Lexpera Blog

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruyu Zorlaştıran İçtüzük Değişiklikleri

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruyu Zorlaştıran İçtüzük Değişiklikleri 1 Ocak 2019 Tarihinden İtibaren Uygulanmaya Başlayacak ve Başvurular Yeni Formla Yapılacak

6 Kasım 2018 tarih ve 30587 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi (AYM) İçtüzük değişiklikleri, bireysel başvuru yolunun kullanılmasına yönelik olarak çok sayıda yeni düzenleme getirmektedir[1]. Genel olarak, bireysel başvuru yolunun kullanılmasında uyulması gereken şekil şartlarının ağırlaştırıldığı söylenebilir. 01 Ocak 2019 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayacak bu ağırlaştırılmış şekil şartlarına dikkat edilmesi, bireysel başvuruların kabuledilebilirliği bakımından elzemdir. Bu şekil şartlarına aykırı başvuruların AYM tarafından reddedilmesi muhtemeldir.

Yeni Bireysel Başvuru Formu

Bu bağlamda en önemli değişiklik, bireysel başvuruların bizzat AYM tarafından hazırlanan ve İçtüzük değişikliklerinin ekinde (ve AYM’nin internet sitesinde) yayımlanan “pdf” formatındaki Bireysel Başvuru Formu’nun kullanılması zorunluluğudur. İçtüzüğün 63 (1). Maddesinin orijinal halinde, bireysel başvurunun AYM tarafından hazırlanan forma “uygun olarak” yapılabileceği düzenlenmişti. Buna göre, şeklen AYM’nin hazırladığı forma uygun olmakla birlikte Word belgesi olarak düzenlenen ve dolayısıyla sayfa düzeni açısından daha uygun ve anlaşılabilir dilekçeler hazırlanabilmekteydi. Bundan böyle ise, İçtüzüğün 63 (1). Maddesinde yapılan değişiklik uyarınca ancak AYM tarafından hazırlanan ve “yayımlanan başvuru formu kullanılarak” yapılabilecek. Bu Formun üzerinde oynanması, satır aralıklarının genişletilmesi, bu Formun başta Word kelime işlemci olmak üzere başka formatlara dönüştürülerek kullanılması mümkün olmayacak.Bununla birlikte, özellikle Dilekçenin “Açıklamalar” kısmında yazılacak hususların (ki başvurunun esas kısmıdır) zengin metin formatında hazırlanıp Word programından kopyalanarak dilekçeye yapıştırılması mümkün.

Form, AYM sitesinden indirildikten sonra Adobe Acrobat Reader programının en son versiyonlarıyla doldurulabiliyor. İndirildikten sonra Formun açılması zaman alabiliyor.

Yeni Formun, bireysel başvuru yoğunluğunu/iş yükünü azaltmaya yönelik olarak tasarlandığı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) 2014 yılından bu yana kullandığı ve 2016 yılında son halini verdiği formdan esinlendiği söylenebilir. Bilindiği üzere, AYM/AİHM’e yapılan başvuruların reddedilmesinde usulüne göre hazırlanmayan dilekçeler en büyük kalemi oluşturuyor. Şeklen hatalı yapılan başvurular, AYM/AİHM’in iş yükünü arttırıp genel olarak sistemin verimliliğinin düşmesine yol açıyor.
Kısacası, yeni başvuru formunun kullanılması zorunlu. Bu Form dışında bir başka formatta hazırlanan dilekçeler kabul edilmeyeceği gibi Formun eksik ya da hatalı doldurulmasının başvurunun reddedilmesiyle sonuçlanması yüksek olasılık. Elbette, Formun doldurulmasında bir hata ya da eksiklik görüldüğünde AYM, başvuruculara bu hatayı düzeltmesi veya eksikliği tamamlanması için 15 günlük süre tanıyacak.

Yeni Formda bireysel başvuruyu zorlaştıran çeşitli sorunlar bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, başvuruya eklenecek belgeler listesi için sınırlı bir yer ayrılmasıdır. Sayabildiğimiz kadarıyla maksimum 18 belgelik bir liste için yer ayrılmıştır. Oysa bireysel başvuruya konu olan vakıalara ve derece makamları önündeki süreçlere ilişkin belge sayısı çok daha fazla olabilir. Formda belgeler listesi için sınırlı sayıda yer ayrılması, başvurucuları hangi belgeleri kullanacakları ve AYM’ye sunacakları hususunda zorlayabilir. Gerçi, AYM bireysel başvuru dilekçelerinin ekinde verilen belgelerin ortalama 15'i geçmiyor oluşu, bu endişemizi azaltmaktadır. Ayrıca, çok gerekli olduğunda, belgeler listesi için ayrılan kısmın iki sütuna bölünerek kullanılması mümkündür. Bir not olarak ekleyelim ki AİHM resmi başvuru formunda, belgeler listesi için 25 belgelik bir yer ayrılmıştır. Ayrıca, AYM formunda belgeler listesine dilekçenin başında yer verilmiştir. Başvurucunun daha adı soyadı yazılmadan belgeler listesinin dilekçede yazılacak olması biraz garip olmakla birlikte AYM dosya inceleme kolaylığı bakımından böyle bir tarzı benimsemiş. Zira birden fazla başvurucu olması halinde, birden fazla ilk sayfa olmasından ötürü karmaşıklık meydana gelebilir. Yine bir not olarak ekleyelim ki AİHM formunda belgeler listesi, dilekçenin sonundadır.

Bilindiği üzere AYM-AİHM bireysel başvurularında belgeler başvurucu tarafından dilekçeyle beraber bir dizi pusulasına bağlanarak sunulur. Dolayısıyla belgeler listesinin düzenli şekilde hazırlanması, bireysel başvurunun akıbeti bakımından önemli sonuçlar doğurabilmektedir. Görüldüğü üzere, AYM/AİHM dilekçeleri, Türk hukukçularının alıştığı dava dilekçesinden çok daha farklı formda kurgulanmak ve hazırlanmakta olup bireysel başvuruların büyük oranda şekil sebebiyle reddedilmesinde bu mahkemelerin istediği formatta ve içerikte hazırlanamamış dilekçelerin önemli katkısı bulunmaktadır.

