Lexpera Blog

İsteğe Bağlı Açık Artırmada İhalenin İptalini ve Cebri Artırmada İhalenin Feshini Kimler Talep Edebilir?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Artırmanın iptali” başlıklı 281. maddesinin birinci fıkrasına göre “Hukuka veya ahlaka aykırı yollara başvurularak ihalenin gerçekleştirilmesi sağlanmışsa her ilgili, iptal sebebini öğrendiği günden başlayarak on gün ve her hâlde ihale tarihini izleyen bir yıl içinde ihalenin iptalini mahkemeden isteyebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında “Cebrî artırmalar hakkında özel hükümler saklıdır.” denilmektedir.

İsteğe bağlı açık artırmada ihalenin iptalini talep edebilecek kişiler, TBK m. 281’de “her ilgili” şeklinde genel bir ifade kullanılarak belirtilmiştir. İlgili kişilerin kimler olduğunun belirlenmesi doktrine ve yargı kararlarına bırakılmıştır. İlgili olduğunu iddia eden herkesin ihalenin iptalini isteyemeyeceği; bunun için ilgisini ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. TBK m. 281’de bahsedilen ilgili kişiler; malı satışa sunulan kişi, malı ihale ile kazanan kişi, artırmayı düzenleyen kişi, artırmayı yöneten kişi ve diğer isteklilerdir.

Cebrî artırma yoluyla satışta ise ihalenin feshini talep edebilecek kişiler, 09.11.1988 tarih ve 3494 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 134. maddesinin 2. fıkrasında belirtilmiştir. Hükme göre ihalenin feshini talep edebilecek kişiler; satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve artırmaya teklif vererek iştirak edenlerdir. İhalenin feshini talep edebilecek kişiler, İcra ve İflâs Kanunu’nda sınırlı olarak sayılmıştır. Burada amaçlanan, ihalenin feshinin kötü niyetli olarak talep edilmesinin önlenmesidir.

Artırmaya katılıp teklif vermeyenler, ihalenin feshini talep edemeyeceği gibi artırmaya katılıp teklif veren kişi de ancak önerdiği bedelin, alıcının önerdiği bedelden daha yüksek olduğunu fakat göz önüne alınmadığını ileri sürerek ihalenin feshini isteyebilir (Bkz. Yargıtay 12. HD, 15.11.1979, E. 8235, K. 8727). Taşınmazın satışını isteyen alacaklı, hukukî yararı olması koşuluyla ihalenin feshini talep edebilirken, üzerine haciz koydurduğu hâlde satışını istemeyen başka bir alacaklı, ihalenin feshini talep edemez. Ancak bu kişinin haczi, tapu siciline kaydedilmişse tapu sicilindeki ilgili kişi kapsamına girerek ihalenin feshini isteyebilir (Bkz. YHGK, 25.06.2019, E. 2018/12-77, K. 2019/790). Ayrıca ipotek alacaklısının, iflâs idaresinin, irtifak hakkı sahibinin, borçlunun altsoyunun, tapu siciline şerh verilmiş olan önalım, alım ve geri alım hakkı sahiplerinin tapu sicilindeki ilgili kişilerden olduğu ve ihalenin feshini isteyebileceği doktrinde kabul edilmektedir. Üzerinde aile konutu şerhi bulunan taşınmazın satışı hâlinde borçlu ile evli olan eş, tapu sicilindeki ilgili kişilerdendir ve ihalenin feshini talep edebilir (Bkz. Yargıtay 12. HD, 27.02.2019, E. 2018/12496, K. 2019/3129). Tapu sicilindeki ilgili kişilerin saptanmasında ihale tarihi esas alınmalıdır (Bkz. Yargıtay 12. HD, 08.10.2019, E. 2019/10911, K. 2019/14387; Yargıtay 12. HD, 23.11.2017, E. 2017/5158, K. 2017/14527).

Borçlunun kefili, ipotek borçlusu ve satış ilânı fuzulî şekilde kendisine tebliğ edilen kişiler, ihalenin feshini talep edemeyecek kişilerdendir (Bkz. Yargıtay 12. HD, 27.06.2019, E. 2019/8362, K. 2019/11300; Yargıtay 12. HD, 31.05.2018, E. 2018/9640, K. 2018/5655; Yargıtay, 12. HD, 28.12.2016, E. 2016/21661, K. 2016/26328.)

