Lexpera’da Geçen Hafta (4-10 Nisan 2026)
Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 227. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.
Literatür
Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:
İlknur Rabia Türkölmez, Yargısal Tutum: Anayasa Mahkemesi’nin Sosyal ve Ekonomik Hak Kararları Üzerinden Bir İnceleme
Çalışmada, yargısal tutumu etkileyen faktörlerin tespit edilmesi amaçlanmış, kamu politikaları açısından önemli bir kaynak olan sosyal ve ekonomik haklar örnek olarak seçilmiş ve Anayasa Mahkemesi yargıçlarının söz konusu haklarla ilgili verdiği norm denetimi kararları analiz edilmiştir.
Yiğitcan Bozoğlu, Milletlerarası Tahkimde Hakemin Hukuku Kendiliğinden Uygulaması
Kitapta, Türk hukuku ve karşılaştırmalı hukuk perspektifinden hareketle, devlet yargılamasındaki “iura novit curia” ilkesinin tahkimdeki yansıması olan “iura novit arbiter” ilkesi incelenmiş; tahkimin sözleşmesel yapısı, taraf iradesi, hakem yetkisi ve kamu düzeni gibi kavramlar tartışılarak hakemin hukuku kendiliğinden uygulamasına ilişkin görev, yetki ve sınırlar ele alınmıştır.
Kardelen Çanak Bozoflu, Yapay Zekâ Çağında Algoritmik İş İlişkileri
Eserde, yapay zekâ ve algoritmaların kara kutu özelliğinin işçinin temel hak ve özgürlüklerine, ayrımcılık yasağına ve iş hukukunun temel ilkelerine etkileri çok yönlü bir bakış açısıyla irdelenmiş; dijital teknolojilerin iş ilişkilerinde yarattığı dönüşüm, ulusal ve uluslararası düzenlemeler çerçevesinde ele alınarak algoritmik yönetimin ayrımcı etkileri, şeffaflık sorunları ve büyük veri odaklı insan analitiklerinin hukuki sonuçları değerlendirilmiştir.
İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Derneği, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri’nin İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Kararlarının Değerlendirilmesi Semineri 2022
İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Derneği tarafından 17-18 Kasım 2023 tarihinde düzenlenen seminerde sunulan tebliğlerin derlendiği kitapta, İş İlişkisinin Kurulması, Hükümleri ve İşin Düzenlenmesi, İş İlişkisinin Sona Ermesi ve Kıdem Tazminatı, Toplu İş İlişkileri ve Sosyal Sigortaların Genel Hükümleri ve Türleri başlıklarını haiz makalelere yer verilmiştir.
Eserde, sosyal risk ilkesinin idarenin sorumluluğuna nasıl yansıdığı hususu, teorik ve uygulamaya yönelik kritik unsurlar ve tazminat usullerine ilişkin değerlendirmeler ışığında gözler önüne serilmiş; hukuk sistemi içerisinde devletin, toplumsal riskler ve tehlikelere karşı nasıl bir yükümlülük üstlendiği hususunu anlamak için çağdaş hukuki tartışmalara ışık tutulmuştur.
Betül Bozkır, Anonim Şirket Pay Sahibinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı
Çalışmada, pay sahipliği konumunun güçlendirilmesi yaklaşımına uyumlu olarak Türk Ticaret Kanunu’nun 437. maddesi ile kapsamlı bir düzenlemeye kavuşan pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakkı, Yargıtay kararları, doktrindeki görüşler ve İsviçre’de 2020 yılında kabul edilen anonim şirketler hukuku alanındaki revizyon düzenlemeleri kapsamında ele alınmıştır.
Alkaner Beyazgül, İfade Özgürlüğü Kapsamında Nefret Söylemi: Kuramsal ve Kavramsal Bir İnceleme
Kitapta, kategorik bir nefret söylemi yasağının yol açtığı sorunlara ışık tutulmuş; Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi gibi çeşitli mahkeme kararlarının yanı sıra farklı düşünürler ve güncel olaylar da incelenerek nefret söyleminin hangi durumlarda sınırlanabileceği ve ifade özgürlüğünün farklı perspektifleri değerlendirilmiştir.
Gizem Kılıç Akyıldız, Sürücü Asistan Sistemli Taşıtlarda Sigorta
Eserde, sürücü asistan sistemleri kasko ve trafik sigortası bağlamında incelenmiş; sorumluluk hukuku boyutuna, trafik ve kasko sigortasıyla kesiştiği oranda yer verilmiş; karşılaştırmalı hukuk metodundan yararlanılarak kıta Avrupası ülkelerinde ve ABD’de yaşanan gelişmeler, Alman ve İsviçre karayolları trafik kanunlarında bu sistemlere ilişkin yapılan değişiklikler incelenmiştir.
Kerim Can Demir, Türkiye Fintek Ekosisteminde Büyüme Stratejileri
Çalışmada, Türkiye’deki fintek girişimlerinin büyüme stratejileri sade ve sistematik bir şekilde ele alınmış; büyüme stratejileri, yatırımcı davranışları, stratejik kararlar ve yasal çerçeve arasındaki ilişkilere ışık tutularak birleşme ve satın almadan entegrasyon modellerine, stratejik ortaklıklardan alternatif büyüme yöntemlerine kadar pek çok başlığa değinilmiştir.
