Lexpera Blog

Jackson Women's Health Organization Kararı Işığında Amerikan Hukukunda Fetüsün Yaşam Hakkı

Giriş

Fetüsün yaşam hakkı karşısında annenin -özel hayatın gizliliğine dayandırılan- gebeliği sonlandırma hakkı, Amerikan hukukunda yakın zamanda radikal düzeyde değişime uğramıştır. Çalışmada fetüsün yaşam hakkını ihlal eden eylemlerin suç olarak görüldüğü dönem ve bunun sonrasında common lawun gebeliğin ihtiyari olarak sonlandırılmasını yasaklayan mevzuatı yasakladığı döneme, bunun sonrasında bu mevzuat yasağının kaldırılmasına ilişkin araştımaya yer verilmektedir. Son olarak bu hususta kimi eyalet mevzuatından bahsedilmektedir. Çalışmada, fetüsün yaşam hakkından daha ağırlıklı olarak başka hakları ilgilendirmesinden veya konumuzun anlatımını hukuki zeminden çıkartacağından sebeple genetik seçicilik bağlamında fetüsün yaşam hakkına, rezerve edilmiş embriyoya ilişkin velayet hakkına, fetüsün yaşam hakkı tartışmasının etik ve sosyal kökenlerine, aynı cinsiyet evliliklerinde suni döllenmeden doğan hakka, Amerikan hukukunda içtihatların mahkeme heyetindeki demokrat veya cumhuriyetçi ağırlığına göre yön değiştirmesine ilişkin inceleme yapılmamıştır.

1. Fetüsün Tanımlanması

Fetüsün, insanın anne karnındaki sekizinci haftadan doğuma kadarki dönemi ifa ettiği kabul edilmektedir.[1] Amerikan hukukunda insanın oluşumunda hareketlenme (quickening) zamanı pek çok hususta dikkate alınmaktadır.[2] Örneğin buna göre bir insanın yaşamına son verilip verilmediğine karar verilebilmektedir.[3] Hareketlenme olarak adlandırılan bu dönemin gebeliğin onbeşinci haftası sonunda başlağını kabul edilmektedir.[4] Bunun yanında kalp atışının gözlendiği altıncı haftanın dikkate alındığına da rastlanmaktadır.[5] Dikkate almak gerekir ki bu tespitler bilmin mevcut durumu uyarınca yapılmakta ve zaman içerisinde daha ayrıntılı inceleme imkanı doğdukça tespitlerde değişiklik olabilmektedir.[6]

2. Amerikan Hukukunda Fetüsün Yaşam Hakkının Tarihi Gelişimi

2.1 Erken Dönem Common Lawun Fetüsün Yaşam Hakkına Bakışı

Amerikan hukukunda, fetüsün yaşam hakkını ihlal eden müdahalelerin nitelendirilmesine onyedinci yüzyıl metinlerinde rastlanmaktadır: Fetüsün yaşamına son verilmesinin cinayete sebebiyet vermediği ancak hakkın ağır biçimde kötüye kullanılması (great misprision) suçu teşkil ettiği ileri sürülmektedir.[7] Onsekizinci yüzyılda bu görüş korunmaya devam edilmiştir: Blackstone, kralın hakimiyeti altındaki makul varlığın öldürülmesinin cinayet teşkil edebileceği ve fakat rahimdeki çocuğun yaşamına zehirli ilaç veya darbe[8] ile son verilmesinin aşağılık bir kabahat (heinous misdemeanor) suçu olduğu belirtmektedir.[9] Henüz ana rahmindeki gelişim sürecine ilişkin olarak günümüzdeki seviyede bilimsel veri bulunmamakla birlikte gebenin karnındaki hareketlenmeyi (quickening) hissettiği anın insan varlığı belirtisi olduğu kabul edilmekteydi.[10] Böylece Amerikan hukukunda fetüsün yaşamına son vermeyi suç olarak algılamaktaydı ve eyalet mahkemeleri hareketlenmeden sonra yapılan kürtajı, cezai yaptırıma tabi tutmaktaydı.[11]

2.2 Fetüsün Yaşam Hakkının Mevzuatta Yer Alması

Yargı kararlarında istikrarın sağlanması ve Amerikan İç Savaşının sona ermesinin etkisiyle eyaletlerin çoğunluğu fetüsün yaşam hakkına son verilmesini yasaklayan düzenlemeler getirmişlerdir.[12] Sonrasında Amerikan Anayasasına getirilen 14’üncü Değişiklik (14th Amendment),[13] konunun “özel hayatın gizliliği hakkı”[14] bağlamında ele alınmasına yol açmıştır. Buna göre common law, 14th Amendment uyarınca, kadının bedenin, kendi mahremi olduğu ve bedeninde gelişen gebeliğe ilişkin sonlandırma veya sonlandırmama kararının kendisine ait olduğuna hükmetmiştir.[15] Atlantik’in öbür yakası Avrupa’da, özel hayatın gizliliği bağlamında kadının bedeni ile ilgili kararlara ilişkin muhtariyeti kabul edilmekle birlikte “fetüsün yaşamına son verme” hakkının tanındığını söylemek mümkün olmamaktadır.[16]