Yeni Başvuru Formunda, başvuruya temel olan vakıalar ile derece makamlarının kararlarının özetlendiği bir kısım (“Açıklamalar/A” kısmı) ile bu süreçte hangi hakların hangi nedenle ihlal edildiğinin ileri sürüleceği bir kısım (“Açıklamalar/C” kısmı) bulunmaktadır. Bütün kısımlar için ikişer sayfa ayrılmış olup satır ve karakter sayısı belirlenmiştir. Bununla beraber, AYM Dilekçe Formatında bu kısımlara ayrılan sayfaların altında yer alan “sayfa ekle” botunu tıklanarak bu kısımların sayfa sayısının arttırılması mümkündür. Bu yolla matbu Formun başvuruya temel olan vakıalar ile derece makamlarının kararlarının özetlendiği “Açıklamalar/A” kısmı ile hangi hakların hangi nedenle ihlal edildiğinin ileri sürüleceği “Açıklamalar/C” kısmı toplam 8 sayfaya kadar arttırabilmekte, yani Dilekçe maksimum 13 sayfaya uzayabilmektedir. Bu yönüyle AYM resmi başvuru Formunun AİHM başvuru Formuna göre (AİHM formunda olaylar kısmı için 3, hukuki argümanlar kısmı için 2 sayfa ayrılmıştır) başvurucuların dertlerini anlatabilmesi açısından daha isabetli olduğu söylenebilirse de, AİHM sisteminde başvurucuların resmi formattaki dilekçelerinin yanında 20 sayfaya kadar ek dilekçe verebilmeleri imkanının AYM sisteminde tanınmaması yerinde olmamıştır. Bununla birlikte, AYM İçtüzüğü gereği özet eklenmesinin mümkün olup olmadığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Nihai olarak, AYM’ye bireysel başvuru yolunu kullanan kişilerin bütün argümanlarını toplam 8 sayfa içerisinde temellendirmeleri ve ileri sürmeleri gerekmektedir.

Buna karşılık, vakıaların ve derece makamları önündeki süreçlerin anlatıldığı “Açıklamalar/A” kısmındaki satırların, her bir olay ya da kararın tarihinin ayrıca belirtilmesi için kısaltılması pek anlamlı olmayan değişiklik olarak göze çarpmakta. Zaten vakıaların ve derece makamlarının kararlarının tarihlerini belirtmek gerekliliği “Açıklamalar” kısmının üstünde belirtildiği için, ayrıca satırların kısaltılmasına gerek yoktu. Başvuru dilekçelerinde derece makamlarının kararların tarihlerinin yazımında ciddi bir eksiklik olmalı ki AYM başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların tarih sırasına göre yazılmasını bir başvuru koşulu olarak İçtüzük normu haline getirmiş (md. 59 (2/f)). Aynı konudaki önceki düzenlemede sadece “başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar” ibaresiyle yetinilmişti.

Yeni Formda, başvuru yollarının tüketilme safahatını gösteren kısma da yer verilmemiştir. Zira, yukarıda vurgulandığımız üzere, başvuru yollarının tüketilme aşamaları bundan böyle Dilekçenin “Açıklamalar/A” kısmında, maddi vakıalarla birlikte aktarılacaktır. Bunun da, hem başvurunun hikayeleştirilmesini kolaylaştırması hem de tekrarların önlenmesi açısından faydalı bir değişiklik olduğu söylenebilir.

Başvurucuların Kimlik Bilgilerine İlişkin Değişiklikler

6 Kasım 2018 tarih ve 30587 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi (AYM) İçtüzük değişikliklerinin bir kısmı, başvuruda bulunacak kişilerin kimlik bilgilerine yönelik değişikliklerden müteşekkildir. Bu bağlamda gerçek kişi başvurucular için ana baba adının belirtilmesi, tüzel kişi başvurucular için ise Merkezi Sicil Kayıt Sistemi numarası (MERSİS numarası yoksa vergi numarası veya kayıtlı olduğu sicil ve numarası) bilgisinin verilmesi yükümlülüğü getirilmiştir. Tabi tüzel kişi başvurucular bakımından tüzel kişiyi temsile yetkili kişinin bilgilerinin paylaşılması da halen aranan bir gereklilik olduğu gibi bu konuda sunulması gereken belgenin güncel olması zorunluluğu İçtüzüğe bir norm olarak eklenmiş. Bireysel başvuru formunda olması gereken bilgileri düzenleyen İçtüzük md. 59 (2) hükmünde yapılan söz konusu değişikliklerle, özellikle isim karışıklığına yol açan hatalı, yetkisiz veya sahte başvuruların önüne geçilmek istenmektedir. Zira AYM önüne isim benzerliğinden yararlanıp gerçekte mağdur olmayan kişiler adına yapılmış başvurularla karşılaşılmıştı. AYM bu tip başvuruları tespit ettiğinde hakkın kötüye kullanıldığı kanaatiyle başvuruyu reddettiği gibi idari para cezasına da hükmetmektedir.[2]

Aynı endişenin uzantısı olarak AYM artık başvurucuları temsil eden avukatların yazışma adresleri ile hangi baroya kayıtlı olduklarını ve sicil numaralarını bildirmelerini isteyecek. Bu değişikliklerin, AYM’den yapılacak tebligatların muhataba zamanında ulaşmasını, yazışmalar sırasında avukatların olası isim benzerliğinden kaynaklanabilecek karışıklıkların önüne geçilmesi ve hakkın kötüye kullanılmasından ötürü idari yaptırıma çarptırılan avukatların cezalarının bağlı oldukları baroya bildirilmesini kolaylaştıracağı öngörülmektedir.

Bu noktada, İçtüzükte yapılan bir değişiklikle kimlik belgelerinin sunulmasına ilişkin ciddi bir kolaylık getirildiği görülmektedir. Avukatla vasıtasıyla yapılan başvurularda, başvurucuyu temsile yetkili olunduğuna dair mevzuata uygun belgenin sunulması (çoğu halde vekâletname) gerekli ve yeterlidir. Bunun dışında, başvurucunun kimliğini ispata yarayan bir başka belge aranmayacaktır (İçtüzük md. 59 (3/a)). Oysa eski düzenlemede AYM, avukatın vekâletnamesi olmasına rağmen ısrarla onaylı nüfus kağıdı örneği aramakta, bu durum aşırı külfet getirmekteydi. Benzer şekilde, başvuru bizzat yapıldığından da başvurucunun kimliğini tespitine yarayacak herhangi bir resmi belgenin onaylı örneği yeterli olacak; bu resmi belgenin zorunlulukla nüfus kağıdı olması aranmayacaktır (İçtüzük md. 59 (3/c)).

Formun Doldurulmasında Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Hususlar

İçtüzük değişikliklerinin getirdiği ve dilekçenin esasıyla ilgili önemli yeniliklerin başında, hangi hakkın hangi nedenle ihlal edildiği ile bu iddiaya yönelik gerekçeler ve delillere ilişkin özlü açıklamalar kısmında başvurucunun bireysel başvuru kapsamındaki “güncel ve kişisel” mağduriyetini göstermesi gerekliliğidir gelmektedir (İçtüzük md. 59 (2/d)). Önceki başvuru formunda, güncel ve kişisel mağduriyet kısmı ayrı bir kategoriydi ve dilekçede tekrarlara yol açıyordu. Bu noktada, başvurucuların (ve avukatlarının) ihlal edildiği iddia edilen temel haklar ve bunlara ilişkin açıklamalarını birbiriyle ilişkilendirerek ayrı ayrı yapılması gerekliliği Formun hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken husus olarak İçtüzük metninde kendine yer bulmuştur (İçtüzük md. 50 (2/e)). Burada başvurucuların anayasal haklar rejimi açısından her hak özelinde hukuki argümantasyon geliştirmesi gerek. Buna göre, başvurucuların, hangi temel hakkın hangi konuları içerdiğini, nasıl bir sınırlandırma rejimine tabi olduğunu, AYM ve AİHM’in o hak ve konuya ilişkin içtihadi standartlarına hakim olması, bunları dilekçesinde somut olaya uygulaması beklenmekte. Karman çorman, olaylar ve hak ihlali iddiaları iç içe geçmiş, akla gelen bütün hakların altı doldurulmadan zikredildiği karmaşık ve düzensiz dilekçeler AYM tarafından resen anlamdırılmama ve dolayısıyla kabul edilmeme riskiyle karşı karşıya.

Formun doldurulmasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus, başvuruda ileri sürülen “hak ihlali iddialarını temellendirecek belgelerin onaylı örneklerinin” dilekçeye eklenmesi[3]. Yani dizi pusulasında numaralanıp zikredilen belgeler onaylı suretlerden oluşmalı. Önceki düzenlemede, onaylı suretlere izin verilmişse de belgelerin asılları özellikle vurgulanmaktaydı. Başvuru Dilekçesine belgelerin asıllarının ya da onaylı örneklerinin eklenmesi meselesi, özellikle başvuru süresinin kısalığı karşısında, başvuruculara (ve avukatlarına) aşırı külfet getiriyor. AYM dosya safahatını UYAP üzerinden kendisi zaten kontrol ettiği için, belgelerin orijinalinin veya onaylı örneklerinin eklenmesi yönünde bir külfetin başvuruculara yüklenmesi makul değildir. Nitekim, avukatların bireysel başvuru usulünde en çok yakındıkları konuların başında onaylı belge sunma zorunluluğu gelmektedir. AYM’nin yeni değişikle belgelerin asıllarına pek vurgu yapmaması isabetlidir ancak yeterli değildir. AİHM sisteminde olduğu üzere, Adalet Bakanlığı mütalaası veya AYM’nin UYAP kontrolü sonrasında başvurucuların sundukları belgelerin geçerliliği/otantikliği hususunda bir şüphe gündeme gelmedikçe, belgelerin normal fotokopisinin kabul edilmesi gerekir. Gerçi, son iki yılda AYM bu konudaki takıntılı uygulamasından vazgeçmiş ve avukatlar tarafından yapılan “aslı gibidir” damgalı suretleri hatta hiçbir resmi onay içermeyen belge suretlerini kabul etmeye başlamıştı. Ancak İçtüzük md. 59 (3)’te yapılan değişiklikle “başvuru formuna aşağıdaki belgeler ya da onaylı örnekleri eklenir” cümlesinin “başvuru formuna aşağıdaki belgelerin ya da onaylı örneklerinin eklenmesi zorunludur” haline getirilmesi, AYM’nin onaylı suret konusunda tekrar takıntılı bir tavra dönebileceğine işaret etmektedir. Böyle bir olası eğilim, yeni bir bürokratik çile dönemi yaşanmasına yol açabilir. Zira AYM onaylı belgeden ne anlaşılması gerektiğini de İçtüzük’te açıkladı: “mevzuat gereği suret çıkarma yetkisi bulunan kişi veya makamlar” (md. 60 (1)). Avukatların Avukatlık Kanunundan kaynaklanan “aslı gibidir” çıkarma yetkisi bazı durumlarda yeterli olabilecekse de çoğu belge için bu yetki kanunen yeterli olmayacağından[4] başvurucuların aşırı masraf ve bürokratik külfete maruz kalacakları açıktır. Örneğin özellikle mahkeme evraklarının onaylı suretlerinin çıkartılması yetkisinin kalem müdürlüklerinde olduğu[5] göz önünde bulundurulduğunda, yapılan değişikliklerin istenen kolaylığı sağlamaya yeterli olmadığı gibi başvuru yapmayı aşırı güçleştireceği öngörülebilir.

Formun doldurulmasında kısmi bir yenilik olarak, özellikle 30 günlük başvuru süresini yapmak bakımından önem arz eden nihai işlem ya da kararın öğrenme tarihinin dilekçede belgesiyle beraber bildirilmesi yükümlülüğünü hatırlatılabilir. Önceki formda bu konuda tebliğ/tebellüğ tarihi ve belgesinin bildirilmesi aranmaktaydı. Ancak Türk hukukunda bütün yargı kararları ilgilisine tebliğ edilmediği için uygulamada bu kısım 30 günlük başvuru süresinin başlangıç anıyla ilgili tereddütler çıkartmaktaydı. AYM pratiğinde zaten nihai kararın herhangi bir şekilde başvurucu veya vekilince öğrenilmesini bireysel başvuru süresinin işlemeye başlaması için yeterli sayılmaktaydı[6]. Yani İçtüzük değişikliği, temelde AYM standartlarının Başvuru Formuna yansıtılmasından ibarettir.

Formun doldurulmasında önemli bir yenilik olarak, başvurucuların derece yargılama safhalarında verdikleri dilekçeleri veya onaylı suretlerini sunma yükümlülüğüne değinilmelidir (md. 59 (3/g)). Normalde zaten başvurucuların Dilekçelerinin maddi vakıaları açıkladıkları kısımda (“Açıklamalar/A”) derece yargılamaları/kanun yolları safhalarında iddialarının dile getirdikleri dilekçelerini veya onaylı suretlerini belge numarası vererek sunması gerekmektedir. Zira bu dilekçeler, başvurucuların derece yargılaması aşamalarında üzerlerine düşen ve bireysel başvuruyu etkileyebilecek yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin ispatına yaramaktadır. Örneğin, bir hak ihlali iddiasını ileri sürebilmek için derece mahkemesi önünde yapılması gereken itiraz gibi… Kaldı ki, derece makamları önünde hak ihlali iddialarının en azından dile getirilmesi, başvuru yollarının tüketilmesi koşulunun karşılanması bakımından zorunludur. Dolayısıyla, derece mahkemelerine verilen dilekçelerin AYM’ye sunulması, başvurucuların başvuru yollarını usulüne göre tüketip tüketmediğini de gösterecektir.

Başvuruculara yüklenen yeni bir yükümlülük olarak, başvuru formunda belirtilen bilgilerde ve başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik meydana geldiğinden bu hususun AYM’ye bildirilmesi gerekliliği burada mutlaka vurgulanmalıdır. Normalde başvuruyla ilgili olabilecek veya başvurunun akıbetini etkileyebilecek değişikliklerin/gelişmelerin bildirilmesi yükümlülüğü zaten aranmaktadır; o kadar ki, bu yükümlülüğe aykırılık bireysel başvuru hakkının kötüye kullanılması sayılarak başvurunun reddine yol açmaktadır[7]. Yeni Başvuru Formunun önemine binaen bu konuda İçtüzükteki hüküm kuvvetlendirilmiştir.

Bu vesileyle İçtüzük md. 83 (1) hükmünde yapılan değişiklikle bireysel başvurunun kötüye kullanılması yasağına ilişkin yetkinin açımlandığını ekleyelim. Buna göre, AYM bir başvuruya ilişkin olarak yaptığı incelemenin herhangi bir aşamasında başvurunun kötüye kullanıldığını tespit ettiğinde, başvuruyu reddedebilir. Aslında AYM zaten uygulamada bireysel başvurunun kötüye kullanılması yasağını bu şekilde dikkate almakta ve sık sayılabilecek oranda başvuruları reddedip para cezası vermektedir. Düzenlemenin bu şekilde ayrıntılandırılmasıyla AYM, dosyanın nihai bir karara bağlanmasına kadar geçen süreçte, aşamanın kabuledilebilirlik veya esas olması fark etmeksizin, kötüye kullanma standartlarını dikkate alacağını açıklamıştır. Diğer yandan, anılan hükümde yapılan değişikle AYM, kötüye kullanmanın saptanması halinde başvurucuya (veya avukatına) para cezası uygulanıp uygulanmayacağı hususundaki karar yetkisinde esnekliğe gitmiştir. Önceki düzenlemede “başvuru reddedilir” ve “ilgilinin (…) disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilir” ifadesi kullanarak, hem kötüye kullanılan bir bireysel başvurunun akıbetinin ne olacağını hükme bağlamış hem de başvuru hakkını kötüye kullanan kişiye disiplin para cezasının her halükarda verileceğini düzenlemişti. Bu düzenleme, para cezasının her durumda verileceğini ima etmesi açısından, 30/03/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun Madde 51’deki “hükmedilebilir” yüklemi karşısında çok isabetli değildi. Değişiklikle, para cezası açısından Kanun hükmü ile İçtüzük düzenlemesi arasındaki farklılık giderilmiştir. Buna karşılık, bireysel başvuru hakkının kötüye kullanıldığının tespiti halinde, bunun doğal sonucu ve neticede yaptırımı olan başvurunun reddi sonucu bakımından AYM’ye esneklik tanıyan herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

AYM’nin bireysel başvuru hakkının kötüye kullanılması bağlamında verdiği kararların bir kısmının, “açıkça bir kötüye kullanmaktan” ziyade başvurucuların (ve/veya avukatlarının) özensiz tasarruflarına odaklaştığı ve buna sonuç bağladığı dikkate alındığında, dilekçelerin özenli şekilde hazırlanması ve yeni gelişmelerin bildirilmesi yükümlülüğünün göz ardı edilmemesi gerektiği açığa çıkmaktadır. Bireysel başvuru hakkının kötüye kullanılması müessesesi, kasten yapılan kötüye kullanılmaları kapsadığı gibi, dikkatsizlik, tecrübesizlik, özensizlik gibi tasarrufları da kapsamakta, bunları da başvurunun reddi + olası para cezası sonucuna bağlamaktadır.

