En basit şekliyle miras bırakanın çeşitli saiklerle mirasçılarını aldatarak onlardan mal kaçırmak için muvazaalı yahut başka bir ifade ile danışıklı işlem tesis etmesi olarak ele alınabilecek olan miras bırakan muvazaası uygulamadaki yaygınlığına rağmen mevzuatımızda özel olarak düzenlenmiş değildir. Geniş ve kapsayıcı bir tanımla miras bırakan muvazaası, “miras bırakanın, sağlığında, saklı
Giriş
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 11.03.2020 tarihinde pandemi olarak nitelendirilen COVID-19 hastalığı ticari ve sosyal hayatı birçok yönüyle etkilemektedir. Pandemi basitçe; bir kıta, hatta tüm dünya yüzeyi gibi çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara (epidemilere) verilen genel addır.[1]
Küresel boyutta yaşanan bu
A. Genel
22.03.2020 tarih, 2279 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile “COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla alınan tedbirler kapsamında; bu Kararın yürürlüğe girdiği tarihten 30/4/2020 tarihine kadar, nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere, yurt genelinde yürütülmekte olan tüm icra ve iflas takiplerinin durdurulmasına ve
Giriş
Sözleşme hukukunun temel ilkelerinden biri olan sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesi gereğince sözleşmenin ifası esnasında karşılaşılabilecek her türlü engele rağmen verilen sözde durulması, sözleşmede kararlaştırılan edimlerin ifası gerekir. Ancak sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan bazı değişiklikler sözleşmenin ifasını aşırı derecede güçleştirebilir, anlamsızlaştırabilir veya edimler arası dengeyi altüst edebilir. Bunun
01.05.2020 tarihi itibariyle yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde kaleme alınmıştır.
25.03.2020 tarih ve 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda yer alan aşağıdaki düzenleme ile yargının işleyişine ilişkin bazı sürelerin durdurulması sağlanmıştır.
“GEÇİCİ MADDE 1 –
(1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki







