Lexpera Blog

Ticari Elektronik İleti Uygulamalarında Yeni Dönem: İleti Yönetim Sistemi


Güncelleme: Yazının yayımladığı tarihten sonra yapılan Yönetmelik değişiklikleri gereği, yazının ilgili bölümleri güncellenmiştir. 9.9.2020.


Giriş

2019 yılında 83,1 milyar TL’ye ulaşarak hızlı büyümesini sürdüren e-ticaret sektöründe, regülasyonlara da sürekli olarak bir yenisi eklenmektedir.[1] E-ticaret faaliyetinde bulunan hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların sipariş, sözleşme ve bilgilendirme süreçleri ile ticari iletişim için tüketicilerden onay alınması gibi temel yükümlülükleri 01/05/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (‘’Kanun’’) ile düzenlenmiştir.

Kanunun uygulanmasına yönelik olarak çıkarılan ve 15/07/2015 tarihinde yürürlüğe giren, izinli pazarlama yönetmeliği olarak da anılan Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik (‘’Yönetmelik’’), tüketicilere ticari amaçla gönderilen kısa mesaj, e-posta ve telefon aramalarının usul ve esaslarını düzenlenmiştir.

Yaklaşık 5 yıl süre ile uygulanan bu Yönetmelikte, 04/01/2020 tarihinde taraflarını derinden etkileyecek değişiklikler yapılarak, bir tarafta ticari elektronik ileti göndermek isteyen hizmet sağlayıcıların izinli veri tabanlarını aktaracağı, diğer tarafta da alıcıların toplu olarak izinleri yönetebileceği bir İleti Yönetim Sistemi kurulması (‘’İYS’’) öngörülmüş ve regülasyonlara uyum faaliyetleri kapsamına bir yenisi daha eklenmiştir.

Hizmet sağlayıcıların Yönetmelikte öngörülen yükümlülükler bakımından uyum çalışmalarını tamamlamaları gereken süre 31/05/2020 olmasına rağmen Ticaret Bakanlığı tarafından 23/05/2020 tarihinde yapılan bir duyuru ile[2] bu süre önce 31/08/2020 tarihine ertelenmiş, ardından 28/08/2020 tarihinde Yönetmelikte yapılan değişiklik ile de uyum çalışmalarının tamamlanması için öngörülen süre, 1/12/2020 tarihine ertelenmiştir.[3] Söz konusu ertelemeler için yapılan eleştiriler ise sürekli ertelenen VERBİS kayıt sürelerini hatırlatmakta olup uyum süreçlerine yönelik yapılan çalışmaların ciddiyetini azalttığı yönde seyretmektedir. Ayrıca Yönetmelikte yapılan son değişiklik ile Bakanlığa bu süreleri 6 ay daha erteleme yetkisi tanınmıştır.

Ticari Elektronik İletiler Ve Onay

Kanun ve Yönetmelikte ticari elektronik ileti aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:

"Telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri,"

Tanımda her ne kadar telefon, sms, e-posta, faks sayılmış olsa da "gibi vasıtalar kullanılarak" denilmek suretiyle ticari elektronik ileti kapsamı bunlarla sınırlı tutulmamıştır. Maddede örnekleri sayılanlar dışında yeni gelişen teknolojiler ve mecralar bu kapsama girecektir. Burada önemli olan, iletinin ticari amaçla ve elektronik ortamda gönderilmesidir.[4] Yaygın olarak kullanılmakta olan anlık uygulama bildirimleri (push notification), çevrimiçi reklam türü olan pop-up’lar ve sosyal medya mesajları da bu kapsamda değerlendirilebilmesi mümkündür.