Başvuru Formunun doldurulmasına yönelik olarak İçtüzükte yapılan değişiklikler arasında başvuruculara yardımcı olabilecek nitelikte yenilikler de bulunmaktadır. Örneğin başvurucuların sunması gereken belgeleri sunamaması halinde bunun gerekçesi belirtilerek (ve gerekçeyi ispatlayan belgeler sunularak) mazeret/neden ileri sürülebilir. AYM bu mazereti/nedeni geçerli görürse, başvurucunun erişemediği bilgi ve belgeleri, sahip olduğu yetki çerçevesinde kendi toplayabilir. Elbette, bir belgenin başvurunun akıbeti bakımından gerekli/önemli olup olmadığının ve dolayısıyla toplanmasının/edinilmesinin gerekli olup olmadığı hususundaki takdir yetkisi münhasıran AYM’dedir[8].

Ayrıca, yeni Formda tedbir ve adli yardım talepleri için ayrı bölümler oluşturulmuş ve buna ilişkin düzenleme İçtüzük’te yer verilmiş (md. 59 (2/l), 59 (3/h). Bu bölümlerde bu taleplerin gerekçesi ve dayanak belgeleri de yazılmalı. Bu yönüyle yeni Formun isabetli olduğu söylenebilir. Önceki formda tedbir ve adli yardım talepleri için ayrı bir bölüm olmadığından, bu talepler genellikle idari yargıdaki dava dilekçelerinden mülhem usulle dilekçenin üstüne yazılmaktaydı.

Yeni Bireysel Başvuru Formunun linki:
Anayasa Mahkemesinin resmi sitesindeki sayfadan kullanılması zorunlu Başvuru Formu indirilebilir.
http://www.anayasa.gov.tr/icsayfalar/bireyselbasvuru/Bireysel_Basvuru_Form_Bilgileri.html

AYM tarafından hazırlanan Bireysel Başvuru Formu doldurma Kılavuzuna da buradan ulaşılabilir:
http://www.anayasa.gov.tr/files/bireyselbasvuru/basvuru_kilavuzu.pdf

Anayasa Mahkemesi İçtüzük Değişiklikleri Tablosu[9]

12 Temmuz 2012 Tarihli ve 28351 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü

6 Kasım 2018 Tarihli ve 30587 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük ile Değişik Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü

Tanımlar

Madde 3 (1)

ğ) Bölüm: Bölüm başkanının başkanlığında yedi üyeden oluşan, ilgili Bölüm Başkanı ve dört üyenin katılımıyla toplanıp Komisyonlarca kabul edilebilirliğine karar verilmiş başvuruların esası, kabul edilebilirliği hususu karara bağlanmak üzere sevk edilen başvuruların ise kabul edilebilirliği ve esası hakkında karar verme yetkisine sahip olan kurulları

Tanımlar

Madde 3 (1)

ğ) Bölüm: Bölüm başkanının başkanlığında altı üyeden oluşan, ilgili Bölüm Başkanı ve dört üyenin katılımıyla toplanıp Komisyonlarca kabul edilebilirliğine karar verilmiş başvuruların esası, kabul edilebilirliği hususu karara bağlanmak üzere sevk edilen başvuruların ise kabul edilebilirliği ve esası hakkında karar verme yetkisine sahip olan kurulları

Not: Bu değişiklik Askeri Yüksek İdare Mahkemesinden seçilen üyenin üyeliğinin sona erdiği tarihte yürürlüğe girecektir.

h) Bölümler raportörü: Komisyonlarca kabul edilebilirliğine karar verilen başvuruların esasına ve gerektiğinde kabul edilebilirliğine ilişkin karar taslaklarını başraportörün gözetiminde hazırlamak, gerekli yazışma ve sunumları yapmakla görevli raportörleri

h) Bölümler raportörü: Başvuruların esasına ve gerektiğinde kabul edilebilirliğine ilişkin karar taslaklarını başraportörün gözetiminde hazırlamak, gerekli yazışma ve sunumları yapmakla görevli raportörleri

j) Genel Kurul: Onyedi üyeden oluşan kurulu

j) Genel Kurul: Onbeş üyeden oluşan kurulu

Not: Bu değişiklik Askeri Yüksek İdare Mahkemesinden seçilen üyenin üyeliğinin sona erdiği tarihte yürürlüğe girecektir.

r) Komisyonlar raportörü: Bireysel Başvuru Bürosunun kayda aldığı başvuruların kabul edilebilirliğine ilişkin karar taslaklarını başraportörün gözetiminde hazırlamak, gerekli yazışma ve sunumları yapmakla görevlendirilen raportörleri

r) Komisyonlar raportörü: Başvuruların kabul edilebilirliğine ve gerektiğinde esasına ilişkin karar taslaklarını başraportörün gözetiminde hazırlamak, gerekli yazışma ve sunumları yapmakla görevlendirilen raportörleri

Andiçme

Madde 6 (2)

Başkan, andiçme törenine Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Başbakanı, yüksek yargı organları başkan ve başsavcılarını, Adalet Bakanını ve Devlet protokolünde yer alan diğer üst düzey görevlileri ve emekli üyeler ile andiçecek üyenin bildireceği belirli sayıdaki kişileri davet eder.

Andiçme

Madde 6 (2)

Başkan, andiçme törenine Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, yüksek yargı organları başkan ve başsavcılarını, Adalet Bakanını ve Devlet protokolünde yer alan diğer üst düzey görevlileri ve emekli üyeler ile andiçecek üyenin bildireceği belirli sayıdaki kişileri davet eder.

