Lexpera Blog

Lexpera’da Geçen Hafta (20-26 Kasım 2021)

Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin beşincisini siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.

Literatür

Lexpera’ya geçen hafta yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:

Hilal Akmaral Keskin, İş Hukukunda Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre

Eserde, zamanaşımı ve hak düşürücü süre kavramları, ücret ve tazminat alacakları ile alt işverenlik ilişkisi bakımından zamanaşımı, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile yapılan değişiklikler ışığında incelenmiştir. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen işçinin haksız olarak işe başlamaması veya işi bırakması halinde işverenin talep edebileceği tazminat, tüm iş kanunları açısından iş sözleşmesinin haklı nedenle ve iş güvencesine tabi işçilerin iş sözleşmelerinin geçerli nedenle feshi, işe iade davası hak düşürücü süre yönünden irdelenmiştir.

Dilek Dulay Yangın, İş Mücadelesine Hakim Olan Temel İlkeler - Karşılaştırmalı Bir İnceleme

Çalışmada iş mücadelesi kavramına ilişkin genel esaslar, iş mücadelesinde denge ve devletin tarafsızlığı ilkesi, iş mücadelesinde ölçülülük ve son çare (ultima ratio) ilkesi, iş mücadelesi aracını seçme serbestisi ilkesi gibi iş mücadelesi hukukuna ilişkin temel kavramlar, Türk ve Alman hukuk sistemleri üzerinden karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır.

Ahmet Yasin Bölücek, Halka Açık Anonim Ortaklıklar Açısından Malvarlığının Önemli Bir Bölümü Üzerinde Tasarruf Edilmesi Sonucunu Doğuran İşlemler

Çalışmada, halka açık ortaklıkların, malvarlığının tümünü veya önemli bir bölümünü devretmesi veya kiraya vermesi veya malvarlığının tümü veya önemli bir bölümü üzerinde ayni hak tesis etmesi işlemleri ve önemli nitelikteki işlemlerde karar alma ve ayrılma hakkının kullanılması süreçleri ele alınmıştır. Kapalı anonim şirketlerde önemli miktarda şirket varlığının toptan satışına ilişkin hukuki rejim de ele alınan konular arasındadır.

Canan Küçükali, Karşılaştırmalı Hukuk Işığında Fikri Mülkiyet Hakkı Sahibinin Yayma Hakkının Tükenmesi

Eserde, fikri hak ve eser kavramları, yayma hakkının tanımı, şartları, ihlali halinde açılacak davalar, hak sahibinin yayma hakkının tükenmesi hususları incelenmiştir. Eser çeşitlerinde meydana gelen hızlı artış ve yasal düzenlemelerin bunu geriden takip etmek zorunda olması göz önüne alınarak tartışma konusu yapılan dijital eserler üzerindeki tükenme hususu da ele alınmıştır. Ayrıca yayma hakkına dayanılarak açılan davalarda usul konusuna yer verilerek uygulamaya yeni getirilen arabuluculuk ve geçici önlemler gibi hususlara da değinilmiştir.

Nesrin Singil, Kıta Sahanlığının Sınırlandırılmasında Orantılılık İlkesinin Rolü

Günümüzde kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırmalarına dair pek çok uluslararası yargı kararında geçen kıta sahanlığının sınırlandırılmasında orantılılık ilkesinin, Uluslararası Adalet Divanı, hakem mahkemeleri ve devlet uygulamalarında hangi aşamalarda ne şekilde rol oynadığı, çalışmada ele alınan hususlar arasındadır.

Huriye Hilal Yılmaz, Toplu İş Sözleşmesinin Emredici Etkisi

Eserde, toplu iş sözleşmesinin emredici etkisinin kapsamı, emredici etkiye aykırı olan bireysel nitelikli anlaşma hükümlerinin geçerliliği, toplu iş sözleşmesinin emredici etkisinin işçilerin vazgeçme sonucunu doğuran işlemleri bakımından değerlendirilmesi ve son olarak toplu iş sözleşmesinin emredici etkisinin sona ermesi konuları, Yargıtay kararları ve Alman hukukundaki düzenlemelerle birlikte ele alınmıştır.