3 Roe v. Wade Davası

3.1 Davanın Önemi

Konumuz bağlamında dönüm noktası 1973 tarihli Roe v. Wade[17] kararı olmaktadır. Bu karara kadar hem common law hem de federe devletler mevzuatı ile fetüsün yaşam hakkına ilişkin gebeye muhtariyet tanınmaz iken bu dava ile common law, Anayasa 14th Amendment’ın özel hayatın gizliliği hakkının doğum kontrolü ve kürtaj haklarını kapsamına aldığına hükmetmiş ve federal mevzuatı, federe devletlerin mevzuatını geçersiz kılacak yönde yorumlamıştır.

3.2 Davanın Konusu ve Nihai Kararda Öne Çıkan Unsurlar

Teksas Bölge Savcısı Henry Wade'e karşı ikame olunan davanın konusu, Teksas’da muhkim “Jane Roe" rumuzlu kadının, gebeliğini sonlandırma talebinin reddedilmesinin etkisiz kılınarak, gebeliği sonlandırmasının mümkün kılınması talebidir. Supreme Court,[18] Teksas Eyaleti’nin kürtajı yasaklayan mevzuatının anayasaya aykırı olduğuna ve "Jane Roe"nun gebeliği sonlandırma hakkının olduğuna dair Bölge Mahkemesi kararını haklı bulmuştur. Roe v. Wade kararının, hükümetin kadının gebeliğini sonlandırmaya ilişkin hakkına müdahale etmesini kısıtladığı kabul edilmiştir. Bununla birlikte, kararda, devletin kadınların kürtaj hakkını düzenleyebileceği ancak bu düzenlemenin gebeliğin belli evrelerinde geçerli olacağı, fetüsün rahim dışında yaşayabilme anının koruma sınırı olarak dikkate alınması gerektiğini belirtilmiştir. Buna göre, gebeliğin ilk trimesterinde devletin müdahale yetkisi olmadığı; ikinci ve üçüncü trimestrelerinde ise kadının sağlığı ve yaşamına yönelik düzenlemeler yapabileceği kabul edilmiştir.

3.1 Davanın Fetüsün Yaşam Hakkına İlişkin Düzenlemeler Üzerindeki Etkisi

Hayat taraflarları ile kürtaj taraflarınca yakından takip edilen Roe v. Wade kararı, gebenin kürtaj hakkı ile fetüsün yaşam hakkı arasındaki dengeyi kurmaya çalışmıştır. Buna göre, gebeliğin ilk trimesterinde kürtaj hakkı annenin özel yaşam hakkı kapsamında korunurken, ilerleyen gebelik evrelerinde fetüsün yaşam hakkına daha fazla üstünlük tanınmıştır.[19] Karar uyarınca edere devletler, gebeliğin sonlandırmasına ilişkin sınırlayıcı düzenlemeleri, fetüsün rahim dışında yaşayabilme anınından sonraki dönem için yapabilecektir. Ancak yine de fetüs, bir insan yaşamı statüsünde korunmamış, “potansiyel yaşam” olarak görüldüğü kararda sıklıkla vurgulanmıştır.

4 Planned Parenthood v. Casey Davası

4.1 Fetüsün Yaşam Hakkı Bağlamında Dönüm Noktası

Roe v. Wade davası, fetüsün yaşam hakkını tanıyan mevzuat karşısında gebenin özel hayatının gizliliğine ve kendi vücudu ile ilgili muhtariyetine üstünlük tanımaktaydı ancak halen common lawda bu görüşün yerleştiğini söylemek mümkün olmamaktaydı; Supreme Court, başka bir öne çıkan davada Roe v. Wade davası görüşünü kısmen benimseyene kadar.[20]

