Lexpera’da Geçen Hafta (17-23 Ocak 2026)
Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 216. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.
Literatür
Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:
Zülfiye Yılmaz, Ece Göztepe (Ed.), Kadın Hukukçular Cumhuriyet’in Yüzüncü Yılında Kazanımları ve Güncel Sorunları Tartışıyor
Kitapta, Cumhuriyet’in yüzüncü yılı şerefine 4 Aralık 2023’te Ankara’da düzenlenen panelde, medeni hukuk, ceza hukuku, iş hukuku, sosyal güvenlik hukuku, ticaret hukuku, teknoloji hukuku, örgütlenme hukuku, göç hukuku, deprem hukuku gibi alanlardan akademisyen ve avukatların, toplumsal cinsiyet eşitliğinin farklı görünümlerini, teori ve uygulamada Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunları ele aldığı yazılara yer verilmiştir.
Hüseyin Bilge, Kiracının Ayıp Sebebiyle Sözleşmeyi Feshetme Hakkı
İlgili kanuni düzenlemeler, öğretideki tartışmalar ve Yargıtay kararları ışığında hazırlanan çalışmanın birinci bölümünde kiracının ayıp sebebiyle fesih hakkının esasları incelenmiş; ikinci bölümünde kiracının fesih hakkını kullanabilmesi için gerekli şartlar ve kiraya verenin bu hakkın kullanılmasını engelleme hakkı irdelenmiş; üçüncü ve son bölümünde ise kiracının ayıp sebebiyle sözleşmeyi feshetme hakkını kullanmasına ve bu hakkın kullanılmasının sonuçlarına değinilmiştir.
Ozan Alper Demir, Türk Vergi Hukukunda Kanun Yolundan Vazgeçme Kurumu
Eserde, Vergi Usul Kanunu’nun “kanun yolundan vazgeçme” başlıklı 379. maddesinde düzenlenerek Türk vergi hukuku sisteminde yer almaya başlayan kanun yolundan vazgeçme kurumu incelenmiş; bu bağlamda Hazine ve Maliye Bakanlığı’na verilen yetki doğrultusunda çıkarılan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 517) hükümleri de değerlendirilmiştir.
Can İşeri, Tutuklama Tedbiri ve Tutuklulukta Süre
Çalışmada, koruma tedbiri kavramı bakımından kişi özgürlüğü ve güvenliği ve koruma tedbirleri hakkında bilgi verilmiş; tutuklama tedbiri kavramı ayrıntılı olarak mercek altına alınmış ve tutuklama tedbiri bakımından süreye ilişkin önemli hususlar üzerinde durulmuştur.
Nurdan Özçelik, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi İçtihadı Işığında Hâkim ve Savcıların İfade Özgürlüğü
Kitapta, hâkim ve savcıların ifade özgürlüğüne ilişkin sınırların yeniden değerlendirilmesi ve bu konudaki tartışmaları zenginleştirmeye yönelik bir katkı sunmak hedeflemiş; teorik temeller ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi içtihadındaki somut örnekler ışığında, hâkim ve savcıların ifade özgürlüğünün kapsamı ve sınırlarına ilişkin sistematik bir çerçeve çizilmiştir.
Ahmet Zahid Güler, Kambiyo Senetlerinin Rehnedilmesi
Eserde, kambiyo senetlerinin rehni konusu hem Türk Medenî Kanunu m. 954 vd. hükümleri çerçevesinde hak ve alacak rehni olarak incelenmiş hem de bu senetlerin Türk Ticaret Kanunu m. 689 kapsamında rehin cirosu yoluyla rehni üzerinde durulmuş; rehin hakkının özellikleri, alacak rehninin hukuki niteliği ile ilkeler ve kıymetli evrakın rehni konuları karşılaştırılmalı olarak ele alınmıştır.
