Lexpera Blog

Anonim Şirket Pay Sahiplerinin Genel Kurula Katılma Hakkı

1. Giriş

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), anonim şirket pay sahipliği hakları bakımından aşağıdaki tabloda yer alan düzenlemeleri getirmiş bulunmaktadır. Pay sahipliği haklarından birisi de ‘genel kurula katılma’dır.

Tablo 1: TTK’da Anonim Şirket Pay Sahiplerinin Hakları Bakımından İlgili Düzenleme Maddeleri

Pay Sahipliği Hakları
TTK Maddesi
Mali (Malvarlıksal) ve İdari (Yönetsel) Haklar
Genel kurula katılma hakkı m.425
Oy hakkı m.434
Bilgi alma ve inceleme hakkı m.437
Özel denetçi atanmasını talep hakkı m.438
Rüçhan (yeni pay almada öncelik) hakkı m.461
Kâr payı (temettü) hakkı m.509
Hazırlık dönemi faizi isteme hakkı m.510
Tasfiye sonucunda kalan bakiyenin dağıtılmasını isteme hakkı m.543
İç kaynaklardan sermaye artırımında bedelsiz pay edinme -
İşletme/şirket tesislerinden yararlanma hakkı -
Mali Hakların Güçlendirilmesini Temin Eden Diğer Haklar
[Birleşmede] Şirketten çıkma hakkı m.141
Eşit işlemi isteme hakkı m.357
Özel denetim isteme hakkı m.438
Şarta bağlı sermaye artırımında önerilme hakkı m.466/1

2. Anonim Şirket Pay Sahiplerinin ‘Genel Kurula Katılma’ Hakkı

2.1. Genel kurula katılmaya yetkili olan pay sahipleri

TTK m.415 uyarınca, genel kurul toplantısına, yönetim kurulu tarafından düzenlenen “hazır bulunanlar listesi”nde[1] adı bulunan pay sahipleri katılabilir. Hazır bulunanlar listesinde adı bulunan senede bağlanmamış payların[2], ilmühaberlerin nama yazılı payların sahipleri ve Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi[3] uyarınca kayden izlenen pay sahipleri veya anılanların temsilcileri genel kurula katılır. Gerçek kişilerin kimlik göstermeleri, tüzel kişilerin temsilcilerinin vekâletname ibraz etmeleri şarttır[4]. Hamiline yazılı pay senedi sahipleri, genel kurulun toplantı gününden en geç bir gün önce bu senetlere zilyet olduklarını ispatlayarak giriş kartı alırlar ve bu kartları ibraz ederek genel kurul toplantısına katılabilirler. Ancak, giriş kartının verilmesinden sonraki bir tarihte hamiline yazılı pay senedini devraldığını ispatlayan pay sahipleri de genel kurula katılabilirler. Genel kurula katılma ve oy kullanma hakkı, pay sahibinin payların sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri veya pay senetlerini şirkete bir kredi kuruluşuna veya başka bir yere depo edilmesi şartına bağlanamaz.

2.2. Genel kurula katılma hakkı ve esasları[5]

TTK m.425 hükmü gereğince, ilke olarak pay sahibi, paylarından doğan haklarını kullanmak için, genel kurula kendisi katılabileceği gibi, pay sahibi olan veya olmayan bir kişiyi de temsilcisi olarak genel kurula yollayabilir. Temsilcinin pay sahibi olmasını öngören esas sözleşme hükmü geçersizdir.

TTK m.425 hükmü pay sahipliği haklarının temelini oluşturan temsil edilebilirlik ilkesini, esas sözleşme, genel kurul kararları, diğer düzenlemeler ve özellikle idari tasarruflarca kaldırılamayacak bir kanunî kural haline getirmekte; aksine düzenlemeleri geçersiz kılmaktadır. Hükmün, temsil edilebilirliği ağır şekil şartlarına bağlayan düzenlemeleri de engellediği, yerli ve yabancı doktrinde savunulur. Diğer geçerli ve geçersiz sınırlamaları öğreti ile mahkeme kararları gösterecektir. Hükümde “bir kişiyi temsilci olarak” ibaresinin yer alması, pay sahibinin temsil yetkisini birden çok kişiye vermesine engel olacak şekilde yorumlanmamalıdır. Hüküm, TTK m.429’daki [‘Tevdi eden temsilcisi’] temsilleri de kapsar.

Tablo 2: Genel kurul toplantısına katılma hakkının esasları

Genel kurul toplantısına yönetim kurulu tarafından hazırlanan genel kurula katılabilecekler listesinde yer alan bütün pay sahiplerinin katılma hakkı vardır. Bu pay sahipleri genel kurul toplantılarına bizzat kendileri katılabileceği gibi üçüncü bir kişiyi de temsilcisi olarak genel kurula gönderebilir. Temsilcinin pay sahibi olması şartını öngören esas sözleşme hükmü geçersizdir.

Gerçek kişi pay sahipleri, genel kurula katılabilecekler listesini kimliklerini ibraz etmek suretiyle, tüzel kişi pay sahipleri ise tüzel kişiyi temsil ve ilzama yetkili olan kişilerin kimlikleriyle beraber yetki belgelerini ibraz etmek suretiyle imzalarlar. Gerçek veya tüzel kişi pay sahiplerini temsilen genel kurula katılacakların ayrıca temsil belgelerini de ibraz etmeleri zorunludur.

Hamiline yazılı pay senedi sahipleri genel kurul toplantı gününden en geç bir gün önce, bu senetlere zilyet olduklarını ispatlayarak giriş kartı almak ve ibraz etmek suretiyle genel kurul toplantısına katılabilirler.

Hamiline yazılı pay senedini, rehin, hapis hakkı, saklama sözleşmesi veya kullanım ödüncü sözleşmesi ve benzeri sözleşmeler sebebiyle elde bulunduran kimse, pay sahibi tarafından yetkilendirilmişse genel kurula katılıp oy kullanabilir.

Bir payın üzerinde intifa hakkı bulunması halinde aksi kararlaştırılmamışsa genel kurula katılma ve oy hakkı intifa hakkı sahibi tarafından kullanılır. Bu durumda genel kurul toplantısına katılan kimse intifa hakkı sahibi olduğunu belgelendirmek zorundadır.

Bir pay birden çok kişinin ortak mülkiyetinde ise, bunlar ancak kendi içlerinden veya dışarıdan seçecekleri bir temsilci vasıtasıyla genel kurula katılıp oy kullanabilirler.

Halka açık olmayan şirketlerde gerek nama gerek hamiline yazılı pay senetleri sahiplerinin vekilleri vasıtasıyla toplantıda temsil edilebilmeleri için vekâletnamenin noter onaylı şekilde düzenlenmesi gerekir. Elektronik Genel Kurul Sisteminden yapılan temsilci tayinlerine ilişkin olarak Anonim Şirketlerde Elektronik Ortamda Yapılacak Genel Kurullara İlişkin Yönetmelik hükümleri ve Sermaye Piyasası Kurulunun halka açık şirketlerde genel kurula vekâleten katılma ve oy kullanılmasına ilişkin düzenlemeleri saklıdır.

Her pay sahibinin genel kurulda sadece bir kişi tarafından temsil edilmesi esastır. Ancak birden fazla kişiye temsil yetkisinin verilmesi veya tüzel kişi pay sahiplerini temsil ve ilzama yetkili birden fazla kişinin genel kurula katılması durumlarında ise bunlardan ancak birisi tarafından oy kullanılabilir. Oy kullanmaya kimin yetkili olduğunun yetki belgesinde gösterilmesi şarttır. Bu hüküm TTK m.429 uyarınca payların birden fazla kişiye tevdi edildiği durumda her biri oy hakkı sahibi olan tevdi eden temsilcilerine uygulanmaz.

Pay sahiplerinin genel kurulda kanuni temsilciler vasıtasıyla temsil edilebilmesi bu durumun belgelendirilmesine bağlıdır.