4.2 Davanın Konusu ve Nihai Kararda Öne Çıkan Unsurlar

Öne çıkan Planned Parenthood of Southeastern Pennsylvania v. Casey[21] davasında, 1982 tarihli Pensilvanya Kürtaj Kontrol Kanunu'nun[22] kürtaj işlemine başlamadan önce aydınlatılmış onam sonrası 24 saat bekleme süresi, eş bildirimi, (reşit olmayanlar için) ebeveyn izni, tıbbi acil durum tanımı, kürtaj merkezlerine getirilen raporlama zorunluluklarının Anayasaya aykırı olduğu iddiası çoğunluk oyuyla haklı bulunmuştur. Roe v. Wade davasında ortaya koyulan unsurlardan, kadınların hareketlenme öncesinde kürtaj yaptırma hakkına sahip olduğuna ve bu hususta mevzuat müdahalesinin haklı bulunmadığına; mevzuatın gebenin hayatını veya sağlığını tehlikeye atan hamilelikler için istisnalar içerdiği sürece, hareketlenme sonrası kürtaj prosedürünü kısıtlayabileceğine ve federe devletin gebeliğin başlangıcından itibaren kadının sağlığının ve çocuk olma potansiyeli taşıyan fetüsün yaşamının korunmasında meşru çıkarları olduğu yönünde karar verilmiştir.

4.3 Davanın Fetüsün Yaşam Hakkına İlişkin Düzenlemeler Üzerindeki Etkisi

Planned Parenthood of Southeastern Pennsylvania v. Casey kararı ile Roe v. Wade[23] kararı stare decisis[24] ilan edilmiştir. Böylece yerleşik içtihat oluşmuş ve neredeyse yarım yüzyıl bu durum korunmuş, fetüsün yaşam hakkı karşısında gebeliğin sonlandırılmasında kadının iradesine muhtariyet tanınmış ve buna aykırı mevzuatın geçersiz olduğuna hükmedilmiştir.

5 Dobbs v. Jackson Women’s Davası

5.1 Fetüsün Yaşam Hakkı Bağlamında İkinci Dönüm Noktası

Kürtaj hakkının common law ile açık olarak tanındığı hukuki ortamda Mississippi Eyaleti yasama organı, kürtaja ilişkin kısıtlayıcı hükümler içeren Gebelik Yaşı Kanunu’nu[25] kabul etmiştir. Bunun üzerine kürtaj kliniği kanunun geçersiz kılınması için yargı yoluna başvurmuştur. Mississippi Valisi ve Mississippi Sağlık Departmanı Müdürüne karşı ikame olunan dava oldukça ilgi uyandırmış ve sürece başka taraflar dahil olmuş, ayrıca ilgili grupların temsilen görüş alınmıştır. Federal Supreme Court önüne gelen bu Dobbs v. Jackson Women’s Health Organization[26] davası ile yaşam hakkı ile özel hayatın gizliliği haklarının yarışması bağlamında Amerikan Amerikan Anayasası yeniden yorumlanmıştır.

5.2 Davanın Konusu ve Nihai Kararda Öne Çıkan Unsurlar

Roe v. Wade ve Planned Parenthood v. Casey kararları uyarınca federe devletlerin kürtajı 25’inci haftaya kadar yasaklayamayacağı ilkesi karşısında Mississippi Eyaleti'nin Gebelik Yaşı Kanunu’nun gebeliğin ancak 15’inci haftaya kadar sonlandırılabileceğine ilişkin hükmü, dava konusu yapılmıştır. Bununla birlikte kürrtaj yasağının acil tıbbi durumlar dışında sağlık riski, fetal anormallik veya tecavüz ve ensest vakaları dahil istisna öngörülmemiş olması onbeşinci haftayı dolduran gebelikleri sonlandıran sağlık görevlisinin ağır cezai yaptırımlara maruz bırakılmasına ilişkin hükümlerin geçersiz kılınması talep edilmiştir. Zira dava tarihinde kürtaj hakkını yasaklayan mevzuatın yasaklanmasına ilişkin yerleşik içtihat bulunmaktaydı. Bu yasağa aykırı mevzuatın, cezai yaptırıma dayanak olması riski bertaraf edilmek istenmiştir.

Mahkemenin cevap aradığı kritik soru, Amerikan Anayasa'nın doğru anlaşıldığında kürtaj hakkı verip vermediği olmuştur. Ne Casey ne de Roe kararının Anayasa’nın tanıdığı özgürlüklerin kapsamını doğru yorumlamadığı benimsenerek bu kararlardan dönülmüştür. Fetüsün yaşam hakkı olup olmadığı hususunda mahkemenin tarihe geçen deyişiyle: bu konuda karar verme yetkisi halka ve onun seçilmiş temsilcilerine rücu edilmiştir.[27]

6 Dobbs v. Jackson Women’s Kararı Sonrası Hukuki Durum

Dobbs v. Jackson Women’s Health Organization kararı ile gebeliği sonlandırmanın yasaklanmasına ilişkin düzenlemelerin yasaklanmasının kaldırılmasıyla fetüsün yaşam hakkına ilişkin olarak yeni bir dönem başlamış olmaktadır.[28] Böylece hali hazırdaki federe devlet mevzuatı, eyaleti sınırları içerisinde vuku bulan gebelik sonlandırmaya ilişkin olarak yürürlük kazanmış olmaktadır.[29]

Alabama eyaleti, 2019 tarihli İnsan Yaşamı Koruma Kanunu[30] ile kürtajı oldukça kapsamlı biçimde yasaklamaktadır. İnsan yaşamının embriyo döneminde başladığını kabul etmekte, ensest veya tecavüz vakalarını dahi istisna olarak kabul etmemektedir, ancak gebenin sağlığını hayati düzeyde tehdit eden gebeliklerin sonlandırılmasına cevaz vermektedir.