İstenmeyen ticari elektronik iletilerin denetiminde ‘’opt-in’’ ve ‘’opt-out’’ adı verilen iki sistem bulunmakta olup, mevzuatımız ‘’opt-in’’ yani ileti göndermeden önce izin alınması sistemini benimsemiştir. Nitekim Kanun’un 6. maddesinde ticari elektronik ileti gönderilebilmesi için alıcının önceden onayının alınması zorunlu kılınmıştır. Bununla birlikte madde devamında bu kurala bir istisna getirilerek; alıcıların esnaf veya tacir olması halinde ‘’opt-out’’ sistemi kabul edilmiş ve önceden onay alınmaksızın esnaf veya tacirlere ticari elektronik ileti gönderilebileceği belirtilmiştir. Bu durumda esnaf ve tacir sıfatını haiz olan kişiye kendi iş alanı olsun ya da olmasın her türlü ticari elektronik ileti gönderilebilecek midir? Kanunun lafzı bu sorunun olumlu yanıtlanmasını gerektirmektedir. Madde gerekçesinde ‘’esnaf ve tacirlerin kendilerine gelen reklam amaçlı elektronik iletilerden haberdar olabilmelerinin ticari hayatın bir gereği olduğu’’ belirtilmiştir. Yasa koyucunun bu istisnayı yalnızca esnaf ve tacir kendi iş alanına ilişkin bilgilendirilmesi amacıyla kabul ettiği şeklinde yorumlamak olanaklıdır.[5] Fakat bu sistemde de gönderilecek ticari elektronik iletilerin içeriğinde alıcılara her zaman ret imkanı sunulması gerekmektedir.

Hizmet sağlayıcıların mal ve hizmetlerini tanıtmak, pazarlamak, işletmesini tanıtmak ya da kutlama ve temenni gibi içeriklerle tanınırlığını artırmak amacıyla alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderecekleri ticari elektronik iletiler için temel kural önceden onay alınmasıdır. Onay mutlaka önceden alınmalıdır, ticari elektronik ileti gönderilerek onay talebinde bulunulması mümkün değildir. Alınan onaylar, reddetme hakkı kullanılıncaya kadar geçerlidir. Ret bildirimi imkânı, gönderilen her ticari elektronik iletinin içeriğinde yer alması gerekmektedir. Ret talebinin ulaşmasından itibaren üç iş günü içinde alıcıya elektronik ileti gönderilmesine son verilmelidir. Onay gerektirmeyen bazı durumlar ise Yönetmeliğin 6. Maddesinde sayılmaktadır.[6]

Mevcut Onay Uygulamaları

Yönetmeliğin 7. Maddesine göre onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim aracıyla alınabilmektedir. Onay içeriğinde, alıcının ticari elektronik ileti gönderilmesini kabul ettiğine dair olumlu irade beyanı, adı-soyadı ve elektronik iletişim adresi yer alması gerekmektedir. Onay fiziki ortamda alınmış ise onay verenin imzası da aranmaktadır. Alıcıdan ticari elektronik iletiye onayı vermesi, sunulan mal ve hizmetin temini için ön şart olarak ileri sürülemeyeceği gibi onay metninde de olumlu irade beyanı önceden seçilmiş olarak da yer alamaz. Onayın alındığına ilişkin ispat yükümlülüğü ticari elektronik ileti gönderen hizmet sağlayıcı üzerindedir. Onayın elektronik ortamda alınması durumunda 24 saat içinde, alıcının elektronik iletişim adresine, reddetme imkânı da tanınmak suretiyle bir teyit iletisi gönderilmelidir. Yönetmelikte değişiklik yapılmadan önce teyit iletisi aynı gün içinde gönderilmesi gerekmekteydi ve özellikle gün sonu saatlerinde bu kural bazı sorunlara sebep olmaktaydı. Bu açıdan değerlendirildiğinde olumlu bir değişiklik olmuştur.

Burada altını çizmek gerekir ki onay hangi yöntemle alınırsa alınsın yalnızca izin verilen iletişim kanalı için geçerli olacaktır. E-posta için verilen bir onay sms için kullanılamayacaktır.

İleti Yönetim Sistemi (İYS)

Ticari elektronik ileti yönetim sistemi (İYS), Yönetmelikte: ‘’ticari elektronik ileti onayı alınmasına, reddetme hakkının kullanılmasına ve şikâyet süreçlerinin yönetilmesine imkân tanıyan sistemi,’’ şeklinde tanımlanmıştır.

