Lexpera Blog

Lexpera’da Geçen Hafta (6-12 Haziran 2026)

Literatür, içtihat ve mevzuata ilişkin önemli gelişmeleri içeren haftalık bültenimizin 235. sayısını siz üyelerimizin dikkatine sunuyoruz.

Literatür

Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen eserler aşağıda yer almaktadır:

BATİDER, Cilt 42, Sayı 1, 2026

Derginin bu sayısında, Avrupa Birliği’nin 2024/825 Sayılı Direktifi Karşısında Türk Hukukunun Mevcut Durumu, Türk Hukukunda Dijital Dönüşüm ve Şeffaflık Anlayışının Ticari Sır Kavramının Unsurlarına ve Kapsamına Etkisinin Değerlendirilmesi, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Anonim Şirkette Çoğunluğun Azınlık Haklarını Kullanması, Kooptasyon Marifetiyle (TTK 363/I) Seçilen Yönetim Kurulu Üyesinin Onanmasına Yönelik Kararın İlk Genel Kurulda Görüşülmemesine Bağlanan Hukuki Sonuçlar başlıklı makalelere yer verilmiştir.

Mesut Serdar Çekin, Alper Işık, M. Furkan Akıncı, Ahmet Esad Berktaş, Veri Hukuku

Çalışmanın güncellenmiş baskısında, verinin hukuki niteliğine ilişkin teorik tartışmalar esas alınarak AB’nin dijital egemenlik stratejisini oluşturan Veri Yasası (Data Act) ve Veri Yönetişimi Yasası (Data Governance Act) analiz edilmiş; Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve KVKK’da gerçekleştirilen değişiklikler irdelenmiş; AB Genel Veri Koruma Tüzüğü bağlamında yaşanan tartışmalar, güncel yargı kararları ve veri koruma otoritelerinin yerleşik kararları incelenmiştir.

Cüneyt Yüksel, Krizlerden Çözümlere Küresel Adaletin İnşası: Uluslararası Hukuk ve Türkiye Perspektifi

Eserde, sonuçları itibariyle herhangi bir devlet ülkesi ile sınırlandırılması mümkün olmayan ve çözümleri itibariyle uluslararası bir uzlaşıyı gerektiren küresel krizler olarak adlandırılabilecek olan silahlı çatışmalar, siber saldırılar, terörizm, kitlesel göçler, iklim değişikliği gibi sorunlara ve bunlara karşı uluslararası toplumun reaksiyonlarını içeren hukuki düzenlemeler ile içtihadî gelişmelere değinilmiştir.

Efe Dırenisa, Tahkimde Dava Konusunun Devri

Kitapta, dava konusunun devri olarak kabul edilen durumların tahkim yargılamasına etkileri ve bu anlamda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 125. maddesinin tahkimde uygulanabilirliği, seçimlik hakkın tahkim yargılamasında gösterdiği özellik, tahkimde dava konusunu devralan kişinin tahkim sözleşmesiyle bağlı olup olmaması, dava konusunun devri sonrasında yargılama giderlerine mahkûmiyet gibi hususlar ele alınmıştır.

Fatma Sümeyye Düven, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda Tahkim İlk İtirazı

Çalışmada, tahkim ve tahkim itirazı kavramları, tahkim sözleşmesinin hukuki niteliği, etkileri ve geçerlilik şartları irdelenmiş; tahkim sözleşmesinin hükümsüzlüğü, etkisizliği ve uygulanamazlığı ile bağlantılı meseleler, ayrılabilirlik ve Kompetenz-Kompetenz ilkeleri kapsamında tartışılmış; ayrıca tahkim itirazı üzerine verilen mahkeme kararlarının sonuçları ele alınmıştır.

