Lexpera’da Geçen Hafta (30 Mayıs-5 Haziran 2026)

Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 234. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.

Literatür

Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:

Eray Aksın Atar, Örtülü İrade Açıklaması

Eserde, örtülü irade açıklaması, susma ile özdeşleştiren dar bakış açısının ötesine geçerek irade faaliyetleri ve iradeyi gösteren davranışlar gibi farklı görünümlerle incelenmiş; örtülü iradenin tanımı ve türlerinden başlayarak bu açıklamaların geçerliliği ve yorumlanması sorunları ortaya konulmuş; Türk Medenî Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu merkezli bir yaklaşımla karşılaştırmalı hukuk perspektifi de sunulmuştur.

Betül Aktaş Ertan, Elektronik Ortamda Gerçekleşen Haksız Rekabet Halleri

Kitapta, elektronik ortam ve haksız rekabet kavramları ayrı ayrı incelenerek bu iki alanın kesişim noktaları açıklanmış; elektronik ortamda ortaya çıkan haksız rekabet halleri sınıflandırılarak elektronik ortama özgü sorunlar ele alınmış; elektronik ortama ilişkin haksız rekabet hallerinde sorumluluk konusu, özellikle teknolojinin ortaya çıkardığı yeni aktörler çerçevesinde değerlendirilmiştir.

Ahmet Mücvel Değer, Çevrimiçi Platformların Rekabet Hukuku Açısından Düzenlenmesinde Yeni Bir Araç Olarak Ağ Bekçisi ve Yükümlülükleri

Çalışmada, AB kanun koyucusu tarafından 14 Eylül 2022’de kabul edilen ve 1 Ekim 2022’de yürürlüğe giren, kısaca “Dijital Pazarlar Yasası” olarak ifade edilen ex-ante nitelikteki tüzükte öngörülen kavram, kurum ve araçlar irdelenmiş ve bunların Türk hukukunda bir karşılığının olup olmadığı tartışılmış; ayrıca mukayeseli hukuktaki örnekler dikkate alınarak Türk hukukundaki düzenlemelerin nasıl revize edilebileceğine ilişkin önerilere yer verilmiştir.

Özgür Ocakhan, Uluslararası Yatırım Hukukunda Adil ve Hakkaniyetli Muamele

Kitapta yatırım antlaşmalarında adil ve hakkaniyetli muamele maddesi üzerinde durulmuş, adil ve hakkaniyetli muamele standardı temellendirilerek bu standardın özellikleri sıralanmış, bu standart ile ilgili diğer yatırım koruma ilkelerine değinilmiş, bu standardın unsurları kapsamına girebilecek durumlara yer verilmiş ve standardın değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek özel durumlar hakkında da bilgi verilmiştir.

Geçen hafta Blog’a yüklenen makalelere aşağıda yer verilmiştir:

Korkut Kanadoğlu, Mert Duygun, Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesinin Cumhuriyet Halk Partisinin 38. Olağan Kurultayı Hakkında Verdiği “Mutlak Butlan” Kararı Sonrasında Ortaya Çıkan Hukuki Sorunlar

Muhammet Özekes, CHP Kurultayı İle İlgili Tespit/İptali Davası ve Tedbir Kararı Üzerine Usûlî Sorunların Değerlendirilmesi

Sibel İnceoğlu, Bir Siyasi Partinin Karar ve Yönetim Organları Bölge Adliye Mahkemesi Kararıyla Değiştirilebilir Mi?

İçtihat

Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:

MAHKEME KARAR SAYISI
Anayasa Mahkemesi 42
Yargıtay (Hukuk) 4837
Yargıtay (Ceza) 36839
Danıştay 2316
Bölge Adliye Mahkemesi 3559
Bölge İdare Mahkemesi 1634
TOPLAM 49227

Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na ait karar özellikle dikkati çekmektedir:

Yargıtay HGK., E. 2024/426 K. 2025/799 T. 10.12.2025

Davacı vekili; müvekkili banka tarafından dava dışı şirkete (borçlu şirket) kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle hesabın kat edildiğini, anılan şirket ile müşterek borçlu ve müteselsil kefillere muacceliyet ihtarnamesinin keşide edildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, müşterek borçlu ve müteselsil kefiller için verilen ihtiyati haciz kararı sonrasında kefalet miktarları üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların anılan icra takibi kapsamında düzenlenen ödeme emrine itiraz ettiklerini ileri sürerek anılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilinin kullandığı yahut kullanacağı kredilerde müteselsil kefil sıfatıyla herhangi bir imzasının bulunmadığını, genel kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, davacının kötüniyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibinde bulunduğunu, borcun hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığının davacı tarafından açıklanmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla takip talebinde talep edilen %32 faiz oranının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

(...) Asliye Ticaret Mahkemesi; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile de takip yapıldığından mükerrer tahsilata sebep olmamak üzere hüküm tesisi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (...) İcra Müdürlüğü’nün ilgili dosyasında aynı alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yönünden takip yapıldığı gözetilerek bu dosyada yapılacak tahsilatların tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla infazda değerlendirilmesine, alacak likit ve muayyen olduğundan asıl alacağın %20’si olan meblağın davalılardan tahsiline karar vermiştir.