Hilal Güvenkaya, Can AI Be Confused: AI and the Concepts of Average Consumer and Likelihood of Confusion
Kitapta, yapay zekânın, marka hukukunun iki temel kavramı olan ortalama tüketici ve karıştırılma ihtimali üzerindeki etkileri araştırılmış; yapay zekânın tüketici davranışını nasıl etkilediği, ortalama tüketici kavramını nasıl yeniden tanımladığı, karıştırılma ihtimalinin koşulları ve değerlendirilmesi üzerindeki etkisi irdelenmiş ve yapay zekânın, işlemleri otonom olarak tamamladığı senaryolarda tüketici olarak görülmesine değinilmiştir.
Şeyma Aydın, Yalan Tanıklık Suçu (TCK m. 272)
Çalışmada, tanık beyanının kavramsal çerçevesi ele alındıktan sonra Türk Ceza Kanunu’nda yer verilen sistematiğe uygun olarak yalan tanıklık suçu incelenmiş ve yüksek mahkeme kararlarından da yararlanılarak yalan tanıklık suçunun tartışmalı noktaları ortaya konulmuştur.
Seval Kılıç, Kanun-ı Esasi’de Egemenlik Anlayışı
Eserde, batıda ve Osmanlı’daki egemenlik anlayışları hukuki bir zemine oturtulmuş, Kanun-ı Esasi’de egemenliğe ilişkin hükümler tek tek incelenerek hangi konsepte uyduğu ortaya çıkarılmış ve kralın iktidarının meşrulaştırıldığı 1851 Prusya Anayasası ve 1848 Sardunya Anayasası ele alınarak Kanun-ı Esasi’nin ilk halinin meclisi neden ön plana çıkarmadığı gösterilmiştir.
Sergül Balsever, Anonim Ortaklığın Temsili
Çalışmada anonim ortaklık tüzel kişiliğinde temsil, karşılaştırmalı hukuk ile anonim ortaklığın temsilinde yöntemler üzerinde durulmuş, anonim ortaklığın temsil organı olarak yönetim kurulu ile tescil ve ilanı hakkında bilgi verilmiş, yönetim kurulunun temsil yetkisinin kapsamı ve sınırlandırılmasına değinilmiş, yönetim kurulunun temsil yetkisinin kullanılması ve devredilmesine yer verilmiş, ayrıca anonim ortaklığın yetkisiz temsili de incelenmiştir.
Ali Erdoğan, Queer Hukuk Kuramı
Kitapta, hukukun geleneksel normatif sınırları eleştirel bir perspektifle ele alınarak adalet, kimlik ve toplumsal cinsiyet kavramları yeniden değerlendirilmiş; konuya ilişkin ulusal ve uluslararası hukuk düzenlemeleri ışığında bir tartışma yürütülmüştür.
Geçen hafta Blog’a yüklenen makalelere aşağıda yer verilmiştir:
Cansu Peker, Swiftie’lerin Rekabet Hukuku Mücadelesi: Ticketmaster ve Pazar Gücü
İlker Fatih Kıl, Cansu Peker, Elektrikli Araç Sahiplerinin Gözü Bu Tasarıda: Şarj Hizmetlerine Erişimde Yeni Kurallar!