Gözde Zeytin Çağrı, Tüketici Hukukunun Güncel Sorunları

08.05.2018 tarihinde düzenlenen Tüketici Hukukunun Güncel Sorunları adlı sempozyumda sunulan tebliğlerden oluşan kitapta, felsefi olarak tüketim ve tüketici kavramları, mahkemelerin görev alanı, uyuşmazlıkların çözüm yolları, hakem heyetleri, arabuluculuk, bankalarla yapılan kredi sözleşmeleri, bankalardan alınan kredi kartları, internet üzerinden alışverişler, tüketici işlemlerinin şekilleri, mal ve hizmetlerin ayıpları, tüketicinin aydınlatılması gibi farklı yelpazedeki konulara yer verilmiştir.

Gülsün Ayhan Aygörmez, Çevre Ceza Hukuku Çevre Ceza Genel Hükümler Cilt I

Anayasa hukukundan idare hukukuna, medeni hukuktan ceza hukukuna kadar birçok hukuk alanında korunmaya layık bir hukuki değer olan çevreye dair ciddi reform çalışmalarını merkezine alan eser, çevre ceza hukuku tartışmalarına genel hükümler çerçevesinde ışık tutmayı hedeflemektedir.

İçtihat

Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:

MAHKEME KARAR SAYISI
Anayasa Mahkemesi 2
Bölge İdare Mahkemesi 3
TOPLAM 5

Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne ait karar özellikle dikkati çekmektedir:

İstanbul BİM, 3. VDD, E. 2019/760 K. 2019/1912 T. 15.5.2019

İstinaf başvurusu, davacı tarafından, iş akdinin karşılıklı olarak sona erdirilmesi neticesinde imzalanan ikale sözleşmesine istinaden ödenen iş güvencesi tazminatı üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi talebiyle yapmış olduğu düzeltme-şikâyet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile yapılan gelir vergisi kesintisinin iadesi istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar veren Vergi Mahkemesi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.

Kararda, davalı idarece merciine tevdi kararı sonrası davacı talebi ile ilgili olarak herhangi bir işlem tesis edilmediği, dolayısıyla davacıya hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağının ve sürelerinin yazılı olarak tebliğ edilemediği, Anayasa’nın 40. maddesindeki düzenleme ile, son derece dağınık mevzuat karşısında idarelere, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğünün getirildiği ve bu durumun hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması ve idarenin denetlenmesi yönünden zorunlu olduğu, merciine tevdi kararı sonrası olağan başvuru yollarına ve buna bağlı dava açma sürelerine istisnai bir hal oluştuğundan, merciine tevdi kararı kendisine gönderilen davalı idarece davacı hakkında herhangi bir işlem tesis edilmemesi ve bu suretle hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağının ve sürelerinin gösterilmemesi hali mahkemeye erişim hakkının kısıtlanmasına yol açabileceğinden ve bu durumda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/1. maddesinin ihlali sonucunu doğurabileceğinden, bakılmakta olan davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği belirtilmiştir.

Bu nedenle, istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu kararın kaldırılmasına ve dava dosyasının süre aşımı dışında diğer ilk inceleme hususlarında bir eksiklik görülmediği takdirde işin esasının incelenmesi için Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Mevzuat

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik

Sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin, sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinde faaliyet gösteren özellikli kuruluşların ve tüzel kişiliği haiz sigorta ve reasürans brokerlerinin kuracakları iç kontrol, risk yönetimi, aktüerya ve iç denetim sistemlerine ve bunların işleyişine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik yürürlüğe girdi.

Yönetmelik, Türkiye’de kurulu sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerini, yabancı sigorta ve reasürans şirketlerinin Türkiye’deki teşkilatlarını, Güvence Hesabını, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezini, Emeklilik Gözetim Merkezini, Sigorta Tahkim Komisyonunu, Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunu, Doğal Afet Sigortaları Kurumunu, Özel Riskler Yönetim Merkezini ve tüzel kişiliği haiz sigorta ve reasürans brokerlerini kapsayacak.

