Lexpera Blog

TTK Yönünden ‘Bilgi Alma Hakkı’

1. Türk Ticaret Kanunu’ndaki Hükümler

Elbette, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ülkemiz şirketler hukukuna çok önemli yenilikler getirmiştir. Kuşkusuz bu yeniliklerden biri de, çağdaş şirketler hukukuna uygun olarak pay sahibinin konumunun güçlendirilmesi bakımından özellikle ‘bilgi alma hakkı’ konusunda yapılan yeni düzenlemeler olmuştur.

Bilgi alma hakkı konusundaki temel düzenlemeler, TTK m.200 ve m.437’de yapılmış olmakla birlikte, konuyla ilgili başka hükümlerde de kısmi bazı düzenlemelerin yer aldığı görülmektedir.

1.1. Şirketler Topluluğunda ‘Hâkim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Bilgi Alma Hakkı’

Hâkim şirketin her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu başkanından; bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığıyla ilgili durumları ile üç aylık hesap sonuçları, hâkim şirketin bağlı şirketlerle, bağlı şirketlerin birbirleriyle, hâkim ve bağlı şirketlerin pay sahipleri ve bunların yakınlarıyla ilişkileri; yaptıkları işlemler ve bunların sonuç ve etkileri hakkında, özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan hesap verme ilkelerine göre düzenlenmiş bir rapor hazırlattırıp yönetim kuruluna sunmasını ve bunun sonuç kısmının yıllık rapor ile denetleme raporuna eklenmesini isteyebilir. Bağlı şirketler, red için yoruma yer bırakmayacak açıklıkta bir haklı sebebin varlığını ispat edemedikleri takdirde, bu raporun hazırlanması için gerekli olan bilgi ve belgeleri hâkim şirketin bu işle görevlendirilen uzmanlarına vermekle yükümlüdürler. İstemde bulunan yönetim kurulu üyesi, bunu bir üçüncü kişinin yararlanması amacıyla yapmışsa bunun sonuçlarından sorumlu olur (TTK m.199/4[1]).

Yukarıdaki hüküm, hâkim şirket yönetim kurulu üyelerine bilgi isteme hakkı tanımakta, hâkim şirket yönetim kurulu başkanını ise bilgi verme amaçlı rapor düzenlemekle yükümlü tutmaktadır.

Hazırlanacak olan rapor;

a) Bağlı şirketlerin;
    i. Finansal durumlarını,
    ii. Malvarlıklarını,
    iii. Üç (3) aylık hesap sonuçlarını,
b) Hâkim şirketin bağlı şirketlerle,
c) Bağlı şirketlerin birbirleriyle,
d) Hâkim ve bağlı şirketlerin;
    i. Pay sahipleri ile ilişkilerini,
    ii. Pay sahiplerinin yakınlarıyla ilişkilerini
    iii. Bunlarla yaptıkları işlemleri ve
    iv. Bunlarla yaptıkları işlemlerin sonuç ve etkilerini

kapsamak durumundadır.

TTK m.199/4 hükmü, hâkim şirketin yönetim kurulu üyelerinin, ***bağlı şirketler hakkında bazı ilişkileri sorgulama ve bilgi alma hakkı***nı düzenlemektedir. Hükümde geçen rapor ‘özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan hesap verme ilkeleri’ne göre düzenlenmelidir. Raporun niteliğine (kalitesine) ilişkin bu ölçü emredicidir. ‘Hesap verme’ ibaresi ise hükme bilinçle konulmuştur. Amaç, sadece aydınlatma, üyelerin fikirleri olsun diye bilgi verme değil; denetlemeye olanak sağlayacak rakamların, olguların ve sonuçların açıklanmasıdır. Hükmün öngörülme amacı, hâkim şirketin yönetim kurulu üyelerine, konsolide bir finansal ve malvarlıksal resim vererek onlara denetim ve gözetim yapma, gereğinde önlem alma, fikir edinme olanağını sağlamaktır. Bilgi alma hakkı bağlı şirketlerin birbirleriyle, pay sahipleri ve bunların yakınlarıyla ilişkilerini de kapsadığından, hüküm şeffaflığa da yardımcı olur. Şirketin bu raporu kendi bilgi ve olanaklarıyla hazırlaması hem güçtür hem de böyle bir rapor amaca tam olarak hizmet edemez. Bu sebeple bağlı şirketlerin de gerekli bilgi ve belgeleri vermeleri, açıkça ve emredici nitelikte öngörülmüştür. Bağlı şirket yoruma yer bırakmayacak açıklıkta haklı bir sebebin bulunması halinde bilgi ve belge vermeyi reddedebilir. İstenen bilginin hükmün amacı dışında, meselâ bir haberde, davada, diğer bir raporda, bir kitapta kullanılacak olması, rakibe, potansiyel rakibe veya yabancılara verilme tehlikesi taşıması, bu hüküm anlamında haklı sebeptir (TTK m.199/4, Gerekçesi).