İçtihat
Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:
| MAHKEME | KARAR SAYISI |
| Yargıtay (Hukuk) | 1 |
| Danıştay | 2 |
| TOPLAM | 3 |
Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na ait karar özellikle dikkati çekmektedir:
Yargıtay HGK., E. 2024/176 K. 2025/618 T. 08.10.2025
Davacılar vekili; taraflar arasında yapılan 13.05.2015 tarihli münferit hisse satış sözleşmesinin cezai hüküm başlıklı 8.1 maddesinde taraflardan birinin sözleşme kapsamındaki yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde diğer tarafa cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, yine aynı tarihli hisse satış sözleşmesinin 9.2 maddesinde de cezai şart hükmüne yer verildiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranarak hisse satış bedelini ödemediğini, hisse devrine konu (...) A.Ş.’yi geliştirmek için yapılandırma yapmadığını, projenin geliştirilmesi için şirkete kredi niteliğinde borç verilmediğini, genel kurulu toplamadığını, bu nedenle kararlaştırılan cezai şartı davalı tarafın ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkillerinin davalı borçludan olan cezai şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; takipte dayanılan sözleşmeden farklı olarak itirazın iptali davasında iki ayrı sözleşmeye dayanıldığını, öncelikle davacının bu hususu açıklaması gerektiğini, 13.05.2015 tarihli hisse satış sözleşmesinin 10. maddesinde Londra mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle davanın yetki şartı nedeniyle reddi gerektiğini, aynı tarihli münferit hisse satış sözleşmesinin 9.1 maddesinde ise Zürih mahkemelerinin tahkimde yetkili kılındığını, bu sebeple davanın tahkim şartı nedeniyle de reddi gerektiğini, davacıların davaya konu sözleşmeler evvelinde (...) A.Ş.’nin tüm hisselerinin sahibi olduklarını, adı geçen şirketin tek faaliyet konusu ve mal varlığının (...) Rüzgâr Enerji Santrali (RES) Projesi olduğunu, şirketin sözleşmenin imzası anında RES kuruluşu için hiçbir lisans ve izin sahibi olmadığını, ön lisans alınmadığından sözleşmenin ifasının mümkün olmadığını, davacıların şirket faaliyetlerini akamete uğrattıklarını, borca batık olan sözleşme konusu şirketin RES ihalesine katılmasının mümkün olmadığını, sözleşmedeki cezai şart hükmünün ahlaka aykırı olması nedeniyle yok hükmünde olduğunu, sözleşmenin ifa imkânı kalmadığını, sözleşmeyle belirlenen asıl borç geçersiz olduğundan cezai şartın da geçerli olmadığı gibi fahiş olmakla cezai şartın tenkisi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
(...) Ticaret Mahkemesi; davalı tarafça cevap dilekçesinde tahkim ilk itirazında bulunulmuş ise de dava dilekçesinin davalıya tebliğ tarihi tam olarak tespit edilemediğinden cevap dilekçesinin süresinde verilip verilmediğinin belirlenemediği, bu sebeple tahkim ilk itirazı hakkında bir değerlendirme yapılmadığı, diğer taraftan yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı iddiasının öncelikle incelenmesi gerektiği, usulüne uygun takip yapılmamasının itirazın iptali davalarında dava şartı olduğu, uyuşmazlık konusu olan 13.05.2015 tarihli hisse satış sözleşmesinin 10. maddesine göre, sözleşmenin İngiltere kanunlarına tabi olduğu ve bu sözleşmenin uygulanmasından doğacak her türlü ihtilaf vukuunda Londra mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtildiği, sözleşmeye Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 17. maddesi gereğince yetki şartı konulduğundan takibin sözleşmede belirlenen icra dairesinde başlatılması gerektiği, 13.05.2015 tarihli hisse satış sözleşmesinin tarafları tacir olduğundan Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 7. maddesi gereğince sözleşmedeki yetki şartının davacılar için de geçerli olduğu gerekçesiyle yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığına ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiştir.
Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine (...) Bölge Adliye Mahkemesi; davacılar ve davalının, merkezi Ankara’da bulunan (...) A.Ş. isimli şirketin paydaşları olduğu, davanın şirket ortakları arasındaki hisse devir sözleşmelerinden kaynaklandığı, HMK’nın 14. maddesine göre ortakların birbirlerine karşı ortaklıkla ilgili açacakları davalar yönünden şirket tüzel kişiliğinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, HMK’nın 17. maddesi gözetildiğinde kesin yetki halinin varlığı halinde yetki sözleşmesi yapılamayacağı, dolayısıyla kesin yetkili olan Ankara icra dairelerinde usulüne uygun şekilde başlatılmış bir takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesinin yetki sözleşmesinde yazılı Londra icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle HMK’nın 323/1-b-2. maddesi çerçevesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış ve yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından davanın reddine karar vermiştir.