Texas eyaleti mevzuatı,[31] altıncı haftada kalp atışı[32] duyulan fetüsün yaşam hakkının ihlalini hukuki ve cezai yaptırımlara bağlamaktadır. Kürtajı yasaklamanın yanında teşvik, yardım, yataklık edilmesini de yaptırıma bağlamaktadır.

New York eyaleti mevzuatı[33] kürtaj hakkını tanınmaktadır, fetüsün tıbbi yardımla rahim dışında hayatta kalabilecek kadar geliştiği hamilelik aşamasına kadar icra edilen kürtaj yasal kabul edilmektedir. Tıbbi yardımla yaşama imkanı fetüsün nasıl geliştiğine bağlı olmakla birlikte 25’inci haftadan itibaren kürtaj yapılmasının uygun olmadığı düzenlenmektedir.

Fetüsün yaşam hakkı karşısında gebenin özel hayatının gizliliğine üstünlük tanıyan Nevada Eyaleti’nde, 1990 yılında referanduma gidilerekerek kürtaj hakkına ilişkin halkın görüşü alınmıştır. Buna istinaden mevzuat,[34] gebe için tehlike arzetmeyecek ise, lisanlı sağlık görevlisi tarafından gebeliğin 25’inci haftasına kadar fetüsün, rahimden sökülmesine cevaz vermektedir.

Sonuç

Ondokuzuncu yüzyılda fetüsün yaşam hakkının ihlali cinayet olarak kabul edilmemekte ise de bir suç olduğu kabul edilmekte idi. Yirminci yüzyılın sonuna doğru gebeliğin isteğe bağlı sonlandırılabilmesi hakkı common law tarafından kabul edilmiş ve kimi eyalet (New York) mevzuatında ılımlı düzenlemede bulunmuş kimisi ise oldukça kısıtlayıcı düzenlemede bulunmuştur (Texas). Fetüsün yaşam hakkı bağlamında, gebeliğin sonlandırılmasına ilişkin gebenin iradesine muhtariyet verilebilmesinin Amerikan Anayasası’nda yer alan özgürlükler bağlamında mümkün olup olmadığı inceleme konusu yapılmıştır. Anayasa değişiklikleri uyarınca özgürlükler, kimi federe devlet tarafından dar yorumlanmış, kimi yargı makamı tarafından geniş yorumlanmıştır. Bunun yanında common lawun, özgürlüklerin kapsamının belirlenmesinde bireyin özgürlüğünün ve yaşam hakkının başladığı ve bittiği noktaya ilişkin derinleşen incelemelerde bulunmaya devam ettiği görülmektedir. Amerikan yargısı, iki bireyin özgürlüğünün yarıştığı durumda hangisine üstünlük tanınacağı yönünde kendisini söz sahibi olacak kadar yetkin bulmamaktadır. Dobbs v. Jackson Women’s Health Organization kararının tarihe geçen deyimiyle: bu konuda karar verme yetkisini halka ve onun seçilmiş temsilcilerine rücu etmektedir. Rahim dışında döllenme yapılarak suni rahimde fetüsün büyümesine uygun ortamın sağlanabilmesine ilişkin çalışmalar, güvenilir verilere ulaşma arefesindedir. Gebeliğin sonlandırılması hakkından bağımsız olarak, fetüs üzerinde ve organik/suni rahimden doğma sonrası çocuk üzerinde kimin gözetim ve bakım, hak ve yükümlülüğü olacağının tartışılması icap etmektedir. Gebeliğin sonlandırılması hakkı, kadının gebeliğin her tür sonucundan ari olmasına ilişkindir. Gebeliği sonlandırma hakkının kullanılmasına izin verip vermemede korunması tartışılan bağ, sonlandırma kararı ile zedelenmektedir. Bundan sonra yapılacak olan, yaşam taraftarı rejimin iradesini bildiğimiz anlamda ortaya koyma ehliyeti olmayan fetüsün yaşam hakkını güvence altına almaktır. Kanımca insanlığın evrileceği istikamet, kişilerin yarışan yaşam haklarının bir arada var olabileceği, tercihlerini özgürce yaşayabileceği bir ortamı vaadetmektedir.


