II. Dünya Savaşı’na doğru ilerleyen günlerde, ülkeler için izolasyon ve korumacılık baskın refleks hâline gelmiş, tarifeler yükselmiş, piyasalar içeriye kapanmıştı. Ticaret hacmi ve karşılıklı ticari menfaat bağları zayıfladıkça devletlerin birbirleriyle iş birliği yapma motivasyonu da gitgide erimiş ve siyasi gerilim tırmandığında devreye girecek “fren mekanizmaları” zayıflamıştı. Kollektif belleğimizde yer
Amerika Birleşik Devletleri (“ABD”) küresel ticaretin önemli aktörlerinden. Hem üretim hem de tüketim tarafında oldukça aktif olan ABD’nin ticaret politikaları dünya ekonomisini şekillendiren unsurların başında geliyor. Üretim tarafını ele aldığımızda, otomotiv, teknoloji, yazılım, moda, HTM ve gıda gibi ABD menşeili pek çok temel ürün ve hizmetin yılın herhangi bir
Uzun yıllardır tartışılan Rekabet Kanunu değişiklikleri en sonunda geldi...
2008 yılından bu yana gündemde olan ve süreç içerisinde çeşitli revizyonlara uğrayan Rekabet Kanunu değişikliği 16 Haziran 2020’de TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Söz konusu kanun değişikliği başta, bugüne kadar ülkemizde uygulanmayan de minimis düzenlemeleri, soruşturmalarda yapısal tedbirlerin uygulanması, uzlaşma
Amerika Birleşik Devletleri’nin (“ABD”) yaptırım rejimi epeydir gündemlerimizi meşgul etmektedir. Gerçekten de iki ülke arasındaki birtakım diplomatik gerginlikler sonucu gündem kazanan bu yaptırım rejimi, spot ışıklarının altına çekildiği günden beri pek çok yapısal hukuki değerlendirmeye de tabi tutulmuştur. Bu itibarla, her ne kadar güncel gelişmeler konunun bilinmesinde etkili olduysa
Geride bıraktığımız Mayıs ayında, Amerika Birleşik Devletleri (“ABD”) Hazine Müsteşarlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Birimi - Office of Foreign Assets Control (“OFAC”), ABD yaptırım rejimi ile etkin bir uyum sağlamaya yönelik kılavuzlarını yayımladı. OFAC’a göre, “OFAC Uyum Taahhütleri Kılavuzu” – “A Framework for OFAC Compliance Commitments” (“Kılavuz”) adını taşıyan