Kararın temyiz edilmesi üzerine ilgili Yargıtay Dairesi; TTK’nın 14. maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralının, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için uygulandığı ancak somut olayda davalı şirket henüz ortaklık sıfatını haiz olmadığından kesin yetki kuralından bahsedilemeyeceği, dolayısıyla hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
(...) Bölge Adliye Mahkemesi; bozma kararında davalının henüz ortaklık sıfatını haiz olmadığı şeklinde bir kabule dayanıldıysa da bunun dosya kapsamıyla örtüşmediği, sözleşme tarihi itibariyle ortaklık sıfatının haiz olunduğu gözetildiğinde maddi hataya dayandığı düşünülen bozma ilamına uyulmasının mümkün olmadığı, her iki tarafın da yer aldığı hisse devir sözleşmesinde tahkim şartının mevcut olmadığı, diğer münferit hisse satış sözleşmesinde tahkim koşulu mevcut ise de ilk itiraz olmakla re’sen incelenmesi mümkün bulunmayan tahkim yönünden istinaf aşamasında itirazda bulunulmadığından gelinen aşamada tahkim itirazı hakkında inceleme yapılamayacağı gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.
Bunun üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; uyuşmazlığın, yabancılık unsuru taşıyan sözleşmeden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkin davada HMK’nın 14/2. maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralının uygulanıp uygulanamayacağı, kesin yetki kuralının uygulanamayacağı sonucuna varılacak olur ise somut olayda tahkim anlaşması konusunda bir değerlendirme yapılmasının mümkün ve gerekli olup olmadığı hususunda toplandığını tespit etmiş ve yaptığı hukuki değerlendirme sonucunda, milletlerarası yetki sözleşmesinin koşullarıyla, ülke mahkemelerinin kendi aralarındaki yetkisine ilişkin koşulların birbirinden farklı olduğu, milletlerarası yetki anlaşmasıyla yabancı mahkemenin yetkili kılınması durumunda Türk hukukundaki kamu düzenine ilişkin yetki kuralının getiriliş şekli ve amacı göz önünde bulundurularak yapılacak bir incelemeyle ülke mahkemesinin münhasır yetkisinin söz konusu olduğu tespit edilmedikçe salt HMK’da konuyla ilgili kesin yetki hali öngörüldüğü şeklindeki bir gerekçeyle tarafların irade özgürlüğü çerçevesinde kabul ettikleri ve kanun koyucunun buna imkân verdiği yetkili çözüm yerini belirleme konusundaki anlaşmaların bertaraf edilemeyeceği, bu bağlamda Özel Daire kararındaki davalının henüz ortaklık sıfatını haiz olmadığı şeklindeki kabulün aksine halihazırda aynı şirkette ortak olduğu anlaşılan taraflar arasındaki somut uyuşmazlıkta, davacıların şirket ana sözleşmesinde ve ticaret sicil kayıtlarında değişikliği gerektiren herhangi bir iddiada bulunmayıp sadece sözleşmedeki cezai şart alacaklarının tahsilini talep ettiği, ortakların kendi aralarındaki cezai şart istemleri konusunda devletin münhasır yetkisinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, dolayısıyla (...) Bölge Adliye Mahkemesi’nin hem bu yönü göz ardı ederek hem de icra dairesinin yetkisini esas alarak vardığı sonuçta isabet bulunmadığı, takibe konu sözleşmedeki milletlerarası yetki anlaşması ve davalının Londra mahkemelerinin yetkili olduğu yönündeki itirazı üzerinde durularak varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına oyçokluğu ile hükmetmiştir.
