Giriş*
Toplu iş hukuku kapsamında, sendikalar ve toplu iş sözleşmesi bakımından en çok bilinen ve uygulanan kanun 2012 tarihli 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’dur (6356 s.K. veya STİSK). Ancak bu Kanun
Toplu iş hukuku kapsamında, sendikalar ve toplu iş sözleşmesi bakımından en çok bilinen ve uygulanan kanun 2012 tarihli 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’dur (6356 s.K. veya STİSK). Ancak bu Kanun
Türk hukukunda mecburi dava arkadaşlığı maddi ve şeklî olmak üzere bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Maddi hukuk gereği birden fazla kişinin birlikte dava açması veya dava edilmesi gereken hâllerde maddi mecburi dava arkadaşlığı söz konusu olur. Birden fazla kişinin birlikte dava edilmesini gerektirmekle birlikte maddi hukuktan ileri gelmeyen dava arkadaşlığı
Bu yazıda, “Bilge Umar: Medenî Usûl Hukuku ve İcra İflâs Hukuku Mes’eleleri, İstanbul, Çağlayan Kitapevi, 1963” isimli eserin birinci kısmı aktarılmaktadır. Söz konusu kısmı aktarmadan önce, bu yazıyı hazırlamaya nasıl karar verdiğimi kısaca anlatmak istiyorum:
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi kütüphanesinde araştırma yaptığım sırada, katalog üzerinden Prof. Dr. Bilge Umar’
Asistan bostanda yetişen kavun değildir
— Bu bölümde konuğum Sn. Prof. Dr. Muhammet Özekes. Hocam, davetimi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz.
— Ben teşekkür ediyorum, çok sağ olun.
— Muhammet Hoca ile Ankara’dayız, yüz yüze çekim fırsatımız oldu. Şuradan başlamak istiyorum: Doğum yeriniz Erzurum. Sonra liseyi İzmir’de okuyorsunuz. Ondan
Covid-19 olarak adlandırılan küresel salgın ülkelerin hukuk yargılamasını beklenmedik bir şekilde etkilemiş ve ülkeler mahkemelerin hukuk davalarına bakmaya devam edip edemeyeceği sorunuyla başa çıkmaya çalışmıştır. Bu çerçevede iki sorun gündeme gelmiştir: Mahkemeler olağan şekilde davaları görmeye devam edebilecek midir? Bu soruya olumsuz cevap verilecekse hangi davaların nasıl görülmesi gerekecektir?