Lexpera Blog

Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinden Her Biri Hangi Koşullarda Genel Kurul Kararının İptalini Talep Edebilir?

TTK m. 446/1-d’ye göre, genel kurul kararının uygulanması yönetim kurulu üyelerinin herhangi birinin kişisel sorumluluğuna yol açacaksa, her bir üye iptal davası açabilir.

TTK m. 446/1-d uyarınca iptali talep edilen genel kurul kararı, icra edilebilir bir karar olmalıdır. Bu nedenle, yönetim kurulu üyelerinin ibrası ya da azli gibi icrası gerekmeyen kararların iptali talep edilemeyecektir.

Yönetim kurulu üyelerinden her birine tanınan bu hak, yönetim kurulu üyelerinin ortaklık menfaati doğrultusunda hareket etmeleri gerektiğini ortaya koymaktadır.

Genel kurul kararının iptalini talep eden yönetim kurulu üyesinin / üyelerinin üyelik sıfatlarının davanın açıldığı anda var olması yeterlidir. Dava açıldıktan sonra üyelik sıfatının kaybedilmesinin önemi bulunmamaktadır.

Yönetim kurulu üyelerinden her birinin genel kurul kararının iptalini talep edebilmesi, “kişisel sorumluluğa sebep ol(ma)” şartına bağlanmıştır. Bu şartın usûl hukuku açısından incelenmesi gerekir.

Bir görüşe göre, genel kurul kararının iptalini talep eden yönetim kurulu üyeleri açısından aranan “kişisel sorumluluklarına yol açabilme” şartı, bir dava şartıdır. Bu şartın bulunmaması durumunda davanın usûlden reddi gerekir.

Kanaatimizce, yönetim kurulu üyelerinden her birinin dava açabilmesi için aranan “kişisel sorumluluğa sebep ol(ma)” şartının nitelendirilebilmesi bu şartın genel kurul kararının iptalini talep hakkının bir unsuru olup olmadığının belirlenmesine bağlıdır.

Genel kurul kararının iptali davasının konusunu hukuka aykırı olduğu iddia edilen bir genel kurul kararı oluşturur. Bir genel kurul kararının uygulanması durumunda yönetim kurulu üyelerinin kişisel sorumluluklarının doğabilmesi için, kararın hukuka aykırı olduğu tespit edilebilmelidir.

Hâkimin yönetim kurulu üyeleri açısından “kişisel sorumluluğa sebep ol(ma)” şartının varlığını tespit edebilmesi, genel kurul kararının hukuka aykırı olduğu yönünde bir kanaate sahip olmasına bağlıdır. Bu sebeple, hâkim tarafından davada “kişisel sorumluluğa sebep ol(ma)” şartının varlığı ancak bir yargılama faaliyeti neticesinde anlaşılabilir.

Kanaatimizce, TTK m. 446/1-d’de yer alan “kişisel sorumluluğa sebep ol(ma)” ifadesi dava şartı değil, maddi hukuktan doğan talebin bir unsuru olarak değerlendirilmelidir. Yönetim kurulu üyeleri tarafından açılan genel kurul kararının iptali davalarında, genel kurul kararının hukuka aykırı olmasına ek olarak, kararın uygulanması hâlinde yönetim kurulunun sorumluluğunun doğup doğmayacağına bakılmalıdır.

Genel kurul kararının iptali birden fazla yönetim kurulu üyesi tarafından talep edilebilir. Birden fazla yönetim kurulu üyesi davacı tarafta olursa HMK m. 57-58’de yer alan ihtiyarî dava arkadaşlığına ilişkin hükümler uygulama alanı bulur.



Bu konuda ayrıca Doğukan Algan'ın Anonim Ortaklık Genel Kurul Kararının Yürütmesinin (Tedbiren) Geri Bırakılması (TTK m. 449) adlı eserine başvurulabilir.

On İki Levha Yayıncılık


Author image
Hakkında Doğukan Algan