Bilindiği üzere, kışkırtıcı ajan (ajan provokatör) eliyle elde edilen delillere dayanan mahkumiyet hükmünün hukuka uygunluğu ile kışkırtıcı ajanın eylemlerinin cezalandırılabilirliği meselesi, 1970’lerden bu yana Türkiye’de ara ara tartışılan bir mesele. 90’ların sonlarında organize suçlulukla mücadele amacıyla gizli soruşturmacı müessesesinin ihdasıyla birlikte tekrar gündeme geldi ve çok sayıda
Geçenlerde, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD’nin 21 Kasım 2025 tarihinde düzenlediği “Yürürlüğünün 13. Yılında ve Yargıtay Kararları Işığında Türk Ticaret Kanunu Sempozyumu IX”da, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Onursal Başkanı Abdullah Yaman’ın “Hayatın olağan akışı bizim en sevmediğimiz tabir. Türkiye’de hiçbir zaman hayat olağan akmadığı
I. Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu
Pandemi ve deprem gibi “olağanüstü” durumların yanı sıra, son iki yılda olağan ekonomi yönetiminin tercihlerine bağlı olarak aşırı yükselen enflasyon sebebiyle en temel tüketim mallarının
Prof. Dr. H. Burak GEMALMAZ[1]
Temel haklarla bir şekilde ilgili olmayan veya temel hakları alakadar etmeyen bir hukuk alanı bulmak neredeyse imkansız. Rekabet hukuku da bu alanlardan birisi. İlk bakışta birbiriyle alakasız gibi görünen rekabet hukuku ile insan hakları hukuku, bireysel başvuru yolu düzleminde birbiriyle kesişebiliyor.
Bu kesişmenin en
Birkaç gündür kamuoyunu meşgul eden ada satın alma haberleri bağlamında gündeme gelen tartışmalardan biri de adaların özel mülkiyete tabi olup olmadığı. Türkiye’nin önde gelen bir magazin figürünün aldığı söylenen ve fakat akabinde yalanlanan haberlerin uzantısı olarak, adaların alım satıma nasıl açık olabildiği sorusu akıllara geldi. Emlak piyasasında hali hazırda