Mevzuat
Anayasa Mahkemesi’nin E. 2025/124, K. 2025/203 sayılı ve 08.10.2025 tarihli kararı uyarınca, miktar veya değeri 40.000 Türk Lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağına ilişkin fıkra hükmü, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar yönünden iptal edildi. Değişiklik, 20.10.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Turist Rehberliği Meslek Kanunu
Anayasa Mahkemesi’nin E. 2024/125, K. 2025/178 sayılı ve 10.09.2025 tarihli kararı uyarınca, denetim, gözetim ve yönetmeliğe ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Değişiklikler, 20.10.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun
Anayasa Mahkemesi’nin E. 2024/218, K. 2025/202 sayılı ve 08.10.2025 tarihli kararı uyarınca, teminat alınması başlıklı madde hükümlerinde değişikliğe gidildi. Değişiklik, 20.10.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Merkezleri Hakkında Yönetmelik
Yüksek güvenlikli adli psikiyatri merkezlerinde sunulan sağlık hizmetleri ile bu merkezlerin çalışma usul ve esasları belirlendi.
Özel Teknelerin Donatımı ve Özel Tekneleri Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelik
Özel tekne ve özel yatların donatımı ve bunları kullanacak kişilerin yeterlikleri, eğitim ve sınavları ile belgelendirilmelerine ilişkin usul ve esasların belirlendiği yönetmelik, 17.07.2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Aynı tarihte, 18.01.2023 tarihli ve 32077 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Teknelerin Donatımı ve Özel Tekneleri Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelik yürürlükten kalkacak.
Elektrik Piyasası Ölçüm Sistemleri Yönetmeliği
Lisanssız elektrik üretim tesislerinde kullanılan sayaçlar, yaygınlaştırmada öncelik sıralaması, ölçü devresinin mevzuata uygun hale getirilmesi ve milli akıllı sayaç sistemi geçiş dönemine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddelerinin Spesifikasyonları Hakkında Yönetmelik
Halihazırda faaliyet gösteren gıda işletmecilerine ilişkin geçiş hükümleri ihdas edildi. Yönetmelik eklerinde değişikliğe gidildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Maden Sahalarında Rehabilitasyon Yönetmeliği
Maden Kanunu çerçevesinde rehabilitasyon bedellerinin tahsili, nemalandırılması, iadesi ile rehabilitasyon uygulamalarına ilişkin usul ve esaslar belirlendi.
Elektrik ile İlgili Fen Adamlarının Yetki, Görev ve Sorumlulukları Hakkında Yönetmelik
İmar Kanunu kapsamındaki elektrik ile ilgili fen adamlarının yetki, görev ve sorumlulukları yeniden belirlendi. Yönetmelik, 01.03.2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Aynı tarihte, 11.11.1989 tarihli ve 20339 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik ile İlgili Fen Adamlarının Yetki, Görev ve Sorumlulukları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kalkacak.
Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik
Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi’nin çalışma usul ve esasları yeniden tespit edildi. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı.
Kamu İhale Tebliği (No: 2026/1)
Kamu İhale Kanunu’nda belirtilen eşik değerler ve parasal limitler, 2025 yılı aralık ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık değişim oranında (%27,67) arttırılarak güncellendi. Tebliğ, 01.02.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Sermaye Yeterlilik Hesaplamasında Kullanılan Katsayılarda Değişiklik Yapılması Hakkında Genelge
Risk katsayılarına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Mecburi Meslek Kararına İlişkin Genelge
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği tarafından düzenlenen genelgenin ortaklık bürosu ve unvanlarındaki yasaklara ilişkin hükümlerinde değişikliğe gidildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar
Sınav şartına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Devlet Memurlarının Yarım Zamanlı Çalışma Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmelik hükümleri, sözleşmeli personele de aynı usul ve esaslar çerçevesinde kıyasen uygulanacak.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
E-İhracat Destekleri Hakkında Cumhurbaşkanı Kararı
Kararda yer alan tanımlar, sipariş karşılama hizmeti desteği, sektörel ticaret ve alıra heyeti desteği, e-ihracat tanıtım projesi desteği, e-ihracatı geliştirme projesi desteği, Türkiye E-İhracat Platformu desteği, hedef ülkeler ve yaptırıma ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.