Genel Kurul

Madde 24 (1)

Genel Kurul, Başkanın veya belirleyeceği Başkanvekilinin başkanlığında Başkan hariç en az oniki üye ile toplanır.

Genel Kurul

Madde 24 (1)

Genel Kurul, Başkanın veya belirleyeceği Başkanvekilinin başkanlığında Başkan hariç en az on üye ile toplanır.

Not: Bu değişiklik Askeri Yüksek İdare Mahkemesinden seçilen üyenin üyeliğinin sona erdiği tarihte yürürlüğe girecektir.

Bölümlerin oluşumu

Madde 27 (1)

Mahkemede bireysel başvuruları incelemek üzere Başkan haricindeki üyelerden iki Bölüm kurulur. Her Bölüm bir Başkanvekili ile yedi üyeden oluşur. Bölümler, Birinci Bölüm ve İkinci Bölüm olarak adlandırılır.

Bölümlerin oluşumu

Madde 27 (1)

Mahkemede bireysel başvuruları incelemek üzere Başkan haricindeki üyelerden iki Bölüm kurulur. Her Bölüm bir Başkanvekili ile altı üyeden oluşur. Bölümler, Birinci Bölüm ve İkinci Bölüm olarak adlandırılır.

Not: Bu değişiklik Askeri Yüksek İdare Mahkemesinden seçilen üyenin üyeliğinin sona erdiği tarihte yürürlüğe girecektir.

Bölümlerin toplanması ve gündemi

Madde 29 (3)

Bölüm toplantı yeter sayısı sağlanamadığı takdirde Bölüm Başkanı Bölüm içinden, bunun mümkün olmaması hâlinde Bölüm Başkanının önerisi üzerine Başkan diğer Bölümden toplantılara katılmayan üyeleri kıdem sırasına göre toplantıya katılmakla görevlendirir.

Bölümlerin toplanması ve gündemi

Madde 29 (3)

Bölüm toplantı yeter sayısı sağlanamadığı takdirde Bölüm Başkanı Bölüm içinden, bunun mümkün olmaması hâlinde Bölüm Başkanının önerisi üzerine Başkan diğer Bölümden toplantılara katılmayan üyeleri dönüşümlü olarak sırayla toplantıya katılmakla görevlendirir.

Komisyonların görevleri ve çalışma usulü

Madde 33 (Bu madde 3 fıkradan oluşmaktadır.)

Komisyonların görevleri ve çalışma usulü

Madde 33 (4)

Komisyonlar, kabul edilemezlik kararı verilen başvurularda gizlilik taleplerini karara bağlamazlar.

Kararların yazılması ve yayımlanması

Madde 58 (3)

Bu şekilde hazırlanmış olan karar örnekleri, Başbakanlığın ilgili birimine  imza karşılığında verilir ve Resmî Gazete’nin ilk çıkacak sayısında bölünmeksizin yayımlanır.

Kararların yazılması ve yayımlanması

Madde 58 (3)

Bu şekilde hazırlanmış olan karar örnekleri, Cumhurbaşkanlığının ilgili birimine  imza karşılığında verilir ve Resmî Gazete’nin ilk çıkacak sayısında bölünmeksizin yayımlanır.

Bireysel başvuru formu ve ekleri

Madde 59 (2)

a) Başvurucunun adı, soyadı, vatandaşlık numarası, doğum tarihi ve yeri, uyruğu, cinsiyeti, mesleği ve adresi, varsa telefon numaraları ve elektronik posta adresi.

Bireysel başvuru formu ve ekleri

Madde 59 (2)

a) Başvurucunun T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, anne adı, baba adı, doğum tarihi, cinsiyeti, uyruğu, mesleği ve adresi, varsa telefon numaraları ve elektronik posta adresi.

Not: Bu maddede ve Bireysel Başvuru Formunda yapılan tüm değişiklikler 1 Ocak 2019 tarihinde yürülüğe girecektir.

b) Başvurucu tüzel kişi ise unvanı, adresi ve tüzel kişiliği temsile yetkili kişinin kimlik bilgileri, varsa telefon numaraları ve elektronik posta adresi.

b) Başvurucunun tüzel kişi olması hâlinde; Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) numarası, unvanı, adresi ve tüzel kişiliği temsile yetkili kişinin adı, soyadı ve T.C. kimlik numarası, MERSİS numarasının bulunmaması hâlinde tüzel kişinin vergi numarası veya kayıtlı olduğu sicil ve numarası ile varsa telefon numaraları ve kayıtlı elektronik posta adresi.

c) Kanuni temsilcisi ya da avukatı varsa, kanuni temsilcisinin ya da avukatının adı, mesleği ve adresi, varsa telefon numarası ve elektronik posta adresi.

c) Başvurunun;

1) Avukat vasıtasıyla yapılması hâlinde; avukatın adı, soyadı, kayıtlı olduğu baro ve sicil numarası, yazışma adresi, varsa telefon numaraları ve elektronik posta adresi.

2) Avukat olmayan kanuni temsilci vasıtasıyla yapılması hâlinde; kanuni temsilcinin T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, anne adı, baba adı, doğum tarihi, uyruğu, yazışma adresi, varsa telefon numaraları ve elektronik posta adresi.

d) Bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlü açıklamalar.

d) Bireysel başvuru kapsamındaki güncel ve kişisel haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlü açıklamalar.

e) Başvurucunun güncel ve kişisel bir temel hakkının doğrudan zedelendiği iddiasının dayanakları.

e) İhlal edildiği iddia edilen temel haklar ve bunlara ilişkin açıklamaların birbirleriyle ilişkilendirilerek ayrı ayrı yapılması.

f) Başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar.

f) Başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların tarih sırasına göre yazılması.

k) Başvurucunun varsa avukatının ya da kanuni temsilcisinin imzaları.

k) Başvurucunun veya avukatının ya da kanuni temsilcisinin imzası.