Senede bağlanmamış paylardan, nama yazılı pay senetlerinden ve ilmühaberlerden doğan pay sahipliği hakları, pay defterinde kayıtlı bulunan pay sahibi veya pay sahibince, yazılı olarak yetkilendirilmiş kişi tarafından kullanılır. Hamiline yazılı pay senedinin zilyedi[6] bulunduğunu ispat eden kimse, şirkete karşı pay sahipliğinden doğan hakları kullanmaya yetkilidir (TTK m.426). Burada, pay defterine yazılabilen pay sahiplerinin bunu pay defteri aracılığıyla, hamiline yazılı hisse senetlerinde ise zilyetlikle ispat edebilecekleri hükme bağlanmıştır. Ayrıca, Borsaya kote edilmiş nama yazılı payların borsada satılmaları hâlinde, Merkezî Kayıt Kuruluşu, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenlemelerine uygun olarak devredenin kimliğini ve satılan payların sayısını şirkete bildirir veya şirketin bu bilgilere teknik erişimini sağlar (TTK m.496). “Pay sahipliği” sözcüğü teknik bir deyim olup, bir kişinin bu sıfatının şirketçe tanınmış olmasını ifade eder. Bu sıfat tanınınca da pay sahipliği haklarının kullanılması mümkün olur ve katılma, dolayısıyla oy haklarında temsilci tayini için gerekli maddî şart gerçekleşir. Pay defteri yoksa pay sahibinin sıfatı diğer delillerle kanıtlanır (TTK m.426, Gerekçesi).

Katılma haklarını temsilci olarak kullanan kişi, temsil edilenin talimatına uyar. Talimata aykırılık, oyu geçersiz kılmaz. Temsil edilenin temsilciye karşı hakları saklıdır. Hamiline yazılı pay senedini, rehin, hapis hakkı, saklama sözleşmesi veya kullanım ödüncü sözleşmesi ve benzeri sözleşmeler sebebiyle elde bulunduran kimse, pay sahipliği haklarını, ancak pay sahibi tarafından özel bir yazılı belge ile yetkilendirilmişse kullanabilir (TTK m.427). Burada, talimatın vekâlet sözleşmesinin iç ilişkisine ait kurum olduğu ve oyu ve dolayısıyla genel kurul kararını geçersiz kılamayacağı belirtilmiş ve sahibinin zilyetliğinde bulunmayan hamiline yazılı hisse senetlerine ilişkin temsil yetkisinin yazılı bir belge ile verilebileceği hükme bağlanmaktadır.

Diğer taraftan, tevdi eden temsilcisi, kendisine tevdi edilmiş bulunan pay ve pay senetlerinden doğan katılma ve oy haklarını tevdi eden adına kullanma yetkisini haizse, nasıl hareket etmesi gerektiği konusunda talimat almak için, her genel kurul toplantısından önce, tevdi edene başvurmak zorundadır. Zamanında istenmiş olup da talimat alınamamışsa, tevdi edilen kişi, katılma ve oy haklarını, tevdi edenin genel talimatı uyarınca kullanır; böyle bir talimatın yokluğu hâlinde oy, yönetim kurulunun yaptığı öneriler yönünde verilir (TTK m.429/1-2).