Dipnotlar


  1. Wanda D. Barfield, “Standard Terminology for Fetal, Infant, and Perinatal Deaths”, Pediatrics, 2016, C. 137, S. 5, sf. e2. ↩︎

  2. Smith v. Gaffard, 31 Ala. 45, 51 (1857); Smith v. State, 33 Me. 48, 55 (1851); State v. Cooper, 22 N. J. L. 52, 52–55 (1849); Commonwealth v. Parker, 50 Mass. 263, 264–268 (1845). ↩︎

  3. Hareketlenmenin tespitinin çocuğun yaşam hakkına müdahalenin tespitinde değerlendirme konusu yapılmış olmasının hareketlenme öncesi döneminde çocuğun insan olmadığı şeklinde anlaşılamayacağı görüşüne ilişkin bkz. Paul Benjamin Linton, “Roe v. Wade and the History of Abortion Regulation”, American Journal of Law & Medicine, 1989, C. 15, S. 2-3, sf. 228-229. ↩︎

  4. John C. Fletcher, Mark I. Evans, “Maternal Bonding in Early Fetal Ultrasound Examinations”, New England Journal of Medicine, 1983, C. 308, S. 7, sf. 392-393 ↩︎

  5. Gebeliğe ilişkin federe ve federal seviyede resmi tanımlamalar ve bildirim zorunlulukları için bkz. Kowaleski J., State Defnitions And Reporting Requirements for Live Births, Fetal Deaths, and Induced Terminations of Pregnancy (1997 Revision), National Center for Health Statistics, Hyattsville 1997. ↩︎

  6. Supreme Court kararlarında da vurgulandığı üzere canlılığın tespitine bilimsel veriler zaman içerisinde farklı cevaplar verebilmektedir, bu sebeple fetüsün karakteristik özelliği olarak görülmesi doğru bulunmamaktadır. Bkz. Dobbs v. Jackson Women’s Health Organization 142 S. Ct. 2228 §2238. ↩︎

  7. Dönemin önde gelen hukukçusu Coke şu şekilde ortaya koymaktadır: "the childe be born alive, and dieth of the potion, battery, or other cause, this is murder: for in law it is accounted a reasonable creature, in rerum natura, when it is born alive." Edward Coke, Third Institute of the Laws of England, 1644, sf. 50, Aktaran David Ormerod, Karl Laird, Smith, Hogan, and Ormerod's Text, Cases, and Materials on Criminal Law, Oxford 2017, sf. 149. Bu kriter, ebelerin sorumluluğunun tespitinde de dikkate alınmaktaydı. Ibid. ↩︎

  8. Dönemin yargı kararlarında kocanın karıyı dövmesi sonucu bebeğin düşmesinin cinayete sebebiyet verip vermeyeceği tartışma konusu olmaktadır. Ibid. ↩︎

  9. Müellifin kişinin yaşam hakkını şu sözleri ile ifade etmektedir: “[T]he person killed must be "a reasonable creature in being and under the king's peace," at the time of the killing.... To kill a child in its mother's womb, is now no murder, but a great misprision: but if the child be born alive, and dieth by reason of the potion or bruises it received in the womb, it seems, by the better opinion, to be murder in such as administered or gave them.William Blackstone, “Commentaries on the Laws of England, (Thomas Mclntyre Cooley Ed.), C. 4, Clark 2012, sf. 198. ↩︎

  10. Smith v. Gaffard, 31 Ala. 45, 51 (1857); Smith v. State, 33 Me. 48, 55 (1851); State v. Cooper, 22 N. J. L. 52, 52–55 (1849); Commonwealth v. Parker, 50 Mass. 263, 264–268 (1845). ↩︎

  11. Abrams v. Foshee, 3 Iowa (Coles) 273, 278-80 (1856); Smith v. State, 33 Me. 48, 55 (1851); Commonwealth v. Parker, 50 Mass. (9 Met.) 263, 264-68 (1845); People v. Sessions, 58 Mich. 594, 596, 26 N.W. 291, 293 (1886); State v. Cooper, 22 N.J.L. 52, 53-58 (1849). Smith v. Gaffard 31 Ala. 45, 51 (1857); State v. Reed, 45 Ark. 333, 334-36 (1885); Eggart v. State, 40 Fla. 527, 532, 25 So. 144, 145 (1898); Mitchell v. Commonwealth, 78 Ky. 204, 205-10 (1879); Commonwealth v. Bangs, 9 Mass. 386, 387 (1812); State v. Emerich, 13 Mo. App. 492, 495-98 (1883); Evans v. People, 49 N.Y. 86, 88 (1872). ↩︎