 

l) Varsa İçtüzüğün 73 üncü maddesi kapsamında maddi ve manevi bütünlüğüne yönelik tedbir talebi ve bunun gerekçeleri.

Madde 59 (3)

Başvuru formuna aşağıdaki belgeler ya da onaylı örnekleri eklenir:

 

Madde 59 (3)

Başvuru formuna aşağıdaki belgelerin ya da onaylı örneklerinin eklenmesi zorunludur:

a) Kanuni temsilci veya avukat vasıtasıyla takip edilen başvurularda başvurucuyu temsile yetkili olduğuna dair belge.

a) Kanuni temsilci veya avukat vasıtasıyla takip edilen başvurularda başvurucuyu temsile yetkili olduğuna dair mevzuata uygun belge.

c) Nüfus cüzdanı örneği, başvurucu yabancı ise geçerli kimlik belgesi.

c) Başvuru bizzat yapılmış ise başvurucunun kimliğini tespite yarar resmî belgenin onaylı örneği.

ç) Tüzel kişilerde tüzel kişiliği temsile yetki belgesi.

ç) Tüzel kişi adına kanuni temsilcinin başvurması hâlinde, başvuru tarihi itibarıyla temsile yetkili olunduğunu gösteren resmî belgenin onaylı örneği.

d) Nihai karar ya da işlem tebliğ edilmişse tebellüğ belgesi.

d) Nihai karar ya da işlemi öğrenme tarihini gösteren belge.

e) Dayanılan belgelerin asılları ya da onaylı örnekleri.

e) Başvuruda ileri sürülen hak ihlali iddialarını temellendirecek belgelerin onaylı örnekleri.

 

g) Olağan ve olağanüstü kanun yolu başvuru dilekçelerinin onaylı örnekleri.

g) Başvuru süresinde yapılamamışsa varsa mazereti ispatlayan belgeler

ğ) Başvuru süresinde yapılamamışsa varsa mazereti ispatlayan belgeler

 

h) Adli yardım talebi varsa başvurucunun yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeler ile mevzuatta adli yardım talebinde bulunabilmek için öngörülen diğer belgeler.

Madde 59 (4)

Başvurucu ihlal iddiasına dayanak gösterdiği üçüncü fıkradaki belgelere herhangi bir nedenle erişememesi hâlinde bunun gerekçelerini belirtir. Mahkeme gerekli gördüğü takdirde bu bilgi ve belgeleri resen toplar.

Madde 59 (4)

Başvurucu, üçüncü fıkradaki belgeleri herhangi bir nedenle sunamaması hâlinde bunun gerekçelerini belirterek varsa buna ilişkin bilgi ve belgeleri başvuru formuna ekler. Mahkeme, mazereti kabul etmesi hâlinde ve gerekli gördüğü takdirde bu bilgi ve belgeleri resen toplar.

Madde 59 (5)

Başvurucuların, adreslerinde veya başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik meydana geldiğinde bunu Mahkemeye bildirmeleri zorunludur.

Madde 59 (5)

Başvuru formunda belirtilen bilgilerde ve başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik olduğunda bunun Mahkemeye bildirilmesi zorunludur.

Formun ve eklerinin hazırlanmasına ilişkin ilkeler

Madde 60 (1)

Başvuru formu, İçtüzüğün 59 uncu maddesine uygun olarak düzenlenir ve aynı maddede belirtilen belgeler ya da onaylı örnekleri başvuru formuna eklenir.

Formun ve eklerinin hazırlanmasına ilişkin ilkeler

Madde 60 (1)

Başvuru formu, İçtüzüğün 59 uncu maddesine uygun olarak düzenlenir ve aynı maddede belirtilen belgeler ya da mevzuat gereği suret çıkarma yetkisi bulunan kişi veya makamlarca onaylı örnekleri başvuru formuna eklenir.

Başvurunun yapılabileceği yerler

Madde 63 (1)

Bireysel başvurular, Kanunda ve İçtüzükte belirtilen şartlara uygun biçimde İçtüzük ekindeki ve Mahkemenin internet sitesinde yayımlanan başvuru formuna uygun olarak Mahkemeye şahsen yapılabileceği gibi diğer mahkemeler ya da yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla da yapılabilir.

Başvurunun yapılabileceği yerler

Madde 63 (1)

Bireysel başvurular, Kanunda ve İçtüzükte belirtilen şartlara uygun biçimde İçtüzük ekindeki ve Mahkemenin internet sitesinde yayımlanan başvuru formu kullanılarak Mahkemeye şahsen yapılabileceği gibi diğer mahkemeler ya da yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla da yapılabilir.

Not: Bu değişiklik 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Bireysel Başvuru Bürosu

Madde 65

(1) Bireysel Başvuru Bürosu, Komisyonlar başraportörünün gözetiminde bir raportör ve yeterli sayıda raportör yardımcısı ile personelden oluşur.

(2) Bireysel Başvuru Bürosunun görevleri şunlardır:

a) Mahkemeye ulaşan bireysel başvuruların kaydını yapıp numara vermek, dosyalamak.

b) Başvurulardaki idari yönden tamamlattırılması gereken eksiklikleri tespit etmek ve bunların giderilmesi için gerekli yazışmaları yapmak.

c)  Bireysel başvurularla ilgili yazışmaların kaydı, takibi, ilgili birimlere sevk edilmesi ve diğer işlemleri yapmak.

Bireysel başvuru kayıt işlemleri

Madde 65

Mahkemeye ulaşan başvurular, Komisyonlar başraportörünün gözetiminde ilgili birim tarafından numara verilerek kaydedilir. İlgili birim, başvuru evrakının usulüne uygun olarak UYAP ortamında taranmasını, fiziki dosya oluşturulmasını, başvurularla ilgili yazışmaların kaydını, takibini, ilgili birimlere sevk edilmesini ve diğer işlemlerin yapılmasını sağlar.

