ve ülke düzeyinde tamamen yenilenmiş bir sonraki 39. olağan kurultayda seçilen genel başkan ve parti meclisi de görevden alınmıştır. Burada kamu otoritelerinin müdahalesi seçimin dürüstlük içinde yapılması ile sınırlı olması gerekirken, yargı kararı ile genel başkan ve parti meclisi atanması yapılması düzeyine çıkmıştır. Üstelik bu kişiler parti tarafından yapılan kurultaylarda da gelip yarışmamıştır. Yapılan müdahale hiçbir şekilde demokratik toplumda baskın bir ihtiyacı karşılamadığı gibi hiçbir demokratik rejimde akla gelmeyecek şekilde kamu otoriteri ana muhalefet partisine yönetim ataması yapmıştır. Demokrasinin en temel ve öncel ilkeleri yerle bir edilmiş, iktidar partisi genel başkanı olan Cumhurbaşkanının, doğrudan ve dolaylı seçimleriyle oluşmuş ve onun fiili kontrolü altındaki Hakimler Savcılar Kurulu’nca belirlenmiş ve denetimi altındaki yargı organları kullanılarak otoriter rejim inşasında önemli bir merhaleye geçiş yapılmıştır.</p>
<h4 id="banayasann13ve68maddelerineaykrlkmevcuttur">B. Anayasa’nın 13. ve 68. Maddelerine Aykırılık Mevcuttur</h4>
<p>Siyasi Partilerin kongre/kurultay süreçlerine ilişkin olarak Anayasa Mahkememizin vermiş olduğu kimi bireysel başvuru kararları mevcuttur. Bu kararlarda Venedik Komisyonunun ilke kararlarına da atıfla çeşitli prensipler benimsenmiştir. Buna göre, <strong>bir partinin iç işleyişine ilişkin kurallarla ilgili olarak; bunların en sağlıklı şekilde parti tüzüğü ya da partinin ayrıntılı biçimde kabul ettiği ilkeler yoluyla düzenlenebileceğini, partinin iç işleyişine ilişkin hususların genel olarak devlet müdahalesine kapalı olması gerektiğini belirtmiştir.</strong> Kamu otoritelerinin siyasi partiler üzerinde aşırı kontrol ve denetim fonksiyonu üstlenmekten kaçınması gerektiği de vurgulanmıştır. Düzenlemelerde verilen yetkinin sınırlarının ve kapsamının açıkça belirlenmesi ve yetkili organların, kuralları tarafsız ve keyfi olmayan bir biçimde bu sınırı uygulaması gerektiği belirlenmiştir. <strong>(Metin Baydar ve Halkın Kurtuluş Partisi (Başvuru Numarası: <a href="https://blog.lexpera.com.tr:443/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-36-hukuk-dairesinin-almis-oldugu-mutlak-butlan-karari-ile-ortaya-cikan-hukuki-durumun-anayasa-hukuku-acisindan-degerlendirmesi/www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/genel-kurul-k-2014-15220-t-4-6-2015">2014/15220</a>), P.49,50)</strong></p>
<p>Bu çerçevede <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-medeni-kanunu-4721/madde-83">TMK 83</a> ve <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-borclar-kanunu-6098/madde-27">BK 27</a> maddelerinin butlana yol açar biçimde yorumlanması <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-2709/madde-13">AY 13. md</a> belirtilen kanunilik/belirlilik prensibini ihlal eder niteliktedir. Yukarıda da açıklandığı gibi bu maddelerin siyasi partiler için uygulanması mümkün olmadığından keyfi ve belirsiz biçimde dayanak teşkil etmektedirler.</p>
<p>Ayrıca verilen <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/bolge-adliye-mahkemesi/ankara-bam36-hukuk-dairesi-e-2026-32-k-2026-658-t-21-5-2026">karar</a> ile dava tarihinde yapılmamış ve doğal olarak da dava konusu edilmemiş; hakkında şaibe iddiası da bulunmayan iki olağanüstü ve bir de olağan kurultay geçersiz hale getirilmektedir. Bir kurultay şaibeli ise bunu gidermenin yolu yeni ve temiz bir kurultay yapmaktır. CHP, hakkında iddialar ortaya atılanları dışarıda bırakarak iki olağanüstü kurultay yapmış sonra da tüm delegelerini mahallelerden başlayarak yenileyerek olağan büyük kongresini/kurultayını da yapmıştır. İleriye dönük olarak hiçbir faaliyet yapamayacağını ileri sürmek parti tüzel kişiliğini ve buralarda seçilenleri siyasi faaliyette bulunamaz hale getirerek, örgütlenme ve siyasi faaliyette bulunma hakkını kullanılamaz hale getirir ve hakkın özüne dokunur. Ayrıca CHP tüzel kişiliğinin de iç işlerini düzenleme özerkliği ile bunun doğal bir sonucu olan kendi genel başkanını seçme hakkı elinden alır.</p>
