Hakim (ve hakem) Türk hukukunu resen uygular (Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 33). Çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişiye başvurulabilir (HMK m. 266). Bununla birlikte taraflar, dava konusuyla ilgili uzmandan bilimsel mütalaa alabilirler (HMK m. 293).
Uygulamada mahkemeler, teknik ve finansal konularda bilirkişiye başvurarak uyuşmazlığı aydınlatmakta, bazı hallerde ise (çoğunlukla iş yükünden kaynaklı olarak) hukuki konularda da bilirkişi görüşüne başvurmaktadır. Buna karşılık tahkimde ise ağırlıklı uygulama, gerektiği takdirde tarafların ibraz edeceği uzman görüşlerinin sunulmasıyla uyuşmazlığın teknik/finansal noktalarının aydınlatılması, hukuki konuların ise münhasıran hakemlerce çözülmesi yönünde gelişmiştir. Bununla birlikte, bazı davalarda taraflar uyuşmazlığın çözümünde hakem heyeti tarafından bilirkişi atanmasını talep etmektedir. Hakem heyetinin tarafların bu talebini tamamen yahut kısmen karşılamaması ise hakem kararının iptali davalarında tartışma konusu yapılmaktadır.
Bu çalışmada önce ilgili hukuki düzenlemeler incelenecek, sonrasında Yargıtay’ın konu hakkındaki kararları değerlendirilecektir.
İlgili Düzenlemeler
Hem tahkim mevzuatı hem de tahkim kuralları, hakem heyetlerinin bilirkişi ataması konusunda düzenlemeler barındırmaktadır.
HMK m. 431/1/a uyarınca “Hakem veya hakem kurulu; a) Belirlediği konular hakkında rapor vermek üzere bir veya birden çok bilirkişi seçimine, … karar verebilir”. Kanunun gerekçesinde “hakem veya hakem kuruluna … bilirkişi atanması … konusunda takdir hakkı veril[diği]”ifade edilmiştir. Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) m. 12/A/1’de de benzer bir düzenleme getirilmiştir. Bu kapsamda hakemin bilirkişi atayabileceği düzenlenmiş, ancak bu durum bir mecburiyet olarak ele alınmamıştır.
İlgili düzenlemelerin devamında tarafların talebi üzerine bilirkişilerin duruşmaya katılacağı ve tarafların bu duruşmada bilirkişilere soru sorabileceği, hatta kendi seçtikleri özel bilirkişileri dinletebileceği düzenlenmiştir[1].
Milletlerarası Ticaret Odası (MTO) Tahkim Kuralları m. 26/2 uyarınca hakem heyetinin tarafların atadığı bilirkişileri dinleyerek vakıaları tespit edebileceği ifade edilmiştir. Üçüncü fıkrada ise hakem heyetinin taraflara danıştıktan sonra bilirkişi atayabileceği düzenlenmiştir.
İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) Tahkim Kuralları m. 29/3’e göre hakem heyeti “taraflarca atanan uzmanları dinleyebileceği gibi, gerekli gördüğü hallerde tarafların görüşünü aldıktan sonra görevinin kapsamını belirleyerek kendisi de bilirkişi atayabilir”.
İstanbul Ticaret Odası Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi (İTOTAM) Tahkim Kuralları’nda ise m. 33/1 ve 35/1/c.1’de hakem heyetinin bilirkişi incelemesi yaptırabileceği kabul edildikten sonra m. 35/1/c.2’de, hakem heyetinin “bilirkişi atamak yerine taraflardan uzman görüşü getirmelerini de isteyebil[eceği]” düzenlenmiştir. Nihayet m. 35/3’te ise hakem heyetinin “bilirkişi veya uzman raporlarını serbestçe takdir ede[ceği]” belirtilmiştir.
Mevzuatımızda (HMK m. 441/1/c, MTK m. 16/B/2/3) ve tahkim kurallarında (MTO Tahkim Kuralları, m. 41/1, ISTAC Tahkim Kuralları, m. 41/2/c, İTOTAM Tahkim Kuralları, m. 50/2) bilirkişi ücretleri yargılama giderlerinden sayılmaktadır.
Değerlendirme
Hakem Heyeti Bilirkişi Atamak Mecburiyetinde Değildir
Yukarıdaki bölümde incelenen mevzuat ve kurallar uyarınca ilke olarak hakem heyetinin bilirkişi görüşüne başvurma mecburiyeti bulunmamaktadır. Yine kural olarak hakem heyeti, hukuki konuları resen takdir edecektir. Bunun haricinde uzmanlık veya teknik bilgi gerektiren diğer konularda hakem heyeti taraflarca sunulan uzman görüşü ve diğer delilleri dikkate alarak bir kanaat oluşturabilecektir.
