Lexpera Blog

Uluslararası Şirket Birleşmeleri ve Uygulanacak Hukuk

Günümüzde giderek artan rekabet, şirketleri yeni arayışlara, ekonomik bakımdan yeni çözümler üretmeye yöneltmektedir. Şirketlerin bu rekabet düzeninde öne çıkmasına ve kazancını artırmasına yönelik olarak başvurdukları bir yöntemi de şirket birleşmeleri oluşturmaktadır. Güçlerin bir araya getirilerek işletmelerde optimum verimliliğin sağlanması, vergi teşviklerinden yararlanılması, işletmelerin daha verimli olarak çalıştırılabilmesi, yasal zorlukların giderilmesi gibi sebeplerle şirketler birleşme yoluna gitmektedir[1]. Şirket birleşmeleri kimi zaman ekonomik bakımdan zor durumda bulunan şirketlerin bu zor durumdan kendilerini kurtarmak amacıyla başvurdukları bir yol olabildiği gibi, bir yandan da ekonomik yönden güçlü durumda bulunan şirketlerin bu güçlerini daha da artırmak amacıyla başvurdukları bir yöntem olabilmektedir.
Küreselleşmenin hız kazandığı, ülkelerarasındaki etkileşimin ve uluslararası ticaretin giderek yaygınlaştığı günümüzde, şirketler ekonomik faaliyetlerini bulundukları ülke dışındaki pazarlarda da sürdürme ihtiyacı duymaktadır. Daha çok ekonomik, vergisel ve teknolojik nedenlere bağlı olan bu eğilim neticesinde şirket birleşmeleri de ulusal alandan uluslararası alana yayılmaya başlamıştır. Şirketlerin faaliyetlerini uluslararası sahada gerçekleştirmek istemeleri ve bunun bir yolu olan sınır aşan birleşmeler, bu faaliyetlerin yabancılık unsuru içermesi dolayısıyla uygulanacak hukukun tespiti sorununu gündeme getirmiştir.
Türk hukukunda uluslararası bir şirket birleşmesinin ne şekilde, hangi hukuka göre gerçekleştirileceğine ilişkin bir düzenleme ne Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’da ne Türk Ticaret Kanunu’nda ne de diğer kanunlarımızda yer almaktadır. Bu durum, hukuki açıdan bir belirsizlik yarattığı için yabancı yatırımcıyı bir Türk şirketi ile birleşmekten alıkoyabilmektedir. Bu hususu dikkate alan kanun koyucu Türk Ticaret Kanunu’nun genel gerekçesinde uluslararası şirket birleşmelerinin AB ve İsviçre hukuku bakımından önemine değinmekle birlikte konunun Türkiye için henüz güncel olmadığı ancak ilgi çekici olduğu ve AB ile müzakere sürecinde yakın zamanda Türkiye için güncellik kazanabileceğini vurgulamıştır[2].
AB hukukunda şirketler hukuku bakımından büyük önem taşıyan altı adet Direktif 2017/1132/EU sayılı Direktif’te, tek bir çatı altında birleştirilmiştir. Sınır aşan şirket birleşmeleri de bu kapsamda düzenlenen konulardan biridir. Anılan Direktif’te sınır aşan bir birleşme işleminin ne şekilde gerçekleştirileceğine yönelik maddi nitelikli hükümlerle birlikte bunların hangi hukuka göre gerçekleştirileceğine yönelik düzenlemelere de yer verilmiştir. AB hukukunun yanı sıra İsviçre hukukunda, İsviçre Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu’nda sınır aşan şirket birleşmelerine uygulanacak hukuk, alacaklıların ve azınlık pay sahiplerinin haklarını da koruyacak şekilde detaylı bir biçimde düzenlenmiş, bu hususa ilişkin kanunlar ihtilafı kurallarının yanı sıra maddi hukuk hükümlerine de yer verilmiştir.
Türk hukuku bakımından uluslararası bir birleşme işlemine uygulanacak hukukun tespiti ancak MÖHUK m. 9/4 hükmünden hareketle, yorum yoluyla yapılabilmektedir. Ancak birleşmeye katılan taraflar dışında üçüncü kişileri haklarını da ciddi şekilde etkileyen ve ekonomik bakımından taraflar açısından önemli ekonomik sonuçlar doğuran uluslararası şirket birleşmeleri konusunda hukukumuzda da detaylı hükümler öngörülmesi gerekmektedir. Bu hususta da AB ve İsviçre hukukunda uluslararası şirket birleşmeleri konusunda yer alan düzenlemelerden yararlanılması mümkündür.


Dipnotlar


  1. M. Kamil Mutluer, M. Selçuk Uslu ve Ziyaettin Bildirici, Sermaye Şirketlerinin Denetimi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2013, s. 103. ↩︎

  2. Bkz. 6102 s. TTK Genel Gerekçe para. 56. ↩︎

Author image
Hakkında Bengül Kavlak