  12. James Witherspoon, “Reexamining Roe: Nineteenth-Century Abortion Statutes And The Fourteenth Amendment”, 1985, St. Mary's Law Journal, S. 17, sf. 29-33. Aktaran Paul Benjamin Linton, ”Roe v. Wadeand the History of Abortion Regulation”, American Journal of Law & Medicine, 1989, C. 15, S. 2-3, sf. 230. Amerikan hukukunda kürtajın yer almasına ilişkin tarihi inceleme için ayrıca bkz. Roe v. Wade, 410 U.S. 113, 136 (1973). ↩︎

  13. US Constitution 14th Amendment bölümleri için bkz. https://constitution.congress.gov/constitution/amendment-14/ (Erişim Tarihi: 23.05.2024). ↩︎

  14. Amerikan hukukundaki “gizlilk hakkı” terimi Kıta Avrupası’nda “özel hayatın gizliliği hakkı” olarak karşılık bulmaktadır. Genel anlamda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 8 ile koruma altına alınmıştır. Konumuz bağlamında Amerikan metinlerinde “privacy right” olarak geçen hukuki terime, çalışmada “özel hayatın gizliliği” olarak yer verilmektedir. ↩︎

  15. Yargıç Rehnquist, fetüsün yaşam hakkı hakkında gebeye tanınan muhtariyetin dayandırıldığı 14’üncü Değişikliği kaleme alan yasama organın dahi bu ihtimali düşünmemiş olduğu görüşünü muhalefet şerhinde ifade etmektedir. Roe v. Wade, 410 U.S. 113, 136 (1973). ↩︎

  16. Bkz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı, Brüggemann ve Scheuten/Almanya, Başvuru no: 6959/75 (HUDOC VERİ TABANI). ↩︎

  17. Roe v. Wade, 410 U.S. 113, 136 (1973). Bu dava öncesinde Federe mahkemeler Anayasanın kürtaj hakkını yasakladığına hükmetmekteydi: Nelson v. Planned Parenthood Center of Tucson, Inc., 19 Ariz. App. 142, 144, 505 P.2d 580, 582 (1973); Cheaney v. State, 259 Ind. 138, 140-47, 285 N.E.2d 265, 267-70 (1972); Sasaki v. Commonwealth, 485 S.W.2d 897, 901-03 (Ky. 1972), vacated and remanded, 410 U.S. 951 (1973); Rodgers v. Danforth, 486 S.W.2d 258, 259 (Mo. 1972); Thompson v. State, 493 S.W.2d 913, 917-20 (Tex. Crim. App. 1971), vacated and remanded, 410 U.S. 950 (1973); State v. Munson, 86 S.D. 663, 201 N.W.2d 123 (1972), vacated and remanded, 410 U.S. 950 (1973). Bkz. Linton sf. 231. ↩︎

  18. Amerikan hukuk sisteminin mahkeme yapılanmasına ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. https://www.uscourts.gov/about-federal-courts/court-role-and-structure (Erişim Tarihi: 23.05.2024). ↩︎

  19. Oldukça eleştiri konusu olan kararda dikkat çekilen bir husus da kürtaja başvuranlar çoğunlukla Afrikalı-Amerikan kesimden olmaktadır. Bkz. Katherine Kortsmit, Michele G. Mandel, Jennifer A. Reeves, “Abortion Surveillance-United States, 2019”, Surveillance Summaries, C. 70, S. 9, sf. 20. Roe v. Wades davasından yıllar sonra görülen Dobbs v. Jackson’s Women davasında, mahkemenin amici curiae aldığı görüşte, kürtajın bu seviyede desteklenmesinin nüfus demografisinde Afrikalı-Amerikan varlığının baskın olmasının önüne geçme amacı taşıdığı ileri sürülmüştür. Bkz. Dobbs v. Jackson’s Women dava dokumanları içerisinde Dobbs v. Jackson’s Women Brief For Amici Curiae Africanamerican, Hispanic, Roman Catholic And Protestant Religious And Civil Rights Organizations And Leaders Supporting Petitioners (26.07.2021). Kadına atfedilen annelik rolünün onun sosyal hayattaki konumunu domine ederken, annelik döneminde kadına yeterince destek sağlanması yönündeki düzenlemelerin yetersiz oluşunun kürtaj meselesini halen Amerika’nın gündeminde tutuyor oluşuna dikkat çeken görüş için bkz. Reva Siegel, “Reasoning from the Body: A Historical Perspective on Abortion Regulation and Questions of Equal Protection”, Stanford Law Review, 1992, C. 44, S. 2, sf. 347-368. ↩︎

  20. Planned Parenthood v. Casey davasında, Roe v. Wades kararının –örneğin- gebeliğin trimestırlara bölünerek hukuki rejiminin belirlenmesi görüşü korunmamıştır. ↩︎