Yönetmeliğe göre sistemi kuracak ve işletecek olan kuruluş Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmektir. Ticaret Bakanlığı bu sistemi kurması için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ni (‘’TOBB’’) yetkilendirmiş, TOBB da bu görevi İleti Yönetim Sistemi A.Ş. isimli özel bir şirkete devretmiştir. İleti Yönetim Sistemi A.Ş. kamu kurumu veya iştiraki değil; sermayesi TOBB tarafından ödenen, kar elde etme amacı güden bir özel hukuk tüzel kişisidir. Şirketin web sitesinde İYS aşağıdaki şekilde ifade edilmiştir.

‘’Hizmet sağlayıcıların arama, mesaj ve e-posta gibi farklı tipte ileti izinlerini saklayıp yönetebilecekleri, alıcıların verdikleri izinleri görüntüleyip kaldırabilecekleri, izinsiz gönderimleri şikâyet edebilecekleri, kamunun ise ileti şikâyetlerini ve şikâyete konu iznin durumunu görüntüleyebilecekleri, web sitesi, kısa mesaj numarası ve çağrı merkezi üzerinden hizmet verecek, tüm izinleri zaman damgasıyla kayıt altına alıp güvenli biçimde saklayacak ulusal veri tabanı sistemidir.’’

İYS sistemine göre sadece arama, mesaj ve e-posta açısından bir uygulama olacağından; push notification ve çevrimiçi reklam türü olan pop-up’lar bu sistem bakımından ticari elektronik ileti olarak kabul edilmemiştir.

Yönetmelik ile birlikte, Türkiye’deki neredeyse bütün tüketicilerin kişisel verileri (e-posta, telefon numarası) iletişimde oldukları hizmet sağlayıcılar ve markaları ile ilişkilendirilerek merkezi bir veri tabanında toplanacaktır. Bu sistem ile oluşacak verinin büyüklüğü ve hassasiyeti sebebiyle kişisel verilerin güvenliğinin tehlikeye atılacağı yönünde haklı eleştiriler bulunmaktadır.

İYS’ye Kayıt Zorunluluğu

Faaliyet özelinde hizmet sağlayıcılar, arama, mesaj, e-posta vb. araçları kullanarak ticari iletişim sağlayan gerçek ve tüzel kişiler olarak ele alınmaktadır. Düzenleme ile birlikte ticari elektronik ileti göndermek isteyen gerçek ve tüzel kişi hizmet sağlayıcıların 01.12.2020 tarihine kadar İYS’ye kaydolmaları ve onaylı verilerini bu sisteme aktarmaları gerekmektedir.

Türkiye'de yerleşik olmayan ancak yurt içi müşterilerine ticari elektronik gönderimi yapan firmaların durumu hakkında T.C. Ticaret Bakanlığı, "Türkiye'de yerleşik olsun ya da olmasın, ticari elektronik ileti göndermek isteyen gerçek ya da tüzel kişilerin anılan mevzuat hükümlerine uygun davranması ve Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi'ne (İYS) kaydolması gerektiği değerlendirilmektedir." açıklamasını yapmıştır. Bu kapsamda iys.org.tr sayfasında, Türkiye'de yerleşik olmayan ancak Türkiye'deki alıcılara ticari elektronik ileti gönderen firmaların apostil tasdiki yapılmış faaliyet belgeleriyle başvurudaki yetkililerin yetki belgelerini bilgi@iys.org.tr'ye göndermeleri ve aynı belgeleri daha sonra posta yoluyla da İleti Yönetim Sistemi A.Ş. Merkez adresine iletilmeleri gerektiği ifade edilmiştir.

İYS’ye kayıt olunurken hizmet sağlayıcılara ve varsa markalarına ayrı birer “İYS numarası” ataması yapılacaktır. Örneğin; X Perakende A.Ş. için bir İYS numarası, X Perakende A.Ş.’ye ait olan “Y” markası için bir İYS numarası, diğer bir markası olan “Z” için ise ayrı bir İYS numarası atanacaktır. Ayrı ayrı numaralandırma ile bir tüzel kişilik altında bulunan birden çok marka için o tüzel kişilik bünyesinde karışıklığa sebep olunması önlenmeye çalışılmıştır. Dolayısıyla hizmet sağlayıcıların tescil edilmiş her bir markası için ayrı ayrı izin yönetimi yapılacaktır.