Can Yalçın, Ceza Hukukunda Tehlike Suçu Kavramı
Kitapta, belirsiz bir kavram olan tehlikenin zararla olan ilişkisi, yapısı, araştırılma yöntemleri, mevcudiyet dereceleri ve türleri incelenmiş; ceza hukukuyla sağlanan koruma alanının tehlike suçları aracılığıyla öne çekilmesi eğilimleri üzerinde durulmuş; tehlike suçlarıyla zarar suçlarının hangi kriter esas alınarak ayrılması gerektiği, tehlike suçlarına teşebbüs ve tehlike suçu ile birlikte zarar suçunun meydana geldiği hallerde içtima sorunları tartışılmıştır.
Hüseyin Bahadır Çolak, Adi Ortaklık Payının Devri
Çalışmada, adi ortaklığın yapısı ve karakteristik özelliklerinden hareketle konuya ilişkin tereddütler giderilmeye çalışılmış; adi ortaklıkta pay devri işleminin tabi olduğu hukuki rejimin ne olduğu sorusuna yanıt aranmış; bu soru ışığında devir işleminin konusu, niteliği, şartları ve sonuçları irdelenmiştir.
İçtihat
Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:
| MAHKEME | KARAR SAYISI |
| Anayasa Mahkemesi | 16 |
| Yargıtay (Hukuk) | 2419 |
| Yargıtay (Ceza) | 29251 |
| Danıştay | 793 |
| Bölge Adliye Mahkemesi | 1988 |
| TOPLAM | 34467 |
Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na ait karar özellikle dikkati çekmektedir:
Yargıtay HGK., E. 2024/619 K. 2025/639 T. 15.10.2025
Davacı erkek dava dilekçesinde; eşi ile aralarında ruhen ve fikren anlaşmazlıklar bulunduğunu, kendisine kanser teşhisi konulduğunu, davalının kendisine bir ay baktıktan sonra “git sana kızların baksın” diyerek evden kovduğunu, hakaret ve küfür ettiğini, eve almadığını ileri sürerek eşi ile boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kadın cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, davacının önceki evliliğinden olan üç kızı tarafından doldurulduğunu, mirasın bölünmesini engellemek amacıyla kendisini evden kovduklarını, asıl hakaret edeninin davacı olduğunu, davacıya defalarca telefonla ulaşmaya çalıştığını, her seferinde bir kızının açtığını ve “babalarının bir daha gelmeyeceğini ve aramaması gerektiğini” söylediklerini, iyi niyetinin göstergesi olarak ortak konutun yedek anahtarını davacıya ulaştırılmak üzere mahkemeye bıraktığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi; boşanmaya sebep olan olaylarda kadının hasta olan eşine bakmadığı, evin temizlik ve bulaşık gibi ihtiyaçlarını davacıya yaptırdığı, davacı hakkında bakamayacağını söyleyerek “alın götürün” dediği, hastanede yanında kalmadığı, kapının kilidini değiştirdiği, gerçekleşen olaylara göre davalı kadının tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına karar vermiştir.
Davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine (...) Bölge Adliye Mahkemesi; davacı erkeğin dava ve cevaba cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmadığı, böyle olunca usulüne uygun şekilde gösterilmeyen davacı tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağı ve davalıya kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar vermiştir.
Davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine ilgili Yargıtay Dairesi; davacının kararın temyiz edilmesinden sonra ve hüküm kesinleşmeden öldüğü, evliliğin ölümle sona ermesi nedeniyle boşanma davasının konusuz kaldığı, davacı erkeğin mirasçısının kusur belirlemesi yönünden davaya devam edeceklerini beyan etmesi nedeniyle davacı erkeğin mirasçılarının davaya dahil edilerek kusur belirlemesi bakımından davaya devam edilmek suretiyle, sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
(...) Bölge Adliye Mahkemesi; davacı erkeğin dava ve cevaba cevap dilekçesinin incelenmesi sonucunda nüfus kaydı ve sair delillere dayandığı ancak tanık deliline dayanmadığı, dolayısıyla usule uygun şekilde dayanılmayan tanıkların beyanı dikkate alınarak davalıya kusur yüklenemeyeceği gerekçesiyle evlilik birliği ölümle sona erdiğinden konusuz kalan boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve sağ kalan davalı kadın eşten kaynaklanan kusurlu bir davranışın ispatlanamadığına karar vermiştir.