<p>İleriye dönük olarak alınan hükümsüzlük kararının meşru bir amacı yoktur, amaç siyasi olarak partiyi yargı yoluyla ele geçirip, muhalefeti dizayn etmektir. Bir an meşru bir amaç varsaysak bile, ileriye dönük alınan hükümsüzlük kararının ölçülülük ilkesine uygun olduğunu yani orantılı, elverişli ve zorunlu olduğunu ileri sürmek de mümkün değildir. Eğer 38. Kurultay’da seçimi kaybedenlerin hakları korunuyorsa, kimsenin atamayla genel başkan olma hakkı yoktur. Kaybettikleri, gelip yarışmadıkları tüm seçimleri iptal etmek nasıl korunan hukuki faydaya ulaşmak için elverişli bir yol olabilir ya da zorunlu görülebilir? Orantısızlığı zaten aşikardır. Sonraki kurultaylar olası çözümler olarak şikayetleri konusuz bırakırken yok sayılmışlardır. Buradaki şikayetlerin yegane çözüm yolu defalarca işletilmesine rağmen yok kabul ediliyorsa çözüm aranmıyor demektir.</p>
<p>Kanunilik, öze dokunma, ölçülülük ilkelerinin yanı sıra demokratik toplum düzeninin gereklerine de aykırılık oluşturulmuştur.</p>
<p>Siyaseti dizayn etme amacı aşikar olan nihai karar, ondan daha belirsiz, ağır sonuçlar doğuran bir tedbir kararı ile kesinleşmeden sonuç doğurur hale getirilmiştir. Rekabetçi seçimlerin bulunduğu demokratik rejimlerde siyasi parti genel başkanları kamu gücü kullanan devlet organları tarafından atanamazlar. Kamu otoriteleri sadece seçimlerin adil bir biçimde yapılması için müdahale edebilirler. Bizim sitemimizde de kongre/kurultay yapılmasının zorunlu olduğu hallerde bu yerine getirilmezse Sulh Hukuk Mahkemeleri çağrı heyeti tayin ederek müdahale edebilmektedirler. Oysa burada 38. Kurultay günü görev süreleri dolan eski genel başkan, PM ve YDK’nın bir tedbir kararı ile tekrar göreve getirilmesi yani “mahkeme kararı ile atanması” hali söz konusudur. Demokratik toplum düzeninin gerekleri ile bağdaşır olmadığı çok belirgindir.</p>
<h3 id="vtedbirkararnndelegelerintzktenkaynaklananyetkilerinikullanamayacakurultayyaplamayacaanlamnagelirmi">V. Tedbir Kararının Delegelerin Tüzükten Kaynaklanan Yetkilerini Kullanamayacağı, Kurultay Yapılamayacağı Anlamına Gelir Mi?</h3>
<p>Tedbir kararı kurultay delegelerini ve Parti Tüzüğünü kapsamamaktadır. Delegeler görevden alınmış değildir. Karar seçilmiş organlara yöneliktir. Seçimi yapanları kapsamamaktadır. Delegeler kendilerine tüzükte verilen yetkileri kullanabilir durumdadırlar. Tedbir kararı onların kurultay taleplerini geçersiz kılmadığı gibi derhal kurultaya gidilmesi kanunun emredici hükmüdür. Tedbir kararının amacı bunu derhal sağlamak olabilir.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/siyasi-partiler-kanunu-2820/madde-14">SPK 14/6</a> uyarınca siyasi partilerin “en fazla üç yılda bir kurultay” yapılması zorunludur. Bu zorunluluğun yaptırımı da <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/siyasi-partiler-kanunu-2820/madde-36">SPK 36</a>’da düzenlenmiştir. İlçe, il, büyük kongrelerini üst üste iki defa yapamayan partiler seçime katılma yeterliliğini kaybederler. Ayrıca AYM, üst üste iki kurultay yapamayan partiyi <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-medeni-kanunu-4721/madde-87">MK 87</a> uyarınca kendiliğinden sonra ermiş kabul etmektedir. Bu karar ile CHP’nin hukuki varlığının sona ermiş olacağı ileri sürülemezse de (partinin faaliyetlerine son verme iradesi olmadığı için); Anayasa Mahkemesi’nin yaklaşımı, kurultay yapmamanın partilerin siyasi faaliyetlerine son vermelerinin işareti olacak kadar emredici olduğunu gösterir. <strong>Öyleyse bir tedbir kararının yasanın emredici hükümlerini askıya alması ya da partiyi siyasi faaliyetine fiilen son vermiş hale getirmesi düşünülemez. Kararın kesinleşmesi halinde</strong> Parti 2023 yılına geri gidecekse en son olağan Kurultay 2020 yılında yapılmıştır ve derhal olağan kurultaya gidilmesi zorunluluğu mevcuttur.</p>