Kayıt sonrasında ise daha önceden alınan onay/izinlerin yine 01.12.2020 tarihe kadar bu sisteme aktarması zorunlu kılınmıştır. İYS’ye aktarılacak izinler aşağıdaki verileri içermesi gerekmektedir:

  • İletişim adresi (Telefon numarası veya e-posta adresi)
  • İzin tarihi
  • İletişim kanalı (arama/mesaj/e-posta)
  • Alıcı tipi (Bireysel/Tacir)
  • İzin kaynağı ('1 Mayıs 2015 öncesi', 'ıslak imzalı onay formu', 'web sitesi' vb.)

İzinler sisteme iys.org.tr üzerinden tek tek veya .csv dosyalarıyla toplu halde; İYS API üzerinden ise teknik entegrasyon yoluyla eklenebilmektedir. Tacir veya esnaflardan mevzuat gereği önceden onay alınması gerekmiyorsa da; Yönetmeliğin ‘’İYS üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez’’ hükmü sebebiyle ticari elektronik ileti gönderiminden önce tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerinin de İYS’ye kaydedilmesi gerekmektedir. 01.12.2020 tarihine kadar İYS’ye aktarılmayan onaylar, Yönetmelik’e göre ‘’geçersiz’’ sayılacağından; ticari iletişim kurulamayacaktır. E-Ticaret Kanunu’nda ‘’geçerli bir onay’’ düzenlenmiş olup bu düzenlemenin ikincil mevzuatla geçersiz sayılması normlar hiyerarşisine aykırı bir durum olarak değerlendirilmektedir.

İYS’ye aktarılmayan izinler geçersiz sayılacağı ve ticari elektronik ileti gönderimi yapılamayacağı için hizmet sağlayıcıların İYS’yi güncel tutmaları gerekmektedir. Hizmet sağlayıcılar, 01.12.2020 tarihinden sonra aldıkları izinler ile alıcılardan gelen gelen ret bildirimlerini, üç iş günü içinde İYS’ye bildirmekle yükümlüdür. Bu noktada belirtmek gerekir ki hizmet sağlayıcılar diğer yöntemlerle onay alabilirken aynı zamanda İYS üzerinden de alıcılardan onay alınabilecektir.

İYS Üzerinden Onay Uygulaması

Yönetmelik değişikliği ile birlikte ticari elektronik ileti göndermek isteyen gerçek ve tüzel kişi hizmet sağlayıcılara, alıcılardan İYS üzerinden de onay alınabilmelerine imkan tanınmıştır. İYS üzerinden alınacak onay içeriğinde ise alıcının olumlu irade beyanı ve elektronik iletişim adresi yer alması gerekmektedir. Dikkat edilirse onayın İYS üzerinden alınması durumunda alıcının ad-soyad bilgisine ihtiyaç duyulmamıştır. İYS üzerinden alınacak onaylarda hizmet sağlayıcının ispat yükümlülüğü bulunmadığı gibi alınan onayların teyit edilmesi de gerekmemektedir. Önemle belirtmek gerekir ki İYS üzerinden onay alınması zorunlu olmayıp, mevcut diğer yöntemler ile de onay alınabilecektir. Ancak diğer yöntemlerle onay alınması halinde bu onayların 3 iş günü içerisinde İYS’ye kaydedilmesi gerektiğinden, bu durum hizmet sağlayıcılar bakımından da ek iş yüküne de sebep olacaktır.

Yeri gelmişken belirtmek gerekir ki İYS kapsamında sunulan temel hizmetler ücretsiz olup iys.ogr.tr web adresinde diğer paket ve ücret detayları yayınlanmıştır.[7] ‘’İYS Yolu Modülü’’ olarak adlandırılan İYS üzerinden onay alma özelliği sadece 5000 ileti adresine kadar ücretsizdir. Sisteme bu sayıyı geçen izin yüklendiğinde, alıcılardan İYS üzerinden onay almak istenirse ücret ödenmesi gerekecektir. Ayrıca veri girişi yapılırken İYS API entegrasyonu (manuel veri girişi yapılmayan) sağlanması halinde yine farklı türde ücretler ödenmesi gerekmektedir. İYS’nin kullanımının zorunlu kılınması ve bununla birlikte orta-büyük işletmeler için kullanımını kolaylaştırıcı özelliklerin yüksek ücretlere tabi tutulması bu açıdan eleştirilmektedir.

Aracı Hizmet Sağlayıcıların Yükümlülükleri

Hizmet sağlayıcı, önceden onayını aldığı alıcılara ticari elektronik iletileri kendisi gönderebileceği gibi aracı hizmet sağlayıcılar vasıtasıyla da gönderebilir. Aracı hizmet sağlayıcılar Yönetmelik kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak, hizmet sağlayıcı adına ticari elektronik ileti gönderen kişi olarak kabul edilmektedir. Aracı hizmet sağlayıcılar hizmet sunduğu elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.

Aracı hizmet sağlayıcıların (kendi faaliyetleri ile ilgili olarak hizmet sağlayıcı sıfatına sahip olmadıkça) İYS’ye kayıt olmaları söz konusu değildir. Ancak ticari elektronik ileti gönderimine ilişkin sistemlerini İYS ile uyumlu hale getirmek zorunda olup İYS’ye kayıt olmayan hizmet sağlayıcılara ait ticari elektronik iletilerin gönderimini başlatamayacaktır. Bununla birlikte hizmet sağlayıcının talimatı doğrultusunda ticari elektronik ileti gönderimini başlatan aracı hizmet sağlayıcı, ileti gönderimine başlamadan önce İYS üzerinden alıcıların onayının olup olmadığını kontrol edecek ve İYS üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ileti gönderimi yapamayacaktır. Dolayısıyla aracı hizmet sağlayıcılar da izni olmayan alıcılara ileti gönderemeyeceklerdir. İstisnai bir durum olarak ise e-posta kanalı için aracı hizmet sağlayıcıların kontrol yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki hizmet sağlayıcılar e-posta kanalında da sadece onaylı alıcılara ticari elektronik ileti gönderebilir. Ayrıca aracı hizmet sağlayıcılar, alıcıların abonelik hattını kapatmaları halinde İYS’ye bu durumu bildirmekle de yükümlüdür.

Tüketiciler İçin Neler Getiriyor

Hizmet sağlayıcılar tarafından gönderilen ticari elektronik iletilerin muhatabı olan arama, mesaj ve e-posta gibi iletişim adresi sahibi kişiler alıcı olarak ifade edilmektedir. Mevcut uygulamada alıcılar hizmet sağlayıcılara verdikleri ticari elektronik ileti onaylarının takibini her bir hizmet sağlayıcı bazında ayrı ayrı yapmaktadır. Daha önce izin verilmeyen veya verilen izne yönelik ret hakkının kullanılmasına rağmen bazı işletmeler tarafından hukuka aykırı olarak tüketicilere ticari elektronik ileti gönderilmeye devam edilmektedir.

Mevcut uygulamada alıcılar, izinsiz ileti gönderimlerini E-Devlet üzerinden ‘’Ticaret Bakanlığı Ticari Elektronik İleti Şikayet Sistemi’’ aracılığıyla veya yazılı olarak bulundukları yerdeki il ticaret müdürlüğüne şikayet edebilmektedir. Şikayet hakkının ticari elektronik iletinin gönderildiği tarihten itibaren üç ay içinde kullanılması gerekmektedir. Şikayet üzerine izinsiz gönderim yapan hizmet sağlayıcılara 2020 yılı itibariyle 1.899-9.515 TL arasında idari para cezası uygulanmaktadır.

İYS ile izinsiz ticari elektronik iletilere ilişkin olarak şikayet haklarını bu sistem üzerinden de kullanabilecektir. Şikayet başvuruları öncelikle İYS üzerinden ön incelemeye tabi tutulup ön inceleme sonrasında il müdürlüğü tarafından konuya ilişkin bilgi ve belgeler ilgilisinden temin edilerek şikâyet sonuçlandırılacaktır. Mevcut uygulamada şikayet üzerine inceleme ve karar alma süreci uzun zaman aldığından, İYS ile şikayet sürecinin hızlı ve etkin bir şekilde yönetilmesi amaçlanmıştır. Belirtmek gerekir ki alıcılar aynı zamanda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümlerine aykırı olarak açık rızaları alınmaksızın e-posta adreslerine veya SMS veya çağrı ile cep telefonlarına reklam bildirimleri/aramaları geldiği hususunda Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikayet hakkına da sahiptir.[8]

İYS, 1 Aralık 2020 tarihi itibarıyla alıcıların kullanımına açılacaktır. İYS tarafından alıcılara onayların İYS'ye yüklendiği ve 16 Ocak 2021 tarihine kadar kontrol edilmediği takdirde bu onayların geçerli sayılacağı ile reddetme imkanının İYS üzerinden kullanılabileceği bilgisini içeren bir ileti gönderilecektir. 1 Aralık 2020 tarihinden itibaren alıcılar sisteme kayıt olarak; geçmişte hangi hizmet sağlayıcıya, hangi tarihte, hangi kanaldan onay verdiğini görüntüleyebilecek ve izinleri kaldırabilecektir. 16 Ocak 2021 tarihi itibarıyla İYS üzerinden çıkış hakkı kullanılmamış izinler geçerli kabul edilecektir. Ancak bu tarihten sonra da alıcılar dilediği zaman ret hakkını kullanabilecektir.

28/08/2020 tarihinde yürürlüğe giren 31227 sayılı Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik uyarınca, değişiklikten önce alıcılara tanınan 3 aylık kontrol süresi alıcılar aleyhine olacak şekilde 45 güne düşürülmüştür.


Dipnotlar


  1. “Türkiye’de e-Ticaret Pazar Büyüklüğü” raporu: http://www.tubisad.org.tr/tr/images/pdf/tubisad_e-ticaret_2019_pazar_buyuklugu_raporu.pdf ↩︎

  2. Ticaret Bakanlığı E-Ticaret Bilgi Platformu duyurusu: https://www.eticaret.gov.tr/duyurular/10012/detay ↩︎

  3. Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/08/20200828-14.htm ↩︎

  4. Dr. Mehmet Bedii KAYA, Elektronik Ticaret Hukuku-Ticari Elektronik İletiler, Haziran 2020, s.51 ↩︎

  5. Dr. Elif KÜZECİ, Kişisel Verilerin Korunması, Mayıs 2020, s.472 ↩︎

  6. Yönetmeliğin 6. Maddesinde onay kuralının istisnaları sayılmaktadır:
    · Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi hâlinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.
    · Devam eden abonelik, üyelik veya ortaklık durumu ile tahsilat, borç hatırlatma, bilgi güncelleme, satın alma ve teslimat veya benzeri durumlara ilişkin bildirimleri içeren iletiler ile hizmet sağlayıcıya ilgili mevzuatla getirilen bilgi verme yükümlülüğü durumlarında önceden onay alma zorunluluğu aranmaz. Ancak bu tür bildirimlerde herhangi bir mal veya hizmet özendirilemez veya bunların tanıtımı yapılamaz.
    · Tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların 9 uncu maddede yer alan reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan ticari elektronik ileti gönderilemez.
    · Sermaye piyasasına ilişkin mevzuat uyarınca aracılık faaliyetinde bulunan şirketlerce müşterilerine bilgilendirme amaçlı gönderilen ticari elektronik iletiler için onay alınması zorunlu değildir. ↩︎

  7. İleti Yönetim Sistemi İleti Paketleri sayfası: https://iys.org.tr/hizmet-saglayici/paketler-ve-moduller ↩︎

  8. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 16.10.2018 tarih 2018/119 sayılı ilke kararı: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/11/20181101-11.htm ↩︎

Lexpera Blog’da yayımlanan yazılar, yazarlarının görüşlerini ifade eder. Lexpera Blog’da bir yazıya yer verilmesi, o yazıda savunulan görüşlerin On İki Levha Yayıncılık tarafından benimsendiği anlamına gelmez. Yazılar, bilgi amaçlı olup, hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliği taşımamaktadır.