Hisse senetleri, saklanmak için açık kasa işlemiyle bankalara, yönetilmek üzere portföy danışmanlarına, yatırım yöneticilerine, saklama kuruluşlarına, rehin alacaklısına hatta aracı kurumlara ve avukatlara tevdi olunabilir. Anılan kurumların işlevleri kanunlar ile belirtilmiş olup, bunlar hiçbir şekilde zilyetliklerinde bulunan pay senetleri için oy kullanamazlar. Tevdi eden ile tevdi edilen arasındaki ilişkinin niteliği ve amacı gereği veya alınan özel veya genel bir yetkiye dayanılarak, hisse senetlerinden doğan katılma ve oy hakları tevdi olunan kişi tarafından kullanılabilir. Tevdi olunan bu yetkisini genel bir yetki olarak taraflar arasındaki sözleşmeden alabileceği gibi, ona bu yetki her genel kuruldan önce de verilebilir. Tevdi ilişkisi dolayısıyla temsilci olan kişiye ‘tevdi eden temsilcisi’ denilir. 6102 sayılı TTK’ya kadar Türk hukukunda tevdi eden temsilcisine ilişkin kanunî bir hüküm bulunmuyordu. TTK m.429 bu konuda ilk düzenlemedir. Madde tevdi eden temsilcisini tanımlamamış, bu anlamda tevdi olunanların Ticaret Bakanlığınca belirleneceğini hükme bağlamış ve taraflar arasındaki ilişki ne olursa olsun ve sözleşmede ne türlü bir hüküm bulunursa bulunsun, tevdi eden temsilcisinin her genel kurul toplantısından önce tevdi edenden katılma ve oy haklarının nasıl kullanılacağına ilişkin talimat alması zorunluluğunu getirmiştir. Tevdi eden temsilcisi hukukunun önemli sorunu, oy hakkı başta olmak üzere, katılma haklarının, yani genel kurula girme, söz alıp konuşma, öneride bulunma ve gereğinde olumsuz oy verildiğini tutanağa geçirtme haklarının tümünü temsilcinin asilin (pay sahibinin) isteklerine uygun olarak kullanılmasının kanunla sağlanıp sağlanamayacağıdır. Bu da “talimat” kurumu ile çözülür. Kendisine, saklaması veya yönetmesi için hisse senetleri tevdi olunan kişi, katılma haklarını kullanma yetkisini çoğu kez başka bir sözleşmenin içine konmuş dikkati çekmeyen bir hükümle alabilir. Bu tür hükümler talimata ilişkin hiçbir açıklığı içermezler. Böyle olunca da, tevdi eden temsilcisi katılma haklarını ve dolayısıyla oy haklarını istediği gibi ve kendi menfaatinin gerektiği şekilde kullanabilir. Onun için tevdi eden temsilcisinin talimat alması zorunluğu öngörülmüş olup, bu bir defa alınıp devamlı olarak kullanılabilecek genel ifadeli bir talimat olamaz. Talimatın her genel kurul toplantısından önce alınması emredilmiştir. Zamanında istenmiş olup da talimat alınamamışsa, tevdi eden temsilcisi kanun uyarınca, oyunu tevdi edenin genel talimatına uygun olarak kullanılır. Böyle bir talimat yoksa temsilci oyu yönetim kurulunun önerileri yönünde verir. Bu çözümün kabul edilmesinin sebebi, tevdi eden temsilcisinin oyu kendi menfaatine uygun düşecek şekilde kullanmasına engel olmaktır (TTK m.429/1-2, Gerekçesi).

Tablo 3: Anonim Şirketlerde Tevdi Eden Temsilciliğine İlişkin Usul ve Esaslar

Pay sahipleri, şirket genel kurul toplantılarında, pay ve pay senetlerinin kendilerine tevdi edilmiş olması koşuluyla;
a) Sermaye Piyasası Kanununun 13’üncü maddesi uyarınca kayden izlenen paylar için aracı kurumları,
b) Diğer pay senetleri için aracı kurumların yanı sıra portföy yönetim şirketlerini, ilgili mevzuatlarında pay senedi saklama yetkisi olan kişi veya kuruluşları ve rehin alacaklısını
tevdi eden temsilcisi olarak yetkilendirebilir.

Kendisine tevdi edilmiş olan pay ve pay senetlerinden doğan genel kurul toplantısına katılma ve oy hakkının, tevdi edilen tarafından kullanılabilmesi için, tevdi eden ile tevdi edilen arasında bu paylardan kaynaklanan oy hakkının tevdi edilen tarafından kullanılacağına ilişkin taraflar arasındaki sözleşmede açık bir hükme yer verilmesi veya temsil belgesinin verilmesi zorunludur. Ancak elektronik genel kurul sistemini uygulayan şirketlerde bu yetkilendirme anılan sistem üzerinden de yapılabilir. Genel kurula katılma ve oy hakkının kullanılmasına ilişkin yetki süreli veya süresiz olarak tanınabilir. Bu yetkinin verilmiş olması, tevdi edilenin her genel kurul toplantısından önce tevdi edenden katılma ve oy haklarının nasıl kullanılacağına ilişkin talimat alma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Tevdi eden, temsilcisini genel kurul gününden bir gün öncesine kadar değiştirebilir.

Tevdi edilen, her genel kurul öncesinde TTK’nın 429’uncu maddesi uyarınca tevdi edene başvurarak genel kurul gündeminde yer alan konularla ilgili hangi yönde oy kullanılacağına ilişkin talimatını talep etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük yerine getirilmeden genel kurula katılınmış olması, TTK’nın 433’üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yetkisiz katılma anlamına gelmez. Zamanında bildirim yapılmakla birlikte tevdi edenden talimat alınamamışsa tevdi edilen oyunu genel talimata uygun olarak kullanır. Böyle bir talimat yoksa tevdi edilen oyunu yönetim kurulunun önerileri yönünde verir.

Tevdi eden, katılma ve oy hakkının nasıl kullanılacağına ilişkin talimatlarını, her bir gündem maddesi için ayrı ayrı olmak kaydıyla kabul veya red şeklinde belirtmek suretiyle tevdi edilene bildirir. Bu bildirim, taraflar arasında mutabık kalınan iletişim araçlarıyla yapılabilir. TTK’nın 1527’nci maddesi uyarınca genel kurul toplantısına elektronik ortamda katılma ve oy kullanma sistemini uygulayan şirketlerin yapacakları genel kurul toplantılarına ilişkin talimatlar tevdi edilene, gizliliğini sağlayacak teknik yeterliliğe haiz olması durumunda, Elektronik Genel Kurul Sisteminden de iletilebilir. Genel kurul toplantısının ertelenmesi halinde, verilen talimatlar, tevdi eden tarafından değiştirilmediği sürece, hukuken bunun devamı sayılan genel kurul toplantısı için de geçerlidir. Tevdi eden daha önce vermiş olduğu talimatları en geç genel kurul toplantı tarihinden bir gün öncesine kadar değiştirebilir.

Yine, bir pay, birden çok kişinin ortak mülkiyetindeyse, bunlar içlerinden birini veya üçüncü bir kişiyi, genel kurulda paydan doğan haklarını kullanması için temsilci olarak atayabilirler. Bir payın üzerinde intifa hakkı bulunması hâlinde, aksi kararlaştırılmamışsa, oy hakkı, intifa hakkı sahibi tarafından kullanılır. Ancak, intifa hakkı sahibi, pay sahibinin menfaatlerini hakkaniyete uygun bir şekilde göz önünde tutarak hareket etmemiş olması dolayısıyla pay sahibine karşı sorumludur (TTK m.432).

3. Sonuç

Anonim ortaklıklarda pay sahibinin, sahibi olduğu paydan kaynaklanan birtakım hakları bulunmaktadır. Söz konusu hakların bir kısmı niteliği gereği şirket ortaklarının alacakları kararlar doğrultusunda esas sözleşmeye konulacak hükümlerle sınırlanabilecekken, bazı haklar da sınırlandırılamaz, mutlak niteliktedir.

Pay sahipleri için genel kurula katılma hakkı vazgeçilmez niteliktedir. Çünkü pay sahipleri haklarını kural olarak genel kurul toplantısında kullanır. Örnek vermek gerekirse, genel kurulda organların seçimi, finansal tabloların incelenmesi, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararlar alınmaktadır. Dolayısıyla anonim şirketlerde en yetkili organ genel kurul olup, genel kurula katılma hakkı pay sahipleri açısından vazgeçilemez nitelikte önemli bir haktır. Bu hakkın pay sahipleri açısından kısıtlanması, şarta bağlanması veya kaldırılmasına izin verilmemektedir. Kural olarak pay sahibi, paydan doğan hakkını bizzat kullanmak durumundadır. Ancak pay sahibinin temsilci kullanmak suretiyle kendini genel kurulda temsil ettirebilmesi de vazgeçilmez ve sınırlandırılamaz haklardan sayılmıştır.

TTK m.425’de pay sahibinin paylardan doğan hakkını kullanmak için, temsilci atayabileceği pay sahibini kişisel hakları başlığı altında düzenlenmiştir. Temsil, hukuki bir işlemin, hak sahibi için başka bir kimse tarafından yapılması olarak açıklanabilir. Anonim ortaklıklarda temsil, genel hükümlerdeki temsil anlamında olup, şirketin niteliklerinden ötürü TTK’daki genel hükümlerden ayrılmak suretiyle bir takım farklılıklar bulundurmaktadır.

Anonim ortaklıklarda pay sahibinin temsili, şirketin devamlılığı ve pay sahibinin menfaatleri açısından oldukça büyük öneme sahiptir. Pay sahibinin temsiline izin verilmemiş olması varsayımında, genel kurul toplantılarında hazır bulanamayacak bir engeli olması (hastalık, yurt dışı seyahati gibi) durumunda pay sahibinin o genel kurulda şahsi menfaati zarar görebilecektir. Daha önemli ise temsilciye izin verilmemesi durumunda genel kurula katılamayan pay sahibinden dolayı karar nisaplarına ulaşılamamış olunabilir ve bu durumda şirket karar alması gerekli bir konuda sürüncemede kalabilecektir.