1.2. Hâkim Şirket Pay Sahiplerinin ‘Bağlı Şirketler Hakkında Bilgi Alma Hakkı’

Hâkim şirketin her pay sahibi genel kurulda, bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığıyla ilgili durumları ile hesap sonuçları, hâkim şirketin bağlı şirketlerle, bağlı şirketlerin birbirleriyle, hâkim ve bağlı şirketlerin pay sahipleri, yöneticileri ve bunların yakınlarıyla ilişkileri, yaptıkları işlemler ve bunların sonuçları hakkında, özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan hesap verme ilkelerine uygun, doyurucu bilgi verilmesini isteyebilir (TTK m.200). Esasen bu madde hâkim şirketin pay sahibinin bilgi alma hakkını bağlı şirketleri kapsayacak tarzda genişletmek amacıyla öngörülmüştür. Bu bilgi alma hakkının adresi ‘hâkim şirket yönetim kurulu’ ve bilgi alınacak yer ise ‘genel kurul’dur.

1.3. Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin ‘Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı’

TTK’nın 392’nci maddesi şöyledir:

“(1) Her yönetim kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir, inceleme yapabilir. Bir üyenin istediği, herhangi bir defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirtilmesi, kurulca veya üyeler tarafından incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması reddedilemez. Reddedilmişse dördüncü fıkra hükmü uygulanır.
(2) Yönetim kurulu toplantılarında, yönetim kurulunun bütün üyeleri gibi, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişiler ve komiteler de bilgi vermekle yükümlüdür. Bir üyenin bu konudaki istemi de reddedilemez; soruları cevapsız bırakılamaz.
(3) Her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu toplantıları dışında, yönetim kurulu başkanının izniyle, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden, işlerin gidişi ve belirli münferit işler hakkında bilgi alabilir ve görevinin yerine getirilebilmesi için gerekliyse, yönetim kurulu başkanından, şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulmasını isteyebilir.
(4) Başkan bir üyenin, üçüncü fıkrada öngörülen bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini reddederse, konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Kurulun toplanmaması veya bu istemi reddetmesi hâlinde üye, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Mahkeme istemi dosya üzerinden inceleyip karara bağlayabilir, mahkemenin kararı kesindir.
(5) Yönetim kurulu başkanı, kurulun izni olmaksızın, yönetim kurulu toplantıları dışında bilgi alamaz, şirket defter ve dosyalarını inceleyemez. Yönetim kurulu başkanının bu isteminin reddedilmesi hâlinde başkan, dördüncü fıkraya göre mahkemeye başvurabilir.
(6) Yönetim kurulu üyesinin bu maddeden doğan hakları kısıtlanamaz, kaldırılamaz. Esas sözleşme ve yönetim kurulu, üyelerin bilgi alma ve inceleme haklarını genişletebilir.
(7) Her yönetim kurulu üyesi başkandan, yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebilir.”