  21. Planned Parenthood of Southeastern Pennsylvania v. Casey, 505 U.S. 833 (1992). ↩︎

  22. The Pennsylvania Abortion Control Act of 1982. Bu kanun halen kısmen yürürlüktedir. ↩︎

  23. Roe v. Wade, 410 U.S. 113, 136 (1973). ↩︎

  24. Amerikan yargısı, geçmişte verilen bir karardaki belirlenen saptamaların korunmasına ve korunan karara bundan böyle verilecek kararlarda uyulacağına karar verilmesini stare decisis doktrini ile ortaya koymaktadır. Stare decisis, hukuki öngörülebilirlik ve hukukun üstünlüğü ilkelerine hizmet etmektedir. Bkz. Randy J. Kozel, “Stare Decisis as Judicial Doctrine”, Washington and Lee Law Review, C. 67, S. 2, sf. 464. İlgili kararın etkinliği bakımından, stare decisisin Türk hukukundaki içtihadı birleştirme kararına benzetilmesi mümkündür. ↩︎

  25. 2019 Mississippi Code Title 41 - Public Health Chapter 41 - Surgical or Medical Procedures; Consents Gestational Age Act § 41-41-191.. United States Code (Amerika Birleşik Devletleri Kanunu) kanunlarının toplandığı üst başlıktır. Kanunun (Code) her bir başlığı (title) subtitle, chapter, subchapter, part, subpart, section olarak alt ayırımlar şeklinde düzenlenmektedir. Section ise subsection, paragraf, subparagraf, clause, subclause, item olarak alt başlıklandırılmaktadır. Mevcutta United States Code 54 başlıktan oluşmaktadır. https://uscode.house.gov/detailed_guide.xhtml (Erişim Tarihi: 23.05.2024). Mississippi Eyaleti de bu doğrultuda hareket etmektedir. ↩︎

  26. Dobbs v. Jackson Women’s Health Organization 142 S. Ct. 2228. ↩︎

  27. Tarihi söylem için bkz. Dobbs v. Jackson Women’s Health Organization 142 S. Ct. 2228, §2244-2285.Türk doktrini tarafından yapılan karara yönelik eleştiriler için bkz. Eda Gülsüm Karasaç, “Ceninin Yaşama Hakkı”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2022, C. 71, S. 3, sf. 1062, dipnot 43. ↩︎

  28. Bununla birlikte ABD, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne taraf değildir. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin fetüsün yaşam hakkının korunmasına ilişkin net görüş sergilememesinin, kürtaj taraflarlarının savını güçlendireceği endişesi ile ABD hükümetlerinin bu sözleşmeye taraf olmadığı yönündeki görüşün aktarımı için bkz. Fikret Yaman, “Çocuk Hakları Sözleşmesine Taraf Olmayan Ülke: Amerika Birleşik Devletleri”, Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 2022, C. 22, S. 55, sf. 389. ↩︎

  29. Amerika Birleşik Devleti’nin 50 eyaletinin kürtaj yasağına ilişkin genel bilgi içeren harita için bkz. https://reproductiverights.org/maps/abortion-laws-by-state/ (Erişim Tarihi: 24.05.2024). Eyaletlerin mevzuatları için münferit mevzuat kaynaklarına başvurmak gerekmektedir. ↩︎

  30. Alabama The Human Life Protection Act, House Bill 314 (HB 314) [2019]. ↩︎

  31. Texas Health and Safety Code Tıtle 2. Health Subtitle H. Public Health Provisions Chapter 170a. Performance of Abortion. ↩︎

  32. Kalp atışı, Texas mevzuatında canlılığın (vitality) tespitinde dikkate alınan bir kriterdir ancak Supreme Court kararlarında da vurgulandığı üzere canlılığın tespitine bilimsel veriler zaman içerisinde farklı cevaplar verebilmektedir, bu sebeple fetüsün karakteristik özelliği olarak gmrülmesi doğru bulunmamaktadır. Bkz. Dobbs v. Jackson Women’s Health Organization 142 S. Ct. 2228 §2238. ↩︎

  33. 2019 tarihli New York Reproductive Health Act. ↩︎

  34. Nevada Revised Statutes, Chapter 442 - Maternal And Child Health. ↩︎

Kaynakça

Basılı Eserler

Barfield, Wanda D.; “Standard Terminology for Fetal, Infant, and Perinatal Deaths”, Pediatrics, 2016, C. 137, S. 5, e1-e5.

Blackstone, William; “Commentaries on the Laws of England, (Thomas Mclntyre Cooley Ed.), C. 4, Clark 2012.

Fletcher, John C., Mark I. Evans; “Maternal Bonding in Early Fetal Ultrasound Examinations”, New England Journal of Medicine, 1983, C. 308, S. 7, sf. 392-393.

Karasaç, Eda Gülsüm; “Ceninin Yaşama Hakkı”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2022, C. 71, S. 3, sf. 1051-1097.