<p>Temmuz 2026’da CHP iki olağan Kurultay yapmamış hale gelecektir. Karar kesinleştiği anda CHP bunun kanunini sonuçlarıyla baş başa kalacağına göre partinin bu tehlikeyi derhal bertaraf etme hakkı mevcuttur. Tedbir kararı belirsiz bir süre için verildiğine göre bu süre boyunca kendi yöneticilerini seçemeyeceğini ileri sürmek CHP’nin tüzel kişi olarak özerk biçimde iradesini ortaya koymasını engellemek olacaktır. Siyasi faaliyette bulunma hakkının özüne dokunan onu kullanılamaz hale getiren bir sonuç doğuracaktır.</p>
<p>Partinin seçime girme yeterliliği riske sokulmuş olacaktır. Yargının gideceği yön artık kestirilemeyen ve hukuk güvenliği oldukça zayıflamış olan ülkemizde parti için alınamayacak riskler yaratılmış olacaktır.</p>
<p>Kurultay yapılamaz demek, siyasi faaliyette bulunma hakkının özünü dokunur. Seçme ve seçilme hakkını anlamsızlaştırır. Kurultay yapılmazsa parti fiilen seçilmemiş, atanmış bir yönetime süresi belirsiz şekilde teslim edilecektir. Bu her hangi bir demokratik rejimde asla kabul edilebilir değildir.</p>
<h3 id="vikurultaydavasnnniteliihtiyatitedbirkararnakarbireyselbavuruyaplabilirm">VI. Kurultay Davasının Niteliği, İhtiyati Tedbir Kararına Karşı Bireysel Başvuru Yapılabilir Mİ?</h3>
<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinde <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/bolge-adliye-mahkemesi/ankara-bam36-hukuk-dairesi-e-2026-32-k-2026-658-t-21-5-2026">karara</a> bağlanan davanın türünü belirlemek gerekir. Bu dava bir tespit veya inşai dava olarak değerlendirilmelidir. Bu iki dava türünün en önemli özelliği ise verilen kararların kesinleşmeden sonuç doğurmamasıdır. Başka bir ifade ile mutlak butlan kararının sonuç doğurabilmesi için kararın temyiz de onanması gerekmektedir. Ancak bunu bilen Bölge Adliye Mahkemesi, verdiği ihtiyati tedbir kararı ile kararın kesinleşmeden sonuç doğurabilmesini ihtiyati tedbir kararı ile sağlamak istemiştir. Buna davanın sonucunun öne çekilmesi denir ki, Yargıtay pek çok kararı ile bu tür tedbir taleplerinin çok istisnai haller dışında verilemeyeceğini kabul etmemektedir.</p>
<p>Bu hali ile usul hukukuna da aykırılıklar barındıran ihtiyati tedbir kararına karşı, öncelikle kararı veren mahkemeye itiraz ile müracaat edilerek kararın hukuka aykırılığı sebebiyle kaldırılması talep edilebilmelidir (<a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/hukuk-muhakemeleri-kanunu-6100/madde-394">HMK. m. 394</a>) ki bu da yapılmıştır. Mahkeme tedbire yönelik yapılan itirazları reddetmiştir. Ara karara karşı asıl karardan bağımsız olarak temyiz yoluna başvurulabileceği ileri sürülebilirse de Yargıtay şimdiye kadar nihai karardan bağımsız şekilde temyiz yoluna başvurulamayacağı görüşünü kabul etmektedir. Yargıtay’ın bu olayda da esas karar ile birlikte tedbir kararını incelemeyi seçmesi hayli olasıdır.</p>
<p>Daha önce verilmiş bir örneği bulunmadığından ve tedbir kararı siyasi faaliyette bulunma hakkı açısından tek başına ağır hak ihlali yarattığından, tedbire yönelik itirazların kesinleştiği kabul edilerek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru da bulunulabileceği görüşündeyim. Zira alınan tedbir kararı kendi başına hukuki sonuç doğurmakta, hak ihlalini derinleştirmektedir.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi kural olarak ara kararlardan doğan ihlali nihai kararla birlikte değerlendirmektedir. Ancak kimi istisnai durumlar vardır ki ara karara tek başına bireysel başvuruda bulunulabilmektedir.</p>