Bu hüküm şirket iş ve işlemleri hakkında (yavru şirketlere ilişkin bilgi alma hakkı TTK m.200) düzenlenmiştir. Ağır ve kapsamlı sorumluluğunun bir gereği olarak her yönetim kurulu üyesinin şirketin bütün iş ve işlemleri hakkında bilgi almak hakkı vardır. Bu yönden üyeler arasında fark yoktur. Bilgi vermek, verecek olan kişi yönünden bir yükümdür. Bu hak ne kaldırılabilir ne de sınırlandırılabilir. Üyeye verilecek bilgi ayrıntılı, amaca uygun ve istenileni karşılar nitelikte olmalıdır. Burada aynı zamanda yönetim kurulu üyelerinin kurula defter ve bilgi getirtebilmesi hususundaki yetkisi açık bir şekilde hükme bağlanmıştır. Bu yetkinin, ne kurulda oylama yaparak, ne de yapılmadan reddi mümkün değildir. Üye bilgiyi (kural olarak) yönetim kurulunda alır; yoksa doğrudan yöneticileri çağırarak veya onlara başvurarak bilgi isteyemez. Bu husus üçüncü fıkradan açıkça anlaşılmaktadır. Bilgi alma hakkı şirket iş ve işlemleri ile sınırlı olup, özel işleri kapsamaz. Hak üyenin kişiliğine tanınmış olup, üyelikten ayrılmakla son bulur. Başkan, üyeler, tüm yöneticiler, ticarî mümessiller, vekiller, seyyar tacir yardımcıları; komite, komisyon ve alt kurullara bilgi vermekle yükümlüdür. Aksine hareket, iş sözleşmesinin feshini gerektirir. Üyenin (kural olarak) kurul dışında bilgi almak hakkı bulunmadığı gibi, kurul dışında defterleri ve/veya belgeleri incelemek hakkı da yoktur. Üye, bu hakkı yönetim kurulu başkanının izni ile kullanabilir. Üye, şirketin defter ve belgelerini incelemeyi ancak görevini, hesap verilebilirlik ilkesine uygun olarak yapması bakımından gerekliyse talep edebilir. Başkandan talep bir şekle tâbi değildir. Yönetim kurulu üyesinin talebinin başkan tarafından reddi halinde üye, isteğini yönetim kuruluna sunabilir. Kurulun kararı ile üye bu hakkını kullanabilir. Başkan kurul dışında inceleme ve bilgi edinme hakkını ancak diğer üyeler gibi kullanabilecektir. Üyenin hakları kısıtlanamaz, kaldırılamaz. Esas sözleşme ile genişletmeye ise bir engel yoktur (TTK m.392, Gerekçesi).

1.4. Anonim Şirket Pay Sahiplerinin ‘Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı’

TTK’nın 437’nci maddesi de şöyledir:

“(1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.
(2) Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz.
(3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir.
(4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.
(5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir.
(6) Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz.”

Mülga 6762 sayılı Kanun’da da olan finansal tabloların, konsolide finansal tabloların, yıllık raporun ve kâr dağıtım önerilerinin, pay sahiplerinin incelemelerine hazır tutulmaları anlamına gelen bilgi alma hakkı aynen korunmuştur. Pay sahibinin, genel kurulda bilgi alabileceği iki görevli ve sorumlu “ilgili” vardır: (a) Yönetim kurulu (b) denetçiler. Bilgi verme yükümü şirketin işlerini ve bağlı şirketleri ile hukukî ve ticarî ilişkilerini kapsar. Verilecek bilgi hem özenli hem gerçek hem de hesap verme ilkelerine uygun olmalıdır. ‘Özenli’, baştan savma olmayan, sorunun karşılığı niteliğini taşıyan, ilgisiz konuları içermeyen anlamınadır. ‘Gerçeğe uygunluk’ ile gerçeği aynen yansıtan doğru, yalan ve aldatıcı olmayan bilgi kastedilmiştir. ‘Hesap verme ilkesine uygun’ kavramı ise yeni olup, hesap verme konumunda bulunan bir kişinin hesap vereceği, yani sorumlu olduğu kişiye vermekle yükümlü olduğu kapsamlı, içerikli ve belgeli bilgiyi ifade eder. Bilgi kural olarak sözlü verilir. Ancak yazı ile güçlendirilebilir. Şirket sırlarının ve korunması gereken şirket menfaatlerinin bilgi vermenin sınırını oluşturduğu açıkça belirtilmiştir. Bu sınır hem bilgi almayı hem de inceleme hakkını kapsar. Bilgi alma hakkı, gereğinde şirketin ticarî defterleri ile yazışmalarının incelenmesini de gerektirebilir. Bilgi alma hakkının genel kurul içinde ve dışında inceleme hakkına dönüşebilmesi için genel kurulun izni veya yönetim kurulunun gereklidir. İncelemenin konusu kural olarak şirketin defterleriyle yazışmalarıdır. Bilgi alma ve inceleme hakları pay sahibine tanınan dava hakkı ile güçlendirilmiştir. Pay sahibi sadece açık bir ret halinde değil, taleplerinin cevapsız bırakılması veya cevabın ertelenmesi durumunda da hem bilgi alma hem de inceleme hakkını bir mahkeme kararı ile başarıya ulaştırabilir. Talebin cevapsız bırakılması yetersiz hesap verme ilkesine uymayan cevapları da kapsar. Bilgi alma ve inceleme hakkının her ikisi de müktesep ve sınırlandırılamaz bir hak niteliğindedir (TTK m.437, Gerekçesi).

