Lexpera Blog

Kamulaştırmada Objektif Ölçü Normu

Kamulaştırma hukuku, güncelliğini normlarındaki değişimle sürdürmektedir. En son norm değişimi Anayasa Mahkemesinin 2018/156 Esas, 2019/22 Karar ve 10.04.2019 tarihli iptal kararı ile gerçekleşmiştir. Objektif ölçü normu, iptal kararı ile birlikte yeni bir anlam kazanmış, yeni bir norm oluşmuştur.

Kamulaştırma; idari ve gerektiğinde yargısal nitelik taşıyan, mülkiyet hakkı ve bedel tespiti esasları ile öne çıkan devlet ve vatandaş için önemli bir hukuki müessesedir. Mali büyüklüğü, idari uygulamasının çokluğu ve (adli/idari) yargıdaki dava sayısı itibarı ile her zaman öne çıkan bir hukuki değişim/dönüşüm alanıdır.

Yargı/adalet istatistikleri düşünüldüğünde, sayısal büyüklük açısından devamlılığı olan en önemli dava gruplarından biridir[1]. Ayrıca kamulaştırma normları, bedel tespiti (kıymet takdiri) esasları için “model norm” oluşturduğundan kamulaştırmasız elatma davalarında ve diğer bedel tespitlerinde de kıyasen uygulanır. Uygulama alanı bu anlamda sanıldığından daha geniştir. Mülkiyet ve adil yargılanma hakları ile doğrudan bağlantısı nedeni ile de Anayasa Mahkemesinin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin her zaman ilgi odağındadır.

2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununda, “Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları” 11. Maddede düzenlenmiştir. Bu maddeye tümü ile uygun olmayan (yasal ögeleri tümü ile içermeyen) tespit hukuken geçerlik kazanamaz. Dolayısıyla bu madde kamulaştırmanın/bedel tespitinin kalbidir. Kaldı ki, halen yargılaması devam eden binlerce davayı, mülkiyet hakkı sahiplerini, devleti ( kamulaştırma yapan kurumları/memurları), yargıyı, bilirkişileri, hukuk bilimi dünyasını yakından etkiler/ilgilendirir.

28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 Sayılı Kanun 27. maddesi ile 2942 sayılı Kanun'un 11'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi değiştirtmişti, ancak Tarsus, Afyonkarahisar ve Van 1. Asliye Hukuk Mahkemelerince (sırası ile) 2018/ 156, 157, 158 E. Sayılı dosyalar üzerinden itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine “Anayasaya Aykırılık İddiasında” bulunulmuş, talepler/dosyalar 2018/156 Esas sayılı dosya üzerinden birleştirilmiş ve “…arazi bedelinin yarısını geçmemek ve…”, “Bu fıkrada belirtilen unsurlara göre tespit edilen…” ibareleri iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının Resmi Gazete’de yayınlanmasını müteakip, iptal ibareleri kanuna işlenmiştir.

Hukuk biliminin görevleri arasında, yeniyi gösterme, ayıklama, geçerli hukukun uygulanmasını sağlama, anlaşılırlık, güvenlik ve fayda sağlama da yer aldığından konu bu bağlamda ele alınarak toplumsal ve bilimsel aydınlatma amaçlanmaktadır.

2942 sayılı Kanun'un 11'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan “objektif ölçü normunun” daha iyi anlaşılması/uygulanabilmesi için değişim süreci aşağıda dört madde halinde belirtilmiş/sıralanmıştır;

1.“ ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri, ” (R.G. 08.11.1983-S.18215)[2]

2. “ ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri, ” (R.G. 05.05.2001-S.24393)[3]

3. “ ı) Bu fıkrada belirtilen unsurlara göre tespit edilen arazi bedelinin yarısını geçmemek ve her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri, ”(R.G. 28.04.2018-S.30405)[4]

4. “ı) her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,”
(Anayasa Mahkemesinin 10/4/2019 tarihli ve E.2018/156; K.2019/22 Sayılı (R.G. 14.05.2019 Gün ve 30774 Sayı) iptal kararı ile oluşan yeni metin/ kanuna işlenmiş hali)[5]

Devam eden davalar açısından, kamulaştırma kamu düzenine ilişkin bulunduğundan iptalle oluşan normun derhal uygulanması gerekir. Değişim açısından; tarihler ve cümle/ibare önemlidir, tam olarak gözetilmelidir. İptalle “objektif ölçü normu” yeni norm haline geldiğinden, yeni kanunun delillere etkisi[6] bağlamında, delilleri etkiler bir başka anlatımla mahkemeler için yeni norma göre rapor/ek rapor almak hukuki zorunluluk oluşturur. Yeni norma uymamak istinaf/temyiz sebebidir. Kamulaştırmada bilirkişi raporları re’sen denetlendiğinden, istinaf ve temyiz aşamalarında yer alan dosyalar açısından da iptalin ve iptalle oluşan yeni normun dikkate alınması gerekir. Kamulaştırma yapan idareler de, iptale oluşan yeni normu işlemlerinde dikkate alarak, işlem tesis etmek hukuki yükümlüğü altındadırlar.

Kamulaştırma, büyük bir ekonomi oluşturduğundan ve mülkiyeti etkilediğinden her zaman güncelliğini koruyacaktır. Asıl olan, güvenli/adaletli normatif yapı ve uygulama inşa etmektir.

Doğru hukuki bilgi oluşturma topluma, devlet, adalete ve bilime katkıdır. Hukuk, sisteminin güvencesi de yine hukuk bilimidir. Hukuk biliminin toplumsallaşması, doğru uygulama kazanması aynı zamanda hukukun bilimine de yeni ufuklar açar. Hukuk bilimi doğru hukuku herkesin erişimine açtığında, adalette herkes için gerçekleşir.

Dipnotlar:


  1. Türkiye İstatistik Kurumu Adalet İstatistikleri ; Adalet Bakanlığı Adalet İstatistikleri ↩︎

  2. 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu (ilk kabul ve yürürlük) ↩︎

  3. 4650 Sayılı Kanun (2942 Sayılı Kanun değişikliği) ↩︎

  4. 7139 Sayılı Kanun (2942 Sayılı Kanun değişikliği) ↩︎

  5. 2942 Sayılı Kanun (İptal Kararının metne işlenmesinden sonraki son hali) ↩︎

  6. Aşkan, Cengiz : “Yeni Kanunun Delillere Etkisi”, Dünya Gazetesi, 06.04.2019, s. 08 ↩︎

Author image
Hakkında Av. Cengiz Aşkan
Antalya Barosu üyesidir. Lisans eğitimini Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesinde, yüksek lisans eğitimini Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim dalında tamamlamıştır.