Asgari olarak icrai görevi bulunmayan iki yönetim kurulu üyesinden oluşan ve denetim ve gözetim faaliyetlerinin yerine getirilmesinde yönetim kuruluna yardımcı olmak üzere denetim komitesi kurulması söz konusu olacak.

İç sistemlere ilişkin birimlerin kuruluş organizasyonu içerisinde yapılandırılması, gerekli personel istihdamının sağlanması ve çalışma planlarının ilgili birimler tarafından hazırlanması koşuluyla, bu birimlerinin yetersiz kaldığı konularda sınırlarının belirli olması kaydıyla iç kontrol, risk yönetimi, aktüerya ve iç denetim fonksiyonlarının yürütülmesinin dışarıdan hizmet alımı yoluyla yerine getirilmesi mümkün olacak.

Yönetmelik kapsamında tanımlanan aktüerya fonksiyonlarını yerine getirmek, bu görevlerle ilgili şirket uygulamalarının takibini yapmak ve gerekli hallerde iyileştirici tedbirlerin alınmasını teminen üst yönetime ve ilgili birimlere düzenli raporlamalar yapmak üzere kuruluşlar nezdinde, idari ve fonksiyonel açıdan denetim komitesine bağlı aktüerya biriminin kurulması zorunlu olacak. Ancak aktüerya birimi oluşturma zorunluluğu bulunmayan özellikli kuruluşlar ile tüzel kişiliği haiz sigorta ve reasürans brokerlerinin, aktüerya fonksiyonunu işletmeleri veya aktüerya birimi oluşturmaları halinde yönetmelik hükümlerine uygun olarak bu faaliyetleri yürütmesi gerekecek.

Mevzuat, T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi tarafından yayımlanan bilgi ve iletişim güvenliği rehberi veya Bilgi Teknolojilerine İlişkin Kontrol Hedefleri (COBIT) kapsamında bilgi sistemi ve yönetimine ilişkin faaliyetler ile bu faaliyetlerin süreçlerinin kontrolüne ilişkin genel bilgi sistemi kontrolünün yapılması şart olacak.

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin İç Sistemlerine İlişkin Yönetmelik yürürlükten kaldırıldı.

Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik

İş ve görev tanımlarına ilişkin yönetmelik eki değiştirildi.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik

Yönetmelik hükümlerinde birçok değişikliğe gidildi. İlave önlemler ve ek şartlar düzenlendi.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi

Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde uygulanacak olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi yürürlüğe girdi.

Taraflar arasında akdi avukatlık ücreti kararlaştırılmamış veya kararlaştırılan akdi avukatlık ücretinin geçersiz sayılması halinde; mahkemelerce, dava konusu edilen tutar üzerinden tarife gereğince hesaplanacak avukatlık ücretinin altında bir ücrete hükmedilemeyecek. Tarife, Avukatlık Kanunu uyarınca gerçekleştirilecek olan akdi avukatlık ücreti belirlenmesinde sadece asgari değerin hesaplanmasında dikkate alınacak, diğer hususlar Avukatlık Kanunu’ndaki hükümlere tabi olacak.

Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2022 Yılı Tarifesi

Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen müdafi veya vekillere ödenecek meblağları belirleyen 2022 yılı tarifesi 01.01.2022 tarihinde yürürlüğe girecek.

Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Karar

Kararın II sayılı listesinde değişikliğe gidildi.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Lexpera Blog’da yayımlanan yazılar, yazarlarının görüşlerini ifade eder. Lexpera Blog’da bir yazıya yer verilmesi, o yazıda savunulan görüşlerin On İki Levha Yayıncılık tarafından benimsendiği anlamına gelmez. Yazılar, bilgi amaçlı olup, hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliği taşımamaktadır.
Author image
Hakkında Göktürk Öcal
Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Doktora Programı Öğrencisi
gokturk.ocal@lexpera.com.tr