Kaynakça

Makaleler

‘Anonim Şirketlerin Genel Kurulunda Pay Sahibinin Temsili’ < http://www.caglayanyalcin.com/pdf/as_genel_kurulu.pdf> erişim tarihi 19 Aralık 2020

ŞAHİN Merter, ‘Anonim Şirketlerde Pay Sahiplerinin Genel Kurul Toplantısında Temsili’ < https://hmhukuk.com/anonim-sirketlerde-pay-sahiplerinin-genel-kurul-toplantisinda-temsili> erişim tarihi 19 Aralık 2020

Mevzuat

Türk Ticaret Kanunu, Kanun Numarası: 6102, Kabul Tarihi: 13.01.2011, RG 14.02.2011/27846

Türk Ticaret Kanunu, Gerekçesi, Kanun Numarası: 6102

Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik[7], RG 28.11.2012/28481

Yargı Kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, T:12.11.2014, E:2014/801, K:2014/891


Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir.


Dipnotlar


  1. TTK’nın ‘Hazır bulunanlar listesi’ başlıklı 417’nci maddesi şu şekilde düzenlenmiştir:
    (1) Yönetim kurulu, Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca genel kurula katılabilecek kayden izlenen payların sahiplerine ilişkin listeyi, Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlayacağı “pay sahipleri çizelgesi”ne göre düzenler.
    (2) Yönetim kurulu, kayden izlenmeyen paylar ile ilgili olarak genel kurula katılabilecekler listesini düzenlerken, senede bağlanmamış bulunan veya nama yazılı olan paylar ile ilmühaber sahipleri için pay defteri kayıtlarını, hamiline yazılı pay senedi sahipleri bakımından da giriş kartı alanları dikkate alır.
    (3) Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre düzenlenecek genel kurula katılabilecekler listesi, yönetim kurulu başkanı tarafından imzalanır ve toplantıdan önce genel kurulun yapılacağı yerde bulundurulur. Listede özellikle, pay sahiplerinin ad ve soyadları veya unvanları, adresleri, sahip oldukları pay miktarı, payların itibarî değerleri, grupları, şirketin esas sermayesi ile ödenmiş olan tutar veya çıkarılmış sermaye toplantıya aslen ve temsil yoluyla katılacakların imza yerleri gösterilir.
    (4) Genel kurula katılanların imzaladığı liste “hazır bulunanlar listesi” adını alır.
    (5) Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen paylara ilişkin pay sahipleri çizelgesinin Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlanmasının usul ve esasları, gereğinde genel kurul toplantısının yapılacağı gün ile sınırlı olmak üzere payların devrinin yasaklanması ve ilgili diğer konular Sermaye Piyasası Kurulu tarafından bir tebliğ ile düzenlenir
    .” ↩︎

  2. Anonim şirketler için önemli bir kavram olan “pay”, üç anlamda kullanılır. Bunlardan ilki esas sermayenin bir parçasını ifade etmesidir. Esas sermayenin pay sayısına bölünmesi sonucu oluşan ve nominal (itibari) değeri olan her bir birim birer payı oluşturur. Pay sayısının ve nominal değerinin esas sözleşmede gösterilmesi zorunludur. Bir diğer anlamıyla pay; pay sahipliği konumunu yani ortaklık sıfatını ifade eder. Ortaklık sıfatından kaynaklanan hak ve borçlar paya bağlıdır. Pay elde edilirken ortaklık sıfatı da kazanılmış olur. Payın devredilmesi halinde ortaklık sıfatı ve buna bağlı hak ve borçlar da devredilmiş olur. Üçüncü anlamıyla pay; bir kıymetli evrak niteliğindeki pay senetlerini (hisse senetlerini) ifade eder. Hamiline düzenlenmiş paylar hariç olmak üzere, payın bir senede bağlanması zorunluluğu yoktur. Senede bağlanmamış paylar “çıplak pay” olarak adlandırılmıştır.” Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, T:12.11.2014, E:2014/801, K:2014/891. ↩︎