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 25.06.2019 tarihli kararında, ihale tarihinden önce tapuya tescil yapılmadan kesinleşmiş mahkeme kararı ile TMK. m. 705 uyarınca taşınmaz mülkiyetini kazanan kişinin, ihalenin feshini isteme hakkı bulunmadığını, zira tapu sicilinde tescil edilmemiş mülkiyet veya sınırlı aynî hak sahiplerinin “tapu sicilindeki ilgili” kişi kapsamına girmediğini ifade etmiştir (YHGK, 25.06.2019, E. 2018/12-77, K. 2019/790). Ancak kanaatimize göre burada kanunun lafzına bağlı kalınmaksızın amaçsal yorum yapılmalı; kesinleşmiş mahkeme kararıyla şeklî ve maddî anlamda mülkiyet hakkını tescilsiz olarak kazanan aynî hak sahibinin ihalenin feshini talep edebilecek ilgililerden biri olduğu kabul edilmelidir (Aynı yönde bkz. Yargıtay 12. HD, 28.05.2013, E. 2013/12848, K. 2013/19625; Yargıtay 12. HD, 05.12.2013, E. 2013/31416, K. 2013/38675).

Türk Borçlar Kanunu ve İcra ve İflâs Kanunu’nun kaynağı olan İsviçre Borçlar Kanunu ve İsviçre İcra İflâs Kanunu’nda ihalenin iptalini talep edebilecek kişiler açıkça ifade edilmemiş; bu konudaki belirleme daha ziyade yargı kararları tarafından yapılmıştır. İsviçre hukukunda hukukî yararı olan herkesin ihalenin iptalini talep edebileceği kabul edilmektedir. İsviçre Federal Mahkemesi kararlarına göre, isteğe bağlı açık artırma yoluyla satışta ve cebrî artırma yoluyla satışta ihalenin iptalini talep edebilecek ilgililer şunlardır: Artırma yoluyla satış sözleşmesinin tarafları (satıcı, ihaleyi kazanan istekli), artırma yoluyla satış sözleşmesinin taraflarınca veya kanun tarafından yetkilendirilerek artırma yoluyla satışı gerçekleştiren veya gerçekleştirilmesine yardımcı olan kişiler (artırmayı düzenleyen kişi, artırmayı yöneten kişi, iflâs idaresi, şahıs veya malvarlığı hakları ihlâl edilmiş olması şartıyla icra müdürü), ihaleyi kazanan istekli dışında artırmaya katılan diğer istekliler (mal için teklif vermiş veya vermemiş olan bütün istekliler), iflâs alacaklıları, borçlu, artırma yoluyla satışa konu olan mal üzerinde önalım veya irtifak hakkı sahibi olan ya da ipotek alacaklısı olan kişilerve dolaylı olarak ilgili olan kişiler (örneğin borçlunun altsoyu) (Bkz. BGE 39 I 439; BGE 47 III 134 E. 2; BGE 51 III 18 E. 1; BGE 97 III 96; BGE 44 II 155; BGE 40 III 336; BGE 47 III 134; BGE 51 III 18 E. 1; BGE 40 III 186; BGE 39 I 443).

Görüldüğü üzere, gerek isteğe bağlı açık artırmada ihalenin iptalini gerekse cebrî artırmada ihalenin feshini talep etme yetkisine sahip kişinin, artırma yoluyla satışla veya satışa konu olan malla mutlaka ilgisinin bulunması ve ilgisini ispatlaması gerekmektedir. İsteğe bağlı açık artırmada ihalenin iptalini talep eden ilgilinin ayrıca zarar gördüğünü ispatlaması gerekmezken; cebrî artırmada ihalenin feshini talep etme yetkisine sahip olan ilgili, kendi menfaatinin ihlal edilmiş olduğunu, diğer bir ifadeyle zarar görmüş olduğunu ispatlamalıdır (İİK m. 134/8) (Ayrıca bkz. Yargıtay 12. HD, 08.02.2016, E. 2015/25317, K. 2016/2849).

İhalenin iptalini veya feshini talep etme yetkisi olan kişi, ihalenin hukuka veya ahlaka aykırı bir şekilde gerçekleştirilmesine yol açmışsa (bu durum üçüncü kişinin aldatması sebebiyle gerçekleşmiş olsa bile) ihalenin iptalini veya feshini talep etmesi dürüstlük kuralına aykırılık oluşturacağından kabul edilmemelidir.


Bu konuda ayrıca F. Ceren Sadioğlu'nun "Artırma Yoluyla Satış" adlı eserine başvurulabilir.

On İki Levha Yayıncılık

Lexpera Blog’da yayımlanan yazılar, yazarlarının görüşlerini ifade eder. Lexpera Blog’da bir yazıya yer verilmesi, o yazıda savunulan görüşlerin On İki Levha Yayıncılık tarafından benimsendiği anlamına gelmez. Yazılar, bilgi amaçlı olup, hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliği taşımamaktadır.