Davalı vekilinin istinaf başvurusu sonucunda (...) Bölge Adliye Mahkemesi; bilirkişi raporunda davalının imzasının bulunmadığı diğer kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan krediler sebebiyle davalının kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu kredi sözleşmesinde diğer kredi sözleşmelerine atıfta bulunmak, eş anlatımla “kelepçeleme” yapmak suretiyle davalının kefil olarak sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceği, aksinin kabulünün sözleşme iradesi ve serbestisi gibi temel hukuk kurallarına aykırı olacağı, dolayısıyla davacı banka tarafından takip konusu edilen kredi alacağının davalı kefilin kefalet imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesinden doğduğunun usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı, davacı banka tarafından dava konusu ilamsız icra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak yapıldığı, İcra İflâs Kanunu’nun 67. maddesindeki koşulların oluştuğu ve bankanın takip konusu alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı yönünden kaldırılarak davalı hakkındaki davanın reddine, kötüniyet tazminatının davacı bankadan alınarak davalıya verilmesine karar vermiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi sonucunda ilgili Yargıtay Dairesi; davacı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle konusunda uzman bankacı bilirkişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden, davacının takip tarihi itibarıyla borçlu şirketten bir alacağı bulunup bulunmadığı, alacak var ise bunun hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu sözleşmede davalının kefaletinin bulunup bulunmadığının takip tarihi itibarıyla sorumlu olduğu borç miktarı hususlarında bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edildiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

(...) Bölge Adliye Mahkemesi; önceki gerekçeye ek olarak, bozma kararında belirtilen araştırmanın yapıldığı, davacı bankanın (...) Şubesi kayıtları üzerinde bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla yerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor alındığı, alınan bilirkişi raporunda dava ve takip konusu kredi alacağının davalı müteselsil kefilinin kefalet imzalarının bulunduğu genel kredi sözleşmelerinden doğduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.

Direnme kararına da süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; yaptığı kapsamlı hukuki değerlendirme sonucunda, (...) Bölge Adliye Mahkemesi ve ilk derece mahkemesince yapılan inceleme ve araştırma hüküm tesisi için yeterli olduğundan Özel Dairenin bozma kararında işaret edilen kapsam ve nitelikte bir inceleme yapılmasının gerekli olmadığı, davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasında akdedilen genel ticari kredi sözleşmelerinin birbirlerinin eki ve ayrılmaz parçası olmaları sebebiyle dava konusu kredi borcunun, bahse konu her üç sözleşmeden doğan kredi ilişkisinden doğduğunun kabulünün gerektiği, davalının, müteselsil kefil olarak itirazının bulunduğu icra takibine konu borçtan kefalet limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu kabul edilerek yapılacak değerlendirme neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmasına oybirliği ile hükmetmiştir.

Mevzuat

Kurumlar Vergisi Kanunu

Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımları ile Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların kazançlarına ilişkin indirim hükümlerinde ve yurt içi asgari kurumlar vergisi ile geçici vergi oranına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Geçiş hükümleri düzenlendi.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Gümrük Kanunu

Anayasa Mahkemesi’nin E. 2025/269, K. 2026/72 sayılı ve 26.03.2026 tarihli kararı uyarınca, kanunda tanınan yetkilere dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemelerle getirilen hükümlere aykırı hareket edenlere usulsüzlük cezası uygulanacağına ilişkin hüküm iptal edildi.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun

Anayasa Mahkemesi’nin E. 2024/187, K. 2026/42 sayılı ve 12.02.2026 tarihli kararı uyarınca, mesafeli sözleşmelere ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Değişiklik, 02.03.2027 tarihinde yürürlüğe girecek.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu

Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/D maddesi kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlananlara ilişkin hükümler düzenlendi.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun

Tecil hükümlerinde değişikliğe gidildi.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

İstanbul Finans Merkezi Kanunu

Vergi ve diğer mali yükümlülüklerdeki istisna ve indirimlere ilişkin hükümler ile kurumlar vergisi ve harçlar hakkındaki ilave muafiyete ilişkin geçici madde hükümlerinde değişikliğe gidildi.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu

Nitelikli hizmet merkezine ilişkin ek madde hükümleri ihdas edildi.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun

İndirim, istisna, destek ve teşvik unsurlarına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yönetmeliği

Su ürünleri yetiştiricilik belgesi, projenin iptal edilmesi, proje değişiklikleri, proje devri ve su ürünleri yetiştiricilik tesislerinde teknik personel istihdamına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Geçiş hükümleri düzenlendi.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.