Komisyon kararlarının şekli

Madde 77 (Bu madde 2 fıkradan oluşmaktadır.)

Komisyon kararlarının şekli

Madde 77 (3)

Liste usulü verilen kararlarda birinci fıkranın (b) bendinin (5), (6) ve (7) numaralı alt bentlerinde belirtilen hususlar bulunmayabilir.

Not: Madde 77 (1/b)

5) Mahkeme önünde izlenen usulün anlatımı

6) Davaya konu olgular

7) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti

Tavzih ve maddi hataların düzeltilmesi

Madde 82 (1)

Bölümlerce verilen kararlar hakkında ilgililer, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri çerçevesinde, hükmün tavzihini ve maddi hataların düzeltilmesini talep edebilirler.

Tavzih ve maddi hataların düzeltilmesi

Madde 82 (1)

Mahkemece verilen kararlar hakkında ilgililer, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri çerçevesinde, hükmün tavzihini ve maddi hataların düzeltilmesini talep edebilirler.

Başvuru hakkının kötüye kullanılması

Madde 83 (1)

Başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvuru reddedilir ve yargılama giderleri dışında, ilgilinin ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilir.

Başvuru hakkının kötüye kullanılması

Madde 83 (1)

Başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde incelemenin her aşamasında başvuru reddedilir ve yargılama giderleri dışında, ilgilinin ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilebilir.

Dipnotlar:


  1. 06 Kasım 2018 tarih ve 30587 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İçtüzük değişiklikleri AYM’nin Türkiye’de yürürlüğe yeni giren Anayasal mevzuata uyum sağlamaya yönelik ve AYM’nin ilgili birimlerinin formasyonuna yönelik düzenlemeler ile Mahkemenin birimlerinin işleyişine/dosya işleme/karar üretme süreçlerine ilişkin isabetli düzenlemeler de içermektedir. ↩︎

  2. Cuma Çiftçi Başvurusu, No.2014/277, 14/10/2015, paras.21-29; Mirze Bozma Başvurusu, No.2013/5319, 13/04/2016, paras. 22-26, 31-32. ↩︎

  3. Önceki İçtüzük düzenlemesinde “dayanılan belgelerin asılları ya da onaylı örnekleri” şeklinde bir ifadeye yer verilmişti. ↩︎

  4. 19 Mart 1969 tarih ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 56/II-III: “Asıllarının verilmesi kanunda açıkça gösterilmiyen hallerde avukatlar, takibettikleri işlerde, aslı kendilerinde bulunan her türlü kağıt ve belgelerin örneklerini kendileri onaylıyarak yargı mercileri ile diğer adalet dairelerine verebilirler.
    (Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/330 md.) Aslı olmayan vekaletname veya diğer kağıt ve belgelerin örneğini onaylayan yahut aslına aykırı örnek veren avukat, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ↩︎

  5. “Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik” m. 67 ile “Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin İdari İşler ile Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik” m. 93. ↩︎

  6. Tebligat usulü öngörülmeyen ceza yargılamasında temyiz kararının yerel mahkemeye dönmesinden sonra dosyadan fotokopi alınması (Özgür Çapkın Başvurusu, No: 2014/2546, 30/12/2014, paras. 22-24); yine tebligat usulü öngörülmeyen Yargıtay’ın ortadan kaldırma kararından hukuk yargılaması sırasındaki bilirkişi raporuyla haberdar olunduğunun varsayılması (Aydın Selçuk Başvurusu, No: 2014/3194, 20/11/2014, paras.23-24); Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan itiraz (Rafet Ünal Başvurusu, No. 2013/1610, 13/6/2013, para.17); Adalet Bakanlığına yapılan kanun yararına bozma talebi (Halil Aslan Başvurusu, No: 2014/3038, 10/12/2014, para.38); kamu davasında kovuşturmanın ertelenmesi kararının yüze okunması (Nihat Şimşek Başvurusu, No. 2014/10594, 10/03/2015, paras. 24-28); adli para cezasının infazına yönelik olup mahkum olunan cezanın niteliği ile hangi mahkeme tarafından verildiği gibi bilgileri içeren ödeme emrinin tebliği (Aydın İpek Başvurusu, No. 2014/2944, 21/01/2015, paras.24-27; Arafat Yılmaz Başvurusu, No. 2014/4232, 20/05/2015, para.34); kesinleşen cezanın infazı amacıyla yakalanma (Fatih Başar Başvurusu, No. 2014/15694, 20/05/2015, para.19); cezaevindeki hükümlüye kesinleşen mahkeme kararı nedeniyle ne kadar süreyle kalacağını ve ilgili mahkeme kararlarını gösteren müddetnamenin tebliği (Hakan Fuat Komili Başvurusu, B. No: 2013/2470, 17/9/2013, paras. 18-19). ↩︎

  7. S.Ö. Başvurusu, No. 2013/7087, 18/09/2014; Necat Öztekin Başvurusu, No. 2014/510, 09/06/2016; Selman Kapan ve Diğerleri Başvurusu, No.2013/7302, 20/04/2016. ↩︎

  8. Bu konuda daha önce bazı eleştirilerimizi gündeme getirmiştik. Bkz. H. Burak Gemalmaz, Bireysel Başvuru Usulüyle İlgili Anayasa Mahkemesi İçtüzük Değişiklikleri, Blog Yazısı, https://burakgemalmaz.com/2014/03/17/bireysel-basvuru-usuluyle-ilgili-anayasa-mahkemesi-ictuzuk-degisiklikleri/#more-128 ↩︎

  9. Hazırlayan İÜSBE Doktora öğrencisi Ali Saçar. ↩︎

Author image
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi hbgemalmaz@yahoo.com