Bu çerçevede Yargıtay,
-
MTK’nin 12. maddesinde bilirkişi atamasının hakemin takdirine bırakıldığının açıkça kabul edildiğini[2],
-
hakemin bilirkişi raporu alıp almamak konusunda takdir hakkı olduğunu ve bu konu hakkında iptal davasında yapılan itirazın hakem kararının esasına ilişkin olduğunu[3], bilirkişi incelemesi yapılmamasının hukuki dinlenilme hakkının ihlali anlamına gelmeyeceğini[4] ve hakem kararının iptalini gerektirmeyeceğini[5],
-
hakem heyetinin kendi bilgisi ve dosya kapsamında göre değerlendirebileceği hususlarda bilirkişi incelemesi yaptırmamasının usule aykırılık taşımadığını[6],
-
uzman raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekli olmadığını[7],
-
somut dava özelinde katkı sağlamayacağı anlaşıldığı takdirde bilirkişi incelemesine gerek bulunmadığını[8]
birçok kez içtihat etmiştir.
Hakem Heyeti, Tarafların Uzman Görüşü Getirmelerini İsteyebilir
Hakem heyeti, tarafların uzman görüşü getirmelerini isteyebilecektir. HMK m. 427/1 ve MTK m. 10/B uyarınca tahkim süresi bir yıldır. ISTAC Tahkim Kuralları m. 33’te ise tahkim süresi 6 ay olarak düzenlenmiştir. Dilekçe teatisini takiben bilirkişi raporunun alınması ve rapora itiraz dilekçelerinin sunulmasıyla birlikte tahkim süresi çoğunlukla aşılacaktır. Tahkim süresinin uzatılması mümkün olmakla birlikte, bu durum tahkim yargılamasından beklenen hız ve verimliliği düşürebilecektir. Dolayısıyla hakem heyetinin bilirkişi ataması yerine, tarafların dilekçeleriyle birlikte uzman görüşleri sunmaları uyuşmazlığın daha hızlı çözülmesine katkı sağlayacaktır. İTOTAM Tahkim Kuralları m. 35/1/c.2’de bu durum açıkça düzenlenmiştir.
Nitekim Yargıtay (i) taraflara uzman görüşü almak üzere süre verildiğini ve iptal davasını ikame eden tarafça bu yönde talepte bulunulmadığını dikkate alarak bilirkişi atanmamasının iptal sebebi olmadığı[9], (ii) uzman görüşünün bilirkişiye tevdi edilmeksizin hakem heyetince değerlendirmesinin usule aykırılık taşımadığına[10] karar vermiştir.
Hakem Heyeti, Bilirkişi Heyetinin Teşekkülünde Serbesttir
Hakem heyeti, bilirkişi atamaya karar verdiği durumda bilirkişi heyetinin teşekkülünde de takdir sahibidir. Hakem heyeti, bilirkişi bölge kurulunun listesine başvurabilecektir. Yargıtay, hakem heyetinin bilirkişi bölge kurulunun listesinden atama yapmasında usule aykırılık görmemiştir[11].
Alternatif olarak hakem heyeti, tarafların bilirkişi adaylarını sunmalarını, hatta bilirkişi isimleri üzerinde mutabık kalmalarını talep edebilecektir.
Hakem Heyeti, Bilirkişi Raporunu Serbestçe Takdir Eder, Ek Rapor veya Yeni Bilirkişi Raporu Almak Zorunda Değildir
Hakem heyeti bilirkişi raporunu serbestçe takdir edecektir. Rapor veya yeni bilirkişi raporu alması zorunluluğu bulunmamaktadır.
Yargıtay da birçok içtihadında (i) alınan raporun yeterliliği[12] ve (ii) bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin[13] hakem kararının esasına ilişkin olduğu ve iptal sebebi yapılamayacağını içtihat etmiştir.
Dipnotlar
Kanaatimizce bu özel bilirkişiler, HMK m. 293’te öngörülen uzmanlardır. ↩︎
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1292, K. 2025/3919, T. 18.11.2025. ↩︎
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/260, K. 2023/544, T. 13.02.2023; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/989, K. 2023/1241, T. 28.03.2023; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/4931, K. 2016/6886, T. 22.06.2016. ↩︎
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1109, K. 2025/3522, T. 24.06.2025; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1614, K. 2023/2915, T. 21.09.2023; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/138, K. 2022/3708, T. 10.05.2022. ↩︎
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/7797, K. 2015/4744, T. 02.04.2015; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2019/1062, K. 2019/2725, T. 12.06.2019; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3492, K. 2022/5025, T. 20.06.2022. ↩︎
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2654, K. 2025/4081, T. 05.06.2025; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/2835, K. 2019/7103, T. 12.11.2019; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/577, K. 2021/618, T. 01.02.2021. ↩︎
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6104, K. 2026/1114, T. 26.02.2026. ↩︎
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2608, K. 2022/4959, T. 16.06.2022. ↩︎
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2654, K. 2025/4081, T. 05.06.2025. ↩︎
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/1387, K. 2020/2553, T. 24.09.2020. ↩︎
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4504, K. 2022/5282, T. 27.06.2022. ↩︎
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4980, K. 2023/57, T. 17.01.2023; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1109, K. 2025/3522, T. 24.06.2025. ↩︎
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4504, K. 2022/5282, T. 27.06.2022. ↩︎