<p>Ara kararın yarattığı etkinin daha sonra giderilemeyecek olması, derhal korunmaya değer bir menfaatin bulunması bu sebepler arasındadır. Anayasa Mahkemesi B.K. başvurusunda; <strong>“ara kararına karşı nihai kararla birlikte kanun yoluna müracaat edilmesinin başvurucunun şikayetini gidermede yeterli ve etkili olmadığı”</strong> durumlarda tek başına bireysel başvuru konusu yapılabileceğini ifade etmiştir. (Başvuru no.<a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/k-2014-14189-t-25-10-2017">2014/14189</a>, 25.10.2017, P.50)</p>
<p>Ara kararın yargılama sonucundan bağımsız olarak ihlale neden olduğu yahut <strong>ara karara karşı doğrudan bireysel başvuruda bulunulamamasının temel hak ve hürriyetlere karşı yapılan müdahalenin sonuçlarının ağırlaşmasına yol açabileceği durumlarda</strong> nihai kararı beklemeden bireysel başvuruda bulunulabileceği kabul edilmiştir. (Tacettin Ceylan Başvurusu, <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-2017-39062-k-1-t-10-11-2021">2017/39062</a>, 10.11.2021, P.43.)</p>
<p>Burada verilen ihtiyati tedbir kararı sonucu hem ağırlaştırmakta hem de belirsiz bir süre CHP’nin üyesinin ve delegesinin iradesini askıya alındığı iddialarına dayanak olarak ileri sürülmektedir. Tedbir kararı ile atanan kişinin bir çağrı heyeti mi, kayyum mu hukuken ne işlev göreceği bilinçli olarak belirsiz bırakılmıştır. Adeta atanmış bir genel başkanlık yaratılmıştır. Ara kararın nihai karardan bağımsız olarak bir takım sonuçları mevcuttur.</p>
<p>Açık biçimde hukuka aykırı, hiç bir gerekçeye dayanmayan ve kesinleşmeden hiçbir hukuki sonuç doğuramayacak nitelikte ve hatta bizce yok hükmünde olan nihai kararı, hak ihlalini daha da derinleştirerek usul hukukuna aykırı biçimde nihai kararın sonucunu öne çeken bir ihtiyati tedbir kararı ile taçlandırmışlardır. Böylelikle ihlalin sonuçlarını derinleştirerek ağırlaştırılmıştır.</p>
<p>Hukuken iki yol vardır. Birincisi Yargıtay’ın nihai kararla birlikte bu tedbir kararını da en kısa sürede kaldırması, hukuk yoluna geri dönülmesidir. Bir diğeri de en azından tedbir kararı açısından Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru yolu ile hak ihlalini gidermesidir.</p>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Lexpera’da Geçen Hafta (30 Mayıs-5 Haziran 2026)]]></title><description><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 234. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>Eray Aksın Atar, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/ortulu-irade-aciklamasi-9786255823410">Örtülü İrade Açıklaması</a></p>
<p>Eserde, örtülü irade açıklaması, susma ile özdeşleştiren dar bakış açısının ötesine geçerek irade faaliyetleri ve iradeyi gösteren davranışlar</p>]]></description><link>https://blog.lexpera.com.tr:443/lexperada-gecen-hafta-30-mayis-5-haziran-2026/</link><guid isPermaLink="false">6a268ac01715cd01ae8f85e5</guid><dc:creator><![CDATA[Göktürk Öcal]]></dc:creator><pubDate>Mon, 08 Jun 2026 14:32:48 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/06/Lexpera_Update-1.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<!--kg-card-begin: markdown--><img src="https://blog.lexpera.com.tr:443/content/images/2026/06/Lexpera_Update-1.jpg" alt="Lexpera’da Geçen Hafta (30 Mayıs-5 Haziran 2026)"><p>Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 234. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.</p>
<h3 id="literatr">Literatür</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p>Eray Aksın Atar, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/ortulu-irade-aciklamasi-9786255823410">Örtülü İrade Açıklaması</a></p>