İlgili Yargıtay Dairesi ise; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 355. maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerince istinaf sebeplerinin “kamu düzenine aykırılık” ve “istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler" olmak üzere iki ayrımda incelenmesi gerektiği, boşanma davasında erkeğin delil olarak dayanmadığı tanıkların dinlenerek hükme esas alınmasında kamu düzenine aykırılıktan söz edilemeyeceği, kadın tarafından erkeğin tanıklarının dinlenmesinin hatalı olduğu yönünde bir istinaf başvurusunda da bulunulmamış olduğundan, (...) Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılarak erkeğin tanıklarının beyanlarının hükme esas alınmak suretiyle, dinlenen tanık beyanlarına göre eşinin hastalığı sürecinde onunla ilgilenmeyen kadın eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunun tespitine karar verilmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
(...) Bölge Adliye Mahkemesi; önceki kararda yer alan gerekçenin yanında, davalı kadın vekilinin istinaf başvurusunda boşanmaya sebep olan olaylarda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ileri sürdüğü, davacının dava dilekçesindeki iddialarını ispatlayamadığını belirttiği, tanık ifadelerinin yeterli ve objektif olamayacağı yönünde açıklamalar da bulunduğu gözetildiğinde usule uygun şekilde dayanılmayan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.
Bunun üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; yaptığı kapsamlı hukuki değerlendirme sonucunda, temyiz itirazlarının kabulüne ve direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı HMK’nın 371. maddesi gereğince bozulmasına hükmetmiştir.
Mevzuat
Aile Enstitüsü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
Anayasa Mahkemesi’nin E. 2025/40, K. 2025/261 sayılı ve 11.12.2025 tarihli kararı uyarınca, yönetim kurulu ve danışma kurulunun teşekkülüne ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Değişiklikler, 06.10.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik
Tescil plakası verilmesi ve kullanılması ile basılı kâğıt ve tescil plakalarının basımı, dağıtımı ve veri paylaşımına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Tescil plakalarının nitelik ve ölçülerine ilişkin geçiş hükümleri ihdas edildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik
Şikâyet başvurularının şekil unsurları, Kamu İhale Kurumu tarafından inceleme ve Kamu İhale Kurulu tarafından alınacak nihai kararlarda bulunacak hususlara ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. İtirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesine ilişkin hükümler ihdas edildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği
Aile hekiminin ve aile sağlığı çalışanının görev, yetki ve sorumlulukları, bağışıklama hizmetleri, aile hekimliği birimine kişi kaydı ve aile hekimi seçimine ilişkin esaslar, izinler, performans değerlendirmesi, sözleşmeli aile hekimleri, sözleşmeli aile sağlığı çalışanları, naklen atama, eğitim, aile sağlığı merkezinin teknik donanımı, denetim, kayıtların tutulma şekli ve muhafazasına ilişkin hükümler başta olmak üzere birçok hükümde değişikliğe gidildi. Düzenlemelere uyum için geçiş hükümleri düzenlendi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Arazi Kullanım Planlaması Uygulama Yönetmeliği
Toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, toprak etüt, haritalama ve sınıflama yapılması, tarımsal üretim gücü yüksek büyük ovaların ve erozyona duyarlı alanların belirlenmesi, tarımsal amaçlı plan ve projelerin hazırlanması ve uygulanması ile ülkesel ve bölgesel planlamalara temel oluşturan ve diğer fizikî/mekânsal planlamalara veri teşkil eden çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda toprağın niteliği, arazinin yeteneği ve diğer arazi özellikleri gözetilerek uygun arazi kullanım şekillerini içeren arazi kullanım planlarının hazırlanmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlendi.
Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda öngörülen toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, zorunlu hallerde amaç dışı kullanımına izin verilmesi, toprağın korunması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve uygulanması, toprak koruma kurulunun teşekkülü, görevleri, çalışma kuralları ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımını sağlayacak usul ve esaslar yeniden belirlendi. Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırıldı.
Elektrik Piyasası Yan Hizmetler Yönetmeliği
Yönetmelikte geçen tanımlar, tarafların görev, yetki ve sorumlulukları ile yan hizmetler belgelendirme esaslarına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Yan hizmet performans testlerinin Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) tarafından gerçekleştirilmesine ilişkin geçiş hükümleri düzenlendi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği
Lisansların sona ermesine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliği
Lisansların sona ermesine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Çarşı ve Mahalle Bekçiliğine Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliği
Çarşı ve mahalle bekçiliğine alınacaklarda aranacak şartlarda değişikliğe gidildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin Çalışma Usul ve Esasları ile Kıyafetlerine Dair Yönetmelik
Çalışma saatleri, devriye usulü, önleyici ve koruyucu görev ve yetkiler, durdurma, kimlik sorma yetkisi ve genel kolluk kuvvetlerine yardım görevine ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Jeoloji Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği
Oda’nın kamu yararını gözeten amaçlarına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Yatırım Projelerinin Stratejik Öncelik ve Teknik Değerlendirmesine Dair Tebliğ
Tebliğde geçen tanımlar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na başvuru yapılması ve değerlendirmeye ilişkin hükümler ile tebliğ ekinde değişikliğe gidildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğ
Kamu İhale Kurumu tarafından düzenlenen tebliğin itirazen şikâyet başvurularında aranılacak şekil unsurlarına ilişkin hükümlerinde değişikliğe gidildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Özsermaye Hallerinde Payların Teorik/Referans Fiyatlarının Belirlenmesi Prosedürü
Ortakların sahip olduğu pay sayısını değiştiren ve değiştirmeyen sermaye azaltımına ilişkin hükümler ihdas edildi.
Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.