Kortsmit, Katherine, Michele G. Mandel, Jennifer A. Reeves; “Abortion Surveillance-United States, 2019”, Surveillance Summaries, C. 70, S. 9, sf. 1-29.

Kowaleski, J.; State Defnitions And Reporting Requirements for Live Births, Fetal Deaths, and Induced Terminations of Pregnancy (1997 Revision), National Center for Health Statistics, Hyattsville 1997.

Kozel, Randy J.; “Stare Decisis as Judicial Doctrine”, Washington and Lee Law Review, C. 67, S. 2, sf. 411-466.

Linton, Paul Benjamin; “Roe v. Wade and the History of Abortion Regulation”, American Journal of Law & Medicine, 1989, C. 15, S. 2-3, sf. 227-233.

Ormerod, David, Karl Laird; Smith, Hogan, and Ormerod's Text, Cases, and Materials on Criminal Law, Oxford 2017.

Siegel, Reva; “Reasoning from the Body: A Historical Perspective on Abortion Regulation and Questions of Equal Protection”, Stanford Law Review, 1992, C. 44, S. 2, sf. 261-381.

Witherspoon, James; “Reexamining Roe: Nineteenth-Century Abortion Statutes And The Fourteenth Amendment”, 1985, St. Mary's Law Journal, S. 17, sf. 29-78.

Yaman, Fikret; “Çocuk Hakları Sözleşmesine Taraf Olmayan Ülke: Amerika Birleşik Devletleri”, Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 2022, C. 22, S. 55, sf. 377-398.

Elektronik Kaynaklar

https://constitution.congress.gov/constitution/amendment-14/ (Erişim Tarihi: 23.05.2024).

https://www.uscourts.gov/about-federal-courts/court-role-and-structure (Erişim Tarihi: 23.05.2024).

https://uscode.house.gov/detailed_guide.xhtml (Erişim Tarihi: 23.05.2024).

https://reproductiverights.org/maps/abortion-laws-by-state/ (Erişim Tarihi: 24.05.2024).

Kararlar

Abrams v. Foshee, 3 Iowa (Coles) 273, 278-80 (1856)

Brüggemann ve Scheuten/Almanya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Başvuru no: 6959/75

Cheaney v. State, 259 Ind. 138, 140-47, 285 N.E.2d 265, 267-70 (1972)

Commonwealth v. Bangs, 9 Mass. 386, 387 (1812)

Commonwealth v. Parker, 50 Mass. 263, 264–268 (1845)

Dobbs v. Jackson Women’s Health Organization 142 S. Ct. 2228

Eggart v. State, 40 Fla. 527, 532, 25 So. 144, 145 (1898)

Evans v. People, 49 N.Y. 86, 88 (1872)

Mitchell v. Commonwealth, 78 Ky. 204, 205-10 (1879)

Nelson v. Planned Parenthood Center of Tucson, Inc., 19 Ariz. App. 142, 144, 505 P.2d 580, 582 (1973)

People v. Sessions, 58 Mich. 594, 596, 26 N.W. 291, 293 (1886)

Planned Parenthood of Southeastern Pennsylvania v. Casey, 505 U.S. 833 (1992)

Rodgers v. Danforth, 486 S.W.2d 258, 259 (Mo. 1972)

Roe v. Wade, 410 U.S. 113, 136 (1973)

Sasaki v. Commonwealth, 485 S.W.2d 897, 901-03 (Ky. 1972), vacated and remanded, 410 U.S. 951 (1973)

Smith v. Gaffard, 31 Ala. 45, 51 (1857)

Smith v. State, 33 Me. 48, 55 (1851)

State v. Cooper, 22 N. J. L. 52, 52–55 (1849)

State v. Emerich, 13 Mo. App. 492, 495-98 (1883)

State v. Munson, 86 S.D. 663, 201 N.W.2d 123 (1972), vacated and remanded, 410 U.S. 950 (1973)

State v. Reed, 45 Ark. 333, 334-36 (1885)

Thompson v. State, 493 S.W.2d 913, 917-20 (Tex. Crim. App. 1971), vacated and remanded, 410 U.S. 950 (1973)

Lexpera Blog’da yayımlanan yazılar, yazarlarının görüşlerini ifade eder. Lexpera Blog’da bir yazıya yer verilmesi, o yazıda savunulan görüşlerin On İki Levha Yayıncılık tarafından benimsendiği anlamına gelmez. Yazılar, bilgi amaçlı olup, hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliği taşımamaktadır.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve diğer mevzuat hükümlerine aykırı ve bilimsel yazma etik kurallarını aşan iktibaslar konusunda yazarların ve On İki Levha Yayıncılık’ın rızası bulunmamaktadır.