<p>Eserde, örtülü irade açıklaması, susma ile özdeşleştiren dar bakış açısının ötesine geçerek irade faaliyetleri ve iradeyi gösteren davranışlar gibi farklı görünümlerle incelenmiş; örtülü iradenin tanımı ve türlerinden başlayarak bu açıklamaların geçerliliği ve yorumlanması sorunları ortaya konulmuş; <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-medeni-kanunu-4721/37">Türk Medenî Kanunu</a> ve <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/turk-borclar-kanunu-6098">Türk Borçlar Kanunu</a> merkezli bir yaklaşımla karşılaştırmalı hukuk perspektifi de sunulmuştur.</p>
<p>Betül Aktaş Ertan, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/elektronik-ortamda-gerceklesen-haksiz-rekabet-halleri-9786258506945">Elektronik Ortamda Gerçekleşen Haksız Rekabet Halleri</a></p>
<p>Kitapta, elektronik ortam ve haksız rekabet kavramları ayrı ayrı incelenerek bu iki alanın kesişim noktaları açıklanmış; elektronik ortamda ortaya çıkan haksız rekabet halleri sınıflandırılarak elektronik ortama özgü sorunlar ele alınmış; elektronik ortama ilişkin haksız rekabet hallerinde sorumluluk konusu, özellikle teknolojinin ortaya çıkardığı yeni aktörler çerçevesinde değerlendirilmiştir.</p>
<p>Ahmet Mücvel Değer, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/cevrimici-platformlarin-rekabet-hukuku-acisindan-duzenlenmesinde-yeni-bir-arac-olarak-ag-bekcisi-ve-1">Çevrimiçi Platformların Rekabet Hukuku Açısından Düzenlenmesinde Yeni Bir Araç Olarak Ağ Bekçisi ve Yükümlülükleri</a></p>
<p>Çalışmada, AB kanun koyucusu tarafından 14 Eylül 2022’de kabul edilen ve 1 Ekim 2022’de yürürlüğe giren, kısaca “Dijital Pazarlar Yasası” olarak ifade edilen <em>ex-ante</em> nitelikteki tüzükte öngörülen kavram, kurum ve araçlar irdelenmiş ve bunların Türk hukukunda bir karşılığının olup olmadığı tartışılmış; ayrıca mukayeseli hukuktaki örnekler dikkate alınarak Türk hukukundaki düzenlemelerin nasıl revize edilebileceğine ilişkin önerilere yer verilmiştir.</p>
<p>Özgür Ocakhan, <a href="https://www.lexpera.com.tr/literatur/kitaplar/uluslararasi-yatirim-hukukunda-adil-ve-hakkaniyetli-muamele-9786255878670">Uluslararası Yatırım Hukukunda Adil ve Hakkaniyetli Muamele</a></p>
<p>Kitapta yatırım antlaşmalarında adil ve hakkaniyetli muamele maddesi üzerinde durulmuş, adil ve hakkaniyetli muamele standardı temellendirilerek bu standardın özellikleri sıralanmış, bu standart ile ilgili diğer yatırım koruma ilkelerine değinilmiş, bu standardın unsurları kapsamına girebilecek durumlara yer verilmiş ve standardın değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek özel durumlar hakkında da bilgi verilmiştir.</p>
<p>Geçen hafta Blog’a yüklenen makalelere aşağıda yer verilmiştir:</p>
<p>Korkut Kanadoğlu, Mert Duygun, <a href="https://blog.lexpera.com.tr/ankara-36-bolge-adliye-mahkemesinin-cumhuriyet-halk-partisinin-38-olagan-kurultayi-hakkinda-verdigi-mutlak-butlan-karari-sonrasinda-ortaya-cikan-hukuki-sorunlar/">Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesinin Cumhuriyet Halk Partisinin 38. Olağan Kurultayı Hakkında Verdiği “Mutlak Butlan” Kararı Sonrasında Ortaya Çıkan Hukuki Sorunlar</a></p>
<p>Muhammet Özekes, <a href="https://blog.lexpera.com.tr/chp-kurultayi-ile-ilgili-tespit-iptali-davasi-ve-tedbir-karari-uzerine-usuli-sorunlarin-degerlendirilmesi/">CHP Kurultayı İle İlgili Tespit/İptali Davası ve Tedbir Kararı Üzerine Usûlî Sorunların Değerlendirilmesi</a></p>
<p>Sibel İnceoğlu, <a href="https://blog.lexpera.com.tr/bir-siyasi-partinin-karar-ve-yonetim-organlari-bolge-adliye-mahkemesi-karariyla-degistirilebilir-mi/">Bir Siyasi Partinin Karar ve Yönetim Organları Bölge Adliye Mahkemesi Kararıyla Değiştirilebilir Mi?</a></p>