M. Buğrahan Helvacı, Milletlerarası Ticari Tahkimde Temsilcinin Yargılamadan Men’i

Kitapta, Anglo-Amerikan hukuk sistemi öncülüğünde gelişen temsilcinin yargılamadan men’i kurumunun hukuki dayanağı ve sınırları, farklı hukuk gelenekleri ile uyumu, milli ve milletlerarası tahkim düzenlemeleri çerçevesinde uygulanabilirliği ve doğurabileceği hukuki sonuçlar kapsamlı bir şekilde incelenmiştir.

Pınar Başak Coşkun, Şirketler Hukuku Bağlamında Sürdürülebilirlik Kavramı ve Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu

Eserde, sürdürülebilirlik ve kurumsal amaç kavramlarının şirketler hukukundaki yansımaları, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin yükümlülük ve sorumlulukları bağlamında ele alınmış; bu doğrultuda öncelikle söz konusu kavramların şirketler hukuku perspektifinden hukuki bir temele oturtulması amaçlanmış, daha sonra ulusal ve uluslararası düzeydeki hukuki çerçevesi çizilmiştir.

Geçen hafta Blog’a yüklenen makaleye aşağıda yer verilmiştir:

Şule Özsoy Boyunsuz, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin Almış Olduğu “Mutlak Butlan Kararı” İle Ortaya Çıkan Hukuki Durumun Anayasa Hukuku Açısından Değerlendirmesi

İçtihat

Geçen hafta Lexpera’ya yüklenen kararların dağılımı şu şekildedir:

MAHKEME KARAR SAYISI
Anayasa Mahkemesi 4
Yargıtay (Hukuk) 1706
Yargıtay (Ceza) 1519
Danıştay 891
Bölge Adliye Mahkemesi 81
TOPLAM 4201

Yüklenen kararlar arasında aşağıda özetine yer verdiğimiz Yargıtay Ceza ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na ait kararlar özellikle dikkati çekmektedir:

Yargıtay CGK., E. 2025/518 K. 2026/210 T. 08.04.2026

(...) Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanığın Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 188/3, 188/4-a, 192/3, 62, 52/2-4, 53, 54/4 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Hükmün, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine (...) Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 280/2. maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına, sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan TCK’nın 188/1, 188/4-a-son, 62, 52/2-4, 53, 54/1-4 ve 63. maddeleri uyarınca 27 yıl hapis ve 75.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Dairesi; Özbekistan uyruklu sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının, sanığın vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilip duruşmada okunarak ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kimlik bilgileri belirlenmeden, yakalandığında ele geçirilen pasaporttaki bilgiler ve sanığın beyanına göre tespit edilen kimlik bilgilerine dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle CMK’nın 209. maddesine aykırılık nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

(...) Bölge Adliye Mahkemesi ise bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.

Direnme kararına konu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bozma istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığı’na gelen dosya, CMK’nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daire’ye gönderilmiş; aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay Dairesi tarafından direnme kararı yerinde görülmemiştir.

Bunun üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu; sanığın açık kimlik ve pasaport bilgilerine ilişkin dosyada birbiriyle çelişen kayıtların bulunması, sanığın açık kimlik bilgilerinin tereddüde mahal bırakmayacak şekilde tespit edilebilmesi amacıyla Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün 16.11.2011 tarihli ve 69/2 sayılı “Uluslararası Ceza İstinabe İşlemlerinde Adlî Makamlarımızca Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar” başlıklı genelgesinin dikkate alınması, bu kapsamda nüfus ve sabıka kayıtlarının temin edilmesi, ayrıca sanığın Türkiye’de sabıka kaydının bulunup bulunmadığının araştırılması ve elde edilen belgelerin CMK’nın 209. maddesi uyarınca duruşmada sanığa anlatılması hususları gözetilmeden sadece onaysız pasaport fotokopisindeki bilgilere ve sanığın anne adına ilişkin beyanına dayalı olarak hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle (...) Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün bozulmasına oybirliği ile karar vermiştir.

Yargıtay HGK., E. 2025/226 K. 2026/286 T. 29.04.2026

Taraflar arasındaki ihalenin feshi isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda ilk derece mahkemesi tarafından şikâyetin reddine ilişkin verilen karar şikâyetçi vekili tarafından istinaf edilmiştir.

(...) Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikâyetin kabulüne karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ilgili Yargıtay Dairesi tarafından yapılan inceleme sonunda karar bozulmuş; (...) Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararının da alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; yaptığı hukuki değerlendirme sonucunda, alacaklı vekilinin temyizi üzerine verilen Yargıtay bozma kararı sonrasında (...) Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu karara uyması ile alacaklı yararına usuli kazanılmış hakkın doğduğu, somut olayda usuli kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak istisnai bir durumun bulunmadığı, bu nedenle önceki kararda direnilmesinin usulen mümkün olmadığı, usuli kazanılmış hak ilkesinin kamu düzeni ile ilgili olup temyiz aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği, hal böyle olunca (...) Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozmaya uyulmakla gerçekleşen usuli kazanılmış hak dikkate alınarak hükmüne uyulan bozma gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken direnme kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararının İcra ve İflâs Kanunu’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 371. maddesi gereğince usulden bozulmasına oybirliği ile hükmetmiştir.

Mevzuat

Gelir Vergisi Kanunu

Anayasa Mahkemesi’nin E. 2025/219, K. 2026/43 sayılı ve 12.02.2026 tarihli kararı uyarınca, 31.12.2028 tarihine kadar sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelere ilişkin gelir vergisi hükümlerinde değişikliğe gidildi.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Hizmet erbabına pay senedi verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerde ücret istisnası ile müteferrik istisnalar kapsamındaki ücret istisnasına ilişkin hükümlerde değişikliğe gidildi. Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnasına ilişkin hükümler düzenlendi.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun

Anayasa Mahkemesi’nin E. 2024/187, K. 2026/42 sayılı ve 12.02.2026 tarihli kararı uyarınca, aracı hizmet sağlayıcının, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı hususlardan sorumlu olmayacağına ilişkin fıkra hükmü, tüketici sözleşmeleri yönünden iptal edildi. Değişiklik, 02.03.2027 tarihinde yürürlüğe girecek.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği

Abonelik sözleşmelerinin kuruluşu ve içeriğine ilişkin hükümlerde kapsamlı değişikliğe gidildi. Değişiklikler, 25.06.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Elektronik Haberleşme Sektöründe Başvuru Sahibinin Kimliğinin Doğrulanma Süreci Hakkında Yönetmelik

Yönetmelikte yer alan tanım ve kısaltmalar, kimlik doğrulamaya ilişkin genel hususlar, e-devlet kapısından kimlik doğrulama, yapay zekâ veya yetkili ile görüntülü kimlik doğrulama, yüz yüze yapılan işlemlerde kimlik doğrulama, işlem belgesi ve verilerin saklanmasına ilişkin hükümler ile yönetmelik eklerinde değişikliğe gidildi. Göç İdaresi Başkanlığı üzerinden kimlik doğrulama ve Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla e-devlet kapısı üzerinden kimlik doğrulamaya ilişkin hükümler ihdas edildi. Değişiklikler, 25.06.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

Genel şartlarda yer alan tanımlar, kapsama giren teminat türlerine ilişkin hükümler ile genel şartların eklerinde değişikliğe gidildi. Değişiklikler, 01.07.2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

Değişiklikleri karşılaştırmalı olarak görmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Lexpera Blog’da yayımlanan yazılar, yazarlarının görüşlerini ifade eder. Lexpera Blog’da bir yazıya yer verilmesi, o yazıda savunulan görüşlerin On İki Levha Yayıncılık tarafından benimsendiği anlamına gelmez. Yazılar, bilgi amaçlı olup, hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliği taşımamaktadır.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve diğer mevzuat hükümlerine aykırı ve bilimsel yazma etik kurallarını aşan iktibaslar konusunda yazarların ve On İki Levha Yayıncılık’ın rızası bulunmamaktadır.
Author image
Hakkında Göktürk Öcal
gokturk.ocal@lexpera.com.tr