Özel hukuk kişilerinin idari faaliyetlerin görülüşünde gittikçe daha fazla rol üstlenmesi, idare hukukunun en önemli gündem maddelerinden birini teşkil etmektedir. Bu eğilimin, bir yandan sayıca daha fazla idari faaliyetin gittikçe daha yoğun biçimde özel hukuk kişilerince yerine getirilmesi; diğer yandan ise kamu iradesiyle kurulan özel hukuk kişilerinin sayı ve türünde
İrade özerkliği ilkesi, Türk borçlar hukukunun temel ilkelerindendir. İrade özerkliği ilkesinin bir yansıması olarak kabul edilen sözleşme özgürlüğü prensibi, hukuk düzeninin sınırları içerisinde kişilere istenilen tip ve içerikte sözleşme yapma imkânı sunmaktadır. Güncel gelişmelerin dinamikliği karşısında hukuk düzeninin kendilerine sunduğu sözleşme tiplerini yetersiz bulan kişiler, kanunda düzenlenmeyen tip ve içerikte
1. Giriş
Bilindiği üzere, kamu alacaklarının tahsili ve korunmasında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaktadır. Söz konusu kanunda kamu alacaklarının korunmasıyla ilgili olarak öngörülen tedbirlerden teminat isteme, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz tedbirleri arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Zira, Kanun’un 13. maddesinde ihtiyati haciz nedenleri
GİRİŞ
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (HUAK) yürürlüğe girmesiyle birlikte arabuluculuk yöntemi, yasal bir altyapıya kavuşturulmuş oldu. Devam eden süreçte, arabuluculuğun sıklıkla kullanıldığı alanlar dikkate alınarak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda[1] (İMK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) zorunlu arabuluculuk düzenlemelerine (İMK m. 3
Güvenin korunması ilkesi (Vertrauensschutzprinzip- the principle of protection of confidence), vergi idaresinin işlem ve/veya uygulamalarıyla vergi ödevlisinde güven temeli oluşturduğu durumlarda söz konusu güven temeline istinaden tasarruflarda bulunan vergi ödevlisinin iyiniyetini koruyan ilkedir. Yasa hükümleri veya düzenleyici hükümlerde açıklık yoksa ve özellikle idareye takdir yetkisi verilmiş bir durum söz