<h3 id="tihat">İçtihat</h3>
<p>Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:</p>
<table>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 20%"> <b>MAHKEME</b> </td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle; width: 30%">
    <b>KARAR SAYISI</b></td></tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Anayasa Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
42</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Hukuk)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
4837</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Yargıtay (Ceza)</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
36839</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Danıştay</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
2316</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge Adliye Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
3559</td>
</tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
Bölge İdare Mahkemesi</td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
1634</td></tr>
    <tr>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>TOPLAM</b></td>
<td style="border: 1px solid gray; padding: 3px; text-align: center; vertical-align: middle">
    <b>49227</b></td></tr>
</table>
<p>Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na ait karar özellikle dikkati çekmektedir:</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/e-2024-426-k-2025-799-t-10-12-2025">Yargıtay HGK., E. 2024/426 K. 2025/799 T. 10.12.2025</a></p>
<p>Davacı vekili; müvekkili banka tarafından dava dışı şirkete (borçlu şirket) kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle hesabın kat edildiğini, anılan şirket ile müşterek borçlu ve müteselsil kefillere muacceliyet ihtarnamesinin keşide edildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, müşterek borçlu ve müteselsil kefiller için verilen ihtiyati haciz kararı sonrasında kefalet miktarları üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların anılan icra takibi kapsamında düzenlenen ödeme emrine itiraz ettiklerini ileri sürerek anılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.</p>
<p>Davalı vekili; müvekkilinin kullandığı yahut kullanacağı kredilerde müteselsil kefil sıfatıyla herhangi bir imzasının bulunmadığını, genel kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, davacının kötüniyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibinde bulunduğunu, borcun hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığının davacı tarafından açıklanmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla takip talebinde talep edilen %32 faiz oranının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.</p>
<p>(...) Asliye Ticaret Mahkemesi; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile de takip yapıldığından mükerrer tahsilata sebep olmamak üzere hüküm tesisi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (...) İcra Müdürlüğü’nün ilgili dosyasında aynı alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yönünden takip yapıldığı gözetilerek bu dosyada yapılacak tahsilatların tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla infazda değerlendirilmesine, alacak likit ve muayyen olduğundan asıl alacağın %20’si olan meblağın davalılardan tahsiline karar vermiştir.</p>