1.5. Özel Denetçinin ‘İnceleme ve Bilgi Alma Hakkı’

Kurucular, organlar, vekiller, çalışanlar, kayyımlar ve tasfiye memurları önemli olgular konusunda özel denetçiye bilgi vermekle yükümlüdür. Uyuşmazlık hâlinde kararı mahkeme verir. Mahkemenin kararı kesindir (TTK m.441/3). Bu madde, özel denetçinin inceleme ve bilgi alma hakkını düzenlemektedir. Özel denetim belli bir konu ile çerçevelendiği için inceleme ve bilgi alma hakkı da bu konu ile sınırlıdır. Özel denetçinin şirkette incelemesini yapar ve bilgi alırken güçlükle karşılaşması, hatta şirkete sokulmaması, defterlere ve diğer belgelere ulaşmasının engellenmesi, bilgi verilmesinin reddedilmesi ve bu tavrın ‘görev çerçevesi’ ihtilafına dayandırılması olasıdır. Bütün bu hallerde özel denetçinin görevini yapabilmesi için mahkemeye başvurabilmesi hakkı ona tanınmıştır (TTK m.441/3, Gerekçesi).

1.6. Limited Şirket Ortaklarının ‘Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı’

Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir. (2) Ortağın, elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa, müdürler, bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir; bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir. (3) Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Mahkeme kararı kesindir (TTK m.614). Görüldüğü üzere, limited şirket ortaklarına da çağdaş şirketler hukuku anlamında geniş bilgi alma hakkı tanınmıştır.

2. Sonuç Yerine

TTK yönünden ‘bilgi alma ve inceleme hakkı’ pay sahiplerinin ve yönetim kurulu üyelerinin vazgeçilmez hakları arasındadır.

Bilhassa anonim şirketlerde bilgi alma ve inceleme hakkı yönetim kurulu üyeleri ve pay sahipleri açısından önemli farklılıklar bulunmaktadır. En önemli farklılıklardan biri, yönetim kurulu üyelerinin şirketten bilgi alma hakkını kullanmaları herhangi bir sınırlamaya tabi tutulmaz iken, pay sahiplerinin bilgi alma hakkı şirketin ticari sırlarının, menfaatlerinin tehlikeye girmesi durumlarıyla sınırlandırılmıştır. Çünkü yönetim kurulu üyeleri şirketin doğrudan dışarıya karşı temsiline ilişkin hareket etme ve söz hakkında bulunma yetisine sahip olduğu için, bu hususta yönetim kurulu üyelerine daha serbest bir inceleme ve bilgi alma hakkı tanınmıştır.

Limited şirket ortaklarına da aynı yönde bilgi alma ve inceleme hakkı tanınmış bulunmaktadır.

Tablo: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Yönünden Başlıca ‘Pay Sahipliği Hakları’