  3. 6102 sayılı TTK’nın istihsal edildiği dönemde yürürlükte olan ve TTK m.415/2’de atıf yapılan mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) m.10/A hükmü meri 6362 sayılı SPKn’nda m.13 olarak yer almakta olup, hüküm şöyledir:
    (1) Sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın elektronik ortamda kayden ihracı esastır. Kurul, kayden ihraç edilecek sermaye piyasası araçlarını ve kayden izlenecek hakları belirler; türleri ve ihraççıları itibarıyla kaydileştirmesine, kayıtların tutulmasına ve üyelik şartlarını kaybeden ihraççıların paylarının kayden izlenmesinin sona erdirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenler.
    (2) Kaydi sermaye piyasası araçları, nama veya hamiline yazılı olmalarına bakılmaksızın isme açılmış hesaplarda izlenir. Kurul, sermaye piyasası aracının türüne ve ihraççısının veya MKK üyesinin niteliğine göre sermaye piyasası araçlarının hak sahibi ismine hesap açılmaksızın hesapların toplu olarak tutulmasına karar verebilir.
    (3) Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar, MKK tarafından izlenir. Kayıtlar, MKK tarafından oluşturulan elektronik ortamda, bu kuruluşun üyelerince tutulur.
    (4) Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez.
    (5) Kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, MKK’ya yapılan bildirim tarihi esas alınır.
    (6) Payların devrinin, 6102 sayılı Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde ortaklıklar tarafından pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın MKK nezdinde izlenen kayıtlar esas alınır.
    (7) Kayden izlenen sermaye piyasası araçlarına ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler münhasıran MKK’nın üyeleri tarafından yerine getirilir. İlgili kanunlar uyarınca elektronik ortamda tebligatı yapılan alacakların takip ve tahsiline ilişkin hükümler saklıdır
    .” ↩︎

  4. Bu hüküm yeni olup, özellikle pay senedi borsada işlem gören anonim şirketlerde beyaz ciro ile dolaşımda bulunan nama yazılı hisse senetlerinin sahiplerinin genel kurula katılmalarını sağlamak ve bunu kolaylaştırmak amacıyla öngörülmüştür. Başka bir deyişle, uygulamanın ortaya koyduğu önemli bir gereksinim, özellikle pay senetleri borsada işlem gören anonim şirketlerde pay defteri ile gerçek arasındaki uyuşmazlık dikkate alınarak ve Merkezi Kayıt Kuruluşunun varlığı da göz önünde tutularak maddeye eklenmiştir (TTK m.415/2, Gerekçesi). ↩︎

  5. TTK’nın ‘Organın temsilcisi, bağımsız temsilci ve kurumsal temsilci’ başlıklı 428’inci maddesi, 15.02.2018 tarihli ve 7099 sayılı Kanun’un 23’üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. ↩︎

  6. Zilyetlik’, bir kişinin bir eşyayı (şeyi/şeyleri) elinde bulundurması ve bu eşyayı kullanması olup, genelde fiili hâkimiyet olarak da adlandırılır. Fiili hâkimiyeti elinde bulunduran kişiye ise ‘zilyet’ denir. Zilyet, mal üzerinde fiili hâkimiyet bulunduran gerçek veya tüzel kişilerdir. Taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır. Mülkiyet mal üzerindeki hak, zilyetlik malın kullanım hakkını elinde bulundurmaktır. Malik gerçek sahipken, zilyet mal üzerinde kullanma hakkına sahip olan kişidir. Bir kişinin bir şey üzerinde zilyet olabilmesi için zilyetlik iradesine ve fiili hâkimiyete birlikte sahip olması gerekir. ↩︎

  7. Mezkûr Yönetmeliğin adı “Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik” iken, 09.10.2020 tarihli ve 31269 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan değişiklikle Kaynakçada yer aldığı şekilde değiştirilmiştir. ↩︎

Lexpera Blog’da yayımlanan yazılar, yazarlarının görüşlerini ifade eder. Lexpera Blog’da bir yazıya yer verilmesi, o yazıda savunulan görüşlerin On İki Levha Yayıncılık tarafından benimsendiği anlamına gelmez. Yazılar, bilgi amaçlı olup, hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliği taşımamaktadır.
Author image
Hakkında Yavuz Akbulak
SPK Başuzmanı