<p>Davalı vekilinin istinaf başvurusu sonucunda (...) Bölge Adliye Mahkemesi; bilirkişi raporunda davalının imzasının bulunmadığı diğer kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan krediler sebebiyle davalının kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu kredi sözleşmesinde diğer kredi sözleşmelerine atıfta bulunmak, eş anlatımla “kelepçeleme” yapmak suretiyle davalının kefil olarak sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceği, aksinin kabulünün sözleşme iradesi ve serbestisi gibi temel hukuk kurallarına aykırı olacağı, dolayısıyla davacı banka tarafından takip konusu edilen kredi alacağının davalı kefilin kefalet imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesinden doğduğunun usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı, davacı banka tarafından dava konusu ilamsız icra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak yapıldığı, <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/icra-ve-iflas-kanunu-2004">İcra İflâs Kanunu</a>’nun 67. maddesindeki koşulların oluştuğu ve bankanın takip konusu alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı yönünden kaldırılarak davalı hakkındaki davanın reddine, kötüniyet tazminatının davacı bankadan alınarak davalıya verilmesine karar vermiştir.</p>
<p>Davacı vekilinin temyiz istemi sonucunda ilgili Yargıtay Dairesi; davacı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle konusunda uzman bankacı bilirkişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden, davacının takip tarihi itibarıyla borçlu şirketten bir alacağı bulunup bulunmadığı, alacak var ise bunun hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu sözleşmede davalının kefaletinin bulunup bulunmadığının takip tarihi itibarıyla sorumlu olduğu borç miktarı hususlarında bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edildiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.</p>
<p>(...) Bölge Adliye Mahkemesi; önceki gerekçeye ek olarak, bozma kararında belirtilen araştırmanın yapıldığı, davacı bankanın (...) Şubesi kayıtları üzerinde bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla yerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor alındığı, alınan bilirkişi raporunda dava ve takip konusu kredi alacağının davalı müteselsil kefilinin kefalet imzalarının bulunduğu genel kredi sözleşmelerinden doğduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.</p>
<p>Direnme kararına da süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; yaptığı kapsamlı hukuki değerlendirme sonucunda, (...) Bölge Adliye Mahkemesi ve ilk derece mahkemesince yapılan inceleme ve araştırma hüküm tesisi için yeterli olduğundan Özel Dairenin bozma kararında işaret edilen kapsam ve nitelikte bir inceleme yapılmasının gerekli olmadığı, davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasında akdedilen genel ticari kredi sözleşmelerinin birbirlerinin eki ve ayrılmaz parçası olmaları sebebiyle dava konusu kredi borcunun, bahse konu her üç sözleşmeden doğan kredi ilişkisinden doğduğunun kabulünün gerektiği, davalının, müteselsil kefil olarak itirazının bulunduğu icra takibine konu borçtan kefalet limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu kabul edilerek yapılacak değerlendirme neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmasına oybirliği ile hükmetmiştir.</p>
<h3 id="mevzuat">Mevzuat</h3>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/kurumlar-vergisi-kanunu-5520/53"><strong>Kurumlar Vergisi Kanunu</strong></a></p>
<p>Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımları ile <a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/dogrudan-yabanci-yatirimlar-kanunu-4875/4">Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu</a> kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların kazançlarına ilişkin indirim hükümlerinde ve yurt içi asgari kurumlar vergisi ile geçici vergi oranına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Geçiş hükümleri düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/kurumlar-vergisi-kanunu-5520/53/53/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/gumruk-kanunu-4458/30"><strong>Gümrük Kanunu</strong></a></p>
<p>Anayasa Mahkemesi’nin <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-2025-269-k-2026-72-t-26-3-2026">E. 2025/269, K. 2026/72 sayılı ve 26.03.2026</a> tarihli kararı uyarınca, kanunda tanınan yetkilere dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemelerle getirilen hükümlere aykırı hareket edenlere usulsüzlük cezası uygulanacağına ilişkin hüküm iptal edildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/gumruk-kanunu-4458/29/29/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanun-6502/15"><strong>Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun</strong></a></p>
<p>Anayasa Mahkemesi’nin <a href="https://www.lexpera.com.tr/ictihat/anayasa-mahkemesi/e-2024-187-k-2026-42-t-12-2-2026">E. 2024/187, K. 2026/42 sayılı ve 12.02.2026</a> tarihli kararı uyarınca, mesafeli sözleşmelere ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Değişiklik, 02.03.2027 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanun-6502/15/15/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/veraset-ve-intikal-vergisi-kanunu-7338/25"><strong>Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu</strong></a></p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/gelir-vergisi-kanunu-193">Gelir Vergisi Kanunu</a>’nun mükerrer 20/D maddesi kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlananlara ilişkin hükümler düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/veraset-ve-intikal-vergisi-kanunu-7338/25/25/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanun-6183/50"><strong>Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun</strong></a></p>
<p>Tecil hükümlerinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanun-6183/50/50/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/istanbul-finans-merkezi-kanunu-7412/3"><strong>İstanbul Finans Merkezi Kanunu</strong></a></p>
<p>Vergi ve diğer mali yükümlülüklerdeki istisna ve indirimlere ilişkin hükümler ile kurumlar vergisi ve harçlar hakkındaki ilave muafiyete ilişkin geçici madde hükümlerinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/istanbul-finans-merkezi-kanunu-7412/3/3/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/dogrudan-yabanci-yatirimlar-kanunu-4875/4"><strong>Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu</strong></a></p>
<p>Nitelikli hizmet merkezine ilişkin ek madde hükümleri ihdas edildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/dogrudan-yabanci-yatirimlar-kanunu-4875/4/4/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/arastirma-gelistirme-ve-tasarim-faaliyetlerinin-desteklenmesi-hakkinda-kanun-5746/13"><strong>Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun</strong></a></p>
<p>İndirim, istisna, destek ve teşvik unsurlarına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/arastirma-gelistirme-ve-tasarim-faaliyetlerinin-desteklenmesi-hakkinda-kanun-5746/13/13/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/yonetmelikler/su-urunleri-yetistiriciligi-yonetmeligi/8"><strong>Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yönetmeliği</strong></a></p>
<p>Su ürünleri yetiştiricilik belgesi, projenin iptal edilmesi, proje değişiklikleri, proje devri ve su ürünleri yetiştiricilik tesislerinde teknik personel istihdamına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Geçiş hükümleri düzenlendi.</p>
<p>Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için <a href="https://www.lexpera.com.tr/karsilastirmasi/su-urunleri-yetistiriciligi-yonetmeligi/8/8/1">bu bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<!--kg-card-end: markdown-->]]></content:encoded></item></channel></rss>