Pay Sahipliği Hakları
TTK Maddesi
Mali (Malvarlıksal) ve İdari (Yönetsel) Haklar
Genel kurula katılma hakkı m.407
Oy hakkı m.434
Bilgi alma ve inceleme hakkı m.437
Özel denetçi atanmasını talep hakkı m.438
Rüçhan (yeni pay almada öncelik) hakkı m.461
Kâr payı (temettü) hakkı (*) m.509
Hazırlık dönemi faizi isteme hakkı m.510
Tasfiye sonucunda kalan bakiyenin dağıtılmasını isteme hakkı m.543
İç kaynaklardan sermaye artırımında bedelsiz pay edinme -
İşletme/şirket tesislerinden yararlanma hakkı -
Mali Hakların Güçlendirilmesini Temin Eden Diğer Haklar
[Birleşmede] Şirketten çıkma hakkı m.141
Eşit işlemi isteme hakkı m.357
Özel denetim isteme hakkı m.438
Şarta bağlı sermaye artırımında önerilme hakkı m.466/1
Dava Hakları
Birleşme, bölünme ve tür değiştirmede ortaklık payının ve haklarının veya ayrılma karşılığının uygun olmaması halinde denkleştirme talebi davası m.192
Birleşme, bölünme ve tür değiştirmenin iptali davası m.193
Birleşme, bölünme ve tür değiştirmede sorumluluk davası m.194
Hakimiyetin kötüye kullanılması halinde yönetim kuruluna sorumluluk davası ve alacaklıların davasına müdahale m.202/2-3
Tam hakimiyette uyulmaması gereken talimatlara uyan paysahibine sorumluluk davası m.204
Denetçi atanması davası m.399/6
Genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti davası m.447
Kanuni şartlara uygun tasfiye memuru seçimi talebini içeren dava m.537
Mülga 6762 sayılı Kanuna Göre Kullanılması Kolaylaştırılan Bazı Haklar
Kurumsal temsilci sistemi m.429
Temsilcinin genel kuruldan önce talimat alma zorunluluğu m.429
Bilgi alma hakkı m.199/4, m.200, m.392, m.437, m.441, m.614
İnceleme hakkı m.392, m.437, m.614
Yönetim Kurulunun Önemli Konularda Beyanı veya Rapor Vermesi
Bağlı ortaklık yönetim kurulunun toplulukla ilişkiler raporu m.199/1,3
Hâkim ortaklık pay sahibinin topluluk ilişkileri raporu m.199/4
Kurumsal yönetim ilkeleri değerleme açıklaması (Tasarının 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 1529 uncu maddesi). m.375/1(f), m.1529
Azlık Hakları
Azlık haklarının etkin bir şekilde kullanılmasını engelleyen, gündeme bağlılık ilkesine haklılık temeli güçlü istisnalar m.364, m.438-440, m.463
Finansal tabloları inceleyen denetçinin, haklı sebeplerin varlığı ve tarafsızlığı ihlâl etmesi halinde azlık tarafından görevden alınması ve yerine yenisinin atanması davası açılabilme m.389
Genel kurulun toplantıya çağrılmasında yönetim kurulunu bağlayıcı süreler m.412
Kapalı anonim şirketlerde pay senetlerinin basılmasını talep hakkı m.486
Şirketin feshini isteme hakkı m.531
(*) Anonim ortaklıklarda her pay sahibinin, kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve genel kurul kararlarına göre dağıtılmaya tahsis olunan safi kâra payı oranında katılma hakkı vardır. Bu hak, Türk Hukuk Literatüründe “nispi müktesep hak” kavramı ile nitelendirilmektedir. Çünkü safi kârın tamamı pay sahiplerine dağıtılmamakta, bir bölümü yedek akçelere ilave edilmektedir. Kârın tamamını veya bir bölümünü dağıtma gibi bir zorunluluk olmadığı gibi, safi kârdan ayrılması gerekli bazı yedek akçeler ve ödenmesi gerekli paralar, aksi yönde bir zorunluluk oluştururlar. Pay sahibinin iradesine rağmen kârdan indirilen ve ayrılan tutarlar, bu anlamda kâr payını nispi müktesep hak haline getirmektedir. Kâr payı hakkının alacak hakkına dönüşebilmesi için, kâr dağıtımı konusunda genel kurulun karar vermesi gerekir. Ancak böyle bir karardan sonra kâr payı hakkı anonim şirkete karşı ileri sürülebilecek bir alacak hakkına dönüşür. Kâr payının alacak hakkına dönüşebilmesi için de genel kurul tarafından bilânçonun onaylanması yeterli olmayıp, özellikle kâr dağıtımı konusunda karar alması gereklidir. Burada belirtilmek istenen şart, genel kurulun kâr dağıtımı konusunda karar almasıdır. Bu nedenle kâr payında “şarta bağlı alacak” niteliği söz konusudur. Bu konuda bkz. Firuze AYDIN, ‘Anonim Şirketlerde Kâr Payı Hakkı’, https://www.gunesgunes.com/gunes-gunes-avukatlik-yayinlar/anonim-sirketlerde-kar-payi-hakki-avukat-huku-burosu erişim tarihi 06 Ekim 2020
Tablo Hakkında Not: Bu tablo, meri TTK ve TTK Gerekçesi esas alınarak tarafımızca hazırlanmıştır.

Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir.


Dipnotlar


  1. TTK’nın 199’uncu maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarına aykırı hareket edenler 200 (ikiyüz) günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır (TTK m.562/3). ↩︎

Kaynakça

Makaleler

Firuze AYDIN, ‘Anonim Şirketlerde Kâr Payı Hakkı’, https://www.gunesgunes.com/gunes-gunes-avukatlik-yayinlar/anonim-sirketlerde-kar-payi-hakki-avukat-huku-burosu, erişim tarihi 06 Ekim 2020

Mevzuat

Türk Ticaret Kanunu, Kanun Numarası: 6102, Kabul Tarihi: 13.01.2011, RG 14.02.2011/27846

Türk Ticaret Kanunu, Gerekçesi, Kanun Numarası: 6102

Lexpera Blog’da yayımlanan yazılar, yazarlarının görüşlerini ifade eder. Lexpera Blog’da bir yazıya yer verilmesi, o yazıda savunulan görüşlerin On İki Levha Yayıncılık tarafından benimsendiği anlamına gelmez. Yazılar, bilgi amaçlı olup, hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliği taşımamaktadır.
Author image
Hakkında Yavuz Akbulak
